Nisan, 2008 Arşivi

GİTTİĞİN YERDE KAL

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 12 Yorum

Dönme sakın!

 

Aşkım yetmedi sana..Yetinmek nedir hiç bilmezdin zaten..Ama benim sunduğum aşk yetinmen gerekenden çok daha fazlasını vaat etmişti sana..Benim gibi sevmeye biliyorum yüreğin yetmedi…

…..Baştan evet daha en baştan biliyordum bir gün itilip unutulan ne varsa beni onlara katacağını..Kavgam,mücadelem seni anlık sevmelerle yaşatmak içindi..Hiçbir zaman sonsuza dek benim olmayacağını biliyordum..Asla bu beklentiyle sevmedim seni..Sevdim evet..Ve bir gün hiçbir şey söylemeden çekip de gideceğini bile bile..Kalman,beni,benim seni sevdiğim kadar sevmen gerekmedi hiç..Hiçbir şey için bana söz vermen gerekmedi..Adı üstündeydi işte..Karşılıksızdı..Gerçek aşktı..Varlığını oluşturan hiçbir zerre beni anlamadı..Belki de anladı da ya ben sana fazla geldim yada sende bir şeyler eksik kaldı..

…..Biliyor musun?Her elimi uzattığımda boşluktu tuttuğum..Her dokunmak isteyişimde hiçbir şeydi bulduğum..Her yemin edişimde bozmak oldu sonum..Savruldum..Ettiğim dualar kadar yoktun..Her sana bakışımda gözlerin öyle derin uçurumlara attı ki beni düşüp ölmekten değil her düştüğümde ölememekten yoruldum..Hiç isyan etmedim kadere..Hiç kimseyi sorumlu tutmadım..Hiç beddua etmedim sana ve hiç lanet okumadım aşkına..Hiç ağlamadım ardından bakarken..Hiç uykularım bölünmedi..Yaşamaya hiç ara vermedim ve hiçbir vakit düşünmedim ölümü..Yaşamalı ve yaşadıkça seni sevmeliydim..Çünkü biliyordum..Aşkın benimle birlikte gelmeyecekti mezara..Öteki dünyada kavuşamayacaktık..Burada sevemediysen beni orada da sevemeyecektin..İki dünyada da yokluğunu çekmek fazlaydı kahrolurcasına seven gönlüme..

…..Ben böyleyim işte..Böyle büyük sevdim seni..Söylesene kim sevdi seni bu kadar körü körüne..Bu kadar beklentisiz..Bir varlığı seviyor olmak kolaydı her zaman..Bense yokluğunu sevdim senin..Kolay olan varlığını değil,zor olan yokluğunu sevdim..Dönmen için değil..Hiç dönmeyeceğini bilerek…Sevmen için değil,hiç sevmeyeceğini bilerek,koskocaman bir sensizliği içimdeki her bir hücreye itinayla yerleştirerek,gittiğin yollara mutluluk duaları serperek,beklemeden,ağlamadan,dönmen için yalvarmadan,ölmeden,yaşaya yaşaya ve acımı sindirerek sevdim..
DÖNME SAKIN………

hasretine dayanmak zor olsada

25 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 2 Yorum

Dayanmam Lazım Hasretine

Sensizliğin ışıkları vuruyor bu sabah yine,
Ne yapsam dinmiyor hasretin.
Varlığın hayatımı aydınlatırken,
Yokluğun karartıyor.
Hasretin dinmek bilmiyor,
Her geçen gün hasretimi,sevgimi ve seni büyütüyor içimde.
Biran önce kavuşmak istiyorum sana.
Aramızdaki mesafeler kısa bir süreliğine engel oluyor buna.
Dayanmam lazım bu hasretine,
Çünkü sonunda SEN VARSIN…

dar geliyor hayallerimmm

23 Nisan 2008 Çarşamba | Kategori : Aşk 1 Yorum

  Dar geliyor hayallerim bana,
Çoğu kez şaşıyorum aklıma,
Anlattığımda ise bir dostuma,
Bol geliyor hayallerim ona.
Üç buçuk kuruşluk düşüncelere,
Geçit yok benim beynimde.
Söylüyorum yanıma gelen herkese,
Değmez boşa zaman kaybetmeye.
Yüz kuruşu yüz kere düşünmek de niye?
Değersiz olana değer versen de,
Kıymet kazanmaz kendini harap etme,
Ölçülür kıymetin değer verdiklerinle…
Dar geliyor hayallerim bana,
Çoğu kez şaşıyorum aklıma,
Anlattığımda ise bir dostuma,
Bol geliyor hayallerim ona.
 

kırıldımmmm

22 Nisan 2008 Salı | Kategori : Aşk 2 Yorum
KIRILDIM
 
Vurdun kalbime yine öldürücü darbelerini yaraladin beni
Kolumu hemde kanadimi kirdin yaraladin yine sen beni
Neden neler oluyor yine bagirimi dagladinda üzdün beni
Söyle hersey yalanmiydi bir gün uyanacagimiz ruyamiydi

Ben bir sana inanmadimmi sana ve sözlerine güvenmedimmi
SEni sevdigimi hala anlayamadinmi göz yasimi göremedinmi
Bana hasretini cektiriyorsun sende beni birazicik sevmedinmi
Sev dedinde sevmedimmi bende askimi tek sana vermedimmi

Senin kalbin tastanmi kacdigin kimden kendindenmi yoksa askimdanmi
Dürüstlük diyorsun bunu senmi söylüyorsun kime bunu banami diyorsun
Baskalarinin günahini bana yüklüyorsun hep sensin senin sucun diyorsun
Ey allahim ben ne yapayim nereye gideyim kimlere derdimi acip yanayim

Birtanem beni sevdin kiskandinda bende seni sevdim elden kiskanamammi
Sen insandin candinda ben tenimde can tasimiyormuyumki hic düsünmedinmi
Canim beni korumadin kalbime girip okumadin tek seni sevdigime inanmadinmi
En kötü günümde bile beni sen hep yalniz biraktin gözlerimin yasini hic silmedin

Sana yalvardim askini dilendim yanimda ol istedim feryadimi sen hic duymadinmi
Hayalimde sen varsin düslerimde sen damarimda kanimsin tenimde sen canimsin
Seni seviyorum hep sevecegim birtanem seni unutabilirmiyim hic nasil unut diyorsun
Bana sus diyorsun hasretinle yanarken dilimde sen dua iken susabilirmiyimki istiyorsun

elimde kaldı umutlarım

22 Nisan 2008 Salı | Kategori : Aşk 1 Yorum

Elimde kaldı umutlarım 

Her sabah hüzünle karışı bir umut var içimde. 
Sensizliğin hüznünü, yeni bir günün seni getirmesi umuduyla bastırıyorum. 
Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için. 
Belki sana kavuşacağım ana bir gün daha yaklaşıyorum, bugün değilse yarın… 
Kim bilir belki de yanlızca kendimi avutuyorum. 
Gittiğinden beri hep yanlızlık şiirlerine takılır gözüm. 
Bir başıma değilim, sensizlikten yanlızım. 
Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insana bir ben bilirim. 
Gitmelerin, gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, en koyu özlemleri… 
Senin gidişin de ateş gibi çöktü yüreğime. 
Hiç bir yağmur yetmedi içimdeki hasret ateşi küllendirmeye. 
Hiçbir sevgi yetmedi senin özlemini gidermeye. 
Ben her sabah beni sana götürecek yollarda yürüdüm, 
Senin duyacağın sarkıları söyledim yanlızca. 
Ve gelmeyişinin her akşamında aslında doğduğunu hiç anlamadığım güneşle Beraber ben de battım bir kez daha… 
Geceleri hep uyudum, uyudum; 
Gün boyu hasretini rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için. 
Her şeye iyi gelen, yaraları iyileştiren zaman hiç bu kadar acıtmamıştı yüreğimi. 
Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz oldu. 
Benim günün de gecem de karanlık şimdi. 
Ne ay uğruyor gecelerime, ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor. 
Elimde kaldı umutlarım… 
Sensizlik öyle kötü bir yara oldu ki artık, içimde öyle bir yara açtın ki, bir gün Olurda geri dönersen kendi yaptığın boşluğa sende yetmeyeceksin. 
Orası hep bomboş, paramparça kalacak. 
Büsbütün cam kırıklarıyla kaplı kalbim. 
Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlatacak en ufak bir görsem o kıraklarla dolu Yerim batmaya başlıyor yüreğime. 
Artık sabahları yanlızca hüzünle uyanıyorum. 
Hiçbir şey beklemiyorum günden, seni bile… 
Varlığında sensizliği yaşamaktansa içimdeki boşluklarla kırıklarla, boş umutlarımla Sensizken alışırım, alışmaya çalışırım yokluğuna…

yaşamayı deniyorum sensiz

18 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 5 Yorum

Beklemiyorum artık seni. Biliyorum artık, gelmeyeceksin; yine umut çiçeklerim solacak, yine ağlayacağım, yine hıçkırıklar arasında boğulacağım. Ama sen gelmeyeceksin. Ben hep burada kalacağım…

Pişmanlıklar içinde. Boğazımdaki düğümlenmiş hatıraların anısıyla, seni içimde bitirircesine resimlerimizi kestim tek tek, mektuplarımızı yaktım kül olana dek…

