Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


İlk Türk hibrit otomobil! çok yakında izmirde

8 Mayıs 2008 Perşembe 1 Yorum »

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk Türk hibrit otomobil!

document.write(’Haberi arkadaşına gönder’);
Haberi arkadaşına gönder

document.write(’Haberi yazdır’);
Haberi yazdır
 

İlk Türk hibrit otomobil!

 

 

 

 

Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (GYTE) geliştirilen, hidrojen enerjisiyle çalışan ilk Türk otomobili projesinin 3 ayda tamamlanacağı ve prototipinin 6 ay içinde üretileceği bildirildi.

GYTE Enerji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Ata, Avrupa ve Amerika’daki metropol kentlerde şehiriçi trafiğinde kullanılan hibrit araçları Türkiye’ye kazandırmak amacıyla başlatılan çalışmaların son aşamaya geldiğini söyledi.

Hidrojen enerjisiyle hareket eden hibrit otomobilin 3 ay içinde hazır olacağını ve 3 yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu otomobilin aynı zamanda batarya takviyeli olacağını ifade eden Ata, "Öncelikli hedefimiz, şehiriçi trafiğini rahatlatacak, küçük ölçekli ve kolay satın alınabilen cep telefonları gibi 2-3 saatte şarj edilebilen elektrik enerjili bir araç geliştirmek" dedi.

İkinci aşamada hidrojenle çalışan yakıt hücresinin devreye gireceğini ve en geç 6 ay içinde prototipinin üretileceğini ifade eden Ata, "Projeyi daha sonra talipli firmalara sunacağız" dedi.

Hidrojen enerjisiyle yeni bir dönemin başlayacağını dile getiren Doç. Dr. Ali Ata, yanmalı teknolojilerden elektrikli teknolojiye geçişle, yakıt tasarrufu sağlanacağını, petrole bağımlılığın ortadan kalkacağını kaydetti.

Ata, 4 kişilik olarak tasarlanan otomobilin hızının, saatte 100 kilometreye ulaşabileceğini anlatarak, şehir içi trafiği için tasarlanan araçların sıfır emisyonla çevre dostu olduğunu ifade etti.

Benzinli bir otomobilin 100 kilometrede yaklaşık 8 litre benzin yaktığını söyleyen Ata, tasarladıkları otomobilin yakıt ihtiyacı olmayacağını, tek maliyetin 20 dizüstü bilgisayarın harcayacağı düzeyde elektrik sarfiyatı olacağını söyledi.

Yaklaşık 100 bin avro bütçeli otomobilin satış rakamını 10-15 milyar lira arasında düşündüklerini bildiren Ata, seri üretime geçildiğinde maliyetin daha da düşebileceğini sözlerine ekledi.

23.07.2005

SIKIYSA YAPSANA (STROBOSKOP ÖZGÜRÇOCUK)

23 Ocak 2008 Çarşamba Yorum yok »

Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey%ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey%e dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"

usta Tamirci (stroboskop özgür çocuk)

23 Ocak 2008 Çarşamba Yorum yok »

Jinekoloğun biri mesleğinden usanır, kahretsin diyerek doktorluğu bırakır.
Ve araba tamircisi olmaya karar verir. Eğitimini almak için okuluna gider. Kursu başarıyla tamamlaması için mezuniyet sınavına girmesi gerekir.

Sınavdan 100 üzerinden 150 almıştır. Ama böyle bir sonuca itiraz edilir ve müfettiş çağrılır okula. Müşettiş hocaya bu nasıl oldu der.

Hoca da:
-yağı değiştir dedim değiştirdi. filtreyi değiştir dedim değiştirdi.
müfettiş peki ama neden 150 verdiniz deyince hoca:

-çünkü bunların hepsini egzozdan yaptı der.

cenk servis’in pis tamircileri

16 Ocak 2008 Çarşamba Yorum yok »

cenk servis\'in pis tamircileri aha bu da been

DEVRİM TÜRKİYENİN İLK EL YAPIMI OTOMOBİLİ(ÖZGÜR ÇOCUK)

1 Ocak 2008 Salı 5 Yorum »

çoğu insanın daha otomobil kullanmayı bilmediği bir zamanda, 1961 yılında 23 türk mühendise bir toplantı için ankara gidecekleri söylenir. mühendislere tamamen türkiye üretimi olacak devrimlerin geliştirilmesi görevi verilir.

