Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

BEBEK KATİLLERİ TEKRAR SAHNEDE

10 Kasım 2007 Cumartesi | Kategori Siyaset | Etiketler : İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

BEBEK KATİLİ APONUN UŞAKLARI TEKRAR  SAHNEDE (1)

 

          Merhaba değerli okuyucular, Ülkemizde hala bölücü faaliyet yapan ve hızlandıran hain odaklar faaliyetlerini hızlandırmışlardır, bakınız vatan haini olan, Müslüman olmayan, ne kürt,ne Türk, nede Arap olduğu belli olmayan ama Ermeni olduğu söylenen ve ülkemizde yüzlerce insanın katledilmesine sebep olan bebek katili Abdullah Öcalaniçin hala reklam yaparak ortamı germeye çalışanlar var.. Daha yeni olay olan DTP Kongresinde yine utanmadan ne Türk Bayrağı , ne Atatürk ve nede İstiklal Marşını okudular. Bu ne terbiyesizlik. Oradakiler ne Türk ne deKürt olabilirler, onlar Ülkeyi bölmek isteyen dış güçlerin maşasıdırlar. Başlarıda İmralıda yatan bebek katilidir.Bunlar PKK’lı ve onlara yardım ve yataklık eden bazı  örgütler, bunlar aynı Ermeniler gibi, misyonerler gibi ülkemizi karıştırmak ve bizi birbirimize düşürmek için mücadele eden hainlerdir. Bu vatana hainlik edenler şunu iyi bilsinler ki bu şehitler ülkesi birkaç çapulcuya kalamaz, bunun için bizler her zaman polisimizin, askerimizin ve  Devletimizin yanındayız, Böyle düşünmek için ilk önce vatanını seveceksin bunun için hangi görüş olursa olsun hiç fark etmez, hepimiz aynı bayrak altında yaşıyoruz Aynı marşımızı okuyoruz. Bakın daha geçen gün birde 15 Şubat Öcalanın yakalanışının yıldönümü dolayısıyla yine Diyarbakır Belediye başkanı olan Osman Baydemir denen  şahıs sözde kendini öldüren bir Pkk’lının cenazesinde yanında kendi gibi düşünen çevre belediye başkanları ile cenazeye katıldı, adeta taziyeleri kabul etti. Onlar için düşündüklerimi söylemek bana yakışmaz ama söylenecekleri sizler tahmin edebiliyorsunuz. Bunlarda utanma, arlanma dene şey yok. Bu topraklarda ekmek yiyorlar , fakat hainlik ediyorlar Ama bu millet sizleri seyrediyor, Allah sizleri görüyor, sizin cezanızı bir gün gelecek Allah çok kötü verecek. Böyle hainlerle beraber olanların derslerini güvenlik güçlerimiz, Askerimiz,polisimiz onların derslerini vermektedir.Sizleri birilerinin kışkırtmalarına kanmayın tahriklere kapılmayın.Hainlere karşı el ele olun kardeşçe  yaşayın, Bayrağınızı sevin, koruyun çünkü bayrak namustur. Devletimizin her zaman yanında olun.Çünkü bu ülke için  çok şehit verdik, Vatanımız için her zaman yine şehit oluruz hainler bunu çok iyi bilsinler.

    Evvelki yazılarımda da belirtmiştim ya  hani o affedilen hainler vardı ya ölüm orucuna başlamışlardı da affedildiler..PKK teröristleri Ökkeş Karaoğlu-Mehmet Güven, Enis Aras, OkanÜnsal ve Mehmet Leylek’i affetmesinin sebebi ölümcül hastalıktı. Oysa Leylek serbest kaldığı 2002 yılından bu yana hiçbir sağlık problemi yaşamadığını söylüyor. Cezaevine sebep olan terör eylemlerine devam etmekteki kararlığını da basın şu ifadelerle dile getirmektedir.  Sağlıklıyım, koşabiliyorum.Davamla ilgili her türlü etkinliğin içindeyim. Yürümeyecek durumda ve tekerlekli sandalyede olsam da davama hizmet edeceğim. MLKP militanı Leylek, 30 bin insanın katili PKK elebaşı Öcalan’dan gerçek bir lider diye söz ediyor.Leylek, İmralı Cezaevinde tutuklu bulunan Öcalan’ın tecrit altında tutulduğunu ileri sürerek şunları söylüyor:’’Abdullah Öcalan ismi bende, Kürt ulusal mücadelesinin yeniden ayağa kalkmasını ve büyümesini çağrıştırıyor.Öcalan, Kürt halkı önderidir, Başlattığı mücadele de başarılı olmuş bir insandır.’’ Diye söz etmektedir.İşte bunları niye medya organları dile getirmiyorlar. Daha geçenlerde Demokratik Toplum Partisi 56 Belediye başkanı ve Diyarbekir Belediye Başkanının da aralarında bulunduğu, bu belediye başkanlarının görevleri olan vatandaşa hizmet götürmek yerine İmralı’da yatan 30 bin kişinin katili bölücü başı Abdullah Öcalan’ın sözcülüğünü yaptılar ve hala yapmaktadırlar.Basın açıklamalarında , ‘’İmralı’ya uygulanan politikalar bizleri kaygılandırmaktadır. Türkiye’nin AB’ne aday ülke statüsüne alınmasında sayın Öcalan’ın rolü herkes tarafından kabul gören bir realitedir.Yine, demokratik Cumhuriyet felsefesinin toplumsal barışa ve demokratik birliğe vurgu yapan özünün toplumca benimsenmeyip kabullenilmesindeki rolünü de hep birlikte gördük ve yaşadık.Devlet ve hükümet yetkililerinin haksız ve hukuksuz bir an önce son verip, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünde cesur ve kararlı adımlar atmasını bekliyoruz’’ diye açıklama yapan Ahmet Türk, daha sonra bu konuya 56 belediye başkanı destek verdi.Basın açıklaması sonucunda salonda bulunan bir grup, her zaman olduğu gibi terör örgütü elebaşısı lehine slogan attılar. Bunlara en büyük desteği Ermeni örgütleri, İngiltere ve Fransa özellikle el altından bu örgüte hem maddi, hemde lojistik destek sağlamaktadırlar. Bunlar Türk Milletini sevmedikleri gibi Atatürk’üde sevmezler. Geçenlerdede Osman Baydemir’in, D.T.Partisinin yaptıkları ve hala Devlet malına zarar vermekte devam ettiklerini görüyoruz.Bunlar hainlikten başka bir şey değildir.Bunlar Bebek katilinden ve Amerika’dan destek aldıkları için böyle rahat hareket edebiliyorlar.Bunların dersini kahraman Mehmetçiğimiz vermektedir.Bunlar Müslüman Kürt’te değil, Türk’de değil, bunlar dışarıdan İsrail kaynaklı, Avrupadan ve Amerika’dan idare ediliyorlar, dedim ya bunlara en başta İngiltere ile Fransa’dan Ermeni ve Katolikler destek sağlamaktadırlar..Amaçları hep aynı böl parçala ve yut.Bizi birbirimize düşüremeyecekler asla ve asla

     Avrupa Birliği’ne gireceğiz diye emperyalist zalimlerin her dediklerine boyun eğmek, artık gaflet olmaktan çıktı, zillet olmaya başladı.Başlarına çalınsın onların AB’leri!..Şimdiye kadar onların sayesinde mi ayakta durduk? Türkiye yi Avrupa Birliği gibi emin ellere teslim etmişiz.Tek  AB’den azarlayıcı ses gelmesin de kim ne  yaparsa yapsın..Şu anda yüz binlerle ifade edilen ‘’sokak çocukları’’ aslında PKK çocukları,  gelecek yıl milyonlarla ifade edilirler..Aklınızda bulunsun.Avrupa PKK’nın yanında.Zaten her zaman yanında olmuştur.PKK çocukları okul bahçelerine kadar girdiler, yakında evlerinize, iş yerlerinize girerlerse, muhtemelen uyanacaksınız..Amma çok geç olacak. Sivil Toplum Örgütlerine, derneklere, görsel ve sesli  Radyo sahiplerinden  radyolarından akşama kadar  müzik yayını yerine radyolarınıza daha seviyeli bu konularla  ilgili milli yayınlar yapmanız dileklerimi sunuyorum.

Bu topraklarda  yalnız Türklerin ve Kürtlerin değil, Çerkez, Abaza,Laz,Gürcü,Arnavut, Arap, Boşnak, Pomak bütün Müslüman kardeşlerimizin tertemiz kanları var.Onun için  Çapulculara, tahrikçilere ve hainlere bu Millet itibar etmeyecektir. Mübarek Anadolu, Haçlıların, hainlerin, Ermenilerin, misyonerlerin ve onların yerli işbirlikçileri at oynatacakları bir meydan değildir. Ne PKK, Ne AB, ne ABD, ne de başka bir herze!…Her şeyden önce vatanımız, milletimiz, dinimiz ve devletimiz…Rahmetli Namık Kemal gibi haykırasım geliyor: Uyan ey inleyen yaralı aslan, bu gaflet uykusundan. Bende bir asker çocuğu olarak ülkemizi parçalamak isteyen güçlere lanet olsun diyorum, şu da  bilinsin ki bu asil millet yeri geldiği zaman tek yürek, tek bilek olmayı da bilir. 20 yılı aşkın sürede Türkiye’de bir kardeş kavgası çıkarılmış.Kardeş kavgası çıkaranların dış güçlerle temasları netleşmiş durumda.Onları dış güçler koruyor, hapse girenleri çıkarttırıyor,Abdullah Öcalan’la ilgili girişimde bulunuluyor.Bir plan var adım adım ilerliyorlar. Komplo olduğunu söylüyor DTP Genel Başkanını , Osman BAYDEMİR’i ve onların yandaşlarını bu millet sizi affetmeyecektir. Din,Bayrak,Vatan,gibi kavramlar ortak değerlerimizdir, bunlara hiç kimse dil uzatamaz. Bizi bölmek istiyorlar.Bunun için başta Amerika ve Masonlar ve Türkiye’deki uzantıları , Lions loca ve kulüpleri faaliyetlerini hızlandırdılar.Ermeni örgütleri faaliyetlerini hızlandırdılar. Gençlerimizi, ailemizi ve neslimizi çürütmeyi planlıyorlar.Bunu günlük hayatımızda gözümüzle görüyor, nefsimizle yaşıyor, ruhumuzla hissediyoruz.

      

 

 

 

 

                          BEBEK KATİLİ APONUN UŞAKLARI TEKRAR  SAHNEDE (2)

 

