Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

sokaklarda blog blogcu özkan

YİNE YÜREKLER YANDI

    karŞı Tez’ in
   .::YİNE YÜREKLER YANDI::.Adlı yazısına yaptığım yoru

        "Tüm bunlardan sonra …

" Tüm bunlardan sonra ,çıkıp da baş sağlığı dilemek ve yola devam etmek ,nasıl bir midedir hiç anlayamadım ,ot yemesi gerekenlerin et yediği bu dünyada ,"elbet bir gün" demek kadar da anlamsız kelime yoktur , şimdi bilemem ama yarın herkes bilecek ve çok şaşıracak…

selamlar…"

Cin şişede kalsın…

   Cin şişede kalsın…

— Çay içenle şarap içen bir olur mu ?

—-Bu ne şimdi yarışma sorusu mu ?

—-Yok be Deli , bu konu da bazı laflar duymuştum da şimdi akılıma geldi ;hani bazı entel yazarlar var ya kendi milletine her alanda küçümser bakarlar , o tiplerden biri bu soruyu soruyor ve “adamlar şarap içip derin tartışmalara giriyor ,cesur ,sınırsız düşünüyor “diyordu .

Biz şaraba sarsak bir şişe ile kalmayız ki , biz bu bitti git bir kasa daha al ,bundan bir b.k anlamadık deriz , o tartışma sokak taşlarına olan yakınlığımızla sona erer, biz ayarsız adamlarız ya tam var ya da hiç yok , onun için biz demlik demlik çaya devam edelim

—Yani sınırlı ,sorumlu muhabbetlere devam

—Aynen sınırlı ve sorumlu ve de tortulu

—Sınırlı ,sorumluyu anladık da ,tortulu da ne ?

—Tortulu tabi ; biz de muhabbetler sınırlı ve derine inmeden olunca ,dipte tortular, çamurlar ve her türlü asitli pislikler birikerek , kalınlaşarak patlamaya hazır saatli bomba gibi bekler durur

—Dip taraması yok diyorsun ,

—Üsten, üsten ;darıltmadan , kısa kısa ve anlık ,tortuya, çamura bulaşmadan ,

—Çoğu da ; açık çay , sallama çay muhabbeti

—Bilinçaltı,bilinçaltında kalsın ,şarapla açılan kapılardan çıkan bilinçaltı ,bizi bozar ,biz demli çayla demlenip bilinçaltı kapılarını iyice kaynaklayalım, cin şişede kalsın …

—Cin şişede kalsın …

—Kalsın…

                                      DeLi…

son 3 yazı

Dikkat Boykot Var …

—deli sana akıl danışacağım
—ne vardı ? %47.5 Arif,
—biliyorsun biz artık Medya boykotundayız, Şimdi ben Artık "Haydar Dümeni " de okuyamayacak mıyım ?

—korkma Sizde daha iyi Haydarlar vardır , hem istersen ver parayı ben gidip alırım sana çaktırmadan veririm ,evde gizli gizli okursun ,sizinkilere söyle istedikleri gazataları gider alırım ,maksat muhabbet olsun


Deli ve % 47,5

Siz hangisindensiniz ?

hem gözlüklü,hem gıcık,

 

—özkan abi ,bir insan ; hem gözlüklü,hem gıcık,hem de bu kadar da mı hasta eder adamı ?

—nasıl lan Deli ? Getirmişsin iki resim ,bana yorum yaptırıyorsun

—bu resim var ya bu resim OH HAI ne iş ise beni aldı götürdü ,daha önce de buna delirmiştim

—-ulan bunların alayı gözlüklü ve senin ilkokul hocan kesin kadın ve kalın gözlüklü idi

—-nereden bildin ulan çok  bilmiş

—-paso tokat, paso kulağa tırnak takma…

—-ulan harbiden iyi ki seni psikolojiden atmışlar ,yoksa al sana yerli malı Freud

—-biz zaten sokakların Freud uyuz

—-bizde Freud un delisiyiz

—-sen beni de sıyırttın ya helal olsun , neydi ulan o kağıda yazdıkların ,yazını düzelt oğlum

—-düzeltcezz dedik ya

 

Deli, Özkan

Deniz feneri;”Fener kardeşliği”

— geçmişte bu olaylardan kıllanıp yazılar yazmıştık…
26/12/2006
sokaklarda “bu kurbanlar kime kurban olacak ?

sokaklarda “bu kurbanlar kime kurban olacak ?

Adam afiş asmış Afrika’ da ki kardeşlerimiz için kurban parası topluyor ,yahu sen kimi yiyorsun var mı öyle” ballı börek ” bu millet gerçekten demi bu kadar “kek” yuh be kardeşim ,”deniz feneri” bizim kanımız canımız “Mehmetçik Vakfı” “KızılAy” dan daha fazla para topluyormuş ne oldu bize ,insan hakikaten dumur oluyor ,yani Kızılay bu kadar da “kötü” yada “yabancı” siz kimsiniz?”Türk hava Kurumu” sizin için hiç mi bir şey ifade etmiyor ?Cumhuriyet adına yapılan her şey size neden bu kadar düşman ?siz kendinizi ne sanıyorsunuz ? hava girmeyin şimdi siz sadece “müdür”sünüz siz “seçilmiş”ama “seçilmiş geçici müdürlersiniz” insanları Cumhuriyet’ ten bu kadar soğutmayın siz onun boşluğunu başka şeylerle doldurmazsınız, taklaya geldiğinizde yine Demokrasi diye Cumhuriyet diye yalandan yalvaracaksınız ….yarınlar ,yarınlar diye bir zaman dilimi var biliyorsunuz değil mi?25.12.2006

27/12/2006
sokaklarda”yöntem olarak iyilik…

sokaklarda”yöntem olarak iyilik…

iyilik ne yüce bir duygu, bu konuda konuşmak, yargıda bulunmak bayağı hassas bir konu .Yine de yazmak -düşünmek engellenemez ve önlenemez bir hareket ,hareket dedim de “yüz yılın iyilik hareketi” olayı benim çoktandır kafamı kurcalıyor , bu konu aslında fazla kurcalanmaması gereken bir konu , belki bu yazı, yapılacak yardımları bir lira bile etkilese garibanın boğazından geçecek lokmada o oranda azalacak (mı..?) , çevrem de bazı insanlar var ki bu adamlar iyilik timsali ve bu adamlar her zaman yumuşak ve kibar ,kimseyi kırmaz her şeye olumlu yaklaşır ,tamam da ben bu adamları gerçekten zor ve ters-belalı durumlarda fazla göremem ,o durumlarda yine hiç ummadığın insanlar elini taşın altına koyar ve “iyi” adamlar nedense o an yoktur ….bu adamlar işte bu adamlar “iyilik” olayını “yöntem”-”tarz”- “maske” olarak kullanırlar belki çokta “kötü” değildirlerdir ki “kötü”olamadıkları için “iyi” dirler , yani “kötü” olmak aslında “cesaret işidir ve bazıları bu cesareti bulamadığından “iyi” dirler ,ve altını çiziyorum bu yazılanlar bir genelleme değildir ,her şeye rağmen “iyi “olanlar “maskeli”de olsa şu an için tam da karşımıza alınacak tipler değildir…Yine de “iyilik hareketi”olayı “karamanını koyunu “olayına dönmemesini ,her şeye rağmen garibanın boğazından geçecek bir lokma hatırına istiyorum ..inşallah bu olayı “yöntem””olarak yani “araç “olarak kullanmıyorlardır…?.

Image Hosting by PictureTrail.com dELi…

Play;”Sefilleşen orta direk Ya da sokaklaşan evler…

Play;”Sefilleşen orta direk Ya da sokaklaşan evler…

 

bu konu gargaraya gelmez ,bu konu çok yazı kaldırır,yazan varsa yazsın ,anlamayan varsa küçük bir parantez açayım ; (önceleri sokaklarda sefil hayatlar dikkatimizi çeker ulan ne boktan dünya falan edebiyatı yapardık ve artık sokaklardan evlere girdiğimizde aynı sefil hayatın orta direk diye tabir edilenlerin yaşadığı evlerde de yaşandığını ,buzdolabıların artık boş olduğunu , Tv seyretmenin tercih olmadığını yaygın olarak görür olduk ),işte bu konu “sefilleşen orta direk Ya da sokaklaşan evler “ konusunu ,buraya koymadan edemedim ve tekrar ; Pause

“bilinen şeyleri yazmanın dayanılmaz cazibesi “olayı..

