www.tanerozdes.com yenilendi
16 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Yeni sitemde en önemli yenilik : röportaj ve eğitimleri izleyebilmeniz..
Üye listelerine kayıt olabilmeniz.. Önerileriniz varsa lütfen benle paylaşın..
Sevgilerimle,
Taner Özdeş
Satış ve pazarlamada satan en önemli 3 kelime; samimiyet, açıklık ve dürüstlük
16 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Lara Fabian bu sene katıldığı Yürekli Marka konferansında markanızı yaratmak istiyorsanız, müşterinizle açık ve samimi bir iletişim kurun, risk alın dedi..
Bugün katıldığım Siyaset Meydanında, Erkan Mumcu, günümüzde siyasetçi halkla samimiyet içinde olmalıdır dedi. Satışçıda aranan en önemli özellikler arasında dürüstlük ilk sırada yer alıyor..
21. yüzyılda bunları konuşuyorsak o zaman demek ki tüketicilerde ciddi bir güven problemi var demektir. Bir mala veya hizmete duyulan güven ve fark marka olarak tanımlanıyor. Marka " Üreticinin tüketiciye verdiği koşulsuz bir söz, teminat ve güvendir".
Bu konuyu güncel başımdan geçen bir hikaye ile anlatmaya çalışayım. Geçenlerde ilişkimizin oldukça iyi olduğu bir müşterimizden tehdit dolu bir faks elime geçti. Parasını ödediği bir malın teslimatı elimizde olmayan nedenlerle (gümrük problemleri sebebiyle) 2 ay geciktiğinden dolayı müşteri endişeye düşmüştü. Faksında konu ile ilgili bizi hukuk servisi vasıtısı ile hakkını arayacağını, bundan sonra kendisinin konu ile ilgilenmeyeceğini de aynı yazıda belirtmişti.
Bunun üzerine her zaman yaptığım şeyi yapmaya karar verdim : Müşterimi aramak.. ( çoğu satışçı bunu yapmaz ve müşterinin güvenini daha da sarsar). Neden? Çünkü korkar.
Aramak risk almaktır !
Müşterimi arayıp şunu söyledim " Sayın müşteri, ben sizinle samimi bir ilişkimiz olduğunu düşünüyordum.. Bu yazıyı alınca çok üzüldüm.. Demek ki siz beni düşündüğüm kadar samimi bulmuyorsunuz ve güvenmiyorsunuz. Beni aramanızı beklerdim. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmamıza rağmen, kontrol dışımızdaki gümrük problemleri sebebiyle gerçekten geçiktik, elimden gelen herşeyi yaparak süreyi kısaltmaya çalıştık. Ben kendim sahsen ilgilenip size konu ile ilgili bilgi vereceğim." Maalesef bu problem sebebiyle müşteri mevcut bakım anlaşmasını da ayrıca iptal etmek istediğini söylemişti. Gerçekten son derece zor bir duruma düşmüştük.
Açık ve samimi olmak -risk almak demektir- her zaman müşteri önünde size kredi kazandırır. Dürüst olmak demek ; sözünün arkasında durmak ve sözünü zamanında yerinde getirmek ve ne olursa olsun yalan söylememektir. Bu şekilde davranmanız sizi müşteri önünde rakiplerinize göre değerli ve güvenilir yapar..
Sonuç olarak , 2 hafta içinde tüm problemleri çözdük. Bu arada sürekli müşteriye bilgi vermeyi de ihmal etmedik. Sonrasında, müşteriyi kalabalık üst düzey bir ekiple ve bir kutu çukulata ile ziyaret ettik. Samimi bir sohbet ile güvenini tekrar kazandık. Müşteri tekrar bize güveniyordu. Bakım anlaşmasını da yenilemeyi kabul etti.
Kriz anında gelen yazı sonrasında müşteriyi aramasaydım ve doğruları açık ve samimi bir dille anlatmamış olsaydım, müşteriyi kaybetmiştik..
