Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

globalleşME!!!

25 Ocak 2008 Cuma | Kategori Siyaset | Etiketler : globalleŞ me suselsu İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

           Ulusal kültürlerin, ekonomik sınırların ortadan kalkmaya yüz tuttuğu, hemen hemen her alanda liberal eğilimlerin  güç kazandığı, teknolojinin akıl almaz bir hızla geliştiği ve toplusal hayatın büyük bir hızla geliştiği, toplumsal hayatın büyük bir kısmının global süreçler tarafından belirlendiği bir çağda yaşıyoruz bu durumda giderek globalleşiyor muyuz sizce. Beklide evet ama birde şöyle bakalım; globalleşmenin dış cephesinin rengarenk  olan duvarları acaba içerden bakıldığında nasıl görünüyor!

            Şu günlerde okumakta olduğum DİP DALGASI kitabında, yakın zamanda şu satırları okudum;

…AK Parti Genel Başkanı Tayip Erdoğan’a New York’tan iletilen memorandumda, “Mr. Erdoğan, sizi küreselleşme ile demokrasi ilişkilerini bağdaştırma yönündeki adımlarımız, Türkiye’ye kriz sırasında destek olan uluslar arası güçler tarafından da kabul görecektir. Ankara küreselleşmenin gerekliliğini anlamak ve dünyada geçerli olan kurallara uymak zorundadır .(Bu kurallar ki USA’nın koyduğu kurallar.)Ankara şunuda anlamalıdır ki, uygun gördüğü kuralları uygulayıp, kendi çıkarlarına uymayanları reddetmesi mümkün değildir… (Nerde kaldı bağımsızlık?) küreselleşmenin bir diğer adı da şehirleşmedir Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır.(bu son cümle kafanızda bir şeyler uyandırdı mı?) Dünya bütün hükümetlerden,  bunu istemektedir… (s.170)

            Birde Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ne dediğine bakalım:

“Temel olan iç cephedir. Bu cephe bütün yurdun, bütün ulusun meydana getirdiği cephedir. Dış cephe doğrudan doğruya sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir; ama bu durum hiçbir zaman bir ülkeyi, bir ulusu yok edemez. Önemli olan ülkeyi temelden yıkan, ulusu tutsak kılan iç cephenin çökmesidir. Gerçekten ‘kaleyi içten yıkmak’ dışarıdan zorlamaktan çok kolaydır. Bu gerçeği bizden çok iyi bilen düşmanlar bu cephemizi yıkmak için yüzyıllardır çalışmaktadırlar. Bu güne kadar başarı sağlamışlardır. Yurdumuzda bulunan düşmanları silah gücü ile çıkarmadıkça ya da çıkarabilecek varlığımız ve ulusal gücümüz bulunmadıkça siyasal alanda umuda kapılmanın yeri yoktur!”

            Şimdi tekrar gözden geçirelim biz ulus olarak gerçekten iç cepheyi sağlam koruyabiliyormuyuz? Evet, eğer atanın dediği gibi asil kanı damarlarımızda taşıyorsak bu ülke ciğeri beş para etmezlere de kalmaz

Yorum

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız