Hiçbir çaba harcamadan; yorulup ter dökmeden, bir şey yaratmadan, yol almadan ve düzde koşmadan, bayıra tırmanmadan harcadığımız tek şey zamandır.
Tik tak sesiyle onu anımsarız, yeni yıllarda ve doğum günlerinde, birinin yıllar sonra aramasında ve sevgilimizi uzaktayken özlediğimizde onu; gçen zamanı hatırlarız. Belki de kendisini en olmadık yerde hatırlatandır o. Sinsisidir, her yüz yüze geldiğimizde, bize sinsi sinsi güler.

Bizden yaşlı ve ölümsüzdür. Balıklar başka hatırlar, insanlar başka, soğuk ve sıcak karşısında genleşip parçalanan kaya başka hatırlar onu. O zamandır toz almaz ve tavanarasına da kaldırılacak eskimiz de değldir, biz onun eskisi oluruz.

Su akarken bile bir yere vardığında durur veya durulur, o durmaz ve durulmaz. Bütün savaşları geriye dönerek onunla tarihleriz.

Ninelerimizin ellerindeki ve yüzlerindeki kumaş kıvrımları onu hatırlatır, mevsimler ona uyar ve değişir, otobüsler, trenler, uçaklar onu esas alarak hareket eder ve varılırlar o ülkelere, o kent ve o semtlere. Gülün bile solmasında onun parmağı vardır.Annesi ölenlerin bahçesi solar bu yüzünden

Bu kadar da kötü değil zaman. Doğmuş çocukları da o bize getirir dokuz ay on gün içnde.. O çocuklar çocuklarımız olurlar, yeğenlerimiz, akrabalarımız ve arkadaşlarımız olurlar. O arkadaşlarla mutluluğu sadece kedimiz için değil, bütün dünya için olsun diye yollara çıkarız…
Tüm dünyada BARIŞ diliyorum
iyi günler