Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Atatürk’ün Yazdığı Diğer Bir Şiir

18 Ağustos 2007 Cumartesi 1 Yorum »

Bir Askerin Mezarına

Şurada, kabrin üzerine konulmuş bir
Beyaz taş var, onun altında bayraklar
Temevvüç ederken(dalgalanırken), kelleler uçuşurken…
Celadeti tâbân olurken aldığı cerihai mevt
İle bu alemi hîçîye veda etmiş bir Asker yatıyor…
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi matem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ilekılıç hak,
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki hâki paye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!…
"Harbiyede iken yazılmıştır." 
 

Mustafa Kemal

 

Not: Ulu Önderimizin ‘Hakikat Nerede’ Adlı Şiiri Tek Şiiri Olarak Bilinir Ve Bende Öyle Biliyordum.İnternette Araştırırken Bu Şiirine Rast Geldim

 

Kaynak : Çizgi Ötesi Dergisi, Mayıs 2006, s.25.Bu dergi Kara Harp Okulu Öğrencileri’nin yayınladığı bir dergidir arkadaşlar.

Olmuyor Sensiz

18 Ağustos 2007 Cumartesi 1 Yorum »

 

 

olmuyor sensiz
Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
Geceleri düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
Özlüyorum
Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
Sensiz seninle olmayi basaracagim
Sonun yaklastigini hissettigim gün
Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak
Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek

Seninle sonsuzluga kavusacagim

 

Alıntı…

 

Sana Geleceğim

18 Ağustos 2007 Cumartesi 1 Yorum »

Sana Geleceğim


Sana geleceğim,
Sessiz ve sakin değil,
Bu kez;
Gümbür, gümbür geleceğim..
Ruhum seninle biliyorsun,
Artık bedenimle geleceğim..


Saklı gizli değil,
Haykırarak geleceğim,
Sana ulaşana dek,
Seni sevdiğimi,
Haykıracak,
Duyuracağım…


Sana geleceğim..
Gümbür, gümbür geleceğim..
İlk ellerini tutup,
Gözlerine bakacağım…
Sarılacağım sana,
Aşkımı,sevdamı,
Taşa toprağa,
Uçan kuşa, haykıracağım.


Bekle beni,
Aç kollarını,
Sarıl korkmadan,
Herkes görsün geldiğimi,
O an görmeyenlere,
Anlatsın sonradan
Sana nasıl,
Gümbür, gümbür geldiğimi.


Saklama artık beni,
Sana geliyorum,
Son kez geliyorum,
Sende kalmaya
Sende olmaya..
Seni,
Yaşamaya geliyorum… 

 

 

 

Alıntıdır..

Bir Kızım Olsaydı

18 Ağustos 2007 Cumartesi Yorum yok »

Bir kızım olsaydı eğer, adını “gece” koyardım…
Simsiyah gözlerindeki parıldayan yıldızlarla, insanlara tanrının yarattığı kainatın aynasını göstersin diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “mevsim” koyardım…
Dört ayrı mevsimin bütün güzelliklerini, beşinci bir mevsim gibi kendinde taşısın ve bazen bir sonbahar gibi hüzünlü, bazen de bir yaz günü gibi ışıl ışıl olsun diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “hüzün” koyardım…
Bütün duygular içinde insana en çok yakışan bu duygu gibi, ait olduğu her yere ruhunun rengini katsın diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “deniz” koyardım…
İnsanlar bin yıllardır kan kırmızısına çevirmek için uğraştıkları halde, inatla bir çocuğun mavi gülüşünü yüzünden eksiltmeyen dünya gibi, insanlara mavi gözbebekleriyle baksın diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “nisa” koyardım…
Kadın gibi bir kadın olsun ve şairi tanrı olan en güzel şiiri insanlara fısıldasın diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “yağmur” koyardım…
Yağan rahmetin insan ayırt etmeden yağması gibi, zalimin de, iyinin de başına adalet ile yağsın diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “masal” koyardım…
Bir ömür boyunca benim hayatımın benden ona miras kalacak olan masalını, gözbebeklerinde ve kelimelerinde bütün insanlara anlatsın diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “su” koyardım…
Onun kadar saf, onun kadar duru, onun kadar hayat kaynağı olsun ve insanlar ondan vazgeçemesin diye…

Bir kızım olsaydı eğer, adını “Havva” koyardım…
Hayat onunla başlasın ve bir adam, onu uğrunda cennetten kovulmayı göze alacak kadar sevsin diye…
Bir kızım olsaydı…………

Ahmet Savaş

Gidersen Yıkılır Bu Kent

18 Ağustos 2007 Cumartesi 1 Yorum »

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider.
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında.
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki.
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar.
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı.
Üşür müydük narçiçekleri ürperirken?

Gidersen kim sular fesleğenleri…
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca…

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu.
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun.
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına.
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor.
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma.

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları.
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar.
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar…
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız.
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız.
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam.

Gidersen kar yağar avuçlarıma.
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar.

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında.
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler.
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde.
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri.
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak.
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık.

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman…
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere.
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun,
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim.
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın.
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine.

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür…
Bir tufan olurum sustuğun her yerde…

 

 

Ahmet TELLİ

Aklımda Sen

18 Ağustos 2007 Cumartesi Yorum yok »

Sen Varya Sen

15 Ağustos 2007 Çarşamba 2 Yorum »

 

Konuş Sevgili

15 Ağustos 2007 Çarşamba 1 Yorum »

Hiç korkusuz bir günüm olmadı benim seninleyken

 

Hep ürktüm gün ışığından

 

Yabancı bir nefesin adını söylemesinden korktum hep

 
eline sımsıkı sarılmış yürürken kaldırımda
 

Bir çift göze takılmaya görsün gözlerim

 
saklandım hep kirpiklerimin ardına.
 

Oysa sevme beni demiştim sana.

 

Yaralıyım

 

Kanıyorum hergün dahada fazla

 

İlacım değilsin

 

Uzak dur demiştim

 

sıcacık avuç içlerini uzatma demiştim bana

 

 

 

sarmak istedin kanayan yaralarımı bir çırpıda

 

unutturmak istedin tüm karanlıkları

 

avuçlarımı istedin

 

buz kesmiş parmak uçlarımı

 

kanayan dudaklarımı istedin

 

kan çanağı gözlerimi

 

 

 

yeni bir sen yaratacağım dedin

 

bu yıkık

 

bu tozlu viraneden

 

yeni bir dünya yaratacağım sana sevgimden

 

 

 

yapmadın sevgili

 

 

 

kalbimi söktün yerinden

 

aldın içimde ne varsa

 

aşka dair

 

ne varsa sevdadan arta kalan

 

sildin süpürdün sevgili

 

bomboşum artık

 

 

 

sardığın yaralarım kanıyor hala

 

içim kan revan görmüyorsun

 

dindirdiğini sandığın acılar

 

bir bir içime akıyor

 

kanıyorum sevgili içten içe kanıyorum.

 

 

 

Görmüyorsun

 

Her kahkahamda delice ağlıyorum

 

Konuşmuyorsun,

 

Sevdiğin yalanından başka bir şey duymuyorum

 

 

 

Bırak beni sevgili

 

Gideyim senden kilometrelerce uzağa

 

Kokun gelmesin bana

 

Gözlerinin rengi düşmesin rüyalarıma

 

Acımasın kalbim

 

Kanamasın avuç içlerim

 

Özlenmesin kelimeler bu kadar

 

Konuş sevgili

 

Git de

 

Sevmedim de

 

Neden bu kadar zor konuşmak

 

!….

 

 

 

Kimbilir nasıldır sessizliğinin eşiğinde

 

Bağdaş kurup oturmak

 

En iyi sen bilirsin sevgili

 

Senin diğer adın susmak

 

Alıntıdır



Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.