Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Bilgisayar ve Yaşam

Ofiste oturup ‘insan kaynakları’ yönetilmez

(1 Oy, 5 üzerinden 5 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Indesit Company’de İnsan Kaynakları Direktörlüğü’ne atanan Neriman Ülsever, "Performans yönetimi tekniklerimizi, bir yerlerden ithal ederek kullanıyoruz.

 

Öğrencilik yıllarında Türk Hava Yolları’nda hosteslik yaparak iş hayatına atılmış, Neriman Ülsever. 1986 yılına kadar Türk Hava Yolları’nda çalışmış, çeşitli kademelerde görev almış. Ardından Bankacılık yapmış. Uzun süre Derishow’da çalışmış. Danışmanlık yapmaya başlamış. 1995′te Merloni’den yani bugünkü adıyla Indesit Company’den  danışmanlık talebi gelmiş. Ülsever, o dönemi anlatırken "Türkiye’de yeni markalarının lansmanını yapmaya çalışıyorlardı. Yeni bir ülke, dolayısıyla nereden başlamaları gerektiğini araştırıyorlardı. Yolumuz kesişti" diyor.
Indesit Company ile Neriman Ülsever’in tanışmasının üzerinden yaklaşık 12 yıl geçti. Ülsever ile hem geçen bu süreci hem de önümüzdeki dönem için hedeflerini konuştuk.

  •   Merloni’de hangi görevleri aldınızŞ
    Türkiye’de yeniden yapılandık. 1999′un sonuna doğru ‘Türkiye’de sağlıklı bir örgüt yapısı oluşturduk. Hadi gel, yaptığımız bu güzel şeyleri bir de Polonya’da deneyelim’ dediler. Sorumluluk alanıma önce Doğu Avrupa , 2001′de de Batı Avrupa pazarları dahil oldu.  2004′te bütün ticari örgütten sorumlu hale geldim. "Türkiye dönsem, hocalık yapsam" derken ‘Grup İnsan Kaynakları Direktörlüğü’ne atandım.
  • Bu terfi hayatınızda neleri değiştiriyorŞ
    Mecburen İtalya’ya taşınmam gerekecek. Çünkü insan kaynakları direktörlüğü, icra komitesi başkanına rapor sunumunu gerektiren bir görev. Doğal olarak da şirketin icra kurulu üyesi oluyorum.
  • İtalyan değilsiniz, kadınsınız ve yönetime girdiniz. Bu şirkette bir ilk değil miŞ
    Türkiye’de 1996 sonundan beri icra yönetim kurulu üyesiyim. Hem Türk hem de kadın olarak yönetim kuruluna giren ilk üyeydim. Bu onlar için de çok hoş bir şey. Çünkü ilk defa hayatlarında icra kuruluna bir kadın giriyor ve üstelik bu kadın İtalyan değil! Üstelik bu kadın, AB’den de değil! İnsan kaynakları en zor devredebileceğiniz bölümlerden biridir ve mümkün olduğu kadar onu milli tutmaya çalışırsınız. Ben hem dışardan geldim hem AB üyesi olmayan ülkeler ile başladım daha sonra Avrupa birliği ülkeleri ile devam ettim. Şimdi merkeze gidiyorum.
  • Neden sizi yönetim kuruluna aldılarŞ
    Benim yönetim kuruluna Türkiye’yi iyi bildiğim için ve onlara getirebileceğim artı değerler yüzünden aldılar. Sosyal, kültürel, ekonomik olarak alınan kararları doğru yönlendirecek birikimim vardı.
  • Önümüzdeki süreçte neler olacakŞ
    Ben insan kaynaklarının göz göze yapılmasından yanayım. Şirketimizin dünyada 23 tane yerleşik örgütü, 19 fabrikası, sadece temsilcilik yapan büroları var. 100′ü aşkın ülke ile ticaret yapan bir dünya devini konuşuyoruz. O anlamda, genel müdürlükte bir ofiste oturup insan kaynaklarını yönetmek mümkün değil. İndesit Company’de ilk defa bir kadın, insan kaynakları direktörü oldu. Kadın olmanın getirdiği sevecenlik, daha empatik olabilme gibi avantajlar var. Bu yüzden genel merkez dışındaki örgütlerin duygu ve düşüncelerinin kuruma daha fazla yansımaya başlayacağını düşünüyorum. Yani bu dönem yeni bir kaynaşma dönemi olacak.
  • Şirketin Türkiye ayağındaki görevleriniz son mu bulacakŞ
    Türkiye ayağı devam edecek. O benim bebeğim, ondan vazgeçemem. Bir çok bebeğim var ama Türkiye benim has bebeğim.

Sırt üstü yatıp yıldız seyretmeyi sevmem

  • Bu yoğunluk içinde kendinize vakit ayırabilecek misinizŞ
    Bana eski model bir işkolik denebilir. Dolayısıyla kendime ait zaman çok yoktur. Öyle sırtüstü yatıp yıldızları seyretmeyi sevmem. Belli bir kalitede zamanı ailem ile paylaşmak, belli bir kalitede zamanı okumaya ayırmak yeterli. Ben okurken de çok farklı şeyler yapabilirim. Mesela müzik dinleyebilirim. Okurken zaman zaman örgü ördüğüm de bilinir. Yeterli zamanı bulacağımı düşünüyorum.

Kendi doğrularımızı bulalım

  • Türkiye’deki insan kaynakları anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuzŞ
    Türkiye’de insan kaynaklarını kalıplaştırmak yanlış.Eksiğimiz şu; Bizim ülke olarak kendimize ait bir insan kaynakları sistematiğimiz yok. Tercüme bir sistematik. Türkiye’nin de bu konuya kafa yorup, bu sistematiği, bu ülkenin doğrularıyla sentezlemesi gerekiyor. Biz hâlâ performans yönetimi tekniklerimizi, ücret yapısı ile sistematiğimizi, performans değerlendirmeyi bir yerlerden ithal ederek kullanıyoruz. Bence bu tercüme edilmiş kavramlar tehlikeli, ülke ile aynı dili konuşamıyor bazen. Standartlar Amerikalı için yazılmış, bir Türk’e, bir İtalyan’a uygulamak doğru değil. Bu sistem çalışmaz! Nitekim de çalışmıyor. Zaman içinde kendini kusuyor. Kendi doğrularımızı bulup sentezlememiz lazım.

 

 

milliyet kariyer

Yorumlar

Yorum yaz

Yorum yazmak için Giriş yapınız