Yol uzun,hava karlı,soğuk yerindeydi.Askerlikten kal

ma laciverde boyanmış kaputunun altında donuyor,hırsı

nı altındaki hayvandan alıyordu.

  -Yürü Allah’ın belası yürü!

  Hayvan her adımını düşünerek atıyor,arada buğulu ne

feslerine insan ağzından çıkar gibi "Ih,ıh"diye inltiler ka

tarak halinden şikayet ediyordu.

  Memet topuklarıyla karnına doğru iki vuruş daha yaptı.

Hayvan acı ile kişnedi.Sendeledi,ön ayaklarını büktü,son

ra arkalarını kırdı.Ayaklarını özengilerden dar kurtaran

Memet,yana sıçradı.At göz kapaklarını titreterek yavaş

yavaş kapadı.Karışık iniltili soluklar burun deliklerinden

fışkırır gibi çıkıyordu.

  -Bana numara mı yapıyon be!

  Katı postalının ucunu vurmak için kaldırdı.Tam hayva

nın karnına onun canını yakacak bir vuruş yapacakken

hayvan belki de yattığı yerin soğukluğundan kurtulmak i

çin çırpındı.Uzın boynunu salladı,bir dizini bükmeye uğraş

tı,fakat yine birden bire yere uzandı.Memet’in aklına kasa

bada,yola çıkarken,hancının söyledikleri geldi.

 -Ağa hayvanın sancılı galiba.Üşütmüş olacaksın.Bak ye

rinde duramıyor.Yem bile yemiyor.Yola çıkmasan iyi olur.

  Ama o dinlememiş elli kilo da yük almıştı.Yolda hayvanı

zorladıkça zorlamıştı.Bir an kadar düşündü.hayvanı seyret

ti.Sonra erzak torbasını ağır semeri atın sırtından aldı.Hay

vanın yattığı yerde karlar erimeye başlamıştı.

  -Kalk be,diye seslendi.Davran be!

  Tekme ile kalkmaya alışıktı hayvan.Sahibi yine vuracak

diye kişnedi.Fakat Memet vurmadı.Koltuğuna girer gibi ön

ayaklarından birine yapıştı.Vay gücüyle yardım etti.Hayvan

binbir güçlükle kalktı ama sallanıyordu.

  Kendisine ettiği hizmetler,yıllarca taşıdığı yükler,arabadan

sabana,sabandan oduna,odundan düvene koşulmaları gözü

nün önüne geldi.Kendi işi olmadığı zamanlarda gündelikle

başkasına kiralardı.Çok hırpalamıştı bu hayvanı çok!!

  Gözleri doldu.

 -Ihlama be,dedi.Ihlama.

  Ona candan bir yakınlık,bir minnettarlık duyduğunu his

setti.Hem ya bu hayvan elinden giderse ne yapardı?

 -Hava kararıyor be,dedi.Kurda kuşa yem olacağız.Köy

şuracıkta.Dayan biraz yoldaş,dişini sık be.Ahıra bir mangal

koyarım Fatma ablan da su kaynatıverir ateşte.Peştemalı sı

cak sıcak sararız sancıyan yerine.Davran be efe.Hadi dav

ran ağam!

  Kar azıtıyordu.Hayvanın etrafında döndü.Sonra birden ka

rar verdi.Çıkarttı sırtından kaputu.Serdi hayvanın sırtına

bir iple de güzelce bağladı karnından.Sonra yularını koluna

taktı,semeri sırtına vurdu,erzak torbasını eline aldı.

 -Sıra ile arkadaş,dedi.Sıra ile.

  İlk evleri görünen köye goğru yürürken alnından boncuk

boncuk ter boşanıyor ve durmadan mırıldanıyordu.

 -Sıra ile arkadaş sıra ile!!       

                                         Bu bir Orhan Kemal hikayesidir.