Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Mayıs, 2008 Arşivi

YATAĞANLI..

30 Mayıs 2008 , Cuma | Etiketler : sa

Ben bir yatağanlı’dir tutturmuşum oh ne iyi
yatağanlı içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz yatağanlı sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum yatağanlı  üstüne
Saatim her zaman yatağanlıya beş var
Ya da yatağanlıyı beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan yatağanlı geçiyor geçiyor

Bana sorarsanız mevsimlerden yatağandayız
Günlerden yatağanertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları

Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
yatağanlıyı övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadehte sizinle içeriz yatağanlı
İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok yatağanlıyı size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben yatağanlıyı düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
yatağansızlık  kadar

Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var yatağanlı

Bundan böyle dünyada
Aşkın adı yatağanlı olsun

şiirin adı yatağanlı olsun

YATAĞANLI

BU ŞİİR SEVGİLİ DOSTUM YATAĞANLIYA GELMİŞTİR….

HOŞCAKAL YATAĞANLI

SENDE KALDI

30 Mayıs 2008 , Cuma | Etiketler : sad

Sona doğru yaklaşıyoruz hızla,

 

Bilmeden, istemeden…

Bitişimizi düşündükçe kalbim isyan ediyor aklıma.

Çıldırasım, bağıra çağıra ağlayasım, saçlarımı avuç avuç yolasım geliyor içimden.

Bir duvardan diğerine vursam kendimi defalarca dinmeyecek acım.

İstediği olmamış şımarık bir çocuk gibi atsam kendimi yerden yere,

Bağırsam avazım çıktığınca hiç susmadan saatlerce, gitmez kalır mısın benimle ?

Düşündükçe bitişimizi, ağlayasım geliyor…

Hıçkırıklar düğümleniyor boğazımda, dayanılması zor bir ağrı kısıyor sesimi

Haykırışlarımda yarım kalıyor Sevgili!…

Haramsın bana sevdam.

Sen geldiğin gün kurulmuştun gitme vaktine…

Hep bir gün gidişini sessizce izleyeceğimi bilebile sevdim seni.

Terk eden mekan değiştiren sen olmayacaktın üstelik,

Elinle ellere gönderip beni, yakacaktın masalımızı.

Her şeyin gibi benden gidişinde farklı olacaktı,

Sevdanın en ateşli, can yakan yerinde bize verilen süre dolacaktı

Ve çalacaktı gitmeye kurulu saatinin alarmı…

Ne içimde çıkan yangını söndürebilecek,

Nede  başımda tüten dumanları savurabilecek vaktin kalmayacaktı.

Biri gelmişti kapıya, beni senden kopartmaya, bizi yakacak yangına kibrit çakmaya;

Hevesli, heyecanlı, özlemlerle dolu…

İleriye doğru ilk adımı atıp sen arkamda kaldığında, dönüp bakmayacaktım ama

Gitme!

Bende kal !

Demeni dileyecektim içimden,

Ta ki, bir yabancının uzanan eline

Ayakta kalabilmek için tutunmak zorunda bırakılana dek…

Arkamda kalan sadece bedenin olacaktı,

Ne sen benden gidebilmeyi, ne de ben seni gönderebilmeyi

Becerememiştik…

Öyle derinlerde, öyle büyüktü ki bu aşk içimde;

Kan olup damarlarımda akıyor, hücrelerime yayılıp iliklerime işliyordu hala.

Cesedimi gönderebildin sadece bedeninden birkaç adım uzağına,

Ruhum sende kaldı.

Beni sensiz, habersiz, merakta bırakma olur mu?

Başımın üstünde yerin var, her gece gel ne olur rüyalarıma…

Sen sözünün erisindir bilirim,

Hadi, söz ver bana sevgili…

Kuyruklu yıldızım ölmeden son arzum bu.

Yaşamak denir mi buna, senden uzaklarda?

Son kez öp beni kapatıp gözlerini…

Sarıl, her zamankinden daha sıkı sıkıya, kokun sinmeli tenime.

Eğme başını dik tut,

Son kez bak, bak gözlerimin içine sevdalı, sevdalı..

Güç ver bana,

Benim dermanım yok ki, bir adım atmaya senden öteye.

Gidiyorsun işte,

Gönderiyorsun beni elinle ellere.

Ben her gece geleceğim rüyana,

Her bahar eseceğim ürperten bir rüzgarla sana doğru.

Gidiyorum baş tacım….

                                                       Ruhum

                                                                                Sende

                                                                                                       Kaldı…

ELVEDA CAN ÖZÜM

30 Mayıs 2008 , Cuma | Etiketler : as

 

 

Geç kaldın canözüm;

Nerelerdeydin bu saate kadar ?

Ben gitmeliyim şimdi senden,

Vaktinde yetişebilmek için bir bilinmeze.

“ Nereye böyle erken, erken “ deme,

Çok bekledim seni; bir nefes daha fazladan kalabilmek için bizde.

“ Bu kadar çabuk mu ? ” deme sakın…

Kovalamaca oynayan akreple yelkovanı hiç suçlama,

Sana su gibi akıp geçen saatlerin

Her dakikasının, her bir saniyesinde bir iğne saplandı benim yüreğime.

Sen kim bilir hangi sevdalarda, hangi pamuk bulutun üzerindeydin

Seni beklerken kum tanelerinden tesbihler yaptığım benim azap saatlerimde.

Yazık, yarım kaldı bir sevda masalı daha.

Hani mutlu sonla biterdi bütün masallar,

Kim kandırdı benim büyümeye direnen çocuk yüreğimi,

Neden öğretmediler AŞKIN tüm edebi kuralları yıkan,

Sonu hüzünle, kavuşamamakla biten gerçek bir masal olduğunu.

Yoksa kavuşamadığımız için mi aşkız seninle ?

Biz !

Ne hoş geliyor kulağa, söylemesi bile başka bir güzel

Birkaç saatliğine olsa da, biz olabilmek nasılda tarifsiz bir duygu.

Ah ! geceleri yastığa başımı sensiz koymak yok mu !

Bir gece istedim, tek bir gece;

Yatağımızda iki yastık olmasına rağmen

Tek bir yastığı paylaşacak kadar sokulup sana

Kokunu duyumsayarak,sıcaklığını tenimde, nefesini yüzümde hissederek uyumak…

Gözümü açtığımda gördüğüm ilk ve en güzel şeyi,

Seni o an içinde yaşayabilmeyi istedim

Gitmeden önce…

Çok geç kaldın canözüm…

Bak işte, yokluğunda yüreğime iğneler saplayıp geçmeye direnen saniyeler

Şimdi yanımdasın ya, tek tek söküyor iğneleri yerlerini kanata kanata

İnanılmaz bir hızla.

Şimdi gitmeliyim ben…

Bir iz bırak demeyeceğim sana

Ey yar !

Yaralarım öyle derin, öyle çok kanıyor ki,

Çok zaman alacak kabuk bağlaması ,

Tam iyileşmeye yüz tutmuşken irinlenecek aniden ve başlayacak tekrar kanamaya,

Tekrar, tekrar… hiç geçmeyecek belki.

Şimdi gidiyorum canözüm erken, erken, geç kalınmışlıklar yüzünden.

Beni bekleyen bir bilinmeyene vaktinde yetişebilmek için,

Bende bıraktığın en derin izinle birlikte…

Sevdamla…

Şimdi gidiyorum erken, erken

 


 

 

 

NEMLİ NEMLİ

30 Mayıs 2008 , Cuma | Etiketler : yat

 Gozlerin nemli nemli -

  • @y-l*ü-l Arşiv Mayıs, 2008.

  • Arşiv

  • Kategoriler



    Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.