Unutmanın zor olduğunu bile bile… Beni sevmediğinin farkında, bir ömür geçirdiğinin gerekçesiyle… Yüreğimdeki, içimdeki isyanı susturmaya çalışarak…

Karanlık yollarda tek başıma gezerek. Sabaha dek zamanla yarışıp, güneşi şahit tutuyorum tövbelerime. Biten her şey için yeniden başlatıyorum içimdeki mücadeleyi…

Bir masal misali siliyorum seni düşüncelerimden… Hayalin gölgem gibi peşimdeyken, ben geceleri yasakladım kendime. Zaman gün ışıklarıyla başlayıp bitiyor benim için…

Rüzgâra saldım maziyi, alevlere verdim yüreğimi. Tıpkı ömrümü yoluna verdiğim gibi… Ama bu sefer başka bir amaç için: sensizlik için yapıyorum bunu…

Sahile çarpan dalgaların, bizim müziğimizi kulağıma fısıldamasına izin vermiyorum. Artik mehtaplı gecelerde yakamozları gözlemiyorum. Hiçbir vapura binmiyorum; kendime engel olamayıp sana gelirim diye…

O çok sevdiğim aynaya bakmıyorum artik. Kendimi, gözlerimde gözlerini, yanağımda buseni, saçlarımda ellerini görmekten korktuğum için. Dayanamayacağım yeni bir fırtınaya kapılmamak için…

Aklımdan her geçişinde yüreğimin burkulmasına katlanarak, ismin her anıldığında duymamazlıktan gelerek… Sanki seninle hiç olmamışım gibi devam ediyorum…

Şiirlerime düşman oldum, yazmıyorum artik. Bütün hislerimi, hayallerimi, düşlerimi bir çöl yalnızlığına mahkûm ettim. Susuz bırak onları. Belki biraz akıllanırım…

Yüreğimdeki acılarla, aldığım yaralarla, dayanmaya zamansız gidişinle; alışmaya çalışıyorum bu hayatta. Belki çaresiz, belki acizim ama başım bir KARDELEN gibi dik ve ayakta olarak

YAŞAMAYI DENİYORUM SENSİZ

18 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 7 Yorum

Beklemiyorum artık seni. Biliyorum artık, gelmeyeceksin; yine umut çiçeklerim solacak, yine ağlayacağım, yine hıçkırıklar arasında boğulacağım. Ama sen gelmeyeceksin. Ben hep burada kalacağım…

Pişmanlıklar içinde. Boğazımdaki düğümlenmiş hatıraların anısıyla, seni içimde bitirircesine resimlerimizi kestim tek tek, mektuplarımızı yaktım kül olana dek…

Unutmanın zor olduğunu bile bile… Beni sevmediğinin farkında, bir ömür geçirdiğinin gerekçesiyle… Yüreğimdeki, içimdeki isyanı susturmaya çalışarak…

Karanlık yollarda tek başıma gezerek. Sabaha dek zamanla yarışıp, güneşi şahit tutuyorum tövbelerime. Biten her şey için yeniden başlatıyorum içimdeki mücadeleyi…

Bir masal misali siliyorum seni düşüncelerimden… Hayalin gölgem gibi peşimdeyken, ben geceleri yasakladım kendime. Zaman gün ışıklarıyla başlayıp bitiyor benim için…

Rüzgâra saldım maziyi, alevlere verdim yüreğimi. Tıpkı ömrümü yoluna verdiğim gibi… Ama bu sefer başka bir amaç için: sensizlik için yapıyorum bunu…

Sahile çarpan dalgaların, bizim müziğimizi kulağıma fısıldamasına izin vermiyorum. Artik mehtaplı gecelerde yakamozları gözlemiyorum. Hiçbir vapura binmiyorum; kendime engel olamayıp sana gelirim diye…

O çok sevdiğim aynaya bakmıyorum artik. Kendimi, gözlerimde gözlerini, yanağımda buseni, saçlarımda ellerini görmekten korktuğum için. Dayanamayacağım yeni bir fırtınaya kapılmamak için…

Aklımdan her geçişinde yüreğimin burkulmasına katlanarak, ismin her anıldığında duymamazlıktan gelerek… Sanki seninle hiç olmamışım gibi devam ediyorum…

Şiirlerime düşman oldum, yazmıyorum artik. Bütün hislerimi, hayallerimi, düşlerimi bir çöl yalnızlığına mahkûm ettim. Susuz bırak onları. Belki biraz akıllanırım…

Yüreğimdeki acılarla, aldığım yaralarla, dayanmaya zamansız gidişinle; alışmaya çalışıyorum bu hayatta. Belki çaresiz, belki acizim ama başım bir KARDELEN gibi dik ve ayakta olarak

cinnn:):):)

18 Nisan 2008 Cuma | Kategori : Aşk 3 Yorum

Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi açar.