"bilinen şeyleri yazmanın dayanılmaz cazibesi "olayı..


—utanmayın tabi birader ,herkes hata yapar ,ama bunu siz istediniz ,şimdi ben istemediğim halde aynı sıkıntıları aynen yaşıyoruz ,ama ben kafam bozulunca basıyorum kalayı , ama sen utanıyorsun,sıkılıyorsun ,aman sabır edelim daha iyisi mi var ki bekleyelim ,belki açılır diyorsun , açık açık ,biz  istedik tama ama siz de kenardan baktınız be kardeşim de demiyorsunuz ,aslında öyle desen haklısın aslında ,doğru olmak ,haklı olmak ama yalnız olmak yetmiyor ,olay ;kolay anlaşılır ama çok yaygın olmak ,pahalı ve acayip kıymetli olmak her zaman ucuza yenilir …

—-sen geç bunları be kardeş senin kisi "bilinen şeyleri yazmamanın dayanılmaz cazibesi "olayı..

—-o da ne be arkadaşım ? 

—-ne olacak ,sen herkesin zaten bildiği şeyleri yazmaktan acayip zevk alıyorsun ,artık ihtiyar heyeti muhabbetine döndü senin yazılar…

—-genelleme yapma ,genelleme yapma ! Her gün istakoz mu yiyeceğiz kardeşim , sana utanma diyorum ,aslında kısaca ,utanma yani sen bir hata yapmışsın ben daha büyük hata yapmışım , seç de gör gününü demişim , yatmışım kulağının üstüne 

—-tamam bilinen şeyler ,her gün anlatsan ne olacak ? mevzu o kadar büyük ki basit ve bilinen şekli ile anlatmak adamlara ekmek vermek gibi , en iyisi kendini çelikle ,toprak  tenekeleri nasıl olsa  çürütür…

       Özkan

Beş liran vardı onu da mı düşürdün ?

Beş liran vardı onu da mı düşürdün ?

 

—-müdür fıkrası aklıma geliyor ?

—-ne o diye sormayacağım …

—-zaten sorma ,bura anlatılmaz , beş parasız olmak anlamında yazı da başlatma ,hiçlik konusuna da girme , siyaset hiç yapma , geyik zaten dağa kaçtı , en iyisi Meksikalı gibi sızalım uyuyalım

—- uyumak ban ters ,ben de uyumama hastalığı var ,eşek gibi yorgun bile olsam sabah namazı saati kalkıyorum , acyip…

— o zaman yine susalım , çayı da bitirdik ,susalım , şarap parası bile bulunamayan devirlerin aşkına susalım…

—- susalım belki , iyi gelir …

—-gelmez ama sus ,

—- …. …. … ..

—- aynen .. . .. … .

—- özkan .

Fotoğraf karesine tav olanlar..

Fotoğraf karesine tav olanlar..

 

— şimdi bu başlık ayak takımı başlığı gibi gelebilir ve zaten iyice düşen tıklanmalar iyice düşebilir ama olay öyle değil

—-nasıl abi

—-şöyle çeto, sen şimdi alırsın resmi bakarsın vay be ne güzel bir hatun dersin en kibarcasına ve O resim saniyenin bilmem kaçta kaçının yakalanmış anıdır , geriye ne kalır o bilmem kaçta kaçının dışındaki her şey kalır ,24 saat kalır , çarpı bilmem kaç yıl kalır , ama sen işte” O an “ dersin olayı açıklamaya kalkarsın ,

—ama film öylemi ? Aman babam film acayip bir şey ,

—film de yukardaki hesaba göre “O an”ların çarpı 90 dakikası falandır

—sen ne anlatamaya çalışıyorsun usta ?

—-ne anlatacağım , insan denilen mahlukatın “O an” larla , dakikalarla anlaşılamayacağını anlatıyorum , o dakika melek gibi olan , o dakikadan sonra saniye de şeytan olur , “ o an” kuzu olan , saniye sonra kurt olur ,

—ama “ortalama “ denilen bir kavram atıldı ortaya , hah “ortalama” ,işte bende oraya geliyordum , sen benden daha çabuk geleceksin…

—neye ?

—keleğe ! Yani lafı iyice karamelleştirdin ,yani ; tatlı ve yapışkan hatta tutkal gibi , takma dişli olanlar aynen tadına kanıp dişlerini eline alırlar…

—-usta sen ne diyorsun , yine yolu şaşırdın.

—-şaşırtıyorsun adamı kardeşim, “ortalama” olayından bahsediyordum . Sen “alemi- cihan” ol fark etmez . Millet diplerde dolaşıyorsa senin uçmuş olman “ortalama”yı bir derece bile arttırmaz , işte adamlar ayarı öğrenmişler ,”” bunların “o an” larının geçmesini beklersen , ortalama davranışlar genelleşir “”, genelin sonra “ortama “olacağını biliyorlar , sen de burada” bir an” için ” O an “ için ömrünü çürütürsün…

—-acayip bit attın usta , bir resim karesi bizi bitirir , bir film sahnesi kahreder , o verilen pozdan sonra ,O kahraman “ tamam ulan çektiysen s.ktir ol git “demez mi ?

—-demez mi ? Yemez mi ? Bilemem ama , sen sen ol kendi resminden başka hiçbir resme ,” O an”lara inanma , hatta kendin çeksen bile …

Özkan

Hayalleri silinenler Diyarı…

Hayalleri silinenler Diyarı…

 

—Namık Kemal ustamız sokaklarda şiirlerinden fazla fıkraları ile anılır ,çoğu ona yapıştırılmıştır ama yine de sevildiğinden yapıştırılmıştır , işte ustanın namı büyük lafı nedir ?

—ne olacak abi “hayalle yaşayanın g.tünü s.keyim,demiş

—ama eklemiş “hayalsiz yaşayanında ….” yani bir memlekette hayal biterse o memlekette yaşanmaz, umut ile hayali de karıştırmayalım, umut bitmez tamam ama umut biraz da sosoyal bir kavramdır , biraz da senin dışındakilere de bağlıdır amma hayal senin mahremindir de ,işte o biterse ,bitersin be hocam

—bizim pornocu Kazım anlatıyor , “kardeşim” diyor “Millet artık porno bile seyretmiyor , uydu şifresini bile kırdırmıyor , bu millet iyice silinmiş be abi ,ayıptır söylemesi şeyi bile kalkmıyor demek ki “

—yani artık bu millete yeni bir format atıldı ,demek ki önce hayaller siliniyor sonra umutlar bitiyor ve

—vee “al beyi kömürlüğe “oluyor ,

—o da ne ulan “al beyi kömürlüğe “?

—yani abi fazla argo olmasın şöyle açıklayalım ; bey artık misafir odasına yakışmıyor ,yolla kömürlüğe …

—o zaman ne diyelim “al beyi kömürlüğe “

—bence de “alalım artık bu beyleri kömürlüğe

—Allahtan sokaklar var yoksa bizde aynen kömürlüğe gideceğiz

—o zaman , ne diyelim “olay sokaklar ve sokaklarda”

Özkan

Bir“şey “değil,” birey “ ol kardeşim …

Bir“şey “değil,” birey “ ol kardeşim …

 

—-ooh ne alaa Memleket , hiç kafa yorma “aile” var , ne olursa olsun seni kutulayan aile var

— ne kutusu be abi ? Hani zincir falan anladıkta kutu da ne ?

— artık zincir falan yok birader , zaman ambalaj zamanı ,aile senin ambalajın yani kutun , hani kutudan çıktın , yandın , küüt yerdesin, aynen paramparça…

—ne güzel koruyor işte daha ne istiyorsun ?

—kimi.?

—seni,

—kimden?

—kendinden !

—acayip bi şey ama , bu böyle

—ne o ? Bir” şey” mi oldun ?

—evet “hiç”bir şey oldum…

—bir ey ?

—”ayrı ey “

—bir ey-şey

—tamam geç gitsin o konular da açmıyor , yazılacak çok şey var ama yazı yok ,

—nasıl ?

—yazı ,yani burada olan yok ,muhabbet var , yazmak yok , çünkü birey yok ,”bir şey” var ,”bir şey” varsa kaybedilecek “bir şey” de var , bir laf edersin bitersin , aynen öyle

—onun için babalar az konuşur diyorsun

—ben sana “Bir şey “olamazsın demedim ,”birey “olamazsın dedim ,diyerek ,arkadan gelene yol verelim…

Özkan