      PKK içerisinde yaşanan görüş ayrılıkları nedeniyle dağılma sürecini yaşayan örgüt, şiddet eylemlerini tırmandırarak gündemde kalmaya çalışıyor. Kürtlerin hak ve özgürlüklerini savunmak için mücadele ettiğini iddia eden terör örgütü, hain saldırılarına bir yenisini daha ekledi. 19 Eylül tarihinde gazetedeki bir haberi okuyunca çok üzüldüm. Ciğerim yandı. Duyarlı bir vatandaş olarak ben de PKK Gerçeği’ni anlatan bir yazı yazmak istedim.Önce gazetedeki acı haberden, terörün insanlık dışı vahşetinden bahsetmek istiyorum:  Haberin Başlığı, “Teröristler Hakkari’de bir köylü öldürdü”. Haber: “Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde bir vatandaş, teröristler tarafından silahla vurularak öldürüldü. Kamyoneti ile Aktütün köyüne seyreden İsmail Özkan isimli köylünün yolu, bir grup PKK’lı terörist tarafından kesildi. Özkan’ı aşağıya indirip silahla tarayarak öldüren teröristler, aracını da ateşe verip kaçtı. Silah sesleri üzerine olay yerine gelen köylüler güvenlik güçlerine durumu bildirdi.” Şimdi, bu haberin üzerine diyecek hiçbir şey yok. Ya da diyecek çok şey var. Bu mu sizin hak ve özgürlük arama mücadeleniz. Hem de Kürt kökenli vatandaşlarımızın yaşadığı bu bölgede… Bu vatandaşlarımıza yıllarca eziyet ederek, onları köyünden ve evinden sürerek, evlerini yakıp yıkarak hatta onları silahla tarayarak. Bu hak arama mücadelesi olamaz. Bunun adı tek kelime ile kanlı terördür.PKK’nın terör örgütü olduğunu kabul etmeyen ülke kalmadı. PKK’yı bugüne kadar en çok destekleyen İran ve Suriye bile artık bu hain terör örgütünün gerçek yüzünü görmeye başladı. İran, son günlerde PKK üzerine operasyonlarını yoğunlaştırdı. PKK’nın halkı için "tehdit" oluşturduğunu anladı. Bu ülke İran sınırı üzerinden örgüte katılmaya çalışan gençleri terör örgütüne üye olmaktan tutuklayıp Türkiye’ye teslim ediyor.  Ve son sözüm gençlere… PKK’nın yabancı ülkeler tarafından desteklendiği, örgütün sığınma yerlerinin ülkeler arasındaki sınır bölgelerinde bulunduğu gibi yalanlara kanmayın. Bu tür politikalar sınırın iki kenarı arasında yer alan iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verir. Ülkelerin sürdürdükleri politikalarda öncelikli olarak düşündükleri halkının güvenliğidir.  PKK gibi terör örgütlerinin ülke topraklarından komşu ülkelere saldırması iki ülke için de bir tehdit oluşturur. İnsanları öldürmek ve terör saldırılarında bulunmak için değil, insanları yaşatmak ve onları mutlu etmek için uğraşın. Her şeyden önce bir insan olduğunuzu unutmayın.Gençler, her yıl örgüt mensubu veya sempatizanı onlarca genç, terör örgütüne üye olmaktan ceza evine girmekte ve gencecik hayatlarını yalan vaatlerle yok etmektedir. Diğer taraftan ise, örgüt içinde kullanılan ve pazarlanan uyuşturucu nedeniyle yaşamlarını yitirmektedir. Ayrıca, olayın başka bir boyutu daha var. Devletin terörle ve uyuşturucu ile mücadele için sadece güvenlik ve sağlık konularında sarf ettiği on milyonlarca dolar ayrı bir kayıp olarak milli ekonomiye yansımakta ve özellikle Kürt kökenli vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadıkları bölgelerin kalkınmasını sağlayacak koşulları olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Lütfen bunları hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın ve terör örgütünün yalanlarına kanmayın.PKK terör