\

projenin tamamlanması için verilen süre 129 gündü. devrimler 29 ekim 1961′de cumhuriyet bayramında kullanılacaklardı. toplantıya katılanlar bu sürenin yetersiz olduğunu düşünseler de çalışmalar başladı.

\

basın, politikacılar, sanayiciler hep bu projenin başarısız olacağından söz ediyor, tamamen yerli bir otomobilin üretilmesinin mümkün olamayacağını söylüyorlardı.

derken 129 gün geçiyor. 29 ekim 1961 günü devrimler, türkiye’de üretilmiş kendi motorlarının gücü ile bayram törenlerine katılıyorlar.

aslında sorunsuz olarak çalışan devrimler, taşınırken bir tehlike oluşmaması için trene benzinsiz olarak koyuluyorlar.

\

bayram sabahı törene götürülürken devrimlere eşlik eden eskort ekibinin benzin alınması gerektiğini bilmemesi yüzünden yakıt alınamıyor. tören alanında benzin bitiyor ve ertesi gün gazetelerde "100 metre gidip bozuldu" diye haberler cıkıyor. 1961 yılında 4 adet üretilen devrim adlı otomobillerden günümüze bir tanesi ulaşmıştır ve şu anda eskişehir demiryolu fabrikaları müzesinde (tülomsaş müzesi) sergilenmektedir.

Borla çalışan oto ‘inadına’ geliyor (ÖZGÜR ÇOCUK

1 Ocak 2008 Salı 2 Yorum »

ATO Başkanı Sinan Aygün, Ankara sokaklarında borla çalışan otomobille dolaşacak.

ABD Devlet Başkanı George Bush, Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Irak’a yapılacak operasyonun yanı sıra Türkiye’yi yakından ilgilendiren bîr başka konuya daha değindi. Hidrojenli otomobil projesiyle ilgili 1.2 milyar dolar kaynak ayrılmasını öneren Bush, "Kongreden 1.5 yıl önce sunulan enerji ile ilgili planın onaylanmasını istiyorum" dedi. Bush’un gündeme taşıdığı hidrojen otomobillerinde kullanılan en önemli hammadde ise dünya rezervlerinin yaklaşık yüzde 70′ini Türkiye’nin elinde bulundurduğu bor madenleri.

Yıllardır bor madenlerine dikkatleri çekmek için uğraş veren ve bu konuda bir kitap bile hazırlayan Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün de nisan ayında ABD’nin milyar dolarlar ayırmayı planladığı hidrojen otomobillerinden birini Ankara sokaklarına çıkaracak. Yaklaşık bir yıl önce bor yakıtı ile çalışan araç olduğunu duyan ve araştırmaya başlayan Aygün, sonunda bu araçlardan DaimlerChrysler’in yılda üç bin adet ürettiğini öğrendi. Ancak şu anda önünde ithalat engeli bulunuyor. Çünkü ithal otomobillerin ne tür özellikler taşıyacağı yasa ile belirlenmiş durumda. Bor ile çalışan araçlar da çok yeni olduğu için bu düzenlemenin hiçbir yerinde yer almıyor.

Mucize otomobili almak için hükümetten ithal izni almaya çalışan Sinan Aygün’ün B planı da hazır. Eğer ithalat izni olmazsa yabancılar gibi bir aylık süre ile aracı Türkiye’ye sokmayı düşündüğünü anlatan Aygün, "Biliyorsunuz, yasa yabancı plakalı araçların bir ay süre ile Türkiye’ye girişine izin veriyor. Süre dolunca yeniden giriş çıkış yapılabilir. Zaten belki bu arada ithalat izni sorununu da çözeriz" diyor.

