Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Beyaz Gece

06 Tem

Annabel Lee / Edgar Allan Poe

Seneler,seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.

O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.

Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.

Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,_
Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.

Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
Yaşça başca ileri
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat gökdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.

Ay gelip ışır hayalin eşirir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim,uzanır beklerim
Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni.

Şiirin Orijinali

06 Tem

Emo-Gothic-Punk avatarlar …GothiC avaTarLara Devammm …!!! =)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 







 

06 Tem

Msn İfadelerine ve Avatarlara Devammm … :)

 

06 Tem

Cinsellikle ilgili en çok merak edilenler …!!!!

Her kadın ve erkeğin cinsellikle ilgili merak ettiği ancak doktoruyla birebir temasta bile sormaya çekindiği bazı sorular vardır. İşte mynet okurlarından gelen sorular arasından en çok sorulanların bir kısmının cevapları…

 

1-Masturbasyon yapmak zararlı mı?

Masturbasyon, cinsellik içgüdüsünden kaynaklanan bir davranış olarak, ikili ilişkinin mümkün olmadığı durumlarda kadın ve erkek hemen her bireyin, ender ya da sık uyguladığı bir eylemdir. Bir okurun sorduğu gibi, "günlük yapılabilecek maksimum sayı" hakkında fikir vermek doğru değildir ve bilimsel olarak böyle bir bilgi de yoktur. Çok aşırı uygulandığında erkeklerde ve bazen de kadınlarda genital bölgenin cildinde tahriş oluşmasına neden olduğunu biliyoruz.

Erkeklerde masturbasyonda oluşan her boşalmayla birlikte bir sonraki menideki sperm sayısı azalır. Ancak bu kalıcı bir etki değildir, zira erkeklerde sperm hücreleri 60 ve hatta 70 yaşlarına kadar sürekli olarak üretilmeye devam eder. Yani masturbasyon "kısırlığa" neden olmaz. Bu, kadınlar için de geçerlidir.

Sanıldığının aksine, masturbasyon "güçsüz bırakan" bir olay da değildir, masturbasyon sonrası "yorgunluk" ve uykuya eğilim" orgazm esnasında beyinde artan morfin benzeri etki gösteren hormonların (bunlara endorfin adı verilir) "gevşetici", sakinleştirici ve "keyif verici" özellikleri nedeniyledir.

Masturbasyonda aşırıya kaçıldığının en önemli göstergelerinden biri, masturbasyonu gerçek cinsel ilişkiye tercih etmek ve toplumdan, sosyal aktivitelerden uzaklaşmaktır. Masturbasyon için harcanan efor ve süre yeni arkadaşlıklar edinmek için harcanmıyorsa, bu durumda masturbasyon beraberinde sosyal ve psikolojik sorunlar getirebilir. Bazı durumlarda "aşırı masturbasyon" aslında gizli kalmış bir sosyal fobinin de belirtisi olabilir. Böyle bir birey hayallerinde kurduğu ilişkileri gerçek hayatta kurmayı başaramaz ve bunun için efor sarfetmenin yersiz olduğunu düşünerek, toplumdan uzaklaşmasını açıklamak için kendince haklı nedenler bulur.

Özet olarak eğer masturbasyon sosyal yaşantınızı etkilemiyorsa, arkadaşlıklar kurmayı ve sürdürmeyi başarıyorsanız, video, dergi, internette sex siteleri gibi aktivitelere çok aşırı vakit harcadığınızı düşünmüyorsanız masturbasyonun size hiç bir zararı yoktur…

2-İdeal penis uzunluğu nedir?

İdeal penis uzunluğu diye bir kavram yoktur. Yapısal özelliklere bağlı olarak erkeklerin ereksiyon halindeki penis uzunlukları oldukça farklı olabilir. Penis uzunluğu boyla direkt olarak ilişkili olmakla beraber, her zaman uzunluğun boy uzunluğu ile doğru orantılı olması gerekmez. Irksal özelliklerin de penis uzunluğu ile direkt ilişkili olduğunu söylemek hatalı olabilir.

Dahası penis uzunluğu ile penisin işlevleri arasında da bir bağlantı yoktur. Penisin en önemli işlevi kadının gebe kalmasını sağlamak, diğer işlevi ise cinsellik içgüdüsünü tatmin etmektir. Bu iki işlevin yerine getirilmesi sperm sayı ve işlevlerinin yeterli olmasına, ereksiyon (sertleşme) olayının gerekli zamanlarda devreye girmesine, ereksiyonun yeterli süre sürdürülebilmesine ve nihayet orgazmın da doğru zamanda devreye girmesine bağlıdır. Bunların yerine getirilmesinde penis uzunluğunun önemli bir yeri olduğunu söylemek yanlış olur.

Ortalama bir erkeğin penis uzunluğunun ereksiyon halinde 16-17 cm. olduğu kabul edilmekle beraber bu, 12 cmden 22 cmye kadar değişebilir.

Kadınların orgazma ulaşmasının en önemli yolu klitoris adı verilen yapının uyarılmasıdır. Klitoris hemen vajina girişinde bulunan bir organ olarak cinsel ilişkide uyarılabilmesi için penisin çok uzun olmasına gerek yoktur… Kadının içgüdüsel olarak yaşadığı klitoral orgazm yanında, sonradan öğrendiği vajinal orgazm ise direkt temasla uyarılmaktan çok kadın beyninde başlayan ve biten bir olaydır. Yani her iki durumda da penisin uzun olmasının kadının orgazm olmasına direkt bir katkısı yoktur.

3-Erken boşalma sorunu

Erkeklerin "erken boşalma" olarak tabir ettikleri, çoğu kişinin düşündüğünün aksine oldukça ender görülen ve ciddi bir durumdur. Erkeklerin önemli bir kısmı orgazmı özellikle, bilinçli olarak geciktirmedikleri sürece bir dakika içinde bile orgazm olabilirler. Zira erkeklerde orgazm birincil olarak dokunma ve basınç gibi mekanik uyaranlarla gerçekleşir. Çoğu erkek cinselliği masturbasyon ya da gerçek cinsel ilişki yoluyla yaşadıkça orgazmını geciktirmesini öğrenir ve bu süreyi 20 dakika ve daha da uzun sürelere taşıyabilir. Erken boşalma ise, cinsel uyaran objesinin algılanmasıyla hemen hemen aynı anda gerçekleşen bir durumdur ve çoğu durumda ürolojik ve psikiyatrik incelemeler gerektirir (Örnek vermek gerekirse erken boşalma sorunu yaşayan erkekler vajinaya henüz girmeden önce, ya da girdikten hemen sonra orgazm olduklarından sperm sayısı kadının gebe kalabilmesi için yetersiz olur ve bu nedenle evliliklerinde çocuk sahibi olamama sorunu yaşayabilirler).

4-Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşması mümkündür. Özellikle vajinanın girişine yakın olan bir bölgeye gerçekleşen "boşalmada", kadının günü de "uygunsa" spermler hızla kızlık zarının doğal açıklığından (kızlık zarı tümüyle kapalı bir organ değildir, adet kanamasının dışarı boşalması için ortasında bir delik vardır) içeriye girebilirler ve güçlü ve hızlı hareketleriyle vajinadan yukarıya çıkarak gebeliği başlatabilirler.

5-Erkeklerin anal bölgelerinin "aşırı duyarlı" olması homoseksüel bir eğilime işaret eder mi?

Anal bölgede bulunan zengin sinir uçları sayesinde bu bölge dokunulmaya oldukça duyarlıdır. İnsandan insana değişen bir şekilde, bazıları cinsel ilişki esnasında bu bölgeye dokunulmasından hoşlanırken, bazıları bunu itici bulabilirler. Bu bölgeye dokunulmasından ve basınç uygulanmasından hoşlanılması o kişide bu bölgenin sinir uçlarının nispeten fazla olmasıyla ilgilidir. Erkeklerin, karşı cinsten biriyle olan ilişkide bunu yaşamaları homoseksüel bir eğilimi göstermez, homoseksüel eğilimlerin en önemli özelliği cinselliği yaşamak için karşı cins yerine, kendi cinsini tercih etmesidir. Bu tercih eyleme geçirilebilir, ya da düşsel olabilir. Böyle bir tercih algılanmadığı sürece karşı cinsten biriyle olan ilişkide anal bölgede yaşanan bu duyarlılık kaygı verici bir durum olmamalıdır.

06 Tem

GoThic Nedir ?

GoThic AvatarHer ne kadar gunumuzde 12-18 yas araligindaki tifil kizlarimiz tarafindan koyu renk makyaj ve siyah elbiselerle "anne ben gotik oldum" seklinde temsil edildigi gorulse de, aslen 12. Yuzyilda latin sanatina tepki olarak ortaya cikan bir sanat anlayisidir. Edebiyattan muzige, resimden mimariye kadar sanatin her dalinda yer etmistir.


 

06 Tem

En Güzel Hareketli Msn İfadeleri, Smiley..




 


 

 

 

 
 

 

06 Tem

Harika Punk, Gothic, ve Süper mSn Avatarları !!!!

msn avatarları

yeni msn avatarlarıyeni msn avatarları

msn avatarları   msn nickleri

rock avatarlarımsn rock avatarlarımsn rock avatarlarırock avatarları

garip avatarlar

 

       

 

06 Tem

Elveda Yeditepe …

Hayatı koca bir parantez içinde yaşamışız.Yaşlanmışız bir gecede…
Değişmiş heryer,değişmişiz biz..
Bir eylül akşamı daha ölmüş güneş cephesinden.
Kırdığımız hayaller baş belası umut ceplerde..
Çekip gitmiş uzanan eller arasından hayat-
sorumsuz bu gecede…

 

Güzellikten pek haber alınmaz buralarda.
Acılarını, yüzünü ekşitmeden yudumlayan insanlarda bilir.(kim bilir?)
Bu hayatın ikinci yüzüdür pek haz edilmez -
geleceğe dair kaygılarımın olmadığı bu şehride…

Acemi oyuncusu olduğum bu rolü oynamam gerektiğini,
onun ne ve nasıl olduğuna bakmadan oynamam gerektiğini iyi biliyorum.
Hayat sahnesine çıkışta…
Şimdi daha büyük ve zorlu bir rol başladı.
Sabretmek.
Herşeye rağmen…

Korkarız evet.
Şu yüreğe bir sığınak bulamayacağımızdan korkarız hep.
Yinede "sevgi" dendiği zaman sonlara saklarız.Korakarız.Suspus…

Ve dudaklarımız çatlardı gece ayazlarında,
o soğuk,fahişe kaldırımlarla sırt sırta verip tadına varırdık -
şarabın,sigaranın…

Sabaha sarhoş uyanır günü öldürürdük..
Gecenin geç saatlerine kadar o bizimle kalırdı,
şişelere hapsederdik.Aranırdık…

Bu namussuz şehrin sokakları birer maltaları andırırdı hep.
Uzun süre durmak baş belası bir çileydi.
Ucu bucağı belirsiz hatalar vardı…
Hayatın iniş çıkışlarında.
Hayal kurmak serbest…

Üç beş kuruşa satardık dünyayı.
Şahsiyetsiz,resminde silik.(Sebepsiz…)
Bir oto garından, güneş fakiri bir ev arasında volta atarken hayatın son demleri…
Bir kuru kalabalık gürültüleri ve ardından kalkan yorgun el kalkış haraketleri..(Umutsuz bakışlar…)

Masa sandalye susmuş…

Varlığımı bu şehre terk edip adımlıyorum.
Harem sahillerinde.Bi geri bi geri…
Düşünüyorum.Yıllardır düşünüyorum…
Sessizliğimin pişmanlıklarla sonuçlandığını,
Kaybettiklerimin bir ölüme, bir ömre, bir damlacık hayata bedel olduğunu..(Susuyorum…)
Yıllardır susuyorum…

Rotasını kaybetmiş bir gemiyim şimdi.
Limandan uzak ve herşeye geç kalmış.Yanılmış.(Yazık..)

Gidiyorum, yönümü kestirememiş, çelimsiz bu bedenle, bu denle.
Ve titrek dudaklarımdan fırlayan iki kelime ile.

Elveda Yeditepe….

(Yazar: Sefa DUMAN..)

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.