örgütü, yalanlara gençleri kandırmaya ve terör bataklığına çekmeye devam ediyor Bu kapsamda gençleri ve onların ailelerini aydınlatacak şekilde yapılan akademik çalışmalar büyük önem taşıyor. İşte buna bir örnek olacak şekilde, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğrencilerinden birinin yüksek lisans tezi kapsamında, Adalet Bakanlığı’ndan alınan izinle Ankara Yenikent F tipi Cezaevinde bulunan terör örgüt PKK üyesi 57, sol terör örgütü üyesi 37 ve sağ terör örgütü üyesi 16 tutuklu ve hükümlünün katıldığı “Devlet Aleyhine Suç İşleyen Teröristlerin Özellikleri” konulu bir anket çalışması yaptığını İnternet’te okuduğum bir rapordan öğrendim.Terör örgütü PKK üyelerinden 38 tutuklu ve hükümlünün cezaevine girmeden önce bir iş yerinde çalıştıkları, aynı kişilerin örgüte katıldıktan sonra işlerini kaybettikleri gibi herhangi bir maddi destek de alamadıkları tespit edilmiş.Başkalarının iddia ettiği gibi gençler PKK terör örgütüne işsizlik ve çaresizlikten değil, terör örgütünün siyasi ve ideolojik yalanlarına, mali ve cinsel ihtiyaçlarının karşılanması ve evlilik gibi macera arayışlarına cevap verebileceği aldatmalarının bir sonucu olarak katılmaktadır. Aynı gençler örgüte katılır katılmaz söylenenlerin yalan olduğunu hemen anlamalarına rağmen, terör örgütünün tehditleri ve fiziki yokluklar ve çaresizlikler karşısında, ölüm korkusu ile örgütten kurtulma fırsatını kaçırmaktadır. Ama her şeye rağmen örgütte kalarak insanlara saldırma yerine kaçmaya cesaret edenler ise kurtuluşun ve yeni bir başlangıcın kapısını açabilmektedir.Anket çalışmasında, terör örgütü PKK üyelerinden 56’sının, anne ve kardeş desteğiyle ceza evinde yaşamını sürdürdüğü, 1’inin ise akraba ve çevre desteği ile yaşamını devam ettirdiği, örgütün kendilerini kullandıktan sonra işe yaramaz hale geldiklerini düşünerek bir kenara attığı ortaya çıktı. Terör örgütü üyelerinin, “Örgüte katılın ailenize biz bakacağız” vaatlerinin boş olduğunu ise cezaevinde öğrendikleri tespit edildi. Aynı araştırmada yer alan bilgilere göre son dönemde ailelerin desteği ile örgütten kaçarak teslim olan terörist sayısında artış görülmektedir. Bazı teröristlerin ifade ettiklerine göre örgütten kaçma isteğini etkileyen faktörlerin başında, umutsuzluk ve kandırılmış duyguları ile birlikte aileye özlem yatmaktadır. Örgütten ayrılıp aile ocağına dönmek isteyen evladı hangi ana-baba istemez ki… PKK üyelerinden 38’i, “örgütten çekindikleri için teslim olmaktan korktukları” konusunda görüş bildirirken, örgüt üyelerinin kardeşlerinin terör örgütüne girmek istemedikleri ve birçoğunun kardeşinin örgüte katılmasına bizzat engel oldukları yönünde cevaplar verdikleri tespit edilmiştir. Yani Gençlerimizin PKK terör örgütünün yalanlarından ve tuzaklarından kurtarılmasında onların aileleri çok önemlidir.Yapılan araştırmada teröristleri verdiği yanıtlar terörün çıkmaz bir yol olduğu ve teröre bulaşanların ise pişmanlıklarla dolu yaşantılarını bir kez daha ortaya koymaktadır. Ailelerin üzerimizdeki en büyük görev vatana ve millete hayırlı evlatlar yetiştirmektir. Çocuklarımıza sahip çıkalım. Yaptıkları hatalarla onları cezalandırmayalım. Terörist olsalar bile onlarla temas kurarak, teslim olmanın onlar için bir son değil yeni bir başlangıç olacağını anlatalım… Yeni bir hayat çok uzakta değil…

 

 

 

                          BEBEK KATİLİ APONUN UŞAKLARI TEKRAR  SAHNEDE (3)

 

   Günümüzde terör, tüm dünya ülkelerinin korkulu rüyası… Terör bir insanlık suçu… Ülkemiz, PKK terör örgütü nedeniyle binlerce şehit ve gazi vermiştir. Birçok masum insanımız, tedavi edilemeyecek şekilde yaralanmıştır. Bu yüzden Türkiye terör eyleminden mağdur olan ülkelerin ve insanların acısını çok iyi anlamaktadır.  PKK terör örgütü yaptığı terör eylemlerini güvenlik güçlerinin üzerine atarak Türkiye’yi karalamaya, kendini masum göstermeye ve kamuoyunu kandırmaya çalışmaktadır. Irak’ın kuzeyini serbestçe kullanan ve bölgeden her türlü desteği alan terör örgütü, halkın can ve mal güvenliğini tehdit eden terörist saldırılara devam ediyor. Bölge halkını ve kamuoyunu kandırmak için de nereden ve kim tarafından atıldığı belli olmayan havan atışları ile sinsi terörist saldırılarını sürdürüyor. Sonra da bu örgütün yayın organları ve örgüte hizmet edenler bu saldırıları Türkiye’nin yaptığı yönünde yalan haberlerle kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor. Aslında tüm bu saldırıları planlayan ve hain emellerine alet eden PKK terör örgütü. Ama bölgede yaşayanları kandırmak ve kendisine mahkûm etmek için bu saldırıları komşu ülkelerin üzerine atmak da bir PKK terör örgütü senaryosu.Geçtiğimiz ay Irak kuzeyinde Hıristiyan ailelerin yaşadığı Avsarki ve Kanisarki Köyüne yönelik havan mermisinin atıldığına dair haberler, aşiret lideri BARZANİ’nin partisi KYB’nin İnternet sitesinde “Türk Ordusu Hıristiyan köylerini topa tuttu” şeklinde yayımlandı. Bu eylem, PKK terör örgütü ile bu yayın grubu arasındaki işbirliğinin boyutlarını ortaya koymaktadır. PKK terör örgütü amacına ulaşamayacaktır. Kan dökmeye doymayan PKK’nın yalan ve iftira içinde yaşayan bir örgüt olduğunu bir kez daha anlaşıldı. Çünkü o saldırıların PKKlı teröristler veya El Kaide yanlısı teröristler tarafından yapıldığına dair somut bilgiler medyada yer almaya başladı. Türk güvenlik kuvvetlerini masum ve savunmasız insanlara karşı insanlık dışı bir tutum içinde olma ve uluslararası kamuoyunda suçlu gösterme gayreti içindeki bu davranış kamuoyunu yanıltmak amacıyla yapılmıştır. Ama gerçekler er veya geç ortaya çıkıyor. Zaten eli kanlı teröristlerin doğru söylemesini beklemek de saflık olur.PKK terör örgütüne her türlü desteği veren grupların, yakın işbirliği içinde kamuoyunu kandırma ve bölgede yaşayan insanların Türkiye’ye olan sevgi ve güvenlerini yıpratma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkûmdur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, devlet geleneği, milli ve kültürel değerleri, insana değer veren demokratik yapısı ile bu tür propagandalardan etkilenmeyecek güçte büyük bir ülkedir. Dünyada Türkiye’yi tanıyan, tarafsız ve gerçekçi bir dünya görüşüne sahip bir politika izleyen hiçbir ülke veya grup bu tür yalanlara değer vermez. Türk devleti ve insanlık adına, kamuoyunu yanıltmak ve Türk düşmanlığını körüklemek için insanlık suçu işleyerek bölgede yaşayan masum insanlara saldıran bu terör odaklarının bu tür hain davranışlardan kaçınmalarını bekliyoruz. Türkiye’nin bölgede yaşayan insanları hedef alan ve teröre destek vermeyen halka yönelik hiçbir olumsuz davranışı olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır. Türk güvenlik kuvvetleri bölgede yaşayan insanların huzur ve güven içinde yaşaması, teröristlerin baskı ve zulümlerinden korunması için her zaman onlara destek olmuştur. Terörle yatan elini kandan temizleyemez. Ve hainler şunu iyi bilsinler tekrar söylüyorum. Biz bölünmeyeceğiz ve çürümeyeceğiz..bunu hiçbir zaman başaramadınız ve başaramayacaksınız.İdeolojik basınıyla üzerimize yürüseler de, müstehcen neşriyatıyla istila ve işgale kalkışsalar da çürümeyeceğiz…Sinema ve televizyon filmleriyle gelseler de, ekran ve mikrofon oyunlarıyla yürüseler de, irtica ve mürteci maskeleriyle hücuma geçselerde çürümeyeceğiz… Çürümüş gibi görünenlerimiz dahi çekirdek gibi olacaklar.Bir de görecekler ki, çürüttüklerini sandıkları çekirdeklerden fidanlar fışkırmış, çınarlar yükselmiş.Biz çürümeyeceğiz…. Çünkü bizi çürütmek isteyenlerin kendi sefil durumlarını biliyor, çürüttükleri neslin acıklı hallerini görüyoruz….İçki, kumar, uyuşturucu ve sefahat sefaletleri….Bunların aile hayatları birer ibret tablosu, çoluk, çocuklarının yaşayışları birer hicab aynası… Bin bir gayri meşruluk var yaşayışlarında.Bunlara rağmen bizi neye davet ediyor, ne gibi olmamızı, kime benzememizi tavsiye ediyorlar? Şu anda kendileri nedirler ki? AB’ sürecinde hala İnsan haklarından, özgürlüklerinden, sosyal devletten bize akıl veriyorlar, kendileri çürümektedir.Bu kadar içimizde faaliyet yapsanız da Hayır ve asla! Biz çürümeyeceğiz…

    Biz Müslüman’ız, gururla Türk’üz, yaşayışımızla, örfümüzle,ibadetimizle, adetimizle, aile yapımızla, samimiyet ve ihlasımızla! Biz camiye gider, inandığımıza ibadet ederiz.Burada göremediklerimizin nerede olduklarını (kendileri gibi) biz de bilmiyor, arkalarından gidemiyoruz.Onlar kusura bakmasınlar, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmasınlar.Biz çürümeyeceğiz..İnanmışlar el ele vererek, gönül gönüle gelerek, kol kola girerek, Kabe’nin etrafındaki gibi saf saf olarak.Buradan o sözde Müslüman olduğundan şüphe ettiğim Asker ve bebek katili İmralıadada yatan sefil sürüngenin sözcüleri olan hainlerle işbirliği içerisinde bulunan ve bu ülkenin ekmeğini yiyipte hainlerle beraber olan ve teröristleri kahraman gibi göstermeye çalışan, Demokratik olduğundan söyleyen fakat insanlığın ve demokratlığın zerresi olmayan Demokratik Toplum Partisini. Yandaşlarını ve Diyarbekir belediye başkanlığını  yapan Osman BAYDEMİR’i protesto ediyor, onu ve beraber olduğu hainleri kınıyorum.Bu ülkede yaşıyorsanız adam gibi adam olmaya davet ediyorum. Devletin koltuğunda oturmaya utanmıyor musunuz.Şunu da çok iyi bilinki bu milletin yüreğini kabartmayın. Atatürk’ün çocuklarını kızdırmayın.Biz büyük ve asil bir  milletiz ve  devletiz.Bayrağımızla Askerimizle,Polisimizle.Bu değerlerimize uzatılan dili Atatürk nasıl kestiyse bu asil millette kesmesini biliriz.Onun için diyorum ki Biz çürümeyeceğiz,  Çürütmeye de  bölünmeye de müsaade etmeyeceğiz. Yaptığınız hesaplar hep boşa gidecek, bu Millet söz konusu Din,bayrak,toprak olunca yeri gelince el ele beraber olmayı da bilir,  Bu Milletin ülkesine nasıl sahip çıktığını geçmişe bakarsanız  örneklerini çok iyi göreceksiniz.Ülkemiz üzerine oynadığınız oyunları biliyoruz. Allah Müslüman Türk’ün her zaman yanındadır bunuda iyice bilin. Saygılarımla

       

 HAKKIDIR HÜR YAŞAMIŞ BAYRAĞIMIN HÜRRİYET,  HAKKIDIR HAKK’A TAPAN MİLLETİMİN İSTİKLAL

 
SELAHATTİN ALAÇAM / SENDİKACI

Yorum

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız