27 Temmuz, 2007 Cuma Yorum yok »
DIKKAT !!!!!
Mars gezegeni Ağustostan itibaren geceleri gökyüzünün en parlak cismi olacak. Mars çıplak gözle dolunay kadar büyük görünecek.27 Ağustos’ta Mars dünyaya 34,65 milyon mil yaklaştığında en büyük göründüğü gün olacak. 27 Ağustos gecesi 00.30′da gökyüzünü izleyin. Dünyanın iki ayı varmış gibi görünecek. Marsın dünyaya bu kadar yakin geçeceği bir sonraki tarih 2287 yılı. Bunu dostlarınızla paylaşın. Bugün hayatta olan hiçbir kimse bu olayı tekrar göremeyecek
11 Temmuz, 2007 Çarşamba Yorum yok »
Badminton Nasıl Oynanıyor?
Badminton oyunu üç setten oluşur. Rakip taraflar topu karşı tarafın sahasına düşürmeye çalışarak puan kazanmaya çalışırlar. Her bir set 15 puandan oluşur ve 15’e ulaşan ilk taraf seti kazanır. Oyunda başlama vuruşu yazı-tura ile belirlenir. Yazı tura atışını kazanan taraf servis atmak ya da karşılamak konusunda bir seçim yapar ve oyuna servisle başlar. Servis atan oyuncu topu raket ve bel seviyesini geçmeden diğer tarafa doğru gönderir. Top filenin üzerinden geçip rakip sahaya ulaşmaması ve saha çizgilerinin dışına düşmesi durumunda top oyun dışına çıkmış sayılır.
Nasıl Puan Alınır?
Üç set olarak oynanan oyunda yalnızca servis kullanan taraf sayı alır. Tek erkekler ve çiftler karşılaşmalarında 15 sayısına ilk ulaşan taraf seti kazanır. Tek bayanlar karşılaşmalarında ise 11 sayısına ilk ulaşan seti kazanır. Uzatmalarda set skorunun 14-14 olduğu durumlarda (tek bayanlarda 10-10) 14 sayısına ilk önce ulaşan taraf seti uzatma hakkına sahiptir. Seti kazanan taraf sonraki sette ilk servis atışını yapabilir.

11 Temmuz, 2007 Çarşamba Yorum yok »
MUSTAFA KEMAL’İN SON GÖRDÜĞÜ RÜYA
26 Eylül 1938 tarihinde Atatürk, rahatsızlığı ile ilgili olarak ilk defa hafif bir koma atlatmıştı. Prof. Afet İnan, olayı şöyle anlatıyor: O geceyi rahatsız geçirdi. İlk hafif komayı o zaman atlatmıştı. Ertesi sabahki açıklamasında: ‘Demek ölüm böyle olacak’ diyerek,uzun bir rüya gördüğünü anlattı. ‘Salih’e söyle, ikimizde kuyuya düştük, fakat o kurtuldu dedi.
Atatürk’ün, burada “kuyuya düşme” olayı, kendisinin de söylediği gibi ölümünün habercisiydi. Salih Bozok’un kuyudan kurtulması ise, Atatürk’ün vefat etti gün, buna çok üzülen Salih Bozok’un intihar etmesi ve sonunda kurtarılmasını simgeliyordu.
10 Temmuz, 2007 Salı 2 Yorum »
patatesli yumurta
not:eşim çok yemek seçen biri olmasına karşın bu yemeği bayıla bayıla yediğini hatırlatmak isterim.
malzemeler(4 kişi için)
4 orta boy patates
8 yumurta
2 su bardağı sıvı yağ
tuz
yapılışı: patateslerin kabuklarını soyduktan sonra küçük ve eşit küpler halinde doğrayalım.yağı orta boy(22 cm çapında)tavaya koyup kızdıralım.küp şeklinde doğranmış patatesleri kızgın yağın içine atalım.bu arada 8 adet yumurtamızı derin bir kaseye kırıp,çatal veya çırpıcak yardımıyla çırpalım.patatesler kızarıncaya bekleyelim.patatesler kızardıktan sonra yağın fazlasını süzelim.bir çay bardağı kadar yağ kalınca(yani yumurtaları pişireceğine inandığımız miktar)çırptığımız yumurtaları patateslerin üzerine dökelim.üzerine bir miktar tuz serpelim.(tuzun 3 zararlı beyaz şeyden -şeker,un,tuz-unutmayıp ihtiyacımız kadar yani azı karar çoğu zarar mantığıyla hareket edelim)omlet gibi her iki yüzünü de kısık ateşte 5 dakika pişirdikten sonra altını kapatalım.hepinize afiyet olsun arkadaşlar
10 Temmuz, 2007 Salı 1 Yorum »
Kitap okuma alışkanlığı, insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak süregelmiştir. Tarihte büyük işler yapmış, milletlere yön vermiş kişilerin de çok kitap okuduklarını ve büyüklüklerini bir yerde kitap okumaya borçlu olduklarını görüyoruz.
Kitap bilginin,tecrübenin toplandığı, insanların gelişmelerinin ve yeniliklerinin biriktirildiği bir kilitsiz kumbaradır. Bu kumbaradan istifade etmemiz için açıp içindeki bilgileri kullanmamız gerekir.
Tarihte büyük işler başarmış insanlar işte bu kumbaradan çok iyi istifade etmişlerdir. İçindeki bilgileri çok iyi kullanmış ve geliştirmişlerdir.
Medeniyetlerin kurulmasında,büyümesinde en önemli şey bilgidir, kitaptır. Yani kitaba verilen değerdir. Bir ülkenin insanları ne kadar çok kitap okuyorsa medeniyete katkıları ve gelişmişlik düzeyleri de ona derecededir. Gerçek şudur ki, millet olarak gerçekten bir şeyler yapmak ve devletimizi daha ileriye götürmek, birey olarak daha iyi bir ortamda yaşamak istiyorsak kitaplarla dostluğumuzu geliştirip sımsıkı bir bağ kurmamız gerekmektedir.

10 Temmuz, 2007 Salı 1 Yorum »
Çalışan annenin rehberi
Dış görünüşünüzü ihmal etmeyin
Anneliğin ilk yılları bir kadının kendine en az dikkat ettiği dönemdir. Fakat çalışmak niyetindeyseniz, yüzünüzde elma püresi artıklarıyla, saçınız başınız dağılmış bir halde ofise gidemezsiniz. Unutmayın ki çalışan bir kadın içinde bulunduğu sosyal çevreye göre dış görünüşüne özen göstermeli.
Her şeyi not alın
Bu noktada zamanlama yeteneğinizi devreye sokun. Hiçbir şeyi kafanıza yazmayın, yanınızda daima her ayrıntıyı not aldığınız küçük bir not defteri bulundurun. Günlük işleriniz, randevularınız, alışveriş listeniz hepsi bu defterde olsun.
Gün içinde çocuğunuzla iletişim kurun
Ofisteki işlere dalıp çocuğunuzu unutmayın. Gün içinde evi arayıp bakıcıyla konuşun, bebeğinize sesinizi duyurun, işyeriniz eve yakınsa öğle tatilinde eve uğrayın.
Diğer çalışan annelerle bağlantı kurun
Kaygılarınızı, sıkıntılarınızı diğer sizin gibi çalışan annelerle paylaşın. Bu davranış dünyada tek başınıza olmadığınızı ve sizin gibi kişiler olduğunu hatırlatacaktır.
Yardım istemekten çekinmeyin
Bebeğinizin sorumluluğunu tek başınıza üstlenmeyin her şeyi eşinizle paylaşın. Ayrıca annenizden ve kayınvalidenizden de yardım isteyebilirsiniz.
9 Temmuz, 2007 Pazartesi Yorum yok »
Develer, 10 dakikada ağırlıklarının üçte biri oranında su içerler. Bu miktar kimi zaman 130 litreyi bulabilmektedir. Bunun yanısıra deve, insana oranla 100 kat daha geniş alanı kaplayan bir burun mukozasına sahiptir. Hayvan, çok büyük ve kıvrımlı burun mukozası sayesinde, havadaki nemin %66’sını tutabilmektedir.
Devenin gözleri iki kat kirpiklidir. Kirpikler, kapan gibi içiçe geçerek, gözü şiddetli kum fırtınalarına karşı tam bir korumaya alırlar. Develer ayrıca burun deliklerini de kum girmesini engellemek için kapatabilirler.
Bütün vücudunu kaplayan sık tüyler çölün yakıcı güneşinin hayvanın derisine ulaşmasına engel olurlar. Bunlar aynı zamanda soğukta da hayvanın ısınmasını sağlarlar. Çöl develeri 70°C’lik sıcaklıktan etkilenmezken, çift hörgüçlü develer sıfırın altında 52 derecelik soğuklarda yaşayabilmektedir. Bu tip develer, 4.000 metrelik yüksek yaylalarda bile hayatlarını sürdürebilmektedirler.

9 Temmuz, 2007 Pazartesi Yorum yok »
Kridelendirme, halka açılma ve çeşitli Road Show’ların popüler bankası TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, önümüzdeki dönemde siyasi gündemin piyasalarda ciddi bir olumsuzluk yaratmasını beklemiyor. Yatırımcıların dikkatini gayrimenkule çeken Eroğlu, 2008 yılında bu alanda yeni bir dalga beklediğini ve fiyatların çok ciddi miktarlarda artacağını ileri sürüyor
