Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

en değerli armağan…

16 Mayıs 2008 Cuma | Kategori Aşk 0

KAF DAĞI’NIN da ötesindeki masal ülkelerinden birinde, harikalar diyarının kraliçesinin bir bebeği olmuş.. Harikalar diyarının koruyucuları olan periler ve periler prensesi, küçük bebeğin beşiğinin etrafına birikmişler..

Kraliçe etrafındaki perilere dönerek şöyle demiş:

“Bu küçük bebeğe en değerli olduğunu düşündüğünüz şeyleri hediye edin!”

Birinci peri uyuyan bebeğe eğilip şöyle demiş:
“Ben sihirli gücümle sana görenin hayran kalacağı bir güzellik armağan ediyorum.. Göz kamaştıracaksın!”
İkinci peri şöyle demiş:
“Sana öyle güzel ve derin mavi gözler armağan ediyorum ki, gördüğünü anlayacak, seni göreni büyüleyeceksin..”
Üçüncü periye gelmiş sıra:
“Selvi boylu olacaksın.. Senden daha narin bedenli kız olmayacak bu dünyada..”
Dördüncü peri eğilmiş beşiğe:
“Çok zengin olacaksın.. Hiçbir sıkıntın olmayacak..”
Periler prensesi, düşüncelere dalmış:
“İnsanların güzelliği geçicidir.. Gözlerin, yüzün, vücudun güzelliği çiçeklere benzer.. Yaşlanınca geçiverir.. Zamanla rüzgâr en biçimli palmiyeleri bile çarpıtır.. İnsanlar, zenginliğini kendilerine dağıtmayanlardan nefret eder; hepsini dağıtırsa, kendisi de fakir olur..”
Bu düşünceler içinde:
“Sizin şimdiye kadar bu bebeğe verdikleriniz çok kalıcı olmadı bence” demiş..
Periler:
“Peki ama başka ne verebilirdik ki?” diye sormuşlar..
Periler prensesi:
“Ben ona iyiliği bırakıyorum,” demiş… “Güneşin ne kadar mükemmel ve sıcak olduğunu bilirsiniz, ama onun ısıtacak toprağı olmasa sıcak bir kayadan ne farkı kalır? Kalbin saçtığı iyilik de güneş ışığı gibidir; hayat verir… İyiliğin olmadığı güzellik, kokusu olmayan çiçek gibidir.. İyiliğin olmadığı zenginlik, bencillikten farksızdır.. İyiliğin olmadığı aşk yok eder, kavurur.. Sizlerin armağanları geçiciydi, iyilik ise kalıcıdır… Sonsuz bir kuyuya benzer… Ne kadar çok su çekersen, o kadar çok sulu olur, o kadar bereketli fışkırır… İyilik, dünyada tek tükenmeyen şeydir…”
Sonra, periler prensesi uyuyan bebeğe doğru eğilmiş ve dua etmiş:

“Kalbin sıcak olsun küçük bebek, iyi ol!”…

seni özledi yüreğim…

15 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 1

 Gözlerini özledi gözlerim…
Kokunu…
Sesini…
Tenini…
Seni…
Seni özledi yüreğim…

Her sabah kuşlar getirirdi düşlerii bana;kanat çırpışlarına kulak kesilir,birden kalkardım yatağımdan hatırlıyorumda…
Her geldiklerinde ve ben her duyduğumda seslerini,sen gelirdin aklıma sevdiğim…

En güzel düşümdün çünkü benim…
Çünkü kuşlar seni getirirdi bana…

Gözlerini özledi gözlerim…
Kokunu…
Sesini…
Tenini…
Seni…
Seni özledi yüreğim…

………………
Sevdiğim…
Ne çok özlemişim demeyi sana…
Sevdiğim,
Sen…
Sen,
Sevdiğim….
Ah!.. Ne çok özlemişim…
……………

 Gözlerine inandığım, bu yazı sana…
Bekliyorum aynı yerde seni…
Elimde kuşlarım bekliyorum, Belki yine kanat çırparlar diye umut ediyorum…
Belki…
Belki getirirler kanat çırparak seni bana…
Yada…
Sen gelir canlandırırsın onları,düşlerimi hediye edersin bana…

hadi durma…

15 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 0

Hadi durma, al yanına beni… Sen olmayınca olmuyor… Sen olmayınca olunmuyor… Geceleri dizerken sana yazdığım metinleri, bir an sanki ayak sesini duyuyorum, gelişini. Gözlerim kapıya dönüyor… Varla yok arasında bir umut, beklenti… Önümde arkamda, sağımda solumda, içimde dışımda, saklanmayan sensin ve sobe demeyi bekliyorum…
Sensin bendeki her şey yağmur yüreklim… “Yok” desem varsın, “var” desem hani neredesin?…

Kimseler bilmesin diye, sana nazar değmesin diye, nakış nakış adını işliyorum cümlelerin içerisine…

Aşkı özledim…

15 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 0

 

Kimse aşksızlığı sormuyor ? Neden bu haldesin? Neden bu sitemin kendine demiyor! Sadece herkes hep olduğu gibi sen güçlüsün sen dayanıklısın diyor… Ben güçsüzüm ben dayanıksızım ben yorgunum ben bitkinim neden kimse anlamıyor! Ne oldu senin enerjine ne oldu senin gülen gözlerine diyor…

Kimse kimse aşkı ne kadar özlediğimi bilmiyor…

Hoşgeldin ve iyiki varsın aşkım…

9 Mayıs 2008 Cuma | Kategori Aşk 2

Seni bekliyordu yüreğim uzun zamandır !
Sana hasretti, sana susuz ve sana aç !
Hoş geldin Sevgilim, hoş geldin !
Yıllardır seni arıyordu gözlerim…
Yıllardır gelmeni bekliyordu bu deli gönlüm…
Ve geldin… ve seninle artık yüreğim !
Hoş geldin yüreğime Bir tanem, hoş geldin…

Hiç bu kadar mutlu olmamıştı yüreğim…
Ve böyle delice atmamıştı !
Özlememişti… sevmemişti…!
Böylesine sevinçle geçmemişti günlerim…
Baharımdın…Mutluluğumdun…Bendin…
Aslında her şeyimdin !
Tekrar hoş geldin Bebeğim, tekrar hoş geldin !

Şarkılar bu kadar anlamlı değildi; sen olmadan önce …
Okuduğum, yazdığım şiirlerin anlamı yoktu…
Geçen dakikaların önemi yoktu… Geceler düşmanımdı …
Sen varsın ya şimdi Her şey güzel..
Her şey anlamlı ve yerli yerinde …
Geceler ise en yakın dostum… Sen geldin ya… Varsın ya !
İyi ki geldin… iyi ki varsın…! iyi ki benimsin Bir tanem….

Ağlamak yok şimdi… hüzünlenmek yok…
Küfretmek yok karanlığa… Sensiz geçen gecelere !
Sen varsan her şey güzel…
Sen varsan gülmek var ! …
Sen varsan Bende ;
Her şey tamam…
Sen varsan bu bedende ;
Hep seni sevmek, hep seni özlemek ve hep senin olmak var !
Hoş geldin canım benim… Hoş geldin bu gönle !…

Seni bekliyordu uzun zamandır yüreğim…
Sevmeni.. sarılmanı… öpmeni…
Bu yüreği esir almanı….
Geldin…
En güzelini yaşadım sende… En umulmazını…
Ve en vazgeçilmezini !
Hoş geldin aşkım hoş geldin…
İyi ki geldin… iyi ki sevdim seni…
Ve iyi ki benimsin !…
İyi ki varsın her şeyim…İyi ki varsın …..!….

AŞKIM BEBEĞİM CANIM SENİ ÇOKKKKKKKKK SEVİYORUMMMMM………………………………………………………..

 

aşkımmmmmm

8 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 0

düşüncem sen, kalemim sen, özlemim sen, hasretim sen, sevgim sen, aşkım sen, fikrim sen, öpüşüm sen, yüreğim sen, kalbim sen, canım sen, sevgilim sen, ruhum sen, kalbim sen, gönlüm sen, kulağım sen, sinem sen, kucağım sen, göğsüm sen, saçım sen, elim sen, gözüm sen, kulağım sen, tenim sen, dokunuşum sen, gülüşüm sen, huzurum sen, öfkem sen, hüznüm sen, neşem sen, bekleyişim sen, bakışım sen, gördüğüm sen, yatışım sen, yatağım sen, yastığım sen, yorganım sen, sarılışım sen, hayalim sen, rüyam sen, gerçeğim sen, gecem sen, gündüzüm sen, yarim sen, hissim sen, arzum sen, ateşim sen, gelişim sen, yakarışım sen, haykırışım sen, duam sen, sesim sen, yüzüm sen, gökyüzüm sen, dünyam sen, güneşim sen, ışığım sen, yıldızım sen, hazinem sen, gözyaşım sen, sessizliğim sen, arayışım sen, mutluluğum sen, mevsimlerim sen, heryanım sen, bağlanışım sen, kaderim sen, hayatım sen, gücüm sen, nefesim sen, sonsuzum sen, vazgeçilmezim sen, cennetim sen, kahramanım sen, bebeğim sen, incim sen, denizim sen,  müziğim sen, türküm sen, sevdam sen, varışım sen….
herşeyim sen, sen herşeyim, herşeyim senin…

seniii çokkk seviyorummm biriciğimmm….

seni çok seviyorum aşkım…

8 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 0

 

yaşama döndüren aşkım…

8 Mayıs 2008 Perşembe | Kategori Aşk 0



Aşk, hayal, yaşam ve ölüm… Aşk ve Hayal hayatımız da olması istenen ve zaman zaman bizi biz olmaktan öte etkileyen kelimeler… Yaşam ve Ölüm ise her an yanımızda, her an içimizde… Bu ölüm korkusu yaşamdan vazgeçmek değil aksine hayatı yaşamak, yaşatabilmek ve anlamlandırabilmek ve varolmayı taşımalı öncelik ile… Aşkda hayalde ve sevgide…

Hayaller kurarız bitmek bilmeyen uçsuz bucaksız sorgusuz yanlışsız ve sansürsüz… Ne ayıplayan vardır ne de yargılayan paylaşmadıktan sonra kim nereden bilebilir ki hayallerimizi… O kadar özgür o kadar sınırsızdır ki bu hayaller olağanüstü duygulara taşır insanı… Hiç olmayacağını bilseniz bile gönlünüzce yaşarsınız… İster uyuyan güzel olun, ister öpünce Kurbağa Olan Prens… Nasıl isterseniz! Kim engeller ki sizi sizden başka. Ya hayaller gerçek olursa bir gün… Bir şaşırtmaca yaşansa bir an için karşınıza bir büyücü çıksa ve bir hayalinizi gerçekleştireceğinizi söylese size o anda… Hayaller gerçek olacak işte… Hayalleriniz hazır mı? Hadi ne duruyorsunuz… Çok zamanımız yok aşk, yaşam , ölüm çizgisinde gerçekleştiremeden yitmek var kendimizi… Hayaller insanın gelecek gücüdür… Hayal insana güç verir… Güç verdiği gibi, gerçekleşme hayali bile mutlu eder insanı…

Yaşam gerçekler hiç de güç vermez insana… Hep öğrenerek hep deneyerek acı çekerek yaşamaya çalışırız… Yaşam öyle bir deneyimdir ki ne zaman ne yapacağımızı bilmez halde çok zaman şaşkın ördek gibi dolaşır dururuz ortalıkta… Tam bir anda "bitti her şey tükendi" derken yaşamın ne anlamı var diye kendi kendimize söylenirken bir umuda bir hayale tutunmaya çalışırız… Evet işte bir hayal çoğu zaman kurtarıcı olmaz mı? Çok yaşadım bunu hem de çok yaşayanını gördüm siz ne derseniz deyin yüreğim dinlemez bir kere… Açmış gözlerini sevgiye hayale…

Aşklar; aşkım, aşkımız , aşk… İnsan hayatında hayaller kurduran, özlemlenen, istenen, arzulanan ve yokluğunda gecelerce gözyaşı döktüren… Öyle büyük bir güç ki!… İnsanı benliğini ele geçiren değer yargılarını hayallerini değiştiren… Sadece iki dünya arasında özelleşen ve bu dünyadan beslenen… Bazı aşklar umutsuz, mutsuz, hüzün dolu; insanı karşılıksız oldukça yokluğa dayanılmaza iten… Bazı aşklarda var ki yaşam veren hayata döndüren… İnsanın ayaklarını bastığı yerden tutunda havalarda gezmek ötesinde binbir düşünceye sevgiye mutluluğa hayale iten aşklar… Öyle bir aşkdır ki iki dünyanın kesiştiği noktada her seyin yeniden başladığı… Renklerin capcanlı hissedildiği, sarkıların ayrı duygular ile dinlendiği, acaba şimdi ne düşünüyor, acaba şimdi nerede ne yapıyor denildiği, her an nasıl mutlu ederim diye düşünülen eskiden imkansız görülen gerçekleştiğinde de sadece büyük olarak ve benzersiz olarak yaşanan aşk…

Her aşk benzersizdir çünkü hiç bir aşk diğer aşklara -kimsenin yaşadığı aşklara - benzemez… Her aşk iki insana özeldir… Ne derlerse desinler kim uydurursa ilk aşk unutulmaz diye aşk unutulmaz… Ruh, eş, sevgi, yaşam olan aşk büyür sevgi ile… Aşk öyle ki hayata döndürür kör gözleri, besler kanıyla ısıtır donmuş damarları… Birer birer yıkar kötü anları… Sadece aşk sadece büyük bir aşk yapar bunları… Aşık olmak , aşık olunmak ve aşk olmak… Aşk olur insanlar sadece… Bir beden de yaşayan bir ruhda varolan bir hayalde buluşan…

Yaşam ölümü kovalaya dursun… Hayal kurmalı insan aşkları olmalı… Hayat gelip geçiyor hep… Ne bugünün ne yarının garantisi hiç yok işte… Ölüm iki nefes arasında bekliyor bizi… O bize yaşatmadan soğukluğunu aşk ile sevgi ile hayat ile dolarak yaşayalım hayatı… Bir nefes, bir dudak, bir göz, bir kalp, bir can olarak yaşayalım… Her zaman aşk ile…

Aşk ile,
Aşkım ile,
Aşkın ile,
Aşkımız ile…

seninle olabilmek…

7 Mayıs 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 0

Bugün günlerden
Her hangi bir gün
Saat bilmem ki kaç
Tek bildiğim şey
Özlemin hat safhada
Sanırım seninle
Sensiz geçti
Uzun bir zaman
Ve benimle
bensizsin onca zamandır

 

Gelecek misin bana
Yine göz göze oturup
Konuşacak mıyız geleceği
Yine gezecek miyiz el ele
Oturup bir cafe de
Çay içecek miyiz karşılıklı
Yine başımı yaslaya bilecek miyim?
Omzuna ve yine
Seni Seviyorum
Diye bilecek miyiz?
Kulaktan kulağa….

 

Kimse duymasın
Sevgimizi diye
İçimizde yaşayacak mıyız?
Ve senin sesinle dalıp
Derin uykuya
Huzur içinde uyanabilecek miyiz?
Yeni doğan güne
Seninle dolu olan
Günleri görecek mi gözlerim
Nefesini saçlarım da
Hissede bilecek miyim?
Seninle yaşayacak mıyım?
Ne getireceği belli olmayan yarınları
Ve seni
Hesapsızca sevebilecek miyim?

 

Gözlerinin yeşilinde yuvarlanıp
Dudaklarında Yorgan misali
Örte bilecek miyim üzerime
Teninin kokusunu çekip
Ciğerlerime
Ohhh be!…
Diyebilecek miyim?
Kucağıma yatırıp başını
saçlarını okşaya bilecek miyim?
Seni seve bilecek miyim
Kısacası bebeğim;
Son nefesimi
Yanında verebilecek miyim…

Bugün…….

7 Mayıs 2008 Çarşamba | Kategori Aşk 1

Ben seni öyle ilahi bir aşkla seviyorum ki anlatmaya kalksam, kelimelere döksem ifade edememekten korkuyorum… Ya da dile dökülenin basitleşmesinden… Ben eğer becerebilsem parmaklarımla kaburgalarımı ayırıp seni içimdeki buğuda saklarım… Uykunun en derin yerinde birden uyanınca seni yanımda görmek, pişirdiklerimin güzel olduklarını gözlerinden okumak, kış gecesinde söylenmeden patlatılmış mısırı paylaşmak, televizyondaki filmi seyretmek için demlenmiş çayı birlikte içmek, hastalıklarda sevgiyle sıkılmış limonata içirmek, kahvenin telvesinde yazanları birlikte yaşamak, sabahın kör saatinde çıplak denize girmek, emanet alınmış bir motorsikletle gezintiler yapmak, sırtıma dolanmış kollarınla güneşi batırmak, bizim batırdığımız güneşin doğduğu ülkedeki insanların hayatları hakkında abuk hikayeler uydurmak, bozuk musluk yüzünden kavga etmek, ne kadar rahat adamsın ne kadar telaşlı kadınsınlarla başlayan cümlelerle tartışmak… Hayatı, hayatın getirdiklerinin tümünü seninle paylaşmak… Bugün seni çok ama çok özledim de söylemek istemedim… Hani geçen akşam trafik kazası yüzünden ölmüş birini görmüştük… Üzerini örtmüşlerdi de sadece ayakkabıları görünüyordu… Ben çok etkilenmiştim de sen “adamı tanımıyorsun bile” diyerek etkilenmemin sebebini anlamamıştın… İlk düşündüğüm hayatın çok mu değerli olduğu yoksa düşünmeye değmeyecek kadar basit mi olduğu hakkında aklım karışmıştı… Ne zaman ölümle karşılaşsam aynı karmaşık duyguları hissederim zaten de sevince insanın içi daha çok acıyor… Öleni tanıman gerekmiyor ölüm karşısında… Orada yatan sende olabilirdin bende… Sen olduğunu  düşünmek bile istemiyorum… Kendimi öldükten sonra düşünemeyeceğime göre sana acı çektirmek istemiyorum… Eee diyeceksin… Eee si ölüm var, eve gitme süresince bile ertelenemiyor seni yolun ortasında yakalayıveriyor ve bulduğu yerde götürüyor… Bu yol kıyısında bize göre zamansız bir kaza olabilir, deniz gezmesinde söylenenler söylenmeden gelebilir, yaşanacakları beklemeden de… Yaşamak istediklerini söylemeden… Bir akşam denizden dönerken aynı duygu karmaşasını hissederek, sana telefon açıp “Hayatı benimle paylaşır mısın” diye sormuştum… Güzel şeyler söyledin de hala net bir cevap alabilmiş değilim artık hiçbirşey sormuyorum, soramıyorum… Sende unuttum zannediyorsun herhalde…. Artık çok özlediğimde bile özlediğimi bu yüzden söyleyemiyorum… Cevapsız sorular varsa ortalıklarda, çaresizce beklemekten başka ne yapabilirsin ki… ben de yine o çaresizce bekleyişi yaşıyorum sevgilim…
Bugün seni çook özledim de yinede söylemedim bu yüzden… Orada yatan bende olabilirdim… Bırak işlerini de ben söylemeden kendin gel…

BEN SENİ ÇOK ÖZLEDİM, ÖZLÜYORUM, VE ÖZLEYECEĞİM………………………

BEN SENİ ÇOK SEVDİM, SEVİYORUM, VE SEVECEĞİM…………………………..

dsadas