MASONLUĞUN SAKLANAN YÜZÜ
16 Şubat 2008 Cumartesi | Kategori Dünya | Etiketler : masonluk İhbar EtBir kişi, İnternet sitelerinden veya gazete, dergi ve kitaplarda yapılan açıklamalardan masonları takip ederse, onların insancıl olduklarını ve iyiliğe hizmet ettiklerini zannedebilir. İlkelerini anlattıklarında, masonluğun faydalı ve gerekli bir dernek olduğunu düşünebilir. Ancak masonların kendi gizli kaynaklarını incelediğimizde karşımıza daha başka bir yapı çıkar. Bu kaynaklarda masonluğun, hükümetleri ve devletleri yok sayıp ülkeleri yönetmeyi, devrimler yapmayı hedefleyen, hatta masonik amaçlar uğruna göz kırpmadan savaşlar dahi çıkartabilen bir örgüt olduğu görülecektir. Bununla birlikte vurgulanması gereken önemli bir nokta da, çeşitli vaatlerle masonluğa dahil edilmiş bazı alt düzey masonların, örgütün bu faaliyet sistemine farkında olmadan dahil edildikleridir. Masonluk aynı zamanda, hakkında en çok soru işareti bulunan ve insanların merakını çeken konulardan biridir. Çünkü bu örgütün çalışmaları gizlidir, gerçek felsefesi ve amaçları hakkında da çok farklı yorumlar yapılmaktadır. Masonlar kendilerini tanıtırken "insan sevgisi, hoşgörü, evrensel kardeşlik, akıl ve bilim yolu" vs. gibi etkileyici kavramlar kullanırlar. Oysa, masonluk oldukça karanlık bir örgüttür. En temel özellikleri ise dini inançlara saygılı gibi görünmelerine rağmen dinsiz, hatta din ahlakının karşısında olmalarıdır. Ancak bunu doğrudan söylemeyip farklı şekillerde dile getirirler. Asıl amaçları, insanın merkez olarak kabul edilmesi yani insanın ilahlaştırılmasıdır. (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.) Türk mason localarının 1923′te yayınladığı "Meşrik-i Azam İçtimai Zabıtları"nda, bu sapkın felsefe şöyle ifade ediliyor: ‘’Biz artık Allah’ı hayat gayesi olarak tanımayacağız. Biz bir gaye yarattık. O gaye Allah değil, beşeriyettir.’’ (Rabbimiz’i tenzih ederiz.) Bir başka masonik kaynakta ise şöyle denmektedir:‘’İptidai (eski-ilkel) cemiyetler, acizdiler, aczleri dolayısıyla etraflarındaki kuvvetleri ve hadiseleri ilahlaştırdılar. Masonizm ise insanı ilahlaştırdı.’’ (Rabbimiz’i tenzih ederiz.)Masonluğun temelini oluşturan hümanizmin tanımı, bu felsefenin doğrudan din ahlakına karşı bir kimliğe sahip olduğunu göstermektedir. 20. yüzyıldaki hümanist felsefe akımının öncüsü olan Julian Huxley, Darwin’in evrim teorisini rehber kabul ederek "Evrimsel Hümanizm" adı altında yeni bir batıl din kurmuş ve bu sapkın inanışın anlamını da şöyle ifade etmiştir:‘’Ben "hümanist" kelimesini kullanırken, insanın, aynı bir bitki ya da hayvan gibi, doğal bir varlık olduğunu kastediyorum. Yani insanın bedeni, zihni ve ruhu, doğa üstü bir güç tarafından yaratılmamış, aksine evrim süreci sonunda oluşmuştur. Dolayısıyla insan, herhangi bir doğaüstü gücün kontrolü ya da yol göstericiliğine değil, sadece kendi varlığına ve kendi gücüne inanmalıdır.’’ (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.)bir "Hümanist Manifesto" yayınlamıştır. 1973 yılında yayınlanan II. Hümanist Manifesto’da ise insanlığı tehdit eden sorunlar anlatıldıktan sonra bu felsefenin Allah’ı nasıl inkar ettiği şöyle özetlenmiştir: "Bizi kurtaracak bir Yaratıcı yoktur, kendimizi biz kurtarmalıyız." (Rabbimiz’i tenzih ederiz.)İşte masonik felsefenin özündeki, insanın temel alınması düşüncesinin özeti budur. Bu sapkın felsefenin öne sürdüğü iddialar aldatıcıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz’in eşsiz gücünü kabul etmeyerek sözde "insanlar arasında sevgi, barış, kardeşlik" gibi kavramların öneminden bahsetmenin tek başına hiçbir kıymeti kalmaz. İnsanoğlunun varoluşunun amacı, Kuran’ı Kerim’in, "Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat Suresi, 56) ayetinde bildirildiği gibi, Allah’a kulluk etmektir. İnsan bu sorumluluğunu göz ardı edip, Yüce Allah’a iman etmedikten sonra kurtuluşa eremez.1- Masonluğun Temel İlkeleri Nelerdir? Kimler Mason Olabilir?
Masonlar, haricilere yani mason olmayanlara "Biz Allah inancı olmayanları aramıza almayız, hepimiz Allah’a inanırız" derler, ancak bunun sadece bir kamuflaj olduğu kendi yayınlarındaki bilgilerden açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim masonik kaynaklara bakıldığında Allah inancının, örgütün içinde aşamalı bir şekilde ortadan kaldırıldığı görülebilir. Türk masonlarının bir yayın organında, dinsizliği "bilim" maskesi altında yaymanın masonların en büyük görevi olduğu şöyle ifade edilmektedir: Hepimize düşen en büyük insancıl ve masonik görev, olumlu bilim ve akıldan ayrılmamak, bunun evrimde en iyi ve tek yol olduğunu benimseyerek bu inancımızı insanlar arasında yaymak, halkı olumlu bilimlerle yetiştirmektir. Ernest Renan’ın şu sözleri çok önemlidir: "Ancak halk olumlu bilim ve akıl ile eğitilirse, aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır." Lessing’in şu sözleri de bu düşünceyi destekler: "İnsanların olumlu bilim ve akıl ile aydınlatılmasıyla bir gün dine gerek kalmayacaktır.”
Masonların, bilimsel düşünen insanların din ahlakından uzaklaşacağını öne sürmeleri büyük bir yanılgıdır. Din, düşünmeyi, araştırmayı ve incelemeyi teşvik eder. Akılcı ve vicdanlı düşünenler din ahlakını samimi olarak yaşarlar. Başka bir masonik metinde şöyle denir: "Sizler Allah’ı, kader, tabiat, kanun, kuvvet gibi zeka ve ruhunuzun eğilimine, inanç ve idrakinize göre herhangi bir isimle adlandırabilirsiniz." (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.)Kaderi, tabiatı, kanun, kuvvet ve zekayı yaratan Yüce Allah’tır ve Rabbimiz sonsuz kudret sahibidir. Bu en büyük hakikatten gaflet içinde olan masonluk, içinde bulunduğu gafleti topluma da yayma çabası içindedir. Masonlar insanları da ahlaki durumuna göre değil, kendilerince belirledikleri koşullara göre seçerler. Bunlardan bazıları şu şekildedir:
“Umumi vasıflardan sonra bir de bizim Masonik açıdan arayacağımız bazı şartlar lazımdır. Şimdi onları inceleyelim.
1)İdealist olmak;
2) İyi isim ve şöhret sahibi olmak:
3) Maddi ve mali imkânların iyi durumda olması.
4) Haricilerin vaktinin müsait olması (MASON DERGISI - 81/4, s.32)

16 Şubat, 2008 Cumartesi
Kalemin hiç susmasın!!!
16 Şubat, 2008 Cumartesi
Bugünde masonların fransız üstadının beyanı vardı,başörtüsü yasağının kalkması demokrasi için büyük gedikmiş,geriye gidilirmiş,laikliğe aykırılıkmış…
İnsanların sorunlarının çözümünü kendiilerine amaç edindiklerini söyleyerek espri yapan mason tarikatlerinin varlığı bi kere laikliğe aykırıdır…
Atatürk meclisten kovup,etkinliklerini durdurmuştu…
Ne doğru bir tespit…İnönü ise gelir gelmez onlara izin verdi…