Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Müzik Kategorisindeki bloglar

abi………….

18 Şubat 2008 , Pazartesi | Etiketler : sayfa


Sayfa no yok
Cilt no yok
Hane no yok
Ana adi, ben sokak çocuguyum abi
Hani su uçurtmasi gökyüzünde asili kalan,
Bilyelerini rüyalarinda unutan,
Ve oyuncaklarini masal kahramanlarina çaldiran,
Çocuk varya o benim iste, o benim abi…
Sahi bir annem olmaliydi dimi
Ben dudaklarimda sokaklari besteliyorum oysa
Sahi abi tadi nasildi anne sütünün
Anneler nasil oksardi çocuklarini
Anne kokusu nasildir kim bilir
Ana ha, bir anne çizebilirmisin benim için
Karanligin kar sogugu parmak uçlarina bir anne
Ve yanina beni eklermisin abi
Tipki suluboya resimlerdeki gibi simsicak
Sahi abi senin gözlerini kesmiyor degil mi
Bir köprünün soguk, gergin ve karanlik bedeni
Sahi sen hiç seyrettin mi aydedeyi bir köprünün altindan,
Üsüdün mü abi kayan bir yildiza bakarken,
Bosver…
Gel boyat istersen ayakkabilarini
Ben su ayakkabilarin bagciklarindan asiliyorum hayata
Gel boyat ayakkabilarini
Boyatta resmi çiksin dostun, düsmanin tüm kaldirimlarin
Sayfa no yok
Cilt no yok
Hane no yok
Yoklarin varliginda tam göbek bagindan hiç yakalandin mi hayata
Bir de bir de babam olmaliydi di mi?
Beni dövecek bir babam bile yok biliyor musun?
Nasirli ellerinde sevkat arayacagim bir insan
Kimbilir, bayramlarda neler alir babalar çocuklarina
Unutmusum, bayramlariniz da vardi sizin öyle degil mi, arifeleriniz
Bayramlarda temize çekilen dostluklar vardi sonra
Oysa ben kirik dökük isliklar ismarliyorum günese ve mehtaba
Yankisiz, bestelenmemis ve bestelenmeyecek serseri isliklar
Bir babam olsaydi belki yeterdi
Çocuk olurdum eskisi gibi, simarirdim öylesine
Bosver abi…
Kimin neyine bayram, kimin neyine hediye
Baba kimin neyine abi
Sahi senin düslerin vardir
Göremedigin rüyanin düsünü kurar misin hiç
Ahmet bir düs görmüs geçenlerde
Köprü altinda tanistik, soguk ve geç gelen bir gecede
Utanirken anlatti, anlatirken utandi.
Bir ip baglamis gökkusagina,
Bak ana diyormus uçurtmami gördün mü,
Ya uçurtmamin gölgesinde bilye oynayan çocuklari.
Ahmet’in düsü iste…
Bana düslerini kiralar misin abi,
Bedava boyarim ayakkabilarini,
Bana düslerini, düslerini abi
Bosver, bosver…
Bak iyi parlayacak bu ayakkabilar,
En parlak ayakkabilarinla yürüyeceksin yasama
Sen düsünme, sokaklar düsünsün beni,
Gazete mansetleri,
Üçüncü sayfa haberleri düsünsün,
Isimsiz bir damla gözyasi düsünsün,
Sen beni düsünme, düsünme be abi…
Nasil olsa ben,
olmayan ayakkabilarimin sicakligiyla basiyorum tüm kaldirimlara,
Olmasa da anne babasi sokaklarin
Sokak çocuguyum ben, sokak çocuguyum…
Kazanilmadan kaybedilmis bir gelecegin herhangi bir yerinde,
Ben sokak çocuguyum abi,
Hani su uçurtmasi gökyüzünde asili kalan,
Bilyelerini rüyalarinda unutan,
Oyuncaklarini masal kahramanlarina çaldiran çocuk varya,
Iste o benim, o benim abi, o benim abi…

bildiğin gibi değil….

18 Şubat 2008 , Pazartesi | Etiketler : sad

Müzik için lütfen bekleyin

 

 

BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL

 

Eskiden bir adım vardı,
Umudum, feryadım vardı,
Şimdi ben, o ben değilim
Yolumu bilmiyorum,
Gülmüyor, ölmüyorum,
Bu hayat yordu beni
Bildiğin gibi değil…
Dağlarım devriliyor,
Gençliğim savruluyor,
Bir ayaz vurdu beni
Bildiğin gibi değil…
Güllerim devriliyor,
Gençliğim savruluyor,
Vedalar yordu beni,
Bildiğin gibi değil…
Eskiden mevsim seçerdim,
Solardım; çiçek açardım,
Şimdi ben, o ben değilim,
Bir nefes, bir ahım var,
Bilmem ne günahım var,
Vedalar sardı beni,
Bildiğin gibi değil…
Dağlarım devriliyor,
Gençliğim savruluyor,
Bir ayaz vurdu beni
Bildiğin gibi değil…
Güllerim devriliyor,
Gençliğim savruluyor,
Vedalar yordu beni,
Bildiğin gibi değil…

 

Şehrin en karanlık yerinde duruyorum; haydi, vur beni!..
Hiç ümidim kalmadı; tutunacak bir dalım.
Başım yere eğme benim; mazlum yerine koyma.
Allı-pullu düşlerim vardı oysa.
Bir hayat böyle tersine dönmez; bir yiğit böyle harcanmaz.
Dağlara-taşlara bağırasım geliyor.
İçim yanıyor içim! Bildiğin gibi değil…
Bu, bir hikayenin bitişi midir; bu, kanlı bir veda mıdır?
Bu, son savaşçının  yediği kurşun; bu, son kalenin de düşüşü müdür?
Dalgaların çekilişi, bayrakların yıkılışı; bu, şarkıların susuşu mudur?
Ömrüm kanıyor ömrüm! Bildiğin gibi değil…
Ben bu hayata asiydim; öyle değil mi?
Bir yıldız kaydı ömrümden; ben de yenik düştüm…
İşte her şeye sırtımı dönüp koşuyorum…
Sarı güller kahrolsun; ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun!..
Kahrolsun bu kaldırım; bu nezaket, mutluluk dilekleri!..
Canım yanıyor canım!
Bildiğin gibi değil…

temel işi

7 Ekim 2007 , Pazar | Etiketler : kod<

Senelerdir dul yaşayan bir kadını Temelle tanıştırıp evlendirmişler.

Dügün gecesi eve gelmişler ve Temel baslamiş Soyun bakalım.

Kadın soyunmuş Beni de soy… Kadın Temelin üzerindekileri çıkartmış ve ikiside çırılçıplak kalmislar. Kadın utangaç bir ifadeyle Temelin yuzüne bakarken, Temel devam etmiş:

Eğil aşağıya Kadın eğilmiş.

Al eline oni Kadın Temelin aletini eline almiş.

Yala bakalım oni; deyince kadın kendi kendine mırıldanmış.

Ahhh ahh Şerafettin sanki ölüp gidecek ne vardı,şu halime bak tanimadığım birine neler yapıyorum; derken Temelin sesi duyulmuş:

Hacan ben oni sana rahmetliyle telefon görüşmesi yap diye tutturmadum.


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.