Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
12 Haziran 2008 Perşembe



12 Haziran 2008 Perşembe

Eyyyy türk kadını …
Birinci vazifen bulaşık, çamaşır ve kocana sahip çıkmaktır.
Mevcudıyetının yegane temelı budur.kocan en kıymetlı hazınendır. Senı
bu hazıneden mahrum etmek ısteyecek kaynanan,kaynatan ve gorumcelerın
olabılır. Bırgun evlılıgını kurtarmak mecburıyetıne dusersen,vazıfeye
atılmak ıcın bulasık ve camasırı dusunmeyeceksın. Bu durum elektrıgın
ve suyun kesıldıgı anda ortaya cıkabılır.evlılıgıne tecavuz etmek ısteyen
kaynanan kaynatan ve gorumcelerın hayatta emsalı gorulmemıs, bır galıbıyetın mumessılı
olabılırler. Hayatta kılıbık kocan zor bır ıhtımalde olsa baska
karılara goz dıkmıs, olabılır. Aılenız fakru zaruret ıcınde harap ve bıtap
dusmus, olabılır. Ey asıl turk kadını ıste bu ahval ve seraıt ıcınde dahı
vazıfen yuvanı kurtarmaktır. Anasının kuzusu olan kocanı adam etmek senın
elındedır. Ihtıyac duydugun merdane dolabın sol ust kosesınde saklıdır.hadı
kolay gelsın.



28 Mayıs 2008 Çarşamba



28 Mayıs 2008 Çarşamba
Kar ayaza kesiyor icim üşür
Vur yüregi zalimce aska düşür
Mesk nerede sevdigim gözüm söyle
Az gelir az yaSamak bana böyle
Yar yüreginin delibekcisiyim
Sevdanin kapinda nöbeteyim

Kar beyazi düsüyor siyah saca
Yar adini koyu ver öLüm kaca
Bir iptir bedenim cektirme sakin an geLir ödenir

Her saat sesinde gitmeLerin korkudu
Her günün sonunda birikir yoklugunun tortusu
Her saat sesinde gitmeLerin korkusu
Her günün sonunda birikir yoklugunun tortusu

Dilimden düsmüyor kolaysa gelde al
İcimden söküp askini cektiysen kahrimi
Helal et hakkini zorlu seVdam hoscakal..
Dilimden düsmüyor kolaysa gelde al
İcimden söküp askini cektiysen kahrimi
Helal et hakkini zorlu sevdam hoscakal..

Kar ayaza kesiyor icim üşür
Vur yüregi zalimce aska düşür
Mesk nerede sevdigim göZüm söyLe
Az gelir az yaşamak bana böyLe
Yar yüreginin delibekcisiyim
Sevdanin kapinda nöbeteyim

Kar beyazi düsüyor siyah saca
Kar adini koyu ver ölüm kaca
Bir iptir bedenim cektirme sakin an gelir ödenir

Her saat sesinde gitmelerin korkusu
Her günün sonunda birikir yoklugunun tortusu
Her saat sesinde gitmelerin korkusu
Her günün sonunda birikir yoklugunun tortusu



6 Mayıs 2008 Salı

Gitme… Ne olur, son kez söylüyorum… Gitme…
- ……………
- Sus, bir şey söyleme… Sessizliğinle konuşmak istiyorum. Beni bir başıma bıraktığın sensizliğinle… Sevgisizliğinle konuşmak…
- ……………
- Peki, son 5 dakika… Bir sigaranın ömrüne adanan bu zamanda çok konuşmayacağım. Sen olacağım. Tıpkı sen. Sen, sen, sen…
- ……………
- Bundan yıllar önce, yine bir haziran ayında, bir yıldız kaydı bilir misin? Gökyüzünden kalbime, ve oradan bir daha hiç bulamadığım bir yere. Rivayet, deniz diyorum kimi zaman, kimi zamansa bir çocuğun gülüşünde arıyorum o yitirilişi. Arıyorum, sadece arıyorum. Ve kendime soruyorum cevabını bulamadığım yüzlerce soru gibi. Biliyor musun? Nerden bileceksin ki? Benimki de soru. Geç yatma, sonra uykun ağır oluyor, üstünü örten bir müddet olmayacaktır yanında. Sonra beni özlersen sana aldığım yastığa sarılıp uyuman yeterli, o gece görüşürüz nerde olduğumuzu bilmeden. Belki bir külkedisi olursun kollarımda, ya da yine gidersin umulmadık bir anda. Ama uyandığında istesen de olmayacağım düşündüğün yerde. Belki bıraktığın yerde olacağım, bir an bile kıpırdamadan, konuşmadan, unutmadan, usanmadan. Bıkmadan… Ama ya bıkarsam, unutursam seni… Düşünmek, düşünmek bile çıldırtıyor beni.
- ……………
- Sen kelebekleri sever miydin? Ömürleri saatlere sınırlı kelebekleri… Ve kardeleni..?
- ……………
- Ne yazık… Peki hiç düşünmedin mi?
- ……………
- Hayatımın geri kalanına bir kelebek kadar acıyla baktığımı, ve yokluğunun soğuğunu delecek gücü kendimde bulamadığımı… Dedin ya, düşünmemişsin… Sen, ne düşünürsün ki zaten..?
- ……………
- Bu ev! Bu halı, bu, bu her şey. Dahası, hiçbir şey.
-
- Yakında sabah olacak. Fırınlar güne tozlu ellerle merhaba diyecek. Gazeteler kilometreleri aşmış raflara konulmuş olacak. Ben uyuyor olacağım, bir ihtimal. Ve, ve sen gitmiş olacaksın…
- ……………
- Git, git, git… Defol Git! Anlıyor musun? Bir daha olma hayatımda, yolda, yolda bile karşıma çıkma. Tükürdüğüm kaldırımda yüzüne bakacağım… Ha, bu arada, bende kalan kitaplarını kütüphaneye bağışlıyorum. Arta kalanları ise yok edeceğim. Senden bana sadece adın kalacak.
- ……………
- Ne dedin? Anlamadım? Emin ol, emin ol her zamankinden daha iyi olacağım.
- ……………
- Tamam. Kendime gelmeliyim. Abarttık galiba. Haydi, yolun açık olsun güzellik… Yolun, açık olsun…
- ……………
- Kapıyı kapatmayı unutma. Ben burada kıvrılıp güneşin doğuşunu seyredeceğim. Karanlığını görebildiğim güneşi… Selametle…
- ……………
- Ben de seni… Unutmayacağım…



6 Mayıs 2008 Salı



9 Nisan 2008 Çarşamba



29 Şubat 2008 Cuma

Sen benim her şeyimsin

Aldığım nefesin, içtiğim suyun en temizi

Gönül bahçemin en güzel çiçeği

Vicdanımın en gür sesi

Aklımın en güzel fikri

Zihnimin en hoş hatırası

Resmimin en zarif çizgisi

Hayat senaryomun en güzel oyuncususun

 

Sen, benim varlığımın sebebi

Ben, senin sevdanı bekleyen elçi

Ey varlığımın sebebi

Ne olur bekletme bu garip elçiyi

 

Sen benim her şeyimsin

Çocukluğumun düşlerini kaplayan peri

Gençliğimin hayalini süsleyen her şey

Ve şu anımı kaplayan hava

İhtiyarlığımın ve hastalığımın şifasısın

Havam, suyum ve sevgimsin

Vicdanım, aklım ve ruhumsun

 

Sen, benim yokluğumun sebebi

Ben, senin varlığını umud eden elçi

Ey varlığım ve yokluğuma sebep olan peri

Ne olur yok etme bu garibi!

 



18 Ocak 2008 Cuma



18 Ocak 2008 Cuma



Sayfalar : [1] 2