|
2 Mayıs 2008
- “Ritim iz a densır”dı ya da “some body elses lover”…
- Ağbiler adidas giyer, playboy okurdu…
- Fener’den başka takım tutmak günah sayılırdı…
- Yolsuz kalınca kolonya içerdi mahallenin kabadayıları…
- Gündüz simit oynardık, geceleri kayış kızdı…
- Mahallenin yukarısındaki arsasından çivi toplayıp sattığımız demirci amca vardı. Bir de elma şekerci, şekerlerini patlak lastik toplarla değiştiren.
- Hiçbir şey çekilişsiz kurasız değildi… Niyet çektirirdik; oyuncak hediyeli…
- Gazeteler alamayacaklarımızı verirdi…
- Tophane parkındaki düşünen adam heykelinin üstünde yapardık oyun planlarımızı… ve biraz sevip hemen salardık tahta sandığın altına serptiğimiz ekmek kırıntılarıyla kandırdığımız kuşları…
- Turşucu Hurşit’in Sokak tezgahında sattığı turşu suyuyla tanıştım ilk kez acıyla…
- Mutluluk daha ucuzdu… Saçlar amerikan tıraşı…
- Misket oynardık… Olmayınca içine çamur doldurup gazoz kapağı…
- Balon yapmak için kesip tuvalet hortumunu birazda deterjanlı su… ve tifo olurduk bazen bu yüzden… Biz bu yüzden ssk hastanesinde ve eşeğiyle Türkiye’yi gezen Evliya çelebi hikâyelerini anlatırken…
- Tarhan koleji’nin yanındaydı bizim hane… mr and mrs Brown duyduk kitaplarında…
- Ucuna iğne takıp bulursak kuşe kâğıt külahların kedileri nişan alırdık… Elektrik borusundan yaptığımız silahla…
- Her mahallenin bir delisi vardı…
- Yokuşlar daha dik… Mobilyalar kahverengiydi… ve kapalı alanlar sigara içmeye yasak değildi…
- İmza isteyeceğin çok az insan vardı…
- Külahta satılırdı çekirdek…
- …ve içimizdeki tek şeytan “Rıdvan”dı…
serdar onuk
|
3 Mayıs, 2008 Cumartesi
Ellerinize sağlık çok güzel bir paylaşım :)
Saygılar…