Müşteriler problemlerin çözülmesinden çok, kendilerine ilgi ve değerli olduklarını hissetirilmesini isterler. Türkiye’de ise genel alışkanlık bunun tam tersi; problemler çözülene kadar müşteriyi aramamaktır .. Bu çok büyük bir yanlışlıktır. Neden mi? Çünkü müşteri kendisi ile ilgilenilmediğini düşünür ve kendisini değersiz hisseder..Bu onu daha da sabırsız ve kızgın yapar.
Günümüzde açık, dürüst ve samimi olmak her zamankinden daha da kıymetli ve müşteri önünde sizi değerli ve farklı kılar.. Uzun vadede müşterileriniz sizden kolay kolay vazgeçmezler.
Sevgilerimle,
Mükemmel satışcıların farkı nedir?
12 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Dünyada iki şey öğretilemez; "Büyük düşünmek " ve " otomatik yaptığımız bizi biz yapan veya mükemmelliğe taşıyan düşünce ve davranışlarımız".
Satış konusunda eğitim vermem söylendiğinde öncelikle kararsız kaldım.. Birçok şey yapıyor, ama nasıl yaptığımın farkına varmıyordum. Satış benim için bir yaşam biçimi olmuştu !
Satış konusunda size mükemmel yapan düşüncelerinizdir, bunları anlatmanız ve öğretmeniz çok zordur. Kitap yazdığım zaman, bana herşeyini anlatma demişlerdi. Bende, zaten anlatıklarım hiç bir zaman beni ben yapan değerlerin hepsini anlatmam anlamına gelmediğini, çoğu zaman yaptıklarımın farkına varmadan otomatik olarak yaptiğimi söyledim ; düşünmeden ve doğal !
Satışı gerçekten seviyorum.. Satış benim hayatım. Satmadığım her gün, benim için nefes alamamak anlamına gelir.
Geçenlerde Salesmax dergisinde Acar Baltaş’ı okurken kendisinin verdiği örneği sizlerle paylaşmak isterim :
Çok başarılı bir kuaföre "İşini yaparken ne düşündüğünü" sordum. " Saçın bitmiş şeklini, tarağın veya makasın her hareketinin saçın bitmiş şekline uygun olup olmadığını" düşünürüm dedi. Sıradan kuaförlere bunu sorduğunda ise " sırada müşteri olup olmadığını, bitirince ne yapacağımı, öğle yemeğinde ne yiyeceğimi, arkadaşlarla akşama ne yapacağımı planlarım" cevabını aldım.
Görüldüğü gibi yaptığı işle ilgili özel yeteneği olan birisi, işini yaparken, iş ile ilgili tam bir odaklanma içindedir ve o işi en iyi şekilde yapmak için içlerinden gelen bir istek duyarlar..
Ben satış yaparken tek bir şey düşünürüm; müşterime nasıl yararlı olacağımı, problemlerini nasıl çözeceğime , nasıl para kazandıracağıma.. Satış yaparken ne düşünmem; satış kotamı, alacağım primi, bu işten ne kazanacığımı..
Satış tekniği öğretilir, ama mükemmel olmayı sağlayan düşünce öğretilemez.. Ancak istek duyarsak bu düşünceye sahip oluruz.
Siz kendinizi mükemmel bir satışcı olarak görüyormusunuz? Sizi mükemmel yapan nedir ? Satış yaparken aklınızdan neler geçer?
Benimle lütfen paylaşın..
Sevgilerimle,
Satış Konusunda tüm samimi görüşlerim Youtube.com’da
12 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Satış konusunda bilgimi mümkün olduğu kadar geniş kitlere yaymaya çalışıyorum.
Web sitemi yeniledim umarim beğenirsiniz..
Expochannel da gecenlerde Hakan Ömer Gider’le Satış konusunda çok keyifli bir sohbet yaptık; tüm görüş ve düşüncelerimi açık ve samimi bir şekilde paylaştım.. izlemek isterseniz.. 4 bülüm halinde izleyebilirsiniz.
Bundan sonra ki yazilarimda nasıl marka olunur, zaman yönetimi, itirazlar olmak üzere devam edeceğim..
Youtube’a eğitim seminerlerimide ekledim… Aramada "Taner Özdeş" yazarsanız" ulaşabilirsiniz.
Her zamanki gibi görüşlerinizi bekliyorum..
Sevgilerimle,
Bir Satış seminerin ardından görüşlerim
9 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Geçen hafta EBSO ‘nun davetlisi olarak KOBİ’lere yönelik eğitim seminerleri serisinde "Satışın 10 Altın kuralı "konulu bir seminer vermek için İzmir’e gitim. Bu seminerlerden kesinlikle ücret almıyorum. Amacım satış mesleğinin saygın bir meslek haline gelmesi için az da olsa katkımın olması. Normalde bu tür seminerlere 20-30 kişi katılırken, seminerime 70-80 kişi katıldı ( talebin 100-150 kişi olduğunu öğrendim, ancak salonun kapasitesinin az olması sebebiyle bir çok kişinin başvurusu maalesef geri çevrilmişti)..
İnsanlar eskiden satış konusunda her şeyi bildiklerini zannettiklerinden bu tür satış seminerlerine ilgi göstermezlerdi.
10 yıldır satış eğitim seminerleri veriyorum. Katılımcıların bilgi ve tecrübe seviyesindeki artış beni çok sevindiriyor. Herkes yeni şeyler öğrenmek ve kendini geliştirmek istiyor. Satış seminerlerine artan ilgi sektörün geleceği için umut vaat ediyor.
Seminerde ağırlığı "Tavır, Beden Dili, İmaj ve Etkili Dinlemeye" verdim. Süremin sadece 1,5 saat olması sebebiyle satış konusunda her konuya giremedim. Son 15 dakikayı soru ve cevaplara ayırdım.
Seminer sonrasında bir çok mail alıyorum. Bu konuda görüşlerimi paylaşmak isterim :
Satış seminerlerinde vermek istediğim noktalar : " samimiyet, enerji, ikna, sözsüz iletişim, soru sorma tekniği, etkili dinleme ve insanları ve kendimizi sevmenin gücü"
Doğal olarak gelen kitlenin bir kısmı benden satış tekniği, satış tüyoları, sektör analizi, özel bilgiler istiyor.. Ama genelde bu konulara fazla yer vermiyorum. Sebebine gelince ;
- Ben satışın bir teknik işi olduğuna inanmıyorum.
- Bilginin herkes tarafından günümüzde kolayca elde edilebileceği ve rekabette fark yaratmak için sadece kısa bir süre için avantaj sağlayacağı, ancak uzun vadede fayda sağlamayacağına,
- Fark yaratmak için her sektörde en iyi satış elemanlarına sahip olunması gerektiğine,
- Aynı ürüne sahip firmalarda farkın satış elemanları olduğuna,
- Doğru pazarlama stratejisi olmadan satışın başarı şansının olamıyacağına,
- Satışın pazarlamanın bir kolu olduğuna,
- Satışcıların ürün yerine "güven" ve "deneyim" satmaları gerektiğine,
- Her ne kadar satışta doğuştan yeteneğe sahip kişilerin avantajları olsa da, eğitimle iyi bir satışçı yetiştirilebileceğine inanıyorum
Mükemmel bir satışçı olabilmemiz için öncelikle kendimize inanmamız, kendimizi ve insanları sevmemiz, yaptığımız işten coşku duymamız gerektiğine inanıyorum.
Bugün satış mesleğinde kariyer yapıyorsanız.. Lütfen şu sözlerimi dikkate alın :
" Satış bir insan işidir, bu konuda kendinizi ne kadar geliştirirseniz başarı oranınız o kadar artar. Satışta başarısızlık yoktur, sadece sonuç vardır".
Bloğumu her gün binden fazla kişi okuyor.. Okuyan herkese teşekkür ederim.. Lütfen daha çok bilginizi , tecrübenizi bizlerle paylaşın.
Bol satışlı günler dilerim..
Sevgilerimle,
Satışta en önemli şey Güven yaratmaktır !
5 Aralık 2007 Çarşamba Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
Satış seminerlerimde en çok üzerinde durduğum iki konu vardır
" Güven" ve " İkna"
Bir şeyi anlatmanın en iyi 2 yolu vardır :
Öykü olarak veya espri ile..
Ben espri ile anlatmayı tercih ederim :
UYANIK İŞADAMININ MÜTHİŞ KURNAZLIĞI
- "Efendim , siz beni ilk kez görüyorsunuz. Akaryakıt taşımacılığı ile uğraşıyorum. Şu anda otelin lobisinde de, Amerikalı bir grup işadamıyla , 150 milyon dolarlık bir taşıma işini konuşuyorum. Bu konuda yardımınızı istirham edeceğim."
- "Kardeşim borç para istiyorsan yanlış kapı çaldın. Sana kefil olmamı istiyorsan, yine yanlış adrese geldin"….
- "Hayır efendim, hayır. Ne borç para ne de kefil olmanızı istiyorum. Sizden küçük bir ricam olacak. Ben Amerikalı işadamlarıyla fiyatlarda hemen hemen anlaştım. Ancak, adamlar galiba bana güvenmiyorlar. Bu da , beni yeterince tanımamalarından kaynaklanıyor. Acaba , biraz sonra lobiye indiğinizde , bizim yanımızdan geçerken , şöyle hafifçe omzuma vurup ‘ N’aber Co’ der misiniz? Sizin böyle demeniz her şeyi çözecek.."
- Onassis bir iki saniye düşünmüş ve olay biraz da hoşuna gitmiş.
- "Peki arkadaş , sen onların yanına git. Ben birazdan geliyorum".
- Onassis biraz sonra lobiye inmiş.Co’ nun oturduğu masayı görmüş ve oraya doğru yönelmiş ve tam masanın yanından geçerken , birden Co’yu fark etmiş gibi yaparak, hafifçe omzuna vurmuş ve;
"Şimdi sululuğun sırası değil, görüyorsun burada iş görüşüyoruz"…
Seminerlerimde görüşmek üzere…
Sevgilerimle,
İyi bir Satışcı Pazar günü ve Pazartesi sabahı ne yapar?
2 Aralık 2007 Pazar Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişimİş hayatının en önemli sorunlarının başında Pazartesi günü sendromu gelir.. Pazartesi günleri çoğu çalışan işe hem geç , hem de negatif bir tutumda gelir.. Uzak yerlerden geliyorlarsa Pazartesi gününü bu çalışanlar için unutun !
Pazartesi gününün iyi geçmesini istiyorsak, o zaman Pazar gününü iyi değerlendirmeliyiz. Zaman yönetimi satışta en önemli rekabet unsurlarının başında gelir. Pazar günü de aynı şekilde verimli değerlendirilirse, rakiplerinize göre Pazartesi günü enerjik ve avantajlı başlarsınız.. Aşağıda vereceğim öneriler kişiden kişiye değişebilir. Kişinin motivasyon ve enerji seviyesine bağlıdır ..
Öneriler :
Pazar günü aşağıdakileri yapmaya çalışın ( stadart enerjiye sahip kişiler için !) - en fazla 2 saatinizi alacaktır:
- Hafta sonu gelen emaillerinizi cevaplayın ( 20-30dk) - amacı Pazartesi sabahı email ile zaman kaybetmemeniz
- Pazartesi günkü programınızın üzerinden geçin
- Ajandanizi gözden geçirin. Haftayı ve önceliklerinizi planlayın..
- Gazetelerin İnsan Kaynakları eklerini okuyun
- Satışla veya kişisel gelişim ile ilgili en az 15 dk. kitap okuyun
- Alkol kesinlikle kullanmayın
- Hedeflerinizi ve sonunda elde edeceğiniz başarıları düşünün- bu düşünce motivasyon seviyenizi yükseltecektir
- Negatif ve olumsuz düşüncelere yer veremeyin. Beyninizi pozitif düşünce ile doldurun..Unutmayın başarı düşüncede başlar.
- Akşam haberlerini seyredin.. (yatış saatinize göre) - her konuda bilgi sahibi olmanız önemli
- Yatmadan önce sektörel dergilere göz gezdirebilirsiniz
- Uyku ihtiyacınıza göre zamanında yatın
- Kalkdığınız zaman "bugün ne güzel bir gün" deyin
- Pazartesi sabahi güne 10 dk yer eksersizleri veya esneme hareketleri yaparak başlayın
- Pazartesi sabahı kahvaltınızı güçlü tutun..
- Pazartesi sabahı her zamankinden en az 15-20 dk önce evinizi terk edin
Yüksek enerji seviyeli kişiler için öneriler :
- Pazartesi sabahı spor klübüne üye iseniz , saat 7 de güne sporla başlayın..
- Spor klübüne üye değilseniz, o zaman erken kalkın işe yürüyerek gidin ( işiniz 30 dk yürüme mesafesinde ise) veya evinizin etrafında en az 30 dk. yürüyün
- Mükemmel bir kahvaltı yapın. Muhakkak portakal suyu için !
- Kahvaltıda kişisel gelişim veya satışla ilgili birşeyler okuyun
- İşe en az 15 dk önce başlayın ve günü planlayın..
Sonuç olarak, Yorgunluk bedensel değil zihinseldir. Bedeniniz ne kadar sağlıklı ve enerjik ise, zihniniz o kadar enerjik, motive ve pozitif olur. Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünüdür!
Benim en sevdiğim gün Pazartesi günüdür. Neden mi?
Yukarıda saydıklarımı ( yüksek enerjili kişiler için önerilenler) yaparım. İşimi severim, yaptığım işe inanırım.. Bu bende olumlu bir enerji yaratır. Tek yapmam gereken bedenime iyi bakmak ve haftayı planlayarak, güne her zamankinden erken başlamak..
Güne erken başlarsanız, günü siz yönetirsiniz.. Aksi takdirde, gün sizi yönetir ve istediğiniz hiç bir önceliği yerine getiremezsiniz..
Sizin pazartesi konusunda bir probleminiz var mi? Bu sorun konusunda ne yapıyorsunuz.. Önerileriniz nelerdir.. Lütfen bizlerle paylaşın..
İyi haftalar,
Sevgilerimle,
Telefonda konuşmak günümüzde en önemli beceri
24 Kasım 2007 Cumartesi Etiketler : satış pazarlama kişisel gelişim
İnanilmaz hiz, inanilmaz rekabet, inanilmaz değişim..
Kimse yetişemiyor.. Kimse karşısındakini dinlemiyor..Kimse empati yaparak karşısındakini anlamıyor..
Herkes yoğun, herkesin kendi önceliği var, herkes önemli ve değerli olmak, hatırlanılmak istiyor..
İşte bu tempodayken, biri sizi telefon ile arıyor firmanız hakkında bilgi almak, randevu almak veya bir şeyler satmak istiyor..
Bir insanın telefon ile o anda dikkatini çekebilmeniz, istek ve merak uyandırmanız, tamamen sizin telefonla konuşma becerinize kalmış bir durumdur.
İş yerindeki hızlı trafik ve yoğun iş temposu nedeniyle , iletişimde en önemli iki mecra; telefon, e-mail veya mesajlaşmadır..
Bu iletişim araçlarının içinde “Telefon” en etkili olan araçtır.Bir kişinin sesini duymakla, Internet’te yazışma arasında çok fark vardır. Telefonda bir kişinin tam olarak ne hissettiğini anlayabilir , daha kolay ilişki kurar ve ikna edebilirsiniz.
E-mail bunun için çok uygun bir araç değildir.. Çoğu zaman tam olarak isteklerimizi,duygu ve düşüncelerimizi ifade edemeyebilir ve yanlış zamanda , yanlış şekilde kullanabiliriz.
Bugün yeni iş verdiğimiz Call Center merkezini ziyarete gittim. Kendilerine Türkiye’nin önde gelen 1000 firmasını aramalarını; bilgi toplamalarını, satış fırsatı yaratmaları için bir anlaşma yapmıştık..
Bizimle ilgilenecek müşteri temsilcimiz çok gençti, ve bu ilk işiydi. Telefonda hiç tanımadığı kişileri arayacak, hiç bilmediği (tecrübesi olmadığı için uzman olmadığı) konu hakkında sorular soracaktı..Bir çok insan için bu işin ne kadar korkunç olduğunun farkındaydım..
Kendisini gözlemlemeye başladım, o kadar güzel ve samimi konuşuyordu ki müşteri adayları her türlü bilgiyi çekinmeden kendisi ile paylaşıyorlardı.