FİYATI 80 BİN EURO

Aygün’ün Almanya’daki fuardan satın alıp getireceği otomobilin değeri 80 bin euro yani 142 milyar lira. 300 millik bir mesafeyi saatte 85 mil hızla gidebilen araç yakıt olarak sodyum bor-hidrid hücre kullanıyor. Natrium sistemi, sodyum bor-hidrid paletleri ve su karışımından hidrojen gazını çıkarıyor. Ortaya çıkan hidrojen elektrik üreterek aracı itiyor ve geride kalan bor kalıntısı da araçtan çıkarılarak tekrar değerlendirilebiliyor. DaimlerChrysler’in tanıtım broşüründe toksik ve yanıcı olmayan paletlerin her yerde satılabileceği belirtilerek, "Araç sahiplerinin 1 kilogram palet ve 1 kilogram su bulundurması yeter" deniliyor.

TÜRKİYE’DEN den elektrikli otomobil (ÖZGÜR ÇOCUK)

1 Ocak 2008 Salı Yorum yok »

Hyundai, doğa dostu, elektrikli ve benzinli motoru aynı anda kullanan hibrid motorlu araçların seri üretimine, 2006 yılında başlamaya karar verdi.

Hyundai Assan’dan yapılan açıklamaya göre, test amacıyla
geliştirilen 50 adet Getz Hybrid modelini geçen yıl Kore hükümetine veren Hyundai, yine pilot proje kapsamında hibrid motora sahip 350 adet Accent modelini hükümetin diğer birimlerinde kullanılmak üzere 2005 yılı sonuna kadar teslim edecek.

Hyundai Motor Company’nin hedefi, ilk etapta daha az rakamlarla hibrid araçlarının seri üretimine başlamak olarak açıklandı.

Bu amaçla, Kore pazarının bu araçlara olan ilgisini ölçmek için ilk olarak Accent Hybrid modelleri 2006 yılı içinde satışa sunulacak. Accent Hybrid’lerin göreceği ilgiye göre Sonata’nın da hibrid motorlu versiyonlarının seri üretimine geçilecek. Hibrid motorlu Sonata’lardan
2007 itibariyle yılda en az 10 bin adet üretilmesi planlanıyor.

Hibrid motorlu araçlar öncelikle Kore pazarı için üretilecek. Daha sonraki dönemlerde Kore dışındaki diğer ülkeler için de üretim yapılacak.

Otomotiv sanayiinde Hyundai ile birlikte hibrid araç üretimi yapan sadece birkaç firma bulunuyor. Hyundai Motor Company, 2010 yılına kadar yıllık 300 bin adetlik hibrid araç üretimini öngörüyor.

-HİBRİD ARAÇLAR-

Açıklamaya göre, hibrid elektrikli araçların, tüm dünyada 2030 yılı itibariyle yeni araç taleplerinin yüzde 50′lik bir bölümünü karşılaması bekleniyor.

Getz Hybrid’in tüketimi, içten yanmalı motora sahip olan Getz’e göre yüzde 50 daha az ve 18 kilometrede sadece 1 litrelik tüketimi bulunuyor. Hibrid sistemde benzinli motor, bataryadaki enerjiyi kullanarak elektrikli motor tarafından çalıştırılıyor. Ancak aracın hareket etmesini, benzinli ve elektrikli motorlar beraber sağlıyor. Araç hareket ederken benzinli motor, bataryayı şarj etmek amacıyla tekerlekleri ve elektrikli motoru kullanıyor. Fren yaparken de elektrikli motor bir jeneratör görevini üstlenerek elektrik enerjisini
üretiyor ve aracın bataryasında depoluyor. Araç durduğunda ya da şehir içinde trafik ışıklarında beklerken benzinli motorun çalışması otomatik olarak duruyor. Ancak yeniden gaza yüklenildiğinde elektrikli
motor sayesinde çalışmaya başlıyor ve harekete geçiyor. Bu motorlarla 161 km/s’lik maksimum hıza ulaşan Getz Hybrid, 12.7 saniyede de 0-100 km/s hızlanmasını gerçekleştiriyor.

216 BİN EURO’LUK MASERATİ GRANTURİSMO, TÜRKİYE’DE ”özgür çocuk”

11 Aralık 2007 Salı Yorum yok »

216 BİN EURO’LUK MASERATİ GRANTURİSMO, TÜRKİYE’DE
Tarih: 18.11.2007 Saat: 23:21

 

Maserati, ilk kez Cenevre Motorshow’da sergilediği yeni GranTurismo’yu Türkiye’de 216 bin euro fiyatla piyasaya sundu. Otomobil 100 kilometre hıza 5.2 saniyede ulaşıyor. Maserati’nin, yeni GranTurismo modeli Türkiye pazarına sunuldu. Yeni GranTurismo’nun tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda konuşan Maserati SPA Avrupa Bölge Müdürü Luis Fresco, Maserati’nin küresel olarak ve Türkiye’de son derece başarılı bir dönem yaşadığını söyledi. GranTurismo’nun tüm dünyada otomobil tutkunlarının ilgisini çekmeyi başardığını dile getiren Fresco, otomobilin büyük özenle üretildiğini anlattı.

Pininfarina imzası taşıyan tasarımın, Quattroporte ve A6 Berlinetta gibi geçmiş modellerden olduğu kadar gelecek dönemde piyasaya sunulacak Birdcage konseptli modellerden de ilham alınarak oluşturulduğunu belirten Fresco şu bilgileri verdi: "GranTurismo 7100 d/d’de 405 beygir gücüne, 4750 d/d’de ise maksimum 460 Nm tork üreten 4.2 litrelik motora sahip. Saatte 285 kilometre hıza ulaşabilen GranTurismo, 100 kilometre hıza 5.2 saniyede çıkabiliyor."

Pininfarina imzası taşıyan tasarımın, Quattroporte ve A6 Berlinetta gibi geçmiş modellerden olduğu kadar gelecek dönemde piyasaya sunulacak Birdcage konseptli modellerden de ilham alınarak oluşturulduğunu belirten Fresco şu bilgileri verdi: "GranTurismo 7100 d/d’de 405 beygir gücüne, 4750 d/d’de ise maksimum 460 Nm tork üreten 4.2 litrelik motora sahip. Saatte 285 kilometre hıza ulaşabilen GranTurismo, 100 kilometre hıza 5.2 saniyede çıkabiliyor."

 

Yıllar sonra kara geçiyor

GranTurismo’nun ilk kez sergilendiği Cenevre Motorshow’dan bu yana şaşırtıcı sayıda sipariş aldığını ve bugüne kadarki toplam sipariş sayısının 2 bin 200′ü bulduğunu bildiren Fresco, bu miktarın iki yıllık kotaya karşılık geldiğini söyledi. Fresco şunları kaydetti:

"GranTurismo’nun geri dönmesiyle birlikte Maserati, 2007 yılı sonuna kadar nihai tüketiciye 7 binden fazla otomobil ulaştırma hedefini gerçekleştirebilecek. Marka, yakın geçmişi içerisinde ilk kez kâra geçecek. 2007′nin ilk yarı yıl sonuçları, geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 28′lik bir artışla 344 milyon euro’yu gösterdi ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen performansı sayesinde Maserati, dönemi kârla kapatma şansını yakaladı. Maserati, son 1 yılda toplam 59 pazarda 262 satış noktası ile faaliyet gösterir duruma geldi. 1998′de 600 olan sipariş sayısı bu yıl 7 bin otomobilin üzerine çıktı."

Yeni GranTurismo’yu Türkiye’ye Tofaş bünyasinde kurulu olan FerMas getirecek. FerMas Genel Müdürü Orhan Ülgür, 216 bin euro (yaklaşık 380 bin YTL) fiyatla satışa sunulan GranTurismo’dan şimdiye kadar 5 adet sattıklarını, 2008 için 4 adet sipariş aldıklarını bildirdi.

Bu yıl 30 adet Maserati satıldığını, satışlarını yüzde 40 artırmayı hedeflediklerini belirten Ülgür, Maserati müşterileri arasında Porsche ve Ferrari müşterilerinin de bulunduğunu anlattı.

Tofaş CEO’su Ali Pandır da bu yıl 1.5 milyar dolar, gelecek yıl ise 3 milyar dolar ihracat hedeflediklerini bildirdi. Fiat’ın İtalya dışında 5 markasını tek çatı altında topladıklarını hatırlatan Pandır, 2005′te kurulan FerMas’ın başarılı bir performans sergilediğini kaydetti.

2009’da uçan otomobiller trafikte!

10 Aralık 2007 Pazartesi Yorum yok »

2009’da uçan otomobiller trafikte!

Bilim-kurgu filmlerinde gördüğümüz uçan otomobillerle tanışmamıza çok az bir zaman kaldı. İlk uçan otomobil 2009′da trafğe çıkıyor. Araç nasıl uçacak, 1 depo ile kaç Km gidecek?

03 Ağustos 2006 00:25
Yazı boyutunu büyütmek için            
2009’da uçan otomobiller trafikte!

Amerikan Terrafugia şirketi tarafından geliştirilen ’Transition’ isimli hem karada hem havada gidebilen araç, gerekli tüm şartları yerine getirerek 2009 yılından itibaren piyasadaki yerini alacak.

Kişisel hava taşıtı olarak sınıflandırılan Transition, 150 bin dolar civarında fiyatıyla, kara ve hava ulaşımını birleştirerek yeni bir dönemi başlatıyor.

20’nci ve içinde bulunduğumuz 21’inci yüzyılın en çok tercih edilen ulaşım aracı olan otomobiller, çok yakın zamanda sadece karayollarında değil aynı zamanda havada da ilerlemeye başlayacak. Yıllardır Hollywood’un bilim-kurgu filmlerinde görmeye alıştığımız uçan otomobillerin öncüsü 2009 yılında yollara çıkmaya hazırlanıyor. Hem otomobil hem de uçak olarak kullanılabilen ’Transition’ isimli konsept, sıradışı tasarımı ve gelişmiş teknolojisiyle kişisel ulaşımı çok daha kolay ve hızlı bir hale getirmeyi hedefliyor.

HAVADA 220 KİLOMETRE HIZ

Amerikan Terrafugia firması tarafından geliştirilen bu araç, karayollarında ilerleyebilmek için bütün kriterleri karşılıyor. Uçak modunda 8 metre 22 santimetrelik kanat açıklığına sahip olan Transition, kanatlarını katlayıp şehir içinde normal bir otomobil gibi kullanılabiliyor. En yakın hava alanına giderek, yanlara katlanmış durumdaki kanatlarını açıp kalkış yapabiliyor. Havada saatte maksimum 220 kilometre hızla gidebilen araç tam dolu depo ile 800 kilometre yol yapabiliyor. 195 kilogram taşıma kapasitesine sahip olan araç, günde 100 kilometreden fazla yol yapan kişiler için tasarlanmış.

100 KİLOMETREDE 8 LİTRE

Ulaşmak istenilen yere varıldıktan sonra uçak modundaki aracı otomobil moduna sokup kanatlarını katladıktan sonra şehir içindeki yollarda yolculuğa devam etmek mümkün. Böylece gidilen yerde ulaşım için araç kiralamaya gerek kalmıyor. Düşük yakıt tüketimine de sahip olan araç hem uçak hem de otomobil konumundayken 100 kilometrede 8 litrelik ortalama yakıt tüketimine sahip. Otoyol kullanımlarında da standart bir otomobilden hiçbir farkı bulunmayan araç havalandığında hafif spor bir uçağın özelliklerini sergiliyor. Kompakt boyutlardaki Transition’ı bir evin garajına park edebilmek mümkün.

EN MANTIKLI KONSEPT

Transition çok amaçlı kullanılabilen bir araç. Uçabilmesinin yanı sıra diğer otomobiller gibi sokaklarda rahatlıkla dolaşabilmesi de onu farklı kılıyor. Bu araç temelde iş adamlarının ulaşımla kaybettikleri zamanı en aza indirmek amacı ile tasarlanmış. Birçok mühendis tarafından bugüne kadar hazırlanan en doğru dürüst uçan otomobil konsepti olarak tanımlanan bu araç hem otomobil hem de uçak pazarlarından küçük de olsa pay kapmayı hedefliyor. Havalimanına gidip gökyüzüne yükselmek ve belirlenen noktaya indikten sonra, gidilmek istenen mekana araçtan inmeden karayoluyla ulaşmak. Bunların hepsini tek bir araçla yapmak gerçekten sıra dışı bir deneyim ve zamandan kazanç sağlıyor. Özellikle 160 ile 800 kilometre mesafeler arasında sürekli seyahat eden kişiler için tasarlanan bu konsept en mantıklı ulaşım seçeneği olarak görünüyor. 2008 yılında üretime başlanması planlanan bu aracın teslimi ise 2009 yılını bulacak.

