Anılar canlandı gözümde…

Unutulmuş birer birer
Eski dostlar, eski dostlar
Ne bir selâm, ne bir haber
Eski dostlar, eski dostlar
Hayâl meyâl düşler gibi
Uçup giden kuşlar gibi
Yosun tutan taşlar gibi
Eski dostlar, eski dostlar
Unutulmuş isimlerde
Bilinmez ki nasıl, nerde
Şimdi yalnız resimlerde
Eski dostlar, eski dostlar
bu şarkıyı dinlediniz mi hiç?
dinleyipte uzaklara daldığınız oldumu ?
ahhh eski günler,eski dostlar diye
şöle taa yürekten bir iç çekişi yaşadınız mı?
zaman zaman bana olur halen…
elimde solmuş resimler,
her resimde farklı bir anı canlanır gözümde…..
işte şimdi aklıma gelen bi tanesini paylaşayım istedim sizlerle…
…………………………………………………………………………………………………………………………………………
yağmurlu bir gündü,benden bir yaş küçük olan kardeşimle yine el ele tutunmuş okuldan eve doğru ilerliyorduk…
şemsiyenin kenarından sızan yağmur damlalarından korunmak için iyice birbirimize sokulmuştuk…
ama küçük su birikintilerinden korunmak o kadarda kolay olmamıştı….
ve biraz eskimeye yüz tutan ayakkabılarımız su sızdırmış, çoraplarımızı ıslatmıştı…
eve girdikten hemen sonra annem geldi…ıslak çoraplarımızın halıda bıraktığı izleri görünce gözleri buğulandı belli belirsiz….
çıkarmayın üzerinizi yavrum,gidiyoruz deyince şaşırmıştık….
ikimizin elinden tutupta bizi götürdüğü yer… hergün vitrinine baktığımız o ayakkabı mağazası idi….ve sanki içimizi okuyor gibi " bakıp bakıp bizimde böle pabuçlarımız olur mu diye iç geçirdiğimiz pembe botları göstererek "bunlardan olsun,yavrularıma yakışır "demişti…
o an kardeşimle göz göze geldik…
biraz buruk bir mutlulukla gülümsedik birbirimize…
evet öğretmenimizin kızının giydiği ve o zaman herkesin alamadığı altı frenli,şeker pembesi botlardan bizimde vardı artık…
belki o günün üzerinden yıllar,o botların üzerinden nice ayakkabılar geçti ama inanın onlar bambaşkaydı….
sevgiyle kalın…..
şemsiyenin kenarından sızan yağmur damlalarından korunmak için iyice birbirimize sokulmuştuk…
ama küçük su birikintilerinden korunmak o kadarda kolay olmamıştı….
ve biraz eskimeye yüz tutan ayakkabılarımız su sızdırmış, çoraplarımızı ıslatmıştı…
eve girdikten hemen sonra annem geldi…ıslak çoraplarımızın halıda bıraktığı izleri görünce gözleri buğulandı belli belirsiz….
çıkarmayın üzerinizi yavrum,gidiyoruz deyince şaşırmıştık….
ikimizin elinden tutupta bizi götürdüğü yer… hergün vitrinine baktığımız o ayakkabı mağazası idi….ve sanki içimizi okuyor gibi " bakıp bakıp bizimde böle pabuçlarımız olur mu diye iç geçirdiğimiz pembe botları göstererek "bunlardan olsun,yavrularıma yakışır "demişti…
o an kardeşimle göz göze geldik…
biraz buruk bir mutlulukla gülümsedik birbirimize…
evet öğretmenimizin kızının giydiği ve o zaman herkesin alamadığı altı frenli,şeker pembesi botlardan bizimde vardı artık…
belki o günün üzerinden yıllar,o botların üzerinden nice ayakkabılar geçti ama inanın onlar bambaşkaydı….
sevgiyle kalın…..

19 Haziran, 2008 Perşembe
:)))) ŞEKERİMM BİRAZ HÜZNLENDRDİ AMA TATLI BİR ANI BU.. ESKİ DOSTLAR DA İLK FLÜTLE ÇALDIĞIM ŞARKIYDI..:)) SENDE TEBESSÜMLERİNİŞ GİZLEMESEN ARTIK HEP BİR HÜZN VAR SENDE.. ZULANDA MUTLULUK YOK MU BEBİŞİM:)) YÜREĞİNDEN ÖMTÜM O SEVGİ DOLU OLAN HASSAS YÜREĞİNDEN:))
19 Haziran, 2008 Perşembe
nerde o eski sıcak dostluklarrrr,herşey menfaat olmuş,paran varsa dostun var.çok güzel duygulu ifadeler eline sağlık.
20 Haziran, 2008 Cuma
İnsanın çocukken giydiği ayakkabılar hem en kıymetli oluyor, hem de unutulmuyor. Biz de bayramdan bayrama görürdük yeni giysileri, sağolsun babam ne beğenirsek onu alırdı. Yine bir bayram alışverişinde tutturduk plastik cırtlak yeşil, ucu hafif sivri ayakkabılardan alalım diye. Sende bilirsin onları, halen var. Her rengi mevcut. Nerden görmüştük onları, nerden beğenmiştik biliyormusun? Komşumuzun 5 kızı vardı, durumları iyi olmadığı için hepsi o ayakkabılardan giyerdi. Ucuzdu çünkü onlar. Bağda, bahçede, asvaltta her yere uygun. Bir Kurban Bayramını bizde plastik ayakkabılarla geçirdik.
20 Haziran, 2008 Cuma
yazdığın ne anlamlı güzel yazı
bir dost bulamadım gün akşam oldu
bu ne güzel cızği seninle çizdiğimiz
gül dalında açan gülümsün sen
seninle paylaşdığımız ömrümde
bu günde senle geçti be dostum
kalan ömrümde senle geçsin gülüm
yüreğine sağlık şiir dostum
eline sağlık
20 Haziran, 2008 Cuma
canımmm hatırlamaz mıyım o rengarenk plastik ayakkabıları…
benimde mor renk plastik bir çizmem vardı…boğaz kısmı beyaz pamuklarla süslü…tıpkı senin tarif ettiğin gibi hafif topuklu ve sivri burunlu..
vayyy vayyy ne günlerdi bea…
herşeyiyle tekrar tekrar yaşanılası kadar değerliydi….
20 Haziran, 2008 Cuma
Okurken gözlerim doldu.Bende bu şarkıyı her dinlediğimde dalar giderim ve eski resimleri çıkarıp bir bir saatlerce onlara bakarım…