Hayata karşı tutumumuz başarımızı belirler
3 Şubat, 2008 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim | İhbar Et
Yılbaşını çok sevdiğim dostlarımla cennet diye tabir edebileceğim Cunda adasında geçirdim. 2,000 nüfuslu bu ada gerçekten insanlara huzur ve mutluluk veriyor. Son günümüzde oranın ünlü yerlerinden Taş Kahve’de çay içiyorduk. Yakınımızdaki camiden o gün vefat edenlerin tek tek adları okunuyordu. Ne hoş ve sıcak bir yaklaşım diye düşündüm. Tüm esnaf birbirini destekler bir görüntü veriyordu. Rekabet vardı, ama dayanışma içinde bir rekabet !
Her yıl çocuklarımla ve yakın dostlarımla sömestir tatilini geçirmek için Avusturya’nın Maria Alm kasabasına gideriz. Burası Türkler tarafından fazla bilinmez, çok turist de bilmez. Buranın en büyük özelliği hiç doğallığını bozmadan korumuş sakin, huzurlu bir kasaba olması. Kayak açısından çok zengindir. 10-45 dakika içinde etraftaki tüm önemli kayak merkezlerine araba ile ulaşabilirsiniz. Her sene sadece Fransa’nın ünlü kayak merkezlerine giden kız kardeşim ve eşi, bu sene benim zorumla Avusturya’ya geldiler. Tahmin ettiğim gibi bayıldılar. Huzurlu, sakin olması dışında her lokantada aynı kalitede hizmet ve mutfak olması, güzel ve keyifli sohbetlerle burayı vazgeçilmez bir tatil yeri yapıyor. Benim görüşüm en çok hoşlarına giden, insanların samimiyeti, sıcaklığı ve hizmet kalitesi. Avusturya’da hizmet eden herkesde güleryüz, sıcaklık ve insan sevgisi görürsününüz. Genel yaklaşım müşteriye karşı olumlu tutumdur. İlk gün kayağa çıktığımızda bir oğlum kendisinden oldukça kilolu birisiyle çarpıştı. Çarpıştığı kişinin kolu yerinden çıktı, oğlumun ise dizinde ve göğüsünde ezilmeler oldu. Oğlumun çarpıştığı kişi ve eşi oğluma ve bana karşı olumlu tutumlarını sürdürmeleri, beni hayran bıraktı. İlk gün gerçekten talihsiz başlamıştık, 1 saat sonra da ufak oğlum oldukça kötü düştü ve kolunu kırdı. Hemen oradaki bir kliniğe gittik. Klinikte herkesin pozitif enerjisi, olumlu tutumu beni çok etkiledi. Bu arada oğlumunda olumlu tutumu, hiç şikayet etmemesi, sesini çıkarmaması, beni çok mutlu etti. Bir hafta biz kayarken, o odasında tek başına şikayet etmeden oturdu. Bunun mükafatını hayatı boyunca görecek..
Bu yazıyı yazmak neredende çıktı derseniz, bu sabah okuduğum Hıncal Uluç’un Acun’un “Var mısın yok musun?” programının başarısı hakkındaki yaısından etkilendim. Hıncal Uluç’a katılıyorum: İçeriği çok basit ve sade olmasına karşın, sıradan insanlar ve insanların birbirlerine kenetlenmesi, sevgisi bu yarışma programının rating rekorlarını kırmasına yol açıyor. Bu yazıyı yazarken bir taraftanda Ertuğrul Özkök’ün Arta Kalan Zamanda adlı CD’sindeki yorum ve aryalarını dinliyordum. Şunu düşündüm: “ Hayatta sevdiğimiz şeyleri yapar, sevdiğimiz insanlarla zaman geçirebilirsek , nerede olduğumuzun ve ne yaptığımızın çok da önemi yok aslında. İnsan gelişen teknoloji, iletişim olanakları ve küreselleşmeyle kendisini eskisinden daha yalnız hissediyor.“
Hayatta başarımızı insanlara ve olaylara karşı tutumumuz belirliyor.İnsanın karakteri olaylara ve kişilere verdiği tepkilerden oluşuyor. Gerçek kişiliğimiz yerine bize biçilen rolleri hergün oynuyoruz. Ne kadar doğal, samimi ve içten kendimiz olabilirsek, o kadar iş, özel ve sosyal yaşantımızda rahat ve başarılı oluyoruz.
Olumsuz enerji çevremizdeki insanlar ve olaylarla başımıza her zaman gelecektir. Önemli olan bunların başımıza gelmesi değil, bunlara bizim ne şekilde ve nasıl tepki verdiğimizdir. Tepkilerimiz bizim hayata karşı tutumuzu belirler. Düşünmeden verilen tepki olumsuz tepkidir !
Olumlu tutumunuzu korumanın sırrı, bir söz söylemeden veya tepki vermeden önce duraksamak, düşünmek ve karşımızdaki kişiye soru sormaktır. Diğer yandan, size sürekli negatif enerji veren kişilerden uzak durmak, gereksiz enerji harcanımızı engeller.
Geçen cuma günü Çırağan Sarayı’nda sevdiğim bir arkadaşımın ricasını kırmıyarak, seyahat öncesi son günüm olmasına rağmen, Çırağan Oteli’nin satış ekibine iki saatlik bir satış semineri verdim. O gün yoğunluğumun dışında, hasta idim. Kısacası üzerimde her türlü stres, yorgunluk ve zaman baskısı vardı.
Buna rağmen semineri büyük bir keyif içinde verdim. Seminere katılanlarda oldukça memnun kalmışlardı. Bu kadar olumsuzluğa rağmen, bu kadar keyif içinde bu semineri vermemin en önemli etkeni “satış semineri vermekten, bilgimi insanlarla paylaşmaktan büyük keyif almamdır”. Eğitimin sonunda katılımcılara şu mesajı verdim “ Kendizi ve mesleğinizi sevin, pozitif olun , pozitif düşünün, her zaman olumlu tutum içinde insanlara yaklaşın. Sonuç olarak satış tek bir şeye indirgenebilir: İnsanlarla olan ilişkilerimizdeki başarıya. Kendimizi bu konuda ne kadar eğitirsek ve geliştirirsek, o kadar bu meslekte başarılı oluruz. “
Hayata bakışımız, ve tutumumuz, bizim satıştaki başarımızı pozitif etkileyecek en önemli unsurlardan biridir. Olumlu tutumumuz, yaptığımız her işte insanlara ve işimize olumlu yaklaşmamızı sağlar. Ben bu enerjiyi yaşadığım en ufak bir mutluluktan, çevremdeki insanların pozitif enerjisinden, bilgimi paylaşmaktan, yakın dostlarımdan, en önemlisi ailemden alıyorum. Bu enerji benim kariyerimdeki başarımda en önemli itici güç.
Bugün birisi size “nasılsınız” diye sorarsa? Cevabınız “harika” olsun. Dışarı vermiş olduğunuz her mesaj, içinizede seslenir. O nedenle size hatırınızı soran herkese “ harikayım, çok iyiyim, mükemmellim” diye cevap verin.. Olumlu tutum, olumlu düşünce ile başlar..
İyi ve keyifli pazarlar dilerim.
Sevgilerimle,
www.tanerozdes.com
