geri-dönüşüm
9 Haziran 2008 Pazartesi | Yorum yok »Kız Çocuğu
25 Nisan 2008 Cuma | 1 Yorum »yüreğimin terkedilmiş bir mahallesinde
yıkılmış direklerin üzerine oturan
bir kız çocuğu
elinde bez bebekli bir kız çocuğu ağlıyor..
o ağladıkça içi burkuluyor rüzgarın
uzaktan
bir ağacın arkasından
görüyorum kız çocuğunu
görüyorum etrafına bakan o çaresiz
o örgülü
o tozlu
saçlarını..
karşısına çıkacak gücüm yok
ağlayamam onunla
alıp onu
bu yıkık şehirden başka gidecek hiç bir yerim yok..
ama o ağladıkça içi burkuluyor kararsızlığın
belki yıllar geçmişti
bilemem
dinmeyen gözyaşlarının o derin yarası
göğsüme ‘dünyanın en iyisinin’ hançer vurması gibi
o ağladıkça canı çıkıyor insanlığın
burası ‘yüreğim’
bir kız çocuğu ağlıyor..
o ağladıkça paramparça oluyor ‘kalbim’
Aslım Bronşit
25 Nisan 2008 Cuma | 1 Yorum »çok gün
bir ayrılık
epey gündüz geçti
birazda karanlık
üstümüzü yırttıkça takıldığımız
diken sevdalar
beyaz giydik, kir
siyah giydik, kör
ölmedikçe, nankör
her şey eskir
ilk önce adın
sonra
ne varsa sakındığın
bir kutuda sakladığın
anıların
işte o zaman
daha anlaşılır konuşur
karanlığın
Kâbus
17 Nisan 2008 Perşembe | Yorum yok »düğümü boynundan sarkıtan
gözü dönmüş katillerin parmakları, canhıraş
ve asılı kalıyor yanlışlıklar
suskunlukları emzirdikçe
karanlığa gömülen cesetler kokuyor
kokuyor ve korkuyor ölüler
ki kayıp
bir an kırpışı gibi gözleri
kısacık
upuzun
suskunlukları emzirdikçe
daha bir büyüyor karanlıklarım
yetişiyor sonrasına zaman
bütün yarımlıkları sarmalıyor
bir hayali bütün kalıyor aklımda
ve avcumda
büyüyor telaşım
üzerime geliyor katillerim
Eski Günler
17 Nisan 2008 Perşembe | Yorum yok »hoşgeldin yanlızlığım
biliyor musun?
bir an tereddüt ettim.
hani bir an
geç kalacaksın sandım-
-da yanıldım
hadi gel
otur şöyle
soluklan biraz daha
-epey vaktimiz var-
konuşuruz nasılsa
Çıldırış
6 Nisan 2008 Pazar | Yorum yok »Ve yüreğime
bir işgal
gibi
girip
geleceğime tecavüz eden
bu tedavisiz yara
bu kanlı balta
soğuyor
ve belirgin bir siyah
parmak uçlarımı kemiriyor
tepkisizim!
dokunmak bana uzak
dokunma, uzak.
Nerede?
İklimlerim!
Nerede?
dizlerime düşen o sarı yaprak
bu esaret
bu itaatkar uşak!
Çıldırıyorum
Kaçışın
Haydi durmayın
“Hayal kuranlar”
Sona eriyor
Bu kirli yeryüzü
Bu kanlı tuzak
Eriyor ve gülümsüyor
uykulara saklanmış
Bütün inançlar…
Ve beynime
Bir ihlal
Gibi
Sokuluyor
Sanrılar…
Uçurum
29 Şubat 2008 Cuma | Yorum yok »İndim derinliğine
İndim yamaçlara
uçurumlara indim de
Seslendim
Ses, gittikçe uzak
Gittikçe boğuk, niye?
Kayalardan eşelenerek yuvarlandım da
Bir cep kadar küçük bir yere düştüm
belki de bi kovuk.
Aşağısı uçurum. Bakma!
Aşağısı uçurum, bakmadım.
Kanat kanat kuşlar birikti gözlerime
Gökte bir cümbüş, bir panayır neşesi
Kendini güldüren soytarı bulutlar
Sarhoş dağ doruklarına uzanmış
Rüzgarla cilveleşiyorlar
Kaldığım yer, yerden uzak bir yer
Durduğum yada mecburluğum bu bir oturumluk yer
Ama aşağısı hala uçurum.Bakma!
Hey! Sesimden çoğalan sesimi kulaklarında duyanlar
Hey! Rüzgarlarla yatan ahlaksız bulutlar
Aşağısı uçurum.Bakmayın!
Ben bakmasam da biliyorum.
Düştüm de gördüm bir kayanın kaderini
Gördüm bir yamaç ağacının köklerini
En üsteydim, aşağısı uçurumdu
Şimdi bilmem neresindeyim bu yamacın
Düştüm. Kaldım. Durdum.
Kimseler yok!
Bir cümbüşte tüm evren
Bakın bakın işte o kuşlar
Oradan geliyorlar
Hey! Kanat sesi kuşları
Ama sesim yetişmiyor ki
Aşağısı uçurumken…
Deliriş
29 Şubat 2008 Cuma | Yorum yok »I tükeniş
kaçınılmaz gidiş.
söylediklerim mi
söylemediklerim mi?
gerçek olan?
kandıran?
II
baktım bir defa bütün dikkatimle
baktım geriye yürür adım
o apartmanlar yüksek
şu basit bahçe
bu katı yalnızlık
yürür adım
taşlar sıcak, taşlar buz
giyinikti yalınlığım
kısaldı telaş
yürüdü
üstüme doğru
tehdit korkuya mahal verdi
kapadım gözlerimi
III
yine aynı yerdeyiz
bir arpa belki
belki bir mercimek tanesi çırpışınıydı bütün bu koşuşturmaca
şu adam
bu kadın
o gün
bütün çabalar
işaret edilebilir kaldıkça
bütün çabalar
sana
bana
ona
IV
tükeniş
ışıklar yanar eksi soğuklara
sapsarı soğuk et
yok hissediş
benimle her şey ama her şey
burada biter
Sevmeler III
29 Şubat 2008 Cuma | Yorum yok »sen elini çektiğinde
topallayan ömrümden
çamurların içine
düşmek daha acı şimdi
yoksun
isli sessizlik
gri hücre
