24 Temmuz 2008 Perşembe | Kategori Edebiyat
Sana doyamamanın acısı ile
Dünyaya büyük bir isyan ile
Buraları sana bırakıyorum açmamış tomurcukları
İşte gidiyorum içimde büyük bir sancı ile
Kan ile dolmuş gözlerim ile
Keder ile bürünmüş bedenim ile
anlaşılamamakla gidiyorum
İşte gidiyorum
Üzerimde hasretin ile
Yanarak sızlayarak gidiyorum
Hıçkırarak özlemi yudumlayarak gidiyorum
İnanamayarak gidiyorum…
anlaşılamamaktan ötürü gidiyorum
bir daha dönmemek yazmamak üzere gidiyorum
23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Edebiyat
özlemlerin doğduğu yerden bir güneş gibi yükselen
güzel insan
Sana ılık sana içten merhaba demenin
yada diyebilmenin mutluluğundaubir kez daha merhaba
seni yaşıyorum yüreğimden ve hep yaşamak istiyorum içimde
sana merhaba diyemediğim gün
bilki yoğunluğumdandır.
Sana merhaba diyemediğim gün bilki
bir yanım eksiktir.
Bir ekmek gibi bütünsek seninle
bir çeyreğim eksiktir seni görmediğimde
Sen benim gönül gökyüzümsün her daim güneşli
dostluk eğer mavi bir ışıksa
yüreğimden yüreğime yansıyor o ışık
ah verebilseydi keşke herkes senin o ılık selamını
bindiği otobüsün şoförüne
yalınayak çöpden umudunu toplayan
kirli yüzleri ile yaşama tutunmaya çalışan çocuklar
sen cansın candan öte kansın damarlarımda hızla hız akan
sen yoksan solar gönül bahçemde çiçekler
selamın gelmesse sitem olur zaman durur saatler
yavaşlar damarımda akan kan
sen umutsun, sen yüreksin
sen yaşama sevincim
sen cansın candan öte kansın damarlarımda
23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Kadın
Allah çiçekleri yaratırken
Seni de onlarla beraber yaratmış
Papatyadan nazlı
Zambaktan guzel
Manolyadan ahenkli
Gülden daha güzel kokun var
Güzelligin gözlerimi kamaştırıyor.
Ölene kadar
Yok olana kadar
Seninle olsam,
Bu herhalde büyük bir çoşku olurdu,
Daha çok senle olamadıgım için.
Çok kızıyorum kendime ah can
Senin tarafından sevilmek
Bir insanı hayatı boyunca
Mutlu edebilecek kadar güzel
Seni anlatmak için misralar yetmiyor.
Düşünüyorum bir aralık gecesi
Bunu yazarken, Acaba diyorum.
Senin güzelligini nasıl anlatsam
Seni hep yazmak istedim ama
Bu hep tuhaf gelmisti bana.
Ama şimdi işte
Senin için hep şiir yazmak geldi içimden.
İçimde bir umut var işte.
Bu şiirimi okursun diye.
Kim bilir belki,de yanına bir beyaz bir gül koyarsın…
Koymasanda olur okuman bile yeterli can
Senin gülümsemen için canımı bile veririm inan,
İnsana her seyi unutturuyorsun can ah can,
Sadece seni seyredip gözlerine bakmak bile yeter.
Seni ne kadar sevdigimi anlatamadım anlatamıyorum..
Sen Anlatılamazsın anlatılmazsın,
Sen başkasın
Sen hiç bir yerde açmayan nadide çiçeksin
Sen benim gözümün nurusun canımsın
Kısacası ben sensiz, senle yaşıyorum
Sen benim dünyamsın can can can…
23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Edebiyat
Sana beyaz güvercin yolluyorum
Çok ama çooook uzaklardan
Bendeki güzellikleri
Gül bahçemi
Gülüşleri
Ne varsa
Hepsini
Alıp sana getirsin.
Sakın ha!
Duygulanıp da
AĞLAMA!
Bilirsin onlar
Bende derin yaralar bırakır.
UNUTMA!
Ben sana
Gülüşleri yolladım
Ağlamaları değil
Bırak onlar bende kalsın!
Şimdiden hayal edebiliyorum
Nasıl mutlu olacağını…
O güvercinin kanatlarında
Mutluluklarımı da
Beraber yolladım.
Ona çok iyi ama çoook iyi bak
Ne olur
Kanadı sakın kırılmasın!
Ama bir gün bitanem bir gün
Ben de sana uçarak geleceğim
Her ne pahasına olursa olsun
Bu canı sana feda edeceğim
23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk

Mühürledim seni kalbime,
Kurşunlar işlemez ciğerime..
Zincirledim seni kalbime,
Anahtarları yok denizlerde

Benim yüreğim de sensin belki de, insan kendi yüreğinden vazgeçemiyor…
23 Temmuz 2008 Çarşamba | Kategori Aşk
Ah! mümkün olsa
acıdan sevinç
sevinçten umut yapardım
bölüp yüreğimi acılara
dünyadaki bütün insanlara sevgi atardım…
Ah! mümkün olsa
rüzgar olur eserdim bozkırlarda
dağ - bayır dolaşır,
her akşam odalarına sızardım
insanların
üstlerini örter, alınlarından öper
sonra bir masal anlatır
usulca çekip giderdim…
Ah! Mümkün olsa
ağaç olurdum bozkırlarda
her bahar yeşerip
her yaz meyve verirdim insanlara
sonra döküp yapraklarımı sonbaharda
rüzgarlarla savrulup giderdim…
Ah! mümkün olsa
ulu bir çınar olurdum
baharı yaşardım dört mevsim.
yağmurlarla yıkayıp saçlarımı,
rüzgarlarla kurulardım…
sevgiden bir elbise giyip,
insanalrı kucaklardım her kış!..
Ah! mümkün olsa
soğuk bir pınar olurdum
su verirdim bağrı yanmışlara
kinleri, kötülükleri, acıları siler
sevgiyle yıkardım yürekleri
akıp giderdim diyar diyar…
Ah! Mümkün olsa
toprak olurdum
buğday yetiştirirdim bağrımda
gül olur açardım bağ - bahçe
yeryüzüne salardım kokumu…
yağmurun yağmadığı ülkelere
billurdan damlalar dökerdim gözlerimden…
Ah! mümkün olsa
bir balon gibi çocuklara verirdim dünyayı
güneş olur doğardım yeniden her sabah
masal olur rüyaları süslerdim
sevgi olur,
şefkatle kucaklardım insanları
…
Ah! mümkün olsa
savaştan barış
barıştan insan yapardım
acıdan sevinç
sevinçten umut
umuttan dostluk yapardım