Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Haber Kategorisindeki bloglar

5 Nisan 2008 , Cumartesi
Kategori (Haber)

 

 2008 KPSS Sınav Tarihleri Belli Oldu…

 

 Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) bu yıl, Lisans düzeyindekiler için 28-29 Haziran, önlisans ve ortaöğretim düzeyindekiler için 21 Eylül’de yapılacak.

 

 

Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte yapılan değişiklikle,2006-KPSS sonuçlarının geçerli olacağı sürede 2004-KPSS sonuçlarıda geçerli olacak.Bu dönemde yapılan sınavların geçerlilik sürelerinin,lisans düzeyinde KPSS’ye girmiş adaylar için 30 Haziran 2008, ortaöğretim ve önlisans düzeyindekiler için de 16 Eylül 2008′de sona erecek.

 

 

2006′dan bu yana yeni mezun olan ya da öğrenim durumlarında değişiklik olan adaylar ile KPSS’nin her iki yılda bir düzenli olarak yapıldığı ve buna göre adayların şahsen ya da kurslara gitmek suretiyle KPSS’ye hazırlandıkları hususları dikkate alınarak,ortaöğretim,önlisans ve lisans düzeyinden devlet memuru olmak isteyen tüm adaylar başvurabilecekler.

Sınava gireceklere başarılar…

Aydınlık bir gelecek diliyorum.



17 Mart 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

  

Nusret Mayın Gemisi

Seyit Onbaşı

Şanlı Mehmetçik

 

18 Mart 1915

Onlar o gün oradaydı…

Bizler burada olabilelim diye!

 

Çanakkale Savaşı,yaşamak hakkına şerefi ile ulaşan bir Milletin  kahramanlık destanıdır.

 

 

 

 

İngiliz Bahriye Başkanı Churchill’e göre İngiltere ve Fransa daha savaşın başlarında İstanbul’u aşarak Müttefikleri olan Rusya’ya ulaşacaklardı.Boğazların ele geçmesi ile Hint yolu üzeri ve Süveyş Kanalı üzerindeki Osmanlı baskısı kalkacak,Balkan Devletlerinin İtilaf Devletleri yanında yer almalarıda mümkün olacaktı.

 

Bu plan,19 Şubat 1915’de İngiliz ve Fransız Gemilerinin Kumkale ve Seddülbahir tabyalarını dövmeye başlamalarıyla uygulamaya geçti.

Müttefikler asıl hücumlarını 18 Mart 1915 ‘de yaptılar.Ancak Çanakkale boğazını kolayca geçebileceklerini sanan düşmanlar büyük bir yenilgiye uğrayarak geri çekilmek zorunda kaldılar.Nusret Mayın Gemisinin döktüğü mayınlar ve topçu ateşi ile İngiliz ve Fransız donanmaları yedi zırhlısını kaybetmiş,bu yedi Gemi Çanakkale Boğazının sularına gömülmüştür.

Çanakkale Muharebelerinin tarihte deniz savaşı olarak geçen bu kısmı İtilaf Devletlerinin başarısızlığı ile tüm Dünya’da yankılar uyandırarak kapandı.

 

 

İtitlaf Devletlerinin Gelibolu Yarımadası’nın güney kısmına çıkarma yapmasıyla savaşın ikinci kısmı başladı.

Bu ikinci kısımda cereyan eden çarpışmaların ruhu,genç Tümen komutanı Mustafa KEMAL’dir.Çok çetin ve inatçı bir karşı koyma ile yapılan savunma,düşman kuvvetlerine ilerleme imkanı vermemiştir.Büyük donanımlı düşman kuvvetlerine karşı Mehmetçiğin azim ve iradesi çelikleşmiş,düşmanı olduğu yere çivilemiştir.

      Yarbay Mustafa KEMAL ilk büyük başarısını Arıburnu’nda kazandı.25 Nisan 1915’den itibaren gelişmeye başlayan düşman harekatına karşı,Tümen komutanı Mustafa KEMAL,süratle Arıburnu’na yetişerek karşı taarruza geçti ve düşmanı durdurdu.19 Mayıs 1915’de Yarbay olan Mustafa KEMAL,bu defa yüzbin kişilik Kiçner Ordusu karşısında Conkbayırı ve Kireçtepe’de kazandığı zaferlerle düşman ordusunu yenilgiye uğrattı.

Düşman bütünü ile Anafartalar’da uğradığı başarısızlık üzerine Gelibolu Yarımadasını boşaltmış ve geri çekilmeye mecbur kalmıştı.

Mustafa KEMAL, Anafartalar grubu Komutanlığına atandığı bilgisini aldığında şöyle diyordu;

‘’Böyle bir sorumluluğu almak basit bir şey değildi.Fakat ben,Vatan’ım yok olduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için böyle bir kararı aldım.’’

 

Churchill, hatıralarında Anafartalar Savaşı  için şöyle der;

‘’Türkler bu daracık geçitte sıkı bir savunmaya geçmişlerdi.Canlarını veriyorlar fakat Vatanlarının topraklarından bir karış bile vermiyorlardı.’’

 

Bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden,başta ebedi Başkomutan M.Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere;bu mücadeleye iştirak eden Türk Ordusunun kahraman mensuplarını,herşeyi ile bu savaşa destek veren aziz Türk Milletini veVatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor,ruhlarınız şad olsun diyorum…

  

18 Mart 1915

Onlar o gün oradaydı…

Bizler burada olabilelim diye!

 

                 yazan:RoyalRojana

                          __M__



8 Mart 2008 , Cumartesi
Kategori (Haber)

 

 Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1800′lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamayarak ölmeleriyle gündeme geldi Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 8 Mart’ta eşitlik isteklerini daha yüksek sesle dile getiriyorlar.

 

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması, uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970′lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800′lerin ortasını bulur.

 ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800′lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedir. Ama bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak patronlar bu greve zalim bir şekilde müdahale ederler. Greve giden kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. Patronlar bu yolla grevin başka fabrikalara sıçramasını engellemek isterler. Ancak beklenmedik bir şey olur ve fabrika yanmaya başlar. Ne yazık ki yangından fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmayı başarır Yanan fabrikadan kaçmayı ve fabrikanın çevresine kurulmuş olan barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür.

 Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi gibi konular bulunmaktadır.

 Dünya Kadınlar Gününde bugün de kadınlar ilk başlarda yapıldığı gibi eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için çalışılıyor.

 



16 Aralık 2007 , Pazar
Kategori (Haber)

resim.jpg

 Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Irak’ın kuzeyindeki Zap, Avaşin, Hakurk bölgeleri ile derinlikteki Kandil Dağı’nın Irak tarafında kalan kesimlerinde tespit edilen PKK’ya ait hedeflerin, Türk Hava Kuvvetleri savaş uçaklarının 16 Aralık 2007 günü saat 01.00’den itibaren uyguladığı geniş kapsamlı bir hava harekatı ile vurulduğu, ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı uzun menzilli silahlarla belirlenen hedeflerin ateş altına alınmasına devam edildiği bildirildi.
GECE ÇOK SAYIDA UÇAK HAVALANMIŞTI…
Diyarbakır’daki 2’nci Hava Kuvvet Komutanlığı’nda bu gece olağanüstü savaş uçağı hareketliliği yaşandı. Saat 00.12’den peşpeşe havalanan yaklaşık 30 savaş uçağı, saat 03.00 sıralarında üsse dönmeye başladı. Diyarbakır’dan uçakların havalanmasından bir süre sonra Hakkari’nin Kuzey Irak sınırında sesleri duyuldu.



10 Kasım 2007 , Cumartesi
Kategori (Haber)

       10 Kasım      

 

Her Türk bir ATATÜRK’tür

Her Gönül de o yatar,

ATATÜRK nasıl ölür?

Damarımda o atar.

        

Ruhumla hayat o,

Kanım da yaşamakta!

İşte 10 Kasım günü

Yine dimdik ayakta.

       

10 Kasım bir dert günü,

Bir dertleşme töreni…

Kim? demiş öldüğünü,

Türk’ e hayat verenin !

           

                             yazar: RoyalRojana

                                       __M__



8 Kasım 2007 , Perşembe
Kategori (Haber)

          

  AĞIT

  Ağlayalım Atatürk’e
  Bütün dünya kan ağladı.
  Süleyman olmuştu mülke
  Geldi ecel, can ağladı.

  Doğu, batı, cenup, şimal!
  Aman Tanrı bu nasıl hal?
  Atatürk’e erdi zeval,
  Memur, meb’usan ağladı.

  Atatürk’ün eserleri,
  Söylenecek bundan geri,
  Bütün dünyanın her yeri,
  Ah çekti, vatan ağladı.

  Fabrikalar icat etti,
  Atalığın isbat etti.
  Varlığın Türke terk etti
  Döndü çarh, devran ağladı.

  Bu ne kuvvet, bu ne kudret,
  Varıdı bunda bir hikmet
  Bütün Türkler, inön’İsmet,
  Gözlerinden kan ağladı.

  Tiren hattı, tayyareler…
  Türkler giydi hep karalar,
  Semerkant’la Buhara’lar
  İşitti her an ağladı.

  Siz sağ olun Türk gençleri,
  Çalışanlar kalmaz geri,
  Meraşalin askerleri,
  Ordular, teğmen ağladı.

  Zannetme ağlayan gülmez,
  Aslan yatağı boş kalmaz.
  Yalnız gidenler gelmez
  Her gelen insan ağladı.

  Uzatma Veysel bu sözü
  Dayanmaz herkesin gözü
  Koruyalım yurdumuzu,
  Dost değil düşman ağladı

     

                  Âşık VEYSEL  

 

 



8 Kasım 2007 , Perşembe
Kategori (Haber)

  izindeyiz1fiqf4.jpg

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü

   Saygı ve Minnetle Anıyoruz…. 

 

  Ey Büyük komutan,

  Asil Türk Milleti’nin biricik ve yegane ATA’sı!

  Yıllar ve Asırlar görünmez büyük elleri üzerinde  sonsuza taşırlarken seni,

 Yüreklerimizde Asaletin ve devası sevginle yaşamaktasın.

Türk Kadını’nı,Türk Çocuğu,Türk İnsanı sana minnettardır…

Rahat uyu ATAM!!!

Büyük Türkiye Cumhuriyeti Ebediyen var olacaktır.

Kanımızın son damlası vücudumuzu terk edene dek, Emanetlerinin bekçisiyiz!…

         

     RoyalRojana

             __M__



2 Kasım 2007 , Cuma
Kategori (Haber)

Fransızca bir Dergi,Türkiye de yayınlanıyor…

 Dergi; ”Kürt Amazonlar” başlığını kullanıyor

Hayali Kürdistan coğrafyasından bahsediliyor

Öldüren Katiller den, çalışan,gülen,eğlenen Genç kızlar gibi bahsediliyor.

 Yurdumuzun Doğusunu KÜRDİSTAN olarak gösteren MARİA CLAİRE dergisini ALMAYIN !!!



24 Ekim 2007 , Çarşamba
Kategori (Haber)

        

        WAL * MART MARKETLER ZİNCİRİ

 
YOLU AMERIKAYA DUSUP " WALMART "A GIRMIS OLANLAR VEYA YAKINDA MIGROSLAR  WALLMART OLURSA WALMART’LA TANISACAK OLANLAR .. 
SOYLE BIR OKUYUN ISTERSENIZ…
  
 
Bilgilenmekte fayda var diye dusundum…kim bilir bize nasıl güzel tanıtılacak?… 
 
Uzunca bir yazi ama enteresan ve fikir sahibi olmakta fayda var. 
 
WalMart canavarı son rakamlara göre 256 milyar dolar cirosu olan dev  bir market zinciridir. Türkiye’nin koskoca bir ülke olarak 
toplam  gayri safi milli hasılasının 250 milyar dolar olduğunu düşünürseniz WalMart’a şirket değil,şirket süsü verilmiş devlet 
dememiz gerektiğini anlarsınız. 

Bu koca devin kurucusu gerçekten de tarihin gördüğü en kurnaz ve  hırslı işadamlarından biri olan Sam Walton. 1962 senesinde 
mahalle bakkalı benzeri ufacık bir dükkandan bugünkü haline getirdiği WalMart’ ın keyfini o da süremedi ve 1992 senesinde ardında 
Karun kadar zengin dört çocuk bırakarak herkes gibi bir kefenle dünyayı terk etti. Bugün şirketi profesyonel yöneticiler idare
ederken Walton ailesinin üyeleri de 17 sülalelerine yetecek parayı yemek tüm zamanlarını aldığı için pek ortada 
gözükmüyorlar.Sam Walton’un başarısın ardındaki sırsa şudur. Sam Walton ikinci dünya savaşında Amerikan askeri istihbaratında 
subaydı ve Yüzbaşı rütbesine kadar görev yaptı. Bu dönemdeki görevi binlerce savaş esirinin tutulduğu dev toplama kamplarındaydı. 
 
Sam Walton bu dönemde kapitalizmin bir sırrına vakıf oldu ve  insanların çoğunluğunun güç ve korku karşısında nasıl beyinsiz
koyunlara dönüşebildiğini bu esir kamplarındaki görevinde bizzat deneyerek öğrendi ve burada edindiği yaşam felsefesini hayatının 
geri kalanında uyguladı.
Bugün WalMart şirketi de kurucularının izinden gitmektedir. 

Şimdi gelin esir kamplarından edinilen bu felsefe WalMart’ a nasıl  yansımış inceleyelim. WalMart’ ın şirket parolası ‘Always low
Prices’dır yani ’Her zaman düşük fiyatlar’ Peki ilk bakışta biz tüketiciler için güzel gibi gözüken bu düşük fiyatları nasıl 
sağlıyorlar. Öncelikle WalMart şirketi bir yere girip dükkanını açtı mı ilk olarak elinden geleni ardına koymayarak tüm 
rakiplerini yok eder. Bakın rakiplerini geçer demiyorum onları tam anlamıyla yok eder. 
Sadece son on yılda Amerika’da WalMart tam 25 süper market zincirini yok etti ve bu hesaba dahil olmayan yüzlerce küçük ve orta 
boy esnafı tamamen buharlaştırdı. WalMart rekabete inanmaz tek inandığı ister ufak bir bakkal,ister orta boy bir market yada 
kendisi gibi koca bir süper market zinciri olsun bayrağını diktiği yerdeki tüm rakiplerini yok etmektir. 
Yani WalMart’ ın en ucuz market olması etrafında kendisinden ucuz  fiyat verebilecek herhangi bir şirketi ayakta bırakmamasından 
ileri  gelir.Bu birinci sebepti.  
İkinci olarak WalMart şirketi devasa boyutlara sahip ve büyük  miktarda parasal gücü olduğu için girdiği ülkedeki toptancıların 
hepsini ele geçirir. İlk olarak rakiplerinden daha fazla parayı peşin olarak vererek piyasadaki tüm toptancıları kendilerine 
bağlar. Çek senetle çalışmaya alışmış toptancı ve üreticiler bir anda kendilerine nakit olarak,zamanında verilen büyük çapta 
siparişleri görünce hepside göbek atarak WalMart’ la çalışmaya başlarlar ama bu bir tuzaktır. WalMart’ ın bu güzel 
tavırları rakiplerini yok edene veya kendisiyle rekabet edemez duruma düşürene kadar sürer. 
 
Bu aşama geçildikten sonra WalMart toptancıların eline yeni bir  anlaşma tutuşturur. Buna göre istediği ürünler kendisine 
istediği zaman ve istediği fiyattan verilmezse anlaşmasını tek taraflı feshedebileceğini yazar. Garibim toptancılar kendilerini 
tümüyle WalMart’ a bağladıkları ve eski müşterilerini kaybettikleri için kendilerine ne söylenirse kuzu kuzu kabul ederler. 

Bir süre sonra WalMart o kadar düşük teklifler vermeye başlar ki  toptancılar neredeyse maliyetine WalMart’ a çalışmaya  başlarlar.  
Walmart’ ın bir diğer özelliğiyse çalışanlarını tam bir kölecilik  mantığıyla çalıştırmasıdır. WalMart dünyadaki hiçbir işyerinde 
sendikalı işçilere izin vermez. Düşük fiyattan çalıştıracağı sendikasız işçiler bulamazsa bu sefer ihtiyacı olan hizmetleri 
kendisi fason olarak dışarıdan getirtir.WalMart’ ın Çin’de,Bangladeş’te,Latin Amerika’da kurduğu ve çocuk yaşta köle işçilerin 
neredeyse bedava üretim yaptığı pek çok tesisi vardır. Amerika’da bile ülkeye kaçak giren göçmenler WalMart’ın onları ölü eşek 
fiyatına işe alacağını bilirler. 
 
WalMart aynı zamanda bayan çalışanları da pek sevmez.Özellikle bayan çalışanların yükselmemesi için mağazalarındaki 
bayan yönetici stajyerleri kırk kiloluk köpek mamaları veya koca koca içecek kasalarının hamallığını yapmaya zorlayarak onları 
bezdirir ve  ayrılmalarını sağlar. 
Ayrıca WalMart girdiği her ülkede özellikle kaçak işçilerle çalışmayı bir alışkanlık haline getirmiştir. 

   İşte tüm bu sebepler dolayısıyla bir yere WalMart girdimi bir süre  sonra iflaslar,işsizlik ve tekelleşmede başlar. Amerika gibi 
bize göre nispeten oturmuş bir ülkede bile bunlar oluyorsa WalMart’ın Türkiye’de ne yapacağını kestirmek pek de zor değil. Bu 
yüzden WalMart kırk yıldır Amerikan orta sınıfında yarattığı nefret sayesinde artık yeni market açamaz hale geldi. 
Son olarak Şikago’ da açmak istediği bir alışveriş merkezi bölgedeki insanların ve sivil toplum örgütlerinin açtığı kampanyalar 
ve yoğun  protestolar yüzünden iptal edildi. WalMart’ın az gelişmiş ülkelere  yönelmesinin sebeplerinden biri de budur. 
 
WalMart kapitalizmin temel kuralı olan sömürdüğünü diğer ortaklarla  paylaşma oyununu da iyi oynuyor. Mesela son iki başkanlık 
seçiminde Cumhuriyetçi parti ve Başkan Bush’ a en büyük maddi destek verenlerden biri de petrol şirketleriyle beraber WalMart 
olmuştur. Bu desteği bugünde sürdüğü gibi Amerikanın Irak işgali ve  emperyalist politikalarına da açıktan destek vermektedir. 
Buna bir iki somut örnek verelim. Amerikan Dış Savaşlar Gazileri adı verilen ve 
Amerikanın emperyalist işgal savaşlarında görev alan askerlerin kurduğu bir vakfa (Foundation to the Veterans of Foreign
 Wars-VFW) bir milyon dolar bağışlayan WalMart bu vakıfla ortak olarak M.A.C.K kampanyası başlattı. 
Buna göre Amerikanın dünyanın her yanına dağılmış 900 bin askerinin her birine WalMart tarafından özel hediye paketleri 
ulaştırılıyor ve  aileleri ile konuşabilmeleri için bedava telefon kartları dağıtılıyor bu şekilde morali bozuk Amerikan
askerlerine WalMart eliyle destek olunmakta. 
Aynı zamanda Amerikan ordusunun yetersiz kaldığı durumlarda WalMart Irak cephesine yüzbinlerce su,iç çamaşırı gibi temel sarf 
malzemesi hibe etmekte. Bunun dışında WalMart’ın yüzlerce marketinde açılan mesaj defterlerine binlerce Amerikalı tarafından 
yazılan moral mesajları her hafta özel uçaklarla Irak cephesine  ulaştırılıyor. 
  
Ayrıca Irakta öldürülen işgal ordusu askerlerinin resimleri yerel  WalMart’ larda oluşturulan ‘Onur Köşeleri’ne asılmakta. (Yeri 
gelmişken acaba siz kaç marketimizde Güneydoğuda düşen şehitlerimizin resimlerini gördünüz bir düşünün bakalım. İşte elin adamı 
haksız da olsa davasına böyle sahip.) 
 
Kısacası WalMart şirketi Irak işgalinde açık bir taraftır ve ileride Migros sayesinde Türkiye’de açılırsa sepetini harıl harıl 
dolduracaklar ’Onur  köşelerinde’ resimleri asılı duran askerlerin tecavüz ettiği küçük kızları ve öldürdükleri insanları 
düşünürse iyi ederler. 
Tabii WalMart’ın iyilikleri bunlarla sınırlı değil. Mesela fakirlere de çok yardım ediyor.Tabi bu fakirlerin ufak bir özellikleri 
olması lazım. 
  Yahudi olmaları gerek. 184 milyon dolar yardım yaptıkları ‘United Way-Birleşik Yol’ isimli yardım teşkilatı Evangelist papazlar 
ve yahudi hahamların 1887 yılında açtığı bir yardım vakfıdır. Bu vakfın ortağı da ‘Yahudi Karşılıksız Kredi’ kuruluşu ve o 
kuruluşta ‘Yahudi Federasyonu’ isimli örgüte bağlı. Bu kurumlar genelde Doğu Avrupa’dan Amerika’ya veya İsrail’e yeni 
göç etmiş zor durumdaki Yahudilere karşılıksız para dağıtıyorlar.(Bu arada bizim İslamî finans kuruluşları denen yerler size üç 
kuruş para vermek için ya cemaat kartı yada ipotek isterler ama Yahudiler parayı karşılıksız veriyor, yazık bizim halimize) Bu 
ilginç  kurumun sitesi ‘ www.jfla.org ‘ merak edenler bakabilir. 
 
Toparlarsak sevgili dostlar girdiği yeri kurutan ve tekelleşen,Bush  hükümetinin can dostu ve Irak işgalinin destekçisi olan 
Türkiye kadar ciroya sahip WalMart şirketi Koç Holdingin değerli katkılarıyla ülkemize giriyor. 
Kendi geleceğini AKP hükümeti ve onun Amerikancı politikalarına bağlayan Yerli Sermayemize duyurulur. Aman devam edin,devam edin 
ki Global sermaye hepinizin defterini dürsün.