UYANALIM ARTIK
16 Şubat 2008 Cumartesi | Kategori Siyaset | Etiketler : uyanalım artık İhbar EtYazıma başlamadan evvel Yarın olabilecekler için şimdiden uyanık bulunmalıyız diyorum. ‘Yurdun her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça düşmana bırakılamaz’ diyen Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sözü ile başlamak istiyorum. Bu vatan ne mücadelelerle, kan dökülerek, çoluk, çocuk, kadın, erkek, yaşlı demeden müdafaasında bulunuldu ve bir çok insanımız şehit oldu. Şöyle bir tarihe baktığımızda ülkemizin kurtuluşu için ne mücadeleler verilmiş, neler kaybedilmiş bir düşünelim. Oysaki kurtuluş mücadelesinde Bu ülkede yaşayan her kez Kuva-i Milliye ruhuyla, lazıyla, Çerkez’iyle, Kürdüyke, Boşnağıyla, Gürcüsüyle, Muhaciriyle, Alevisiyle, Sünni’siyle el ele vererek kurtuluş mücadelesini gerçekleştirdi. Tersanelerimize girildi, Anadolu’nun her tarafı işgal edildi, bu şartlar altında bu milletin evlatları bağımsızlığına sahip çıktı. Çanakkale, Dumlupınar, Sakarya, İstiklal harbi yalan mıydı, Anadolu’dan Türk’ü sürmek istedikleri yalan mıydı, Sevr yalan mıydı. Azınlıklar Lozan’da tanımlanmıştır. Biz Sevr’i yırtmış, yerine Lozan barış antlaşmasını koymuş bir milletiz. Biz hiç kimsenin oyununa gelmemeliyiz. Bizi içimizden yıkmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz. Bakın hala ülkemizde birkaç çapulcu eşkıya yüzünden yıllardır ve hala şehit veriliyor, yakınlarda İlimizde de Askeri lojmanlara saldırı oldu, buradan Askerlerimize geçmiş olsun diyorum. Bizler gerekirse Bu vatan için canımızı da feda ederiz., fakat bu çapulcuları yönlendirenler yani ele başları ortalıkta dolaşıyor.Biz Türk Milleti olarak bunlardan rahatsızız. O İmralıada yatan Terörist başı ve çocuk katilinin dosyası Mecliste niye bekletiliyor, İmralıdaki yaratığın örgütünü daha kolay idare etmesini sağlamak amacıyla örgüt ile kendi arasında aracı olarak kullandığı avukatlarına özel gemi tahsis edildi. Yetmedi yönetim kadrosundaki bazı yöneticiler İmralıdaki yaratığı meclise taşımanın yollarını düşündüklerini, Yarın göreceksiniz bunların siyasi uzantıları seçimlerde büyük bir güçle ortaya çıkacaklar, bunun hesabını yapıyorlar. Bu Millet bunları biliyor ama ellerinden gelen bir şey yok tepkiden başka. Yıllardır bu milletin uyanması için kimileri nutuk attı, kimileri makale yazdı, kimileri de türkü söyledi, ancak çok kimse olaylara objektif olarak bakmadı. Herkes kendi ideolojisinin militanlığını ve güç odaklarının uşaklığını yaptı. Aramızda bulunan bizlerden birileri sandığımız ajan ve provokatörleri vasıtasıyla içimize nifak tohumları ektiler. Kimimizi kafatasçı, kimimizi kürtçü bölücü, kimimizi Alevi, İslam, kimimizi de kökten dinci, şeriatçı damgasıyla damgalarken, bizleri kamplara böldüler. Irklar, mezhepler arası bir toplum meydana getirdiler. Bizlerin bu kavgasını fırsat bilen birileri, bizzat şahit olduğum 40 yıldır ne oyunlar oynadılar, ne çoraplar ördüler başımıza.12 Eylül darbecisi, ‘’Darbenin meşruluk kazanması için daha çok insanın ölmesini bekledik dedi’’dedi. Öldüren biz, ölen biz değilmiydik? Birileri birilerine bir örgüt kurdurttu. Adına PKK dedi. Yıllardır mücadele devam ediyor,35 bin insanımız öldürüldü, birileri, ‘’İti ite kırdırttık’’dedi. Kıran biz, kırılan biz değil miydik? Birileri birilerine bir örgüt kurdurttu, adını Hizbullah koydu. Dini bütün insanların eline verdiği silahla bütün insanları katlettirdi. Katleden biz, katlolan biz değil miydik? Yine birileri birilerine bir örgüt kurdurttu, bazen derin devlet, bazen de mafya oldu. Adı nice faili meçhul işlendi. Cinayeti işleyende, cinayete kurban giden de biz değil miydik? Peki bu olaylar cereyan ederken bizler ne yaptık, yaptık yapacağımızı. Birilerinin oyununa gelerek, bir tarafı alkışlarken bir tarafı lanetledik, hem de utanmadan. Oysa tarafların iki ucundaki de bizler değil miydik? Ey benim Türk kardeşim, Kürt kardeşim, Alevi kardeşim, Sünni kardeşim ve bu ülkenin saygıdeğer insanları, aklımıza; elimizi vicdanımıza koyarak, başımızı iki avucumuz arasına alıp, bizler ne yapıyoruz demek geldi mi? Hele bir düşünün, bu ülkenin Kurtuluş Savaşını hep beraber vermedik mi? Maraş’ın Kahraman, Antep’in Gazi, Urfa’nın Şanlı olmasında birilerimi bizlere emir verdi? EL Ele, omuz omuza, gönül gönüle vererek, bu savaşları kazanmadık mı? O Zaman birileri bizlere, ‘’Sen Türksün, sen Kürtsün, sen alevisin, sen sünnisin’’ diye sordu mu? Bizleri fişledi mi? Alevi dedeleri, Sünni din adamları, Kürt aşiret reisleri, Türkler, Çerkezler, Gürcüler, Lazlar, hep beraber savaşmadık mı? TBMM’nin açılışında milletvekili olarak; Alevi dedeleri, Sünni din adamları, Kürt aşiret reisleri, Türkler, Çerkezler, Lazlar görev yapmadı mı? Bu ülkenin askerleri bizler değil miydik, bu ülkenin vergisini biz vermiyor muyuz, bu ülkenin bütün yükü biz garibanların sırtında değil mi? Bu ülkenin gerçek sahipleri bizler değilmiyiz? O halde aramızdaki bu öfke, bu nefret, bu husumet niye? Yoksa birilerinin bizleri kullandığının farkında değil miyiz hala.
Televizyon ekranında Alevi dedelerini, Alevi aydınlarını dinliyorum, birilerinden şikâyetçiler. Sünni din âlimlerini dinliyorum, birilerinden şikâyetçiler, Kürt aydınlarını dinliyorum birilerinden şikâyetçiler, Türk aydınlarını dinliyorum, onlar da birilerinden şikayetçiler. Söylediklerini yorumluyorum, hepsi de haklı. O halde bunu anlamı ne? bu ülkenin gerçek sahipleri bizler, birilerinden şikayetçiyiz. Peki kim bu birileri? Bizlere bu oyunları oynayan, kardeşi kardeşe öldürten, her dönem birilerimizi potansiyel suçlu ilan eden, bizleri açlığa, sefalete mahkûm eden bu hainler kim? Kim bu hin oğlu hinler?
Bizler hala merhum Menderes’i yargılayan hakimin, ‘’Seni buraya getiren güç, senin asılmanı istiyor’’ dediği gücün, kim olduğunu öğrenemediysek? Bizler hala 11 Eylül 1980 gününe kadar günde 15-20 kişi öldürülürken, 12 Eylül sabahı kimsenin burnunun bile kanamadığı bir ortamın oluşmasının sebebini anlayamadık ise. Bizler hala Kurtuluş Savaşı nı yedi düvele karşı, kazma ve kürekle kazandığımız halde; yüz binlerce personeli, uçağı, topu, tüfeği, tankı olan bir ordunun, üç beş bin eşkıya bozuntusu ile baş edemediğine bir anlam veremediysek. Sivas’ta yaşanan vahşeti Sünnilerin, Başbağlar’da yapılan katliamı Alevilerin yaptığına inanıyor ve detaylarını sorulamıyorsak. Cumhurbaşkanımız merhum Turgut ÖZAL’a tetiği çekenin değil de, çektirenin kimler olduğunu merak etmiyor isek? Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü gün yayınlanmak üzere gazeteye götürdüğü faksın içeriğinden haberimiz yoksa. 1978 yılında PKK’yı kuran Öcalan’ın, 1984 yılına kadar burs alıp almadığı, şayet almış ise bu bursu kimlerin verdiğini araştırmadıysak. Ülkücü olduğu bilinen Abdullah Çatlı’nın; arandığı halde, kaza anında Kürt kökenli milletvekili ve Alevi Emniyet Müdürü ile aynı araçta, ne maksatla bulunduğu umurumuzda değil se. Mersin de 14 yaşındaki çocuğun bayrağımızı yere atması kadar, o bayrağı o çocuğun eline verenlerin kimler olduğu ve hala neden yakalamadığı bizi ilgilendiremiyor ise. Ve bizler hala, Kur’an kurslarında Hizbullahçı yetiştiriyor, Alevilik İslam dışıdır, Kürtler bölücüdür yalanlarına inanacak kadar aptal isek, bu ülkede bu hainler faaliyetlerine devam edecek, kaybedenin hep bizlerin olacağını unutmayalım.
Kısacası fazla uzatmadan diyorum ki; birilerimizin kürtçe konuşması neden birilerini tedirgin ediyor, birilerimizin Cem evleri neden birilerini rahatsız ediyor, birilerimizin başörtüsü neden birilerine batıyor? Vatan millet Sakarya nutukları atan yalancıların sözlerine kanmayalım. Bu ülkeyi biz kurtardık şayet bir tehlike olursa, yine biz müdahale ederiz, onlar merak etmesin, bizler savaşırız, onlar nutuklarını atsınlar. Bu vatan, bu toprak, bu bayrak bizim. Bizden daha vatansever olduklarını söyleyenlerin soy kütüklerine bakın, ne demek istediği daha iyi anlayacağınızdan eminim. İnsan haklarından, demokrasiden, özgürlüklerden bahseden; mitinglerde, yürüyüşlerde, boykotlarda, grevlerde, pankartlarla ön saflarda yer alan bizlerden birileri sandığımız ajan ve provokatörlerin oyunlarına gelmeyelim. Ülke aleyhine bir şey tezgâhlayanlar var ise güvenlik güçlerine yardımcı olalım, haberleşelim. Bu ülke bizim ve hepimize yeter. Saygılarımla

16 Şubat, 2008 Cumartesi
Kısacası paragrafına kadar ok. ama nekadarda bulanık olmuş bu yazınızın sonu.İnsan özgür ancak yaşama&özgürlük haklarını devlet kısıtlar.
Ben özgür1ülke istiyorum,özgür davranırım anlayışıyla nasılki ‘1insan dilediği1insanı öldüremez,özgürce hırsızlık yapamazsa’
Devlet bu davranışlara yönelenlere yaptırımlar getirmiştir.Hukuk okumuş1i olarak diyorum ki;İnsanların özgürlükleri sınırsız değildir.Bu her ülkede böyledir.Çünkü1takım özgürlükler TOPLUM düzeni&DEVLET düzeni açısından tehlikelidir.
Mitinglere çıkanlar Cumhuriyetin Bekçileridir
Eğer Ajan arıyorsanız,tarikat evlerini(akp ajanıdır)akp genel merkezlerini(abd ajanıdır)ülkü ocaklarını(mafya ajanıdır)görmelisiniz
Uyuyan sizsiniz
16 Şubat, 2008 Cumartesi
ABDULLAH ÖCALAN’IN DOSYASI MECLİSTE BEKLEMİYOR YARGILAMA BİTTİ İDAM ETMEDİLER DAVA KAPANDI ARTIK MECLİSİN YASAL OLARAK YAPACAĞI BİRŞEY KALMADI MAALESEF DURUM BU.
CUMHURİYET MİTİNGLERİNİ DÜZENLEYENLERİN ERGENEKON ÇETESİ OLDUĞU 2009 DA DARBE PLANLADIKLARI BELLİ OLDU.VE ERGENEKON ÇETESİNİN ABD TARAFINDAN KULLANILAN BİR ÖRGÜT OLDUĞUDA DEŞİFRE OLDU. MİTİNGLERİ ORGANİZE EDENLER ARASINDA YABANCI SERVİSLERE HİZMET VERENLER,MİSYONERLER, TESCİLLİ TÜRK VE İSLAM DÜŞMANLARI DA VARDI.
MEYDANLARI DOLDURANLAR ATATÜRK’ÜN DEYİMİYLE HAİNLER,İŞBİRLİKCİLER YA DA NEYE VE KİME HİZMET ETTİKLERİNİN FARKINDA OLMAYAN BEDHAHLAR