”III.Dünya Savaşı Türkiye’den Çıkabilir”
Kategori Siyaset | Etiketler : savaş haber siyaset | İhbar Et
(0 Oy, 5 üzerinden 0 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Üçüncü Dünya Savaşı, Türkiye’den çıkabilir…

 

Türkiye,son ve büyük bir hesaplaşmaya dogru gidiyor.

Bu ülke korkuldugu gibi ırk’a ya da din’e dayali bir bölünme yaşamadi.

Daha korkunç ve daha temel bir bölünmeyle sakatlandi.

 

Cumhuriyet boyunca süren ‘kültürel bölünme’ artik iyice keskinleşti.

 

Şimdi bir yanda,ayakkabilarini sokak kapisinin onunde çikaran,kadinlarinin başini örttügü, erkeklerinin sokağa pijamayla da cikabildigi,erkek çocuklarinin kahveye gittigi,kizlarinin tam bir baski altinda yaşadigi,turkuyle arabesk arasi bir muzikten hoşlanan, belki de hiç kitap okumamiş,hiç dans etmemiş,hiç kari koca birlikte lokantaya gitmemiş,hiç tiyatro seyretmemiş,evlerinde floresan lamba yakan,iyi egitim alamamiş,dini inançlari kuvvetli kalabalik bir kitle var.

 

Diger yanda ise kiz lisesiyle Robert  Kolej yelpazesinde eğitim görmüş,bir düğün salonunda ya da kolej partisinde dansetmiş, sinemaya giden,çok fazla olmasa da kitap okumuş,muzik zevki pop şarkilarla klasik muzik arasinda dolaşan,evi nispeten daha zevkli döşenmis,kizlarin flörtüne izin verilmese bile göz yumulan,Allah’a inanan ama ibadete pek aldirmayan, kadinlarinin başini örtmedigi,Şarabin kalitesinden pek anlamasa da kadin erkek bir arada gidilen bir gezmede içki de içmis,gazetelere bakan,magazin haberlerini izleyen,kendini birinci gruba  kiyasla çok gelişmiş hisseden,entelektuel duzeyi çok yüksek olmasa da okumuş yazmis, Bati standartlarina yakin bir grup var.

 

Bu iki grubun yaşam tarzi birbirinden kopuk.

 

Onlari, Bati’daki siniflar arasinda ortak bir zevk yaratan kilise muzigi, dini resimler, Incil’in sinemalara bile yansimis hikayeleri gibi birleştirecek kültürel bir zemin yok.

 

Hayatlari, zevkleri, inanişlari birbirinden farkli.

 

Hatta birbirine düşmanca.

 

Birinci grup Cumhuriyet boyunca horlanmiş, aşağilanmiş, itilip kakilmiş.

 

Şimdi bu grup siyasal olarak örgütlendi. Kalabaliklar.

Ve her seçimi kazanacak siyasi bir güçleri var artik.

 

Ikinci grup ise azinlikta.Ve artik bir daha seçim kazanma ihtimalleri yok.

 

Bu noktada da tarihi bir paradoks ortaya çikiyor.

 

Daha Batili olan ‘ikinci grup’, Bati’nin siyasi

değerlerini kabul ederse bir daha asla iktidari ele

geçiremeyeceğini bildiği için Bati’ya ve Bati’nin

demokratik degerlerine düşman oluyor.

 

Yasam tarzi olarak Bati’ya düşman olan kesim ise iktidari ancak Bati’nin kriterlerini kabul ederek ele geçirebilecegini bildigi icin Bati’yla iliskileri  geliştirmek ve demokrasiyi kabullenmek istiyor.

 

Bu kültürel parçalanmada ‘ordu’ önemli bir role sahip.

 

Eger, birinci grubu desteklerse ve Bati’nin demokrasisi burada kabül görürse, ordu da iktidarini kaybedecek.

 

Aslinda birinci grubun cocuklarindan olusan ordu,kendi iktidarini surdurebilmek icin, kendisine benzemeyen ikinci grupla isbirligi yapiyor. Biranlamda kendi koklerine ihanet ediyor.

 

Bu iki grup siyasi iktidar için son kez çarpismak üzere hareketlenmiş gözüküyorlar.

 

Birinci grup ekonomik olarak da güclü artik, Anadolu’da üretim yapiyor, ‘devletle’ arasi iyi olmadigi icin malini dış dunyaya satiyor. Para kazaniyor. Siyasi örgütünü destekliyor.

 

Ikinci grup parasal güç olarak da kuvvetli degil.

 

Dış dünyayla iş yapan, dişardan borçlanan büyük burjuvazi, Turkiye’nin ancak demokrasiyle normalleşebilecegine inanan entelektuel kesim, devletin yapisinin degişmesi ve dünyayla bütünleşmesi gerektigini düsünen bir grup bürokrat, birinci grubun destekcileri.

 

Yargi, ordu, bürokrasinin önemli bir kismi ikinci

grubun arkasinda.

 

Ikinci grup, siyasetle, demokrasiyle iktidari elinde tutmasinin mümkün olmadigini kavradigindan şimdi siyaset ve demokrasi dişinda bir çözümün peşinde.

 

Cumhurbaşkani seçimi kavganin keskinligini ve iki

tarafin niyetlerini açikca ortaya koydu.

 

Ordu destekli ikinci grup artik secim de istemiyor.

 

Ve darbe soylentileri gittikce artiyor.

 

Cuntalardan soz ediliyor.

 

Peki, darbe olursa ne olur?

 

Yasam tarzi Bati’ya daha yakin olan grup orduyla birlikte iktidara gelir ve Bati’nin destegini  kaybeder.

 

Avrupa buna kesinlikle karşi çikar.

 

Amerika her zamanki pragmatizmiyle, Kuzey Irak ve Ortadogu politikalarini desteklemesi karşiliğinda darbeyi kabullenebilir aslinda. Ama Amerika’nin önünde de ciddi bir engel var. ‘Demokrasi getirecegim’ diye Irak’i isgal eden bir ülke, dünyaya ve kendi kamuoyuna Turkiye’deki ‘darbeyi’ niye destekledigini

aciklayamaz.Ve Irak faciasindan sonra ikinci bir ‘zorlamayi’ gerçeklestirecek gücü yok. Istese de istemese de darbeye karsi cikacak.

 

Silahini ve parasini Bati’dan alan bir ordu ve ülke,

Bati’dan koptugunda ne yapacak?

 

Sanirim uzun zamandir bunu düşünüyorlar ve korkarim

bunun cevabini buldular.

 

Turkiye’de darbe olursa, tarihte bugune kadar hiç

gerçekleşmemiş yeni bir oluşumla karşilaşacak dünya.

 

Türkiye, olasi bir darbeden sonra, Rusya ve Iran’la

ortaklik kurmak isteyecek.

 

Silahi, enerjiyi ve parayi bu iki ulkeden alacak.

 

Rusya’yla Iran’in elindeki dogal gaz, petrol ve

nukleer güç, Turkiye’yi bir süreligine de olsa ayakta

tutmaya yeter.

 

Ama Rusya, Turkiye, Iran bloku dünyanin bütün

dengelerini degiştirir.

 

Ortadogu’nun kontrolünü tümüyle ele geçirir.

 

Avrupa’yi küçük kitasina hapseder.

 

Kafkaslar’i, Afganistan’i, Pakistan’i kendi gücüne katar.

 

Müslüman dünyayla yakin bir iliski kurar.

 

Petrol kaynaklarina egemen olur.

 

Çin’le isbirliği yapabilir.

 

Bu gelişme, Avrupa, Amerika ve biraz da Japonya’dan oluşan ‘Bati’nin dünyadaki etkinligini inanilmaz bir

biçimde azaltir.

 

Yeni blok asker, enerji ve para açisindan çok

güçlenir.

 

Böylece, Türkiye’deki çatlama dünyada büyük bir çatlamaya yol açar.

 

Eğer Üçüncü Dünya Savaşi çikacaksa, sanirim, bu çatlamadan çikar.

 

‘Asla böyle bir şey olmaz’ diyebilirsiniz. .. Niye olmayacagina dair elinizde cok kuvvetli veriler varsa,söyleyin.

 

Ama, ya olursa… Ki bana cok mümkün geliyor.

 

O zaman ne yapacaksiniz?

 

Bugün Turkiye’de kamplaşan ve bölünen insanlarin da…

Turkiye’yi Avrupa dişina itmeye calisan, eski bir imparatorluk olmanin bir yaniyla cok gorkemli, bir yaniyla çok zayif mirasina sahip olan bir ülkeye küstahca davranan, işbirligi yerine ‘basogretmenlik’ yapmaya kalkan Avrupa’nin da…

 

Turkiye politikasinda ‘ikili’ oynayip, kurnazlik

ettigini sanan Amerika’nin da…

 

Bu senaryoyu bir düsünmesini isterim doğrusu.

 

Turkiye’de yaklaştiği görülen kanli bir çatişmanin bütün dunyayi yakmasi sandiginiz kadar uzak bir ihtimal degil.

 

Hiç unutmayin ki ilk dunya savaşi tek bir tabancanin

patlamasiyla başlamişti.

              alıntıdır

Yorumlar

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız