"Taner, yine mi Hillside !”dediğinizi duyuyorum. Ama yine da yazacağım. Benim amacım iyi şeyleri insanlarla paylaşmak, günlük gözlemlerimden satış ve pazarlama dersleri çıkarmak.
Çocuklarımla yemeğe gittiğimizde, restoran veya garsonları gerektiğinde uyarır veya eleştiririm. Çocuklarım bundan çok rahatsız olurlar. Babam dünyada garsonların en korktukları, en zor müşteri tipidir derler. Böyle davranırken aslında onlara iyilik yaptığımı düşünürüm.
Dünyada 10 senenin üzerinde karlı olarak devam eden firma sayısı çok azdır. Bir müşterinin herhangi bir yere 10 senenin üzerinde üye olması ise bana göre bir mucizedir. Şöyle düşünün 10 senenin üzerinde sürekli ziyaret ettiğiniz veya müşterisi olduğunuz alışveriş merkezi, banka, otomobil galerisi, restoran, terzi, kuaför, mağaza, sinema, eczane sayısı kaçtır?
Benim vardır dediğinizi duyuyorum..Soruyu bir de şöyle sorsam : Oturduğunuz evinizin yeri değişse, yeni taşındığınız ev daha önce yaşadığınız evden en az 10 km veya üzerinde bir mesafede olsa, halen eski alışkanlığınızı devam ettirir miydiniz? Kadınlar için kuaförün ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek yok. Eşim Ulus’tan Nişantaşına taşındığımızda tüm mevcut alışkanlıklarını değiştirdi, kuaförü dahil! Ben ise , berberimi ( Ulus’saki Erol Kuaför) değiştirmedim. Niye mi? Birçok sebebi var. Berberim Naci. En önemlisi gerçekten saçımı iyi kestiğini düşünüyorum. Naci insanlara nasıl davranılması, müşteriye nasıl yaklaşılması ve nasıl konuşulması gerektiğini biliyor. Müşterilerini birbirleri ile tanıştırıyor. Örneğin, 3 hafta kendisine gitmesem, beni arar “Taner abi, bir sorunun mu var? “ der. Samimidir, içtendir, işine aşıktır. Sürekli dükkanı yeniler.
Hayatta sporun benim için ne kadar önemli olduğunu yazdığım yazılardan anlıyorsunuzdur. Hillside Alkent Spor Klübü’nde bu sene 12. sene üyeliğimi tamamlıyorum. Bundan 10 yıl önce , 10 seneliğine üye olduğumda , insanlar bana “Taner, mezarda spor yapmayı düşünüyorsun” derlerdi. 10 sene gibi uzun vadeli bir üyelik, herkes için kabullenmesi zor ve riskli bir kavramdır. 14 kere Hillside Club Fethiye gittiğimi insanlara anlattığımda, herkesin surat ifadesinin değiştiğini fark ediyordum. Nasıl yani? Hillside’nin yönetim tarzını, işletmeciliğini, müşteriye yaklaşımını, yenilikçiliğini ve yaratıcılığını seviyorum.
Hillside Etiler Spor Klübü’nü farklı yapan neydi? Istanbul’da son zamanlarda bu kadar spor klübü açılırken, Hillside nasıl mevcut üyelerini kaybetmiyor, hatta üye sayısı halen artıyordu?.
Ben, birçok spor klübüne giderim. Bunların bazılarına çoçuklarım veya eşim üyedir. İyi bir satışçı olduğum için, haftada 1 kere ücretsiz gitme hakkım vardır. Bu spor klüblerine insanlar spor yapmak için giderler. Kişi sporunu yapar, çevresindeki kişilerle ilgilenmez. Spor bitince çıkar. İnsanlar niye evlerinde spor yapamazlar, hiç düşündünüz mü? Eşim spor yapsın diye çok uğraştım. Önce benden bisiklet istedi. Bir süre yaptıktan sonra sıkıldı. Sonra, bana koşu bandı al, söz yapacağım dedi. Kısa bir süre sonra onu da bıraktı. Eviminizin karşısında Fast Gym ( 5 mt karşımızda) açıldı. Konsept çok akıllı idi : 8 dakikada, 270 kalori harcayıp, spor yapmış oluyorsunuz. Arkadan kısa masaj ve sauna.. Şimdilik üye oldu, düzenli gidiyor. Elemanlar güleryüzlü, istekli ve müşterileri motive etmek için ellerinden gelen herşeyi yapıyorlar. Sosyalleşme yok. Bireysel olarak insanlar spor yapıyorlar. Böyle bir ihtiyaç da vardı. Üye sayısı, Hillside ‘a göre çok daha sınırlı. Ayrı bir konsept !
Bugün birçok spor klübünde Hillside’dan yetişmiş hocalar bulursunuz. Öğrendikleri herşeyi yeni gittikleri yerde uygularlar..Hillside’n sektöre de faydası bu nedenle çoktur.
