İslamda Sadece Örtünmemek mi Haram!

(11 Oy, 5 üzerinden 3.73 puan )
Loading ... Oyunuz Gönderiliyor ...

Hayrettin Karaman  İslam Hukuku Profesörü..

Yeni Şafak Gazetesi’nde günlük yazılar yazıyor.Bir süredir Karaman’ın yazılarını ilgiyle okuyorum.    

Hayrettin Karaman’ın çok sayıda kitabı da var.Bunlardan bir tanesinin adı Günlük Hayatımızda Helaller ve Haramlar..

2000 yılında basılmış ve bugüne kadar on baskı yapmış..

Merak edip kitabın içine söyle bir karıştırdım. Karaman kitabında Kuran ve hadislerden yola çıkarak, islamın farklı kaynaklarına dayanarak  “haram” olan yiyecek-içecek, giyecek, ev ve süs eşyaları ve   davranışların uzun bir listesini yapmış..

 

Biraz çalışıp sizin için bir “haram” olan şeylerin bir listesini oluşturdum:

1.    Domuz eti
2.    Allah’tan başkası adına kesilen  hayvan
3.    Canı çıktıktan sonra kesilen hayvan
4.    Boğazlanan hayvan
5.    Sarhoşluk veren her türlü içki
6.    İçki üretmek, satmak, taşımak
7.    İçki içinle aynı sofrayı paylaşmak
8.    Uyuşturucu
9.    Sigara, nargile, enfiye
10. Altın ve halis ipek giymek
11. Süslenmek  ve makyaj yapmak
12. Dövme yaptırmak
13. Estetik amaçlı diş şeklini değiştirmek
14. Estetik ameliyat
15. Kaş aldırmak
16. Peruk
17. Altın ve gümüş ev eşyası
18. Heykel
19. Çıplak insan resmi yapmak
20. Uygunsuz nesne fotoğrafı çekmek
21. Köpek beslemek
22. Cinsel tahrik amaçlı fotomodellik
23. Zinaya çanak tutan yerlerde çalışmak
24. Dans, bale ve bazı tiyatro oyunları
25. Faiz almak vermek
26. Faiz ödemek, mukavalesini yapmak, şahitlik etmek
27. Göbek ve diz kapağı arasında kalan yerleri (avret yerleri) karı-koca dışında birine göstermek..                            
28. Karşı cinse şehvetle bakmak
29. Zina
30. Bir kadın bir erkeğin yalnız kalması
31. Usulune uygun örtünmemek
32. Şehvetin olduğu yerde el sıkışmak
33. Homoseksüel ve lezbiyen ilişki
34. Alışkanlık haline gelen mastürbasyon
35. Hayvanlarla ilişki
36. Akraba evlilikleri
37. Fahişe ile evlenmek
38. Regl ve lohusalıkta birleşme
39. Şartlara uymayan boşanma
40. Taşıyıcı annelik
41. Falcıyı, kahini dinleme
42. Sihir
43. Yetim malı yemek
44. Muska yazmak, yazdırmak
45. Kuruşun dökmek döktürmek
46. Tütsü
47. Çok eğlenmek
48. Hayvan döğüşü
49. Tavla oynamak
50. Şehvete, harama güdüleyen müzik dinlemek
51. Kumar
52. Piyango, spor-toto, iddia
53. Küsmek
54. Alay etmek
55. Ayıplamak, ad takmak, alay etmek, söz taşımak
56. Arkadan çekiştirmek
57. Rüşvet almak,vermek
58. İslami inaçlara aykırı film ve yayın izlemek, okumak
59. Aracılık etmek
60. Hırsızlık malını edinme
61. Eksik ölçme ve tartma
62. Tahvil almak, vermek, çıkarmak..

Gördüğünüz üzere gözümün gördüğünde, beynimin yettiğince  Karaman’ın kitabından 62 adet “haram” sıraladım.

Müslüman olduğunuz kabul ediyorsanız, dindarlık seviyenize, İslam dininin sistematiğiyle ilgili akıl yürütme becerilerinize göre ister bu  haram olan yiyecekleri yer, ister haram olan bu içecekleri içer,istersenin de haram olan bu davranışları yerine getirirsiniz. Günahlarınızla yaşarsınız, sonra da hesabını siz verirsiniz..

İsterseniz de hepsine uyar çok dindar bir kişi olarak yaşarsınız. Kim ne karışır?

Eğer durum böyleyse daha büyük bir sistemin  parçası olan baş örtmeye (bakınız 31’inci madde) niye karışıyoruz?

Diğer “haram” içeren davranışları yapmayanlar üniversite eğitimi alıyorlar da  neden başını dini nedenlerle örtenler almasın? 

İşte ben bu sorunun yanıtını uzun süredir veremediğim için  iki öğretim üyesi arkadaşımızın  başlattığı “Türbana Üniversitede  Evet” kampanyasına imzamla katıldım.

Siz yukarıda soruya yanıt verebiliyor musunuz?

Bakın burada “türbanı olumlayan” , bir şey demiyorum. Bu bildiriyi imzalamak “Kadınlar mutlaka örtünmeli” fikrini savunmak anlamına da gelmiyor. Üstelik de köşelerinde  bilip bilmeden “örtünmek ayette yok”  tartışmasın yapanlara da  son derece kıl oluyorum.

Bin yıllık bir ayetin varlığını yokluğunu tartışmak tam anlamıyla bir komedi.

Ancak İslam Hukuku Profesörü Hayreddin Karaman’ın hem sözünü ettiğim kitabında  hem de köşesinde zaman zaman tartıştığı gibi “yasak” olan şeylerin bugünkü gereklerini tartışabiliriz.

Bu ayeti tartışmak anlamına gelmez..

Örneğin günümüzde başı açık kadının zinaya davet çıkarmadığını tartışmak neden ayeti tartışmak olsun..

Bir sonraki yazıda bu konuya devam edeceğim.

Mynet Akademi: Ders 2
Vizyon Soruları Sormak

Geçen yazıda anımsarsanız Mynet Akademi bölümü başlatmıştım. Amacım sermayeleri küçük ama yürekleri büyük   girişimcilere pazarlama dersleri verip iş kurarken hata yapmalarını önlemek..

Ya da onları yeni iş alanlarına yöneltmek..

Kaldığımız yerden devam edecek olursak..

Öncelikle bir işte başarının anahtarı % 10 bir vizyona sahip olmaktır. Daha sonra % 25 hırslı olmak, daha sonra da % 65 kan, ter ve gözyaşı gelir.

Bir de insanın neye zaman ayırmak istediğini çok iyi önceden hesap etmesi gerekir.

Örneğin çok iyi bir yazar olabilirsiniz, yazı yazmak için yaratılmış olabilirsiniz ama dergi çıkartmak ayrı bir iştir.

Çok iyi  doktor olabilirsiniz ama hastane işletmek ayrı bir iştir.

Çok iyi yemek yapabilirsiniz ama restoran işletmek çok ayrı bir iştir.

Bu nedenle şirket sahibi şirketteki rolünü çok iyi tanımlamalı.