Bu olumlu durumun neden olabileceğini düşününce, bu bayanın öncelikle pozitif olduğunu gördüm. İşini severek yaptığı belli oluyordu,ses tonu çok hoştu ve Türkçe’yi çok güzel konuştuğu için başarılı olduğunu anladım..
Günümüzde Call Center operasyonlari hızla büyüyen bir faaliyet alanı. Çoğu şirket bir çok satış ve pazarlama işini out source ederek Call Centerlara veriyorlar..
Kredi Kartı pazarlaması en yaygın olanı.
Call Center elemanı satış elemanına göre çok daha başarılı sonuç alıyor.. Neden mi?
Öncelikle çok iyi eğitiliyorlar. Kullandıkları hazır metinler var. Sürekli pratik yapma şansları oldukları için ( günde en az 50-80 arasında arama) işlerinde kısa zaman da mükemmel seviyelere geliyorlar.
En önemlisi bu işte kendileriden ne beklendiğinin farkındalar, işlerine saygıları var ve hedef odaklı çalışıyorlar.
Diğer taraftan Satış Elemanları telefonla arama işini sevmeden yapıyor, tam olarak konsantre olamıyorlar ve bu nedenle başarısızlık oranı daha fazla oluyor.
Sizlerde bu konuyla ilgili tecrübe ve düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim.
Gelecekte Telefon ile satış yapmasını veya iletişim kurmasını bilmeyen satışcılar hedeflerinin gerisinde kalacaklar… Telefonla konuşmak bir sanattır, bu konuda kendinizi yetiştirmeniz sizi iş hayatında zirveye taşıyacaktır.
sevgilerimle..
www.tanerozdes.com
Duygusal Zeka ve Beden Dili ile Sosyal Yaşam ve İş Hayatında Başarı Semineri
19 Kasım 2007 Pazartesi Etiketler : duygusal zeka eğitim kariyer kişisel gelişimBİLİM MERKEZİ’NDE SEMİNER!
Duygusal Zeka ve Beden Dili ile Sosyal Yaşam ve İş Hayatında Başarı Semineri
Duygusal Zeka ve Beden Dili eğitimi günümüzde yoğun yaşam koşulları ve hayat temposunda kişilerin daha sağlıklı ve mutlu olmaları ve hayattan zevk almaları konusunda farkındalık yaratmayı, kişileri düşündürmeyi amaçlamaktadır. İş ve sosyal yaşamda IQ’ nun kişinin başarısındaki payı sadece %10’dur. Geri kalan %90 tamamen duygularımızı nasıl yönettiğimizle ve diğer insanlarla ne kadar sağlıklı ilişki kurduğumuzla ilgilidir. İşte bu seminerde IQ ile günümüz sosyal ve iş hayatında başarı için tek başına yeterli olunamayacağı, insan başarısının temelinde bilgelik, sevgi ve hizmet vermenin yattığı vurgulanmaktadır. Günümüzden örnekler vermek suretiyle seminere katılan kişilerin konu hakkında bilinçlendirilmesi ve kendilerini daha iyi tanımaları konusunda motive edilmesi hedeflenmektedir.
Kimler Katılmalı:
- iş hayatında çalışan kişiler - satış temsilcileri - müşteri hizmetlerinde çalışan personel – yöneticiler - öğrenciler
Konu Başlıkları:
Duygusal Zeka & Beden Dili & Etkili Dinleme teknikleri
Eğitim ile Hedeflenenler
Kişisel farkındalık, EQ’nun iş ve sosyal yaşamda IQ ‘dan daha önemli olduğunu vurgulamak, kişinin kendisi hakkında düşünmesinin teşvik edilmesi, korkularla baş etme yöntemleri, bilinçaltı nedir? nasıl faydaya dönüştürülebilir? beden dili okuma teknikleri , insan algılama teknikleri, empati, etkili dinlemenin iletişim ve ilişkilerdeki önemi vurgulanmaktadır. Seminer sonunda sertifika verilecektir.
Seminer Tarihi: 28 Kasım 2007 Çarşamba Seminer Saati: 19.30
Seminer Yeri: Şişli Belediyesi Bilim Merkezi (Adres; Öğretmen Haşim Çeken Caddesi Fulya – İstanbul)
Seminer Ücreti: 50 YTL (Seminerden elde edilecek gelir Türkiye Bilim Merkezleri Vakfı’na bağışlanacaktır.)