Hillside’i farklı yapan en önemli faktör; Hillside bir spor klübü değildir. Bir yaşam tarzıdır. Evim gibi hissettiğim, çalışanlarla şakalaştığım, sorunlarını dinlediğim, klüpten içeri girdiğim andan itibaren, kendimi değerli hissettiğim bir spor klübü. Kendimi gerçekten çok iyi hissederim. Tüm üyeler ( 2 veya daha uzun süreli üye olanlar) birbirlerini tanırlar. Hiç çekinmeden birbirleriyle sohbet eder, House Cafe’nin sıcak ortamında aynı masada yemek yerler.Maç seyrederler. Gerçek Adı “Hillside Leisure Club”dır. Türkçesi, Hillside Zevk/keyif/yaşam tarzı klübü.. Her üç anlama da çevrilebilir. Sürekli bir yenilik vardır. Dünyadaki en son trendler, aletler, yenilikler ilk Hillside’da başlamıştır. Arkada mükemmel bir beyin takımı vardır. Üst kadro değişmez ! Bu çok önemli bir değer. Edip İlkbahar, Hayal Davran, Mehmet Can Uzun, Mehmet Erzurum, Serhat Bingül, Serhat Sidal, Didem Koçdur, Çağan Şimşek ve daha birçok kişi. Müthiş bir ekip gücü.
Step, Plates, Kick Box, Personal Trainer, Judo, Cycling vb. birçok yeni konsept Hillside’da anında dünya ile eş zamanlı uygulanır.
Diğer yandan, Hillside bir okuldur. Birçok kişi spor akademisinden sonra burada çalışmaya başlarlar ve sonra başka yerlere giderler. Elemanlar sürekli eğitim gördükleri için, müşteri bu değişimi fark etmez. Tecrübeli elemanlar ortama hakimdir. Kurumun kültürü yeni gelen elemanların hemen bu kültüre bürünmelerini sağlar. Bu da çalışanların müşteri kavramına verilen önemi anlamalarına ve buna göre davranmalarını hızla sağlar. Yöneticiler, dünyada bu konuda ne iyi egitimcilerden eğitim alırlar.
2008 yılında cardio bölümündeki tüm aletler yenilendi. Arızalı alete fazla rastlamazsınız. Müşteri anketleri, müşteri şikayetleri hemen dikkate alınır. Tüm eksiklikler hemen yerine getirilir. Hillside spor klübüne girdiğinizde arabanızı Valeye bıraktıktan sonra ( uzun süreli üye iseniz, ücretsizdir) içeri girdiğinizde tüm personelin kocaman gülücüklerini ve “ Taner bey, hoş geldiniz” dediklerini duyarsınız. Bunu samimi ve içten yaparlar. Beden Dili eğitimcisi olarak sahte ve gerçek tavırları hemen fark ederim. Giriş katında sinema, Starbucks, Mezzaluna, alt katta Spa, kuaför, solaryum vardır,en alt katta House Cafe vardır. En çok hoşuma giden, spor yaptıktan sonra ailemle Mezzalunada yemek yiyip, sinemaya gitmektir. Her cuma günü İstanbul’da isem mutlaka sabah saat 7.30 da spora başlar ve Starbucks’da kahvaltı ederim. Kendimi burada çok iyi hissederim. Yazları işten sonra House Cafe’nin mükemmel terasında limonatamı yudumlarım. Hillside’lı dostlarımla güneş batımında doya doya sohbet ederim. Herkes pozitif, güleryüzlüdür..Bu Hillside kültürüdür. Müşteriye yansır.
Dedim ya, Hillside bir yaşam tarzıdır. Her hafta sonu bir aktivite vardır. Bazen yurtiçi ve yurtdışı seyahatler, sosyal aktiviteler, partiler. Arkadaşa bile ihtiyaç duymazsınız. Bazı üyelerin tek hayatı Hillside’dır. Her gün gelirler, zamanlarının büyük kısmını burada geçirirler.
Tenis, squash turnuvaları da çok eğlenceli geçer. Çocuklarınızı unutmazlar. Babalar günü tenis turnuvası bile vardır. Paintball, trekking, kayak, tiyatro, kültürel faaliyetler, yemek yapma kursları ve birçok özel aktivite..Bir kişinin aklınıza gelecek her ihtiyacına yönelik herşey düşünülür ve uygulanır.
Spor yaparken DJ çalar. Yüksek müzik veya hiç müzik istemiyorsanız, sessiz bölümde spor yaparsınız. Zamanınız yoksa 30 dklık hızlı cardio bölümü vardır. Canınız hiç bir şey istemiyorsa, sauna veya buhar yaparsınız. İsterseniz bisiklete binerken veya koşarken monte edilmiş ekranlarda TV seyreder veya müzik izlersiniz veya gazete, dergi okursunuz..
12 sene nasıl geçti anlamadım. 2 sene sonra üyeliğim bitiyor. Yaşım 45 olmasına rağmen, yeniden 10 sene üye olmayı düşünüyorum. Evimi Ulus’tan Nişantaşı’na taşıdım. Hilliside’dan vazgeçmedim. Niye vazgeçeyim ki? Siz evinizden nasıl vazgeçemezseniz, ben de Hillside ‘dan vazgeçemem. Benim için Hillside bir spor klübü değildir, hayatın ta kendisidir. Tüm Hillside personeline bana bu duyguları ve tecrübeyi yaşattıkları için binlerce teşekkür, çünkü her biriniz bunu fazlası ile hak ediyorsunuz.. Hillside bir pazarlama ve işletme başarısıdır. Okullarda okutulmalıdır.
Sevgilerimle,
www.tanerozdes.com