Bir düğmeye basarak kanatları açılıyor

Araç uçak modunda iken, havalanabilmek için gerekli tüm sistemler devreye giriyor. Hafif spor bir uçağın özelliklerini sunan Transition, kolay kullanıma sahip. Araç aynı zamanda, bir otomobilde bulunan tüm standart güvenlik donanımlarını sunuyor. Ön ve arkaya yerleştirilen tamponlar 2.5 kilometre hıza kadar dayanıklı. Ayrıca aracın ön ve arkasında, çarpışma anında oluşan enerjiyi absorbe eden bir düzenek de bulunuyor. Yolcu güvenlik kafesi sağlam bir yapıya sahip. Araçtaki yolcu ve sürücü için hava yastıkları da bulunuyor. Katlanabilen kanatları sayesinde uçaktan, şehir içinde yol alabilen bir otomobil haline dönüşen Transition, araç modundayken bir SUV araç kadar yer kaplıyor. Bu da aracın ne kadar kompakt bir yapıda olduğunun en büyük kanıtı.

Bir düğme ile kanatlarını açarak uçak moduna geçen araç, metal tavanlı coupe-cabrio otomobillerde olduğu gibi belli bir hızla giderken de bu işlemi gerçekleştirebiliyor. Uçak modunda kanatların açılmasından sonra motorun ürettiği güç, tekerleklerden alınarak yolcu kabininin arkasındaki pervaneye aktarılıyor. Şehir içinde otomobil konumundayken, sürücü ehliyeti ile kullanılabilen araçla uçak modundayken kalkış yapabilmek için pilot lisansına sahip olmak gerekiyor. Aracın oturma düzeni ise iki kişilik spor otomobillerde olduğu gibi yan yana tasarlanmış.

457 metrelik pist gerekiyor

Aracın içinde, havacılık için gereken haberleşme sistemlerinin yanı sıra gelişmiş bir müzik sistemi de bulunacak. Standart olarak GPS yer belirleme sistemini kullacak olan araç, elektronik ağırlık ve denge hesaplayıcısı sayesinde de pilota kullanım sırasında kolaylık sağlıyor. İç mekanda sunulan bacak mesafesi, bir SUV ile eşdeğerde. Rüzgarsız bir havada uçarken 190 km/s hız ile 800 kilometrelik bir menzil sunan Transition, daha düşük hızlarda 1200 kilometrelik menzile dahi ulaşabiliyor. Araç kalkış yapabilmek için ise 457 metre uzunluğunda bir piste ihtiyaç duyuyor. 600 kilogram ağırlığındaki araç, 100 beygir gücündeki motor ile hareket ediyor. Transition, en az bin 66 metre yükseklikte uçarken; yüksek irtifası ise 3 bin 657 metre olarak veriliyor.

370 km hız yapan elektrikli oto

9 Aralık 2007 Pazar Yorum yok »

370 km hız yapan elektrikli oto

 


Japonlar, saatte 370 km hız yapabilen 8 tekerlekli elektrikli otomobilin prototipini tanıttı..

Japon hükümeti ve özel şirketlerin desteğiyle Keio üniversitesi uzmanlarınca geliştirilen prototip, Tokyo’daki otomobil fuarında tanıtıldı.

4,2 saniyede 0′dan 100 km hıza ulaşan otomobil, 7 saniyede 160 km hıza çıkabiliyor. Mühendislerin açıklamasına göre, ”Eliika” adı verilen araç, lityum-iyon pilleriyle çalışıyor. Aracın her tekerleğinde bir motor bulunuyor.

Yolda başarıyla denendiği bildirilen aracın, birkaç yıla kadar sınırlı sayıda üretileceği, aracın fiyatının yaklaşık 217 bin avro olacağı bildirildi.

 

 

özgür öztürk

 

Sayfalar : [1] 2


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.