Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Satışta Tahsilat problemi ülkemizde ciddi bir sorundur?

7 Ocak 2008 Pazartesi Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

Bu yazımı, GaripCansuvat’ın bana aşağıda yazmış olduğu yorumuna istinaden yazıyorum:

"satışım iyi ama paramı alamıyorum herkese borç veriyorum sonrada fatura günüm gelincede kendi cebimden ödüyorum yani müşterim parayı vermeden ben istiyemiyorum bazı düşüncesizlerde aylarca sanki çok paraymış gibi süründürüyorlar yani 17 milyonu bile aylarca vermeyen var ne yapmalıyım?"

Ülkemizde hukuk sisteminin hızlı işlememesi , avukat ücretlerinin yüksek oluşu , ödemelerde çek ve senet  kullanılmaması sebebiyle, ticaret bir çok sektörde açık hesap olarak yürütülmektedir. Burada  karşılıklı iyi niyet, güven, biraz da şanş faktörü ile firmalar paralarını geç de olsa birbirlerinden alabilmektedirler.

Tahsilat problemi ülkemizde bir çok girişimcinin iş kurmaya cesaret edememesinin en önde gelen sebeplerinden biridir. Tahsilat problemi, eğer kamu ile iş yapıyorsanız ve bu kurumlarda bir tanıdığınız yoksa daha da büyük bir problemdir. Ödemelerin çok yüksek miktarlara ulaşması sebebiyle bir çok firma bu nedenle iflas etmektedirler.

Bu girişi yaptıktan sonra, Garip’in sorusuna cevap vermek isterim: 

 

Ülkemizde tahsilat satıştan daha zordur. Ana sebebi alıcıların bu konudaki düşünceliridir:

Parayı geç ödemenin bir marifet veya iyi bir iş adamlığı olarak görülmesi. Ödemenin geç yapılması da ayni şekilde alıcıları rahatsız etmemesi.

Paranızın almanın tek yolu alıcıyı hergün arıyarak rahatsız etmek, baskı yapmak, hatta göz dağı vermekten geçiyor. Bunu herkesin yapması beklenenemez, özellikle karşınızdaki firma çok büyük bir firma ise..

Ne yapılmalı yerine , kendi firmamdan örnek vermek suretiyle yardımcı olmaya çalışayım:

 Yeni çalışmaya başladığımız bayi veya müşteriler ile kesinlikle açık hesap çalışmıyoruz.
 
Ödeme konusunda müşteri/bayiyi ödeme gününden en az 1 gün önce arıyoruz. Ödeme pazarlığı yaparken ödeme gününü öğrenmeye çalışıyoruz ve bu konuda satış yapar gibi sıkı bir pazarlık ediyoruz. Bu konu satış esnasında gündeme gelmezse ileride daha büyük problem oluyor ( alıcı bu konuda ciddiyetinizi başından anlamali).

Sürekli ödeme problemi yaşadığımız müşteri/bayileri öncelikle uyarıyor, firma sahiplerini şahsen ziyaret ediyor, hiç bir yöntem çalışmazsa açık hesap çalışmayı bırakıyoruz.

Bunun riski bayi/müşterilerinin tepki göstererek sizle çalışmayı birakması. Bundan kesinlikle korkmayin! İşinizi iyi yaptiğiniza inaniyorsaniz, kendinize güvenin, bu konuda herhangi bir endişe duymanıza gerek yoktur. Bu ve benzeri müşterileriden size uzun vadede fayda gelmez!

Tahsilat konusunda %100 bir çözüm yoktur. Ama satışı kapatmadan veya siparişi almadan önce bu konuyu muhakkak gündeme getirmek, ileride oluşacak problemleri minimize etmenize katkıda bulunacaktir.

Ülkemizde hukuk sisteminin AB standartlarına ulaşması, çek kullanımının ticari hayatta daha yaygın kullanılması, zamanında ödemenin rekabette önemli bir unsur ve prestij olarak görülmesi ile uzun vadede tahsilat problemlerinin azalacağını ümit ediyorum.

Bu konuda önerilerinizi ve kurumunuzun uyguladığı başarılı yöntemler varsa, lütfen benle paylaşınız.

sevgilerimle,

www.tanerozdes.com

 

 

Satış konusunda yapılmaması gereken en önemli 6 Hata

3 Ocak 2008 Perşembe Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
 
 
     Satış konusunda hepimiz hergün kitap ve dergi okuyor, seminerler ve konferanslara katılıyor, ve çoğu zaman yazılan teknikleri ve taktikler bilmemize rağmen, performanslarımızın farklılık göstermesine saşıyoruz.
 
     Yapılan araştırmalar sonucunda dünyanın “En İyi Satıcıları” ve “İyi Satıcılar” arasında en önemli fark; İyi Satıcılar başarılı, ama sadece kendisi gibi kişilere satış yapabiliyor, kendisi gibi giyinen, konuşan, hayat tarzına sahip, aynı kültür veya okuluna gitmiş…Öbür yandan En İyi Satıcılar ise herkesle diyaloga girip, güven oluşturup satışa ikna edebiliyor. Satış bir ikna bilimidir ve insan faktörü en önemli unsurudur. İnsanlar ürün almazlar, insanlar güven alırlar. İyi Satıcılar güven ortamı oluşturmadan satışa başlamazlar. Satışın itirazdan sonra başlayacağını bilirler.
 
Satış hususunda yapılan en çok 6 hatayı yapmayarak, satış kariyerinizde size hem zaman , hem de daha kısa sürede daha çok satış yapmanızı sağlayacaktır…
 
1.       MÜŞTERİ ADAYINDAN DAHA ÇOK KONUŞMAK :
Xerox araştırmalarında, 3 veya daha fazla ihtiyaç bir satış esnasında belirlendiğinde satış yüzdesi artmaktadır.
Müşteri adayı problemlerini anlatacak fırsatı bulmalı. Satışta dinlemek en kritik ve en önemli unsurdur. Satış elemanı müşteriyi ne kadar az dinler ise o kadar az güven verir. İlk 30 dakikada zamanın % 80’ini dinleyen satıcılarda başarı oranı çok yüksek bulunmaktadır. Ayrıca, konuşmamızı 30 saniye ile sınırlandırmalıyız. TV reklamları 30 saniyedir. Dikkatimiz düşündüğümüzden daha kısadır.
 
2.       MÜŞTERİNİN NE İSTEDİĞİNİ TAHMİN ETMEK :
Elinizde sadece çekiç taşırsanız, her şeyi çivi olarak görürüsünüz. Çivinin bu hafta popüler olması müşterinin satın almasını gerektirmez. Ne kadar tecrübeli olursanız, o kadar tahmin yanılgısına düşersiniz.Bugün müşteriler ile güven ilişkisi kısa vadeli satıştan çok daha önemlidir. İyi satıcılar bazen, rakiplerinden almanın daha doğru olduğunu söylecek kadar kendilerine güvenirler, ama herzaman müşteriye ileride dönüp, ilişkilerini satabileceklerini bilirler. Uzun vadeli ilişki uzun vadeli satış demektir.
 
3.       İTİRAZ YOKSA SATYIŞ POTANSİYELİ YOK DEMEK :
Müşterinin itiraz edebileceği sorulara konuşmanın başında cevap vermek sıkça yapılan hatadır. Bu şekilde satış baştan kaybedilir. İtirazlar satışların vazgeçilmez parçasıdır. İnsanlar satın almaya bayılırlar, ama insanlar satıcıların satmak istediği gibi değil, kendi almak istedikleri gibi satış yapılmasını isterler.
 
4.       SATIŞTA HEDEF VE ADAY BELİRLEMEMEK :
Her şeyi herkese satamazsınız. Randevu almadan veya ziyaret etmeden önce “bu ürüne veya hizmete kimler ihtiyaç duyar veya fayda sağlar”? sorusunu sormanız çok önemlidir. Doğru kişi ve ihtiyacı olana satış yapılmalı, aksi takdirde sadece zaman kaybediyorsunuz demektir.
 
5.       GEREKSİZ MÜŞTERİ ADAYLARINI ARAYIP, SONUÇLANDIRAMAMAK :
Satıcılar zamanlarının % 80’ini müşteri kovalayarak , % 20’sini gerçek satış zamanında geçirirler. Müşterilerinizi doğru soru ve güven ilişkisi oluşturmadan belli bir zaman diliminde satışı sonuçlandıramamak ve askıda bırakmak sıkça yapılan bir hatadır. Müşteriler “ Biraz düşünmem lazım” diyerek sizin en değerli zamanınızı öldürürler. Doğru ilişki kuran satıcıyı kimse kaybetmek istemez. Başından “ hayır” cevabı almak, çok daha hayırlıdır, ama hayır cevabı alsanız bile ilişkinizi devam ettirmeye devam edin.
 
6.       ZAMANINIZI ALACAK MÜŞTERİLERLE ZAMAN KAYBETMEK , POTANSİYEL LİSTESİNİ OLUŞTURMAMAMAK :
 
İyi dinleyen, doğru soruları sorup ürünle ihtiyacı belirleyen satıcılar, satış oranları her zaman rakiplerinden fazla olacaktır. İyi satıcılar zaman kaybetmeden mümkün olduğu kadar çok adayla temasa geçerler. Fırsatlarını arttırırlar. Standart satıcılar herkesle görüşüp gerçek ihtiyacı olan alıcılarla güven ilişkisi kuramayarak fırsatı kaçırırlar. Ne kadar çok kontak, o kadar çok SATIŞ fırsatI demektir.
 
Teknolojinin ilerlediği, ulaşımın güçleştiği , rakiplerin ise her alanda çoğaldığı çağımızda ürün yerine güven ilişkisi satan, müşterisinin ihtiyaçlarını dinleyen, doğru zamanda doğru kişiyle irtibata geçen ve itirazlara profesyonelce cevap verebilen, kendine zaman ayıran ve hedefe kitlenen satıcılar daha başarılı olacaklardır.
 
Rakipler yukarıdaki hataları her zaman yapacaklardır. Rakiplerin sayısı çoktur. Ama gerçek rakip azdır. Yaptığınız hataları azaltarak gelecek yıllarda rakiplerinizden daha başarılı olmak elinizde.
 
Sevgilerimle,

2008’ e girerken Satış ve Rekabet üzerine görüşlerim

29 Aralık 2007 Cumartesi Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

Devamı için tıklayınız »

www.tanerozdes.com yenilendi

16 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 

Yeni sitemde en önemli yenilik :  röportaj ve eğitimleri izleyebilmeniz..

Üye listelerine kayıt olabilmeniz.. Önerileriniz varsa lütfen benle paylaşın..

 

Sevgilerimle,

Taner Özdeş

 

Satış ve pazarlamada satan en önemli 3 kelime; samimiyet, açıklık ve dürüstlük

16 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 

 

Lara Fabian bu sene katıldığı Yürekli Marka konferansında markanızı yaratmak istiyorsanız, müşterinizle açık ve samimi bir iletişim kurun, risk alın dedi..

Bugün katıldığım Siyaset Meydanında, Erkan Mumcu, günümüzde siyasetçi halkla samimiyet içinde olmalıdır dedi.  Satışçıda aranan en önemli özellikler arasında dürüstlük ilk sırada yer alıyor..

21. yüzyılda bunları konuşuyorsak o zaman demek ki tüketicilerde ciddi bir güven problemi var demektir. Bir mala veya hizmete duyulan güven ve fark marka olarak tanımlanıyor. Marka " Üreticinin tüketiciye verdiği koşulsuz bir söz, teminat ve güvendir".

Bu konuyu güncel başımdan geçen bir hikaye ile anlatmaya çalışayım. Geçenlerde ilişkimizin oldukça iyi olduğu bir müşterimizden tehdit dolu bir faks elime geçti. Parasını ödediği bir malın teslimatı elimizde olmayan nedenlerle (gümrük problemleri sebebiyle) 2 ay geciktiğinden dolayı müşteri endişeye düşmüştü. Faksında konu ile ilgili bizi hukuk servisi vasıtısı ile hakkını arayacağını, bundan sonra kendisinin konu ile ilgilenmeyeceğini de aynı yazıda belirtmişti.

Bunun üzerine her zaman yaptığım şeyi yapmaya karar verdim : Müşterimi aramak.. ( çoğu satışçı bunu yapmaz ve müşterinin güvenini daha da sarsar). Neden? Çünkü korkar.

Aramak risk almaktır !

Müşterimi arayıp şunu söyledim " Sayın müşteri, ben sizinle samimi bir ilişkimiz olduğunu düşünüyordum.. Bu yazıyı alınca çok üzüldüm.. Demek ki siz beni  düşündüğüm kadar samimi bulmuyorsunuz ve güvenmiyorsunuz.  Beni aramanızı beklerdim. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmamıza rağmen, kontrol dışımızdaki gümrük problemleri sebebiyle gerçekten geçiktik, elimden gelen herşeyi yaparak süreyi kısaltmaya çalıştık. Ben kendim sahsen ilgilenip size konu ile ilgili bilgi vereceğim." Maalesef bu problem sebebiyle müşteri mevcut bakım anlaşmasını da ayrıca iptal etmek istediğini söylemişti.  Gerçekten son derece zor bir duruma düşmüştük.

Açık ve samimi olmak -risk almak demektir- her zaman müşteri önünde size kredi kazandırır. Dürüst olmak demek ; sözünün arkasında durmak ve sözünü zamanında yerinde getirmek ve ne olursa olsun yalan söylememektir. Bu şekilde davranmanız sizi müşteri önünde rakiplerinize göre değerli ve güvenilir yapar..

Sonuç olarak , 2 hafta içinde tüm problemleri çözdük. Bu arada sürekli müşteriye bilgi vermeyi de ihmal etmedik. Sonrasında, müşteriyi kalabalık üst düzey bir ekiple ve bir kutu çukulata ile ziyaret ettik.  Samimi bir sohbet ile güvenini tekrar kazandık. Müşteri tekrar bize güveniyordu. Bakım anlaşmasını da yenilemeyi kabul etti.

Kriz anında gelen yazı sonrasında müşteriyi aramasaydım ve doğruları açık ve samimi bir dille anlatmamış olsaydım, müşteriyi kaybetmiştik..

Müşteriler problemlerin çözülmesinden  çok, kendilerine ilgi ve değerli olduklarını hissetirilmesini isterler. Türkiye’de ise genel alışkanlık bunun tam tersi; problemler çözülene kadar müşteriyi  aramamaktır .. Bu çok büyük bir yanlışlıktır. Neden mi? Çünkü müşteri kendisi ile ilgilenilmediğini düşünür ve kendisini değersiz hisseder..Bu onu daha da sabırsız ve kızgın yapar.

Günümüzde açık, dürüst ve samimi olmak her zamankinden daha da kıymetli ve müşteri önünde sizi değerli ve farklı kılar.. Uzun vadede müşterileriniz sizden kolay kolay vazgeçmezler.

Sevgilerimle,

www.tanerozdes.com

 

 

 

 

 

 

 

Mükemmel satışcıların farkı nedir?

12 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 

 Dünyada iki şey öğretilemez;  "Büyük düşünmek " ve " otomatik yaptığımız bizi biz yapan veya mükemmelliğe taşıyan düşünce ve davranışlarımız".

Satış konusunda eğitim vermem söylendiğinde öncelikle kararsız kaldım..  Birçok şey yapıyor, ama nasıl yaptığımın farkına varmıyordum.  Satış benim için bir yaşam biçimi olmuştu !

Satış konusunda size mükemmel yapan düşüncelerinizdir, bunları anlatmanız ve öğretmeniz çok zordur. Kitap yazdığım zaman, bana herşeyini anlatma demişlerdi. Bende, zaten anlatıklarım hiç bir zaman beni ben yapan değerlerin hepsini anlatmam anlamına  gelmediğini, çoğu zaman yaptıklarımın farkına varmadan otomatik olarak yaptiğimi söyledim ; düşünmeden ve doğal !

Satışı gerçekten seviyorum.. Satış benim hayatım. Satmadığım her gün, benim için nefes alamamak anlamına gelir.

Geçenlerde Salesmax dergisinde Acar Baltaş’ı okurken kendisinin verdiği örneği sizlerle paylaşmak isterim :

Çok başarılı bir kuaföre "İşini yaparken ne düşündüğünü" sordum. " Saçın bitmiş şeklini, tarağın veya makasın her hareketinin saçın bitmiş şekline uygun olup olmadığını" düşünürüm dedi. Sıradan kuaförlere bunu sorduğunda ise " sırada müşteri olup olmadığını, bitirince ne yapacağımı, öğle yemeğinde ne yiyeceğimi, arkadaşlarla akşama ne yapacağımı planlarım" cevabını aldım.

Görüldüğü gibi yaptığı işle ilgili özel yeteneği olan birisi, işini yaparken, iş ile ilgili tam bir odaklanma içindedir ve o işi en iyi şekilde yapmak için içlerinden gelen bir istek duyarlar..

Ben satış yaparken tek bir şey düşünürüm; müşterime nasıl yararlı olacağımı, problemlerini nasıl çözeceğime , nasıl para kazandıracağıma.. Satış yaparken ne düşünmem; satış kotamı, alacağım primi, bu işten ne kazanacığımı..

Satış tekniği öğretilir, ama mükemmel olmayı sağlayan düşünce öğretilemez.. Ancak istek duyarsak bu düşünceye sahip oluruz.

Siz kendinizi mükemmel bir satışcı olarak görüyormusunuz? Sizi mükemmel yapan nedir ? Satış yaparken aklınızdan neler geçer?

Benimle lütfen paylaşın..

Sevgilerimle,

www.tanerozdes.com

 

 

 

 

 

 

 

Satış Konusunda tüm samimi görüşlerim Youtube.com’da

12 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

  

Satış konusunda bilgimi mümkün olduğu kadar geniş kitlere yaymaya çalışıyorum.

Web sitemi yeniledim umarim beğenirsiniz..

Expochannel da gecenlerde Hakan Ömer Gider’le Satış konusunda çok keyifli bir sohbet yaptık; tüm görüş ve düşüncelerimi açık ve samimi bir şekilde paylaştım.. izlemek isterseniz.. 4 bülüm halinde izleyebilirsiniz.

Expo Channel (Satışın 10 Altın Kuralı Tanıtım) 1 :
 
 
Expo Channel (Satışın 10 Altın Kuralı Tanıtım) 2 :
 
 
Expo Channel (Satışın 10 Altın Kuralı Tanıtım) 3 :
 
 
Expo Channel (Satışın 10 Altın Kuralı Tanıtım) 4 :
 

Bundan sonra ki yazilarimda nasıl marka olunur, zaman yönetimi, itirazlar olmak üzere devam edeceğim..

Youtube’a eğitim seminerlerimide ekledim… Aramada "Taner Özdeş" yazarsanız" ulaşabilirsiniz.

Her zamanki gibi görüşlerinizi bekliyorum..

Sevgilerimle,

www.tanerozdes.com

 

 

 

 

 

Bir Satış seminerin ardından görüşlerim

9 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 

Geçen hafta EBSO ‘nun davetlisi olarak KOBİ’lere yönelik eğitim seminerleri  serisinde "Satışın 10 Altın kuralı "konulu bir seminer vermek için İzmir’e gitim. Bu seminerlerden kesinlikle ücret almıyorum. Amacım satış mesleğinin saygın bir meslek haline gelmesi için az da olsa katkımın olması.  Normalde bu tür seminerlere 20-30 kişi katılırken, seminerime 70-80 kişi katıldı ( talebin 100-150 kişi olduğunu öğrendim, ancak salonun kapasitesinin az olması sebebiyle bir çok kişinin başvurusu maalesef geri çevrilmişti)..

İnsanlar eskiden satış konusunda her şeyi bildiklerini zannettiklerinden bu tür satış seminerlerine ilgi göstermezlerdi.

 

10 yıldır satış eğitim seminerleri veriyorum. Katılımcıların bilgi ve tecrübe seviyesindeki artış beni çok sevindiriyor. Herkes yeni şeyler öğrenmek ve kendini geliştirmek istiyor. Satış seminerlerine artan ilgi sektörün geleceği için umut vaat ediyor.

 Seminerde ağırlığı "Tavır, Beden Dili, İmaj ve Etkili Dinlemeye" verdim. Süremin sadece 1,5 saat olması sebebiyle satış konusunda her konuya giremedim. Son 15 dakikayı soru ve cevaplara ayırdım. 

Seminer sonrasında bir çok mail alıyorum. Bu konuda görüşlerimi paylaşmak isterim :

Satış seminerlerinde vermek istediğim noktalar : " samimiyet, enerji, ikna, sözsüz iletişim, soru sorma tekniği, etkili dinleme ve insanları ve kendimizi sevmenin gücü"

Doğal olarak gelen kitlenin bir kısmı benden satış tekniği, satış tüyoları,  sektör analizi, özel bilgiler istiyor.. Ama genelde bu  konulara fazla yer vermiyorum. Sebebine gelince ;

  • Ben satışın bir teknik işi olduğuna inanmıyorum. 
  • Bilginin herkes tarafından günümüzde kolayca elde edilebileceği ve rekabette fark yaratmak için sadece kısa bir süre için avantaj sağlayacağı, ancak uzun vadede fayda sağlamayacağına,
  • Fark yaratmak için her sektörde en iyi satış elemanlarına sahip olunması gerektiğine,
  • Aynı ürüne sahip firmalarda farkın satış elemanları olduğuna,
  • Doğru pazarlama stratejisi olmadan satışın başarı şansının  olamıyacağına, 
  • Satışın pazarlamanın bir kolu olduğuna,
  • Satışcıların ürün yerine "güven" ve "deneyim" satmaları gerektiğine,
  • Her ne kadar satışta doğuştan yeteneğe sahip kişilerin avantajları olsa da, eğitimle iyi bir satışçı yetiştirilebileceğine inanıyorum

Mükemmel bir satışçı olabilmemiz için öncelikle kendimize inanmamız, kendimizi ve insanları sevmemiz, yaptığımız işten coşku duymamız gerektiğine inanıyorum.

Bugün satış mesleğinde kariyer yapıyorsanız.. Lütfen şu sözlerimi dikkate alın :

" Satış bir insan işidir, bu konuda kendinizi ne kadar geliştirirseniz başarı oranınız o kadar artar. Satışta başarısızlık yoktur, sadece sonuç vardır".

 

Bloğumu her gün binden fazla kişi okuyor.. Okuyan herkese teşekkür ederim.. Lütfen daha çok bilginizi , tecrübenizi bizlerle paylaşın.

 

Bol satışlı günler dilerim..

Sevgilerimle,

www.tanerozdes.com

 

 

Satışta en önemli şey Güven yaratmaktır !

5 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim

 

 

Satış seminerlerimde en çok üzerinde durduğum iki konu vardır

 " Güven" ve " İkna"

Bir şeyi anlatmanın en iyi 2 yolu vardır :

Öykü olarak veya espri ile..

Ben espri ile anlatmayı tercih ederim :

UYANIK İŞADAMININ MÜTHİŞ KURNAZLIĞI

 Yunanlı ünlü armatör Onassis, Amerika’ da lüks otel odasında viskisini yudumlarken , birden kapı vurulur ve içeri düzgün giyimli 35 yaşlarında birisi girer.  Onassis’ e hitaben:

 

-          "Efendim , siz beni ilk kez görüyorsunuz. Akaryakıt taşımacılığı ile uğraşıyorum. Şu anda otelin lobisinde de, Amerikalı bir grup işadamıyla , 150 milyon dolarlık bir taşıma işini konuşuyorum. Bu konuda yardımınızı istirham edeceğim."

-   "Kardeşim borç para istiyorsan yanlış kapı çaldın. Sana kefil olmamı istiyorsan, yine yanlış adrese geldin"….

-   "Hayır efendim, hayır. Ne borç para ne de kefil olmanızı istiyorum. Sizden küçük bir ricam olacak. Ben Amerikalı işadamlarıyla fiyatlarda hemen hemen anlaştım. Ancak, adamlar galiba bana güvenmiyorlar. Bu da , beni yeterince tanımamalarından kaynaklanıyor. Acaba , biraz sonra lobiye indiğinizde , bizim yanımızdan geçerken , şöyle hafifçe omzuma vurup  ‘ N’aber Co’ der misiniz? Sizin böyle demeniz her şeyi çözecek.."

-          Onassis bir iki saniye düşünmüş ve olay biraz da hoşuna gitmiş.

-          "Peki arkadaş , sen onların yanına git. Ben birazdan geliyorum".

-          Onassis biraz sonra lobiye inmiş.Co’ nun oturduğu masayı görmüş ve oraya doğru yönelmiş ve tam masanın yanından geçerken , birden Co’yu fark etmiş gibi yaparak, hafifçe omzuna vurmuş ve;

-         " Ooo… N’aberCo? Ne yapıyorsun burada"
 
Co sert bir şekilde , Onassis’e bakarak;

"Şimdi sululuğun sırası değil, görüyorsun burada   iş görüşüyoruz"…

 

     Seminerlerimde görüşmek üzere…    

  Sevgilerimle,

Satış Nasıl Algılanıyor ? Anketine katılın

5 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : pazarlama satış anket

 

 

Pazarlama Dünyası ile ortaklaşa düzenlediğim Satış nasıl algılanıyor? anketine katılın

1000 kişinin üzerinde kişi şu ana kadar bu ankete katıldı.

"Satışın 10 Altın Kuralı " kitabını veya benle öğlen yemeği yeme hakkı kazanın..

Son katılım tarihi 15 Aralık..

Anket için linki tıklayın..

http://www.pazarlamadunyasi.com/DesktopDefault.aspx?tabid=249

Katılımınız için teşekkür ederim.

Sevgilerimle

www.tanerozdes.com

 

Sayfalar : 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.