Kadin:
‘iyi günler az önce caminiz kirildi ve bunu yapan benim çocugum,
lütfen özrümü kabul edin ne kadar masrafi varsa ödemek istiyorum’ der.

Adam:
‘hiç sorun degil çocugunuz cami kirdi ve içeri giren top degerli bir
vazoya çarpti ve o da kirildi’

kadin daha fazla üzülür ve içeri girdiginde gerçekten bir vazoyu
kirilmis görür.

‘Çok üzgünüm bununda masrafini ödemek istiyorum’ der.

Adam:
‘ hiç önemli degil aslinda çok büyük bir iyilik yaptiniz bana’

kadin merakla:
‘ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur’ der

Adam:
‘hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yildir o vazoda hapis kalmistim,
çocugunuz sayesinde özgürlügüme kavustum, dileyin benden ne
dilerseniz’ der.

Kadin sevinçle:
‘ayy ne desem güzel bir malikane istiyorum hem de paris’te.’

Adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve:
‘tamam hanfendi isteginiz oldu, dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni
evinize’ der ve ‘ya ikinci dileginiz?’ diye sorar…

‘çok lüks kiyafetler istiyorum’

Adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve:
‘armani, versace ve dkny’de kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz’ der ve
üçüncü istegi sorar.

Kadin:
‘en degerli mücevherleri istiyorum’ der..

Adam bir telefon konusmasi sonrasi :
‘ok bvulgari ve tiffany’den dilediginiz mücevherleri alabilirsiniz ‘ der.
Kadin havalara uçmustur ve adam:

‘yalniz bende birsey rica etsem sakincasi olur mu?’ diye sorar.
Kadin merakla:
‘nedir?’
adam:

‘biliyorsunuz 100 bin yildir bu vazodayim. kac zamandir bir kadin yüzü
görmedim acaba bir gece benimle olur musunuz?’ diye sorar..
Kadin biraz düsündükten sonra:
‘neden olmasin?’ der ve sabaha kadar birlikte olurlar…

sabah uyandiklarinda adam:
‘güzel hanfendi acaba kaç yasinda?’ diye sorar,

kadin:
‘32′ der.

Adam da:
‘VAY BE BU YASTA HALA CINLERE INANIYOR MUSUNUZ?’

gittin ya…

17 Nisan 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 2 Yorum

Gittin Ya

Gökyüzünü yine sen ve kardeşlerin kaplamıştınız pırıl pırıl ışıldayarak 
Bense bir sigaramdan bir senden nefes çekmekle meşgul 
Sigaramın ateşi gibi sensizliğin yanmışlığıyla kavruluyorum. 

Kim bilir şimdi nerelerde, kiminle hangi gönüldesin 
Bu kadar mı acıtacaktı içimi bu ani gidişin 
Bu kadar mı yakacaktı bu kopuşun 
Acılar denizine gömdün ayağıma taşlar bağlayarak 

Ben seni ne çok sevmiştim senin için ömrümü yoluna sermiştim 
Her gecenin zifiri karanlığını aydınlatan gözlerinde kaybolmaya 
Güller açtıran gülüşünü mimiklerini izleyip gülmeye, 
İçli o denli güzel söylediğin ‘elbet bir gün buluşacağız’ diye başladığın şarkına 
Öyle alışmıştım öyle benimsemiştim ki hiç bunlardan kopmayacağımı zannetmiştim 

Aynı acıları farklı yerlerde bize çektiren bu kader değil miydi? Bizi yan yana getiren, 
Tüm umutların tükendiği, toprağımızın çatlayıp kuruduğu zaman yağan yağmur misali 
Bizi kavuşturan aynı dere yatağında sürüklenmemize sebep olan. 
Öyleyse neden bu ani kaçışın, sen bunu yapmazdın be gülüm söyle hadi söyle 
Söyle ne olur yaratan aşkına söyle neydi seni insafsızca değiştiren. 

Ben artık bittim, eski günlerime dönmek istemiyorum artık sensiz yaşamak mı asla. 
Alışamıyorum anla sensizlik inan öyle zor ki tüm dünyayı yükleseler omzuma 
Ne bu kadar zor gelirdi ne de bu gidiş kadar acı verirdi güçsüz şu vücuda, 
Hiçbir şeyim düzgün gitmedi ki şu dünya da baksana yaradana ettiğim dualar, 
Sensiz olacaksam al canımı diye ettiğim feryatlar bile tutmuyor kabul görmüyor 
Ah canım ama inan bu acı bu yıkılmışlığa rağmen hala bu gözler seni bekliyor

TERK EDİYORUM

17 Nisan 2008 Perşembe | Kategori : Aşk 1 Yorum

 
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.