Seminer Eğitmeni: Taner ÖZDEŞ / Taner Özdeş, “Satışın 10 Altın Kuralı” kitabının yazarı, eğitmen ve danışmandır.Detaylı eğitmen CV’si için www.tanerozdes.com adresini ziyaret ediniz. Hayatınızın akışını değiştirecek bu semineri kaçırmamanızı tavsiye ederiz.
Rezervasyon için: T. 0212 266 00 46/ F. 0212 266 00 46/134 info@bilimmerkezi.org.tr www.bilimmerkezi.org.tr
A. TANER ÖZDEŞ – JCI Certified National Trainer
1963’te doğan Taner Özdeş 1983’te Avusturya Lisesi’nden, 1986’da ABD’deki University of Miami’den Pazarlama bölümünden mezun oldu. İlk görevine 1986 yılında İktisat Bankası’nda yatırım ve pazarlama analisti olarak başladı. Özdeş, 1989 – 1990 arasında Lever’da marka müdürlüğü, 1990 – 1991 yıllarında Pars/Mc Cann Erickson’da senior müşteri temsilciliği görevlerinde bulundu.
Özdeş, 1991 Mayıs’ından 1997 Ocak’ına kadar Dow Jones Telerate’te satış müdürü olarak çalıştı. Şubat 1997 – Ağustos 2000 arasındaysa Fornet’te satış ve pazarlama müdürlüğü yaptı. 1 Eylül 2000’den beri ağ ve bilgi güvenliği alanında dünyanın en iyi ve en yeni ürün ve çözümlerini Türk kullanıcıların hizmetine sunmak ilkesiyle yola çıkan InfoNet’in Genel müdürlüğünü yürütüyor.
Kariyeri boyunca birçok satış temsilcisi yetiştirmiş olan Özdeş Genç Müteşebbisler Jaycees Derneği (JCI) Türkiye ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği (BÜMED) ve Rotary Klübü vasıtasıyla 3000’e yakın kişiye “Yeni Yüzyilda Satiş Psikolojisi ve Teknikleri konusunda eğitim verdi. 2004 yilinda JCI Certified Local Trainer, ve 2005 yilinda JCI Cerrtified National Sertifikasina hak kazanmıştır. Eğitim ve danışmanlık verdiği kuruluşlar ; Hillside Su Otel , Sante Kozmetik, Onep, Mopak, TTL Tütün, Hillside City Club Etiler,
Alkent 2000. Ayrıca, birçok Üniversite ve MBA programında Satış, Pazarlama, Müşteri Psikolojisi ve Duygusal Zeka konusunda seminer vermektedir. Istanbul Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 200’e yakın Emniyet mensubuna gönüllü olarak Duygusal Zeka ve Beden Dili eğitimi verdi.
Yönetim, pazarlama ve satış odaklı çok sayıda eğitim program ve seminerine katılan Özdeş Almanca ve İngilizce biliyor. Tenis, yüzme, kayak yapan, seyahat etmekten, kitap okumaktan hoşlanan ve yoğun bir şekilde sosyal kulüp faaliyetlerinde bulunan Özdeş Junior Chamber International’ın ve Genç Yönetici ve İş Adamları (GYİAD) derneklerinin aktif bir üyesi.
Bilim MerkeziVakfı Yönetim Kurulu üyesidir.
Kendisi 1999 yılında Türkiye’deki en iyi JCI üyesi seçildi. Aynı derneğin Kurumsal İlişkiler Ulusal Direktörlüğü’nü 1998-2002 tarihlerinde yürütmüş olan Özdeş katıldığı seminerlerle kendini sürekli geliştirmeye çalışıyor. 2005 yılında www.tanerozdes.com sitesini açmıştır.
Kariyer.net, yenirbiris.com , Maxihaber.net, turklider.org ‘da aylık makaleleri yayınlanmaktadır. Ocak 2007 de, “ Satışın 10 Altın Kuralı “ adlı ilk kitabı piyasaya çıktı.