Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

SEVGİ

28 Ekim 2007 Pazar | Kategori Dünya | Etiketler : İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

SEVGİ

 

    Dostlarımızın olması mutluluğumuz demektir. Çünkü dostu olan kişiler daha hayat  dolu ve huzurludurlar.Sevgi dolu bir ailemiz bile olsa, bizi dost kadar yüceltecek hiçbir şey yoktur. Sevgi üzerine söylenilebilecekler o kadar çok ki,Sevginin katledildiği bir çağda çözülmeden ayakta kalabilmenin, ümit kaynaklarını kurutmamanın garantisi olan by erdeme sahip çıkmak amacımız.Günlük yaşantımızın hemen her anında duyduğumuz ya da duymak istediğimiz ‘’Sevgi’’ tüm canlıların vazgeçilmez gereksinimidir.Birleştirici, kaynaştırıcı nitelikli sevgi, yüreğimizin yarattığı özgün bir iklimdir.Dahası insani bir duygu olup, Sait Faik’in dediği gibi ‘’İnsanı sevmekle başlamaktadır her şey’’Sevgi tanrısal bir güçtür.Sevgi, yaşamak demektir.Sevgisizlik ise ölümdür.Çevreye yayılan sevgi, umutsuzlara umut olur yaşamın törpülenmiş bağlarını onarır. Sevgi toplumsal birliğin temelidir. Bencilliği, kötülükleri,çatışmaları sevgiyle aşmak mümkündür

  Sevgi öğretilebilir mi? Ne münasebet, elbette öğretilmez,fakat yaşanır.Ancak insanın  sevme yeteneğini keşfetmesi, bu gizli hazineyi ortaya çıkarması için, içinde taşıdığı mükemmel donanımı görmesi, belki de eğitimle sağlanabilir.Sevgiyi öğretmenin en garantili yöntemi sevmek ve sevgi temelleri üzerinde yükselen model bir toplum oluşturmaktır.Sevgi sorumluluk ister, zaten sevmek başlı başına bir sorumluluk değil midir?Sorumsuz insanlar sevemezler.

   Kur’an sevgiden bu kadar çok söz ederken, sevgi  bizim hayatımızda ne kadar yer tutmakta? Sevebilecek yerlerimizi ellerimizle hala yok etmemişsek, haydi hep birlikte sevgi oluğunun altına tutalım başlarımızı.Bilelim ki, İslam’ın ve insanın ortak düşmanları önce sevgiyi katlettiler ve yerine nefret tohumları saçtılar.Bombalarını coğrafyamızdan önce yüreklerimize attılar ve oradan başladılar işgale.

Yaşadığımız bu diz boyu sefalet neyin sonucudur sanıyorsunuz? Sevginin kanı dökülmüşse bir yüreğe, o yüreğe bir daha bahar gelir mi hiç? Sevgi güllerini yolan eller kurumaz mı hiç? Ondan geriye buğuz, hased, kin, suizan, kapris, ihtiras kalacaktır. Sevginin yerini bu sayılanlar aldığı zaman gelsin gıybetler, gelsin  iftiralar, ihanetler ve acımasızcs kıyımlar.Evet, yakıtı tükenmiş bir yürekle bu dünyanın en zor yokuşunda nereye kadar çıkabilirsiniz ki? Kalp öyle bir taşıyıcı ki, taşıdıkları arasında iman var, Kur’an var, basiret var, feraset var, cemaat var- kırıp bitirmemişse tabi—ümmet var.Nüfusu milyarları bulan bu ülkenin yüzölçümü henüz hesaplanabilmiş değil.Bütün bunlar bir yana, orası Mekansız’a mekan olacak kadar, O’nu orada ağırlayacak kadar büyük.Bu sınırsız coğrafyada, bu sınırsız yükü çekebilecek taşıtın yakıtı da sınırsız olmak gerek.İşte o yakıt ‘’sevgi’dir.Değilse, o muazzam yüke yürekten başka hangi araç, sevgi’den başka hangi yakıt dayanabilir?

    Bir sonsuz’u taşıyan sonsuz bir araca, sonsuz bir yakıttır sevgi.Onun için diyoruz ki ‘’önce sev….’’ Kardeşini sevdin mi bir kez, kötülük yapamazsın ona, Eğer mü’minler elimizden, dilimizden emin olamıyorlarsa, sevgisizlik yüzündendir. İnsanın insana sunabileceği en ölümsüz hediyedir sevgi.Bir asr-ı saadet eden işte budur.Onlar aşkı öyle yüksek dozda yaşadılar ki, sonraki nesiler onların bu sevgi stoğunu yüzyıllardır  harcaya harcaya bitiremedi.Buyurun, kuşağımızla biz bu sevgiyi tüketen değil, üreten olalım.Öyle üretelim ki, sonraki kuşaklara bile yetsin sevgi.

    İçimizdeki devletten habersiz yaşayan bizlerin, dahası, yürek devletini olumsuz davranışlarla kıyasıya tarumar eden bizlerin, devletten söz etmesi şov yapmaktır.Eğer dünyadaki insana ve insandaki varlığın harcadıkça çoğalan ortak sermayesi sevgi hakim olmayacaksa, nasıl sağlanacaktır.’’insanın mutluluğu’’ Ve yüreklerin işgal altında olduğu bir toplumda sevmeyi neyle, nasıl becerecektir insanlar.

      Evet, din kişinin hayatına anlam katan bir amaç verir.Bu inanç; zorluklar, acılar ve ölüm karşısında dayanıklılık ve ümit ışığıdır. Hayatın günlük meşakkatlerinin bunalttığı kişiye, dünyaya ebedi bir bakış acısıyla bakma fırsatı verir. Bu sebepten dolayı teknoloji ilerledikçe, bilgi çoğaldıkça dostluğa ve  inanmaya olan ihtiyaç artacaktır.İçinde bulunduğumuz stres dolu, karmaşası çok yaşantının sığınağı dindir.Dürüstlük en iyi dostumuzdur, en sadık arkadaşımızdır. Dürüstlüğün, aynı zamanda mutluluğun ve kendimizle barışık olmanın anahtarı olduğunu unutmayalım.

 

 

SELAHATTİN ALAÇAM

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız