Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
 

sobe

4 Nisan 2008 Cuma | Kategori Aşk | Etiketler : oyun İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Onunla daha doğduğum gün uzayda bir oyuna başlamıştık. Sobe…Başlangıçta pek hevesli değildim herhalde oyuna ki, pek sık ağlıyordum. Belki doğrusu buydu, ben hep ağlamalıydım. Ağlamak için gelmiştim uzaya. Fakat daha sonraları oyunu sevmeye başladım. Ne güzeldi kayan bir yıldızın ardına saklanıp yanından geçip gitmek. O beni gezegenlerde ararken, ben yıldızlardan gülerek seyrediyordum onu. Bir o yana bir bu yana neş’e içinde geçiyordu günlerim. Bazen tam yakalanacak gibi oluyordum, son anda ya o yön değiştiriyordu, ya da aramıza giren bir göktaşı beni saklıyordu. Birkaç defa da burun buruna geldik ama nasıl olduysa beni göremedi. Ben de pek üzerinde durmadım zaten. Oyun her anıyla çok güzeldi.

 Ancak şimdi oyundan işkillenmeye başladım. Tecrübe bu olsa gerek. Oyun sıkıcı mı ne…Yoksa oyun içinde oyun mu var? O benimle dalda geçiyor galiba. Bak yine aynı şey oldu. Şimdi beni görmesi gerekiyordu ama yine görmedi. Birşeyler var ama çözemedim. Ne yapmalı acaba?

Kaçıyorum artık. O, burnunun dibinden geçerek dalga geçtiğim zamanlar çok gerilerde kaldı. Artık mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum.Artık sevimsiz de geliyor görünüşü. Ben, en iyisi uzaklara gitmeliyim. gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Güneş sisteminden çıktım, gidiyorum hala, yetmez samanyolundan da çıkmak lazım. Nasılsa başka işim yok gidiyorum gündüz gece…Evet, evet yeterince uzaklaştım. Fakat ya gelirse. İyisi mi, kendimi güvene alacağım büyük bir şato yapayım. İki göktaşı kalınlığında duvarları olan görünüşü gezegenlere benzeyen bir şato yaptım. Koskoca uzayda nasıl fark edecek ki? İçine girdim ama hala rahat değilim. Ya fark ederse? Bu kadar büyük bir şato yerine daha küçük bişey mi yapsaydım acaba? Aklım karma karışık. Bazen aklıma eski zamanlar geliyor. Ne güzel çığlıklar atarak, neş’e içinde oynardım şu oyunu. Hem de iyi oynardım yani. Şimdi eskisi kadar iyi değilim galiba. Yakalanacak mıyım ne? 

Uzaklaşmalıyım buradan, çok dikkat çekici…Gidiyorum yine uzaklara. İleride çok hoş bir ışık var. Orası beni cezbediyor aslında. Güzel ve çekici. Yeni bir hayat kurmak için ideal bir yere benziyor.Unut oğlum bütün yaşananları. Bak bu güzel yerde mükemmel bir hayat geçirebilirsin. Yaklaşıyorum iyice, pek az yolum kaldı. Müthiş bir heyecan var içimde. Çok çekici bir yer çoook. Birden değişiyor herşey. Küskün, bezgin,kırgın, umutsuz ben, hayat dolu bir insan oluyorum. O ışıkta bana geliyor sanki. Heyecandan hayal görüyorum herhalde. Evet evet bana geliyor. Mükemmel bir güzellik…Ama ama o da ne? Tatlı bir ses geldi ışığın ardından.’Sobe’

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız