kim kimin nesidir.?
5 Ekim 2008 Pazar | Kategori Aşk 2Mezar başında ağlayan bir kız var mezarda yatan kadının annesi mezar başındaa ğlayan kızın annesinin
kaynanasıdır o halde mezarda yatan kadın mezar başında ağlayan kızın nesidir.?
Mezar başında ağlayan bir kız var mezarda yatan kadının annesi mezar başındaa ğlayan kızın annesinin
kaynanasıdır o halde mezarda yatan kadın mezar başında ağlayan kızın nesidir.?
Can arkadaşım dediğim,
Dertlerime ortak olansın,
Üzüntülerime üzülen,
Sevincime sevinç katan,
A-r-k-a-d-a-ş-ı-m
Kara bulutlara sipersiniz,
Kışımı yaza çeviren,
Solan çiçeklerimi yeşerten,
Arılar gibi bal verensiniz,
A-r-k-a-d-a-ş-ı-m
Yağan yağmur gibi rahmetsiniz,
Güneş gibi / Sıçaklığın,
Denizler gibi uçsuz / Bucaksız sevginiz,
Değişemem dostluğunuzu can can,
A-r-k-a-d-a-ş-la-r-ı-m
yatağanlı ve gülendam
umut ektim şu karşıki bozkıra…
tas tas su taşıdım…
olmadı.
yeşermedi dal,
akmadı sel
sarmadı bağ.
bekleyiş adım,
sabır sazım oldu.
baki kaldım da bu yolda,
adım serab oldu.
bin umuda saldım
yılların beklentisini.
sazlar sustu,
acı meze oldu.
gel sarayım dedim
gelmedi yar.
ne gitmek ne kalmak
çare olmadı.
eğilmiş mi baş,
göremedim…
yaralı mı ellerin,
bilemedim…
bir kanat çırpıntısında,
seni umdum…
gelemedin…
cancağızım,
onca sevda içinden kaçıp
yüreğimi göremedin
Ey yüreğime mühür, ölümsüzlüğün adı
ey baharın neşesi, dağların moru
gönlümün menekşesi, sevdanın onuru
seni koklanmamış bir kır çiçeği gibi sevdim
seni yazdığım bütün sayfalar hasret kokuyor
sevgi dokuyor gönül defterime her mısra
seni sevmek bir rüya
en güzel rüya sensin
Yüreğime alıyorum seni
gözlerime, dudaklarıma,
tenime sarıyorum.
mutluluk ağacımda
sevinç çiçeğim oluyorsun
durmadan yürüyorsun gönül ülkeme
canıma can, kalbime canan oluyorsun
duygularım seni sevince böyle güzel
tenim hasretinle sıcak böyle
seni sevmek bir sevda
en güzel sevda sensin
Alışamadım bir türlü sığlara
Benim yolum derinlere derinler mavidir
Hasret şarkıları çalınır söylenir gönlümde
O yüzden dalar dalar giderim uçsuz mavilere
Benim umutlarım mavi benim hüzünlerim mavi
Birde emanet yüreğim var bir bilseniz masmavi
Alışamadım doğru yokluğuna
Sen sığları seçtin benim yolum derinlere
Sevemedim bir türlü alı moru pembeyi
Gönül gözü gören bilir derinler mavidir
Ben denizci oğluyum ben maviler yetimiyim
Ben denizden bir damlayım
O yüzden gözyaşlarım tuzludur benim
an olur dalgalanır dert yanarım gökyüzüne
An olur çırpınır sen geçerken yüreğim
An olur rüzgara uyar yıkar geçerim
Geleceksen sabah erken gel
Sabahları durgunum güzelim
Mavi uysal bir tebessüm
Derinler hüzün sarhoşluğum
Hani sordun ya yolcu
Belkide yalnız bir deniz feneriyim
yazarken canın acıyor,
ağlıyorsun..ve gelemiyorsun kendine uzun bir süre..
yazma diyor,beni tanıyanlar..
yazarsan kurtulamazsın bu aşktan…!
Yapamıyorum,
yazmamayı beceremiyorum…
oysa sussam bir süre..
dinlense kelimeler..
Ben sussam sen yazarsın belki..
İkimizin yerine konuşmaktan yoruldum artık…
Ben yazmazsam belki yeni anlamlar yüklenir alfabeye..
Bir harfini aldım oysa onun ben..
28 harf kaldı geriye..
Artık seni tanıyanlar,
bilemeyecekler hiç..
Adının başında hangi harfin olduğunu..
Kolay değil böyle sevilmek eminim..
Hiç seni sevdiğim kadar sevilmemiş olsamda..eminim işte..
Benim nefes almamı engelleyen bu aşk,
seni de yaşatmaz,bilirim..
Bulmacaların içindeyim,
ama ne olur çözme beni..
gidersen birgün dayanamaz kalbim..
bırak sırlarla kalayım..sen hep başucumda kal..
Bana hiç "gelmemiş"olsaydın..
korkmazdım elbet "bir gün gidecek"olman düşüncesinden..
Ama geldin bana,
Ne de iyi ettin…!
Susamıyorum..Ne zaman susmak gelse içimde..
Gözyaşlarımla yıkıyorum yüzümü..
Çok ağlıyorum…
Diyor ki bir şarkı;
-ben denizden bir damlayım,o yüzden tuzludur gözyaşlarım..
Denizden doğduğum doğru..
ama artık eminim,
Doğduğum yerde ölmeyeceğim…!
Ağlatmak istemezdim kimseyi..
ve sen hiç ağladın mı,bilmiyorum..
Hayatının neresindeyim
ve yokluğumun büyüklügü ne kadar yer tutarsa
bedelini ödemeye razıyım..
Bırak gideyim..
"Tutmuyorum zaten"diyebilirsin..
doğru..
ellerinle bağlamadın ellerimi..
Dillerinle söylemedin "gitmeleri"..
Kalbimden kalbine bağlanan o kalın ilmiği sen atmadın..
Habersiz değildin ama…Sadece uyarmadın..
Bazen oturup sana mektup yazmak geliyor içimden..
Sayfalarca..renk renk..
Saçlarımı boyadığım gibi boyamak istiyorum kelimeleri..
Oturuyorum..yazamıyorum..
Boya kalemleri elimde kalıyor..
Gidip masum çocuk yüzlerini boyuyorum..
Gülüyorlar..
Birilerini mutlu etmeyi becerebiliyorum..
Az da olsa..
Kötü olabilseydim..senin için,sana karşı..
Nefret edebilseydin benden..
Denemedim mi sanıyorsun,seni sevmemeyi..
benden nefret etmeyi sana öğretmeyi..
olmadı..
ne zaman bir adım atsam senden geriye..
yüzlerce kere koştum ileriye..
Ardıma döndüğümde sen hep aynı yerdeydin..
Uzaklığımız bundandır..
Neden boğaz köprüsü var burada biliyor musun…
ben mi uydurdum yoksa bu bir hikaye miydi,hatırlamıyorum..
Ama bir şehir aşık olunca diğer şehre..kuruvermişler araya köprüyü işte..
Şehirlerin dilleri yok,anlatamazlar sevdalarını..
Benim dilim var..
Ama şehir kadar saklayamam sevdamı..
Salıverirsem birgün içimden bu aşkı..
yıkılacak bu köprü..
Hiç bir seven kavuşmasın diye….!
Olmuyor..olmuyor..
Bir mektup yazsam diyorum sana..
İnsan kalbine mektup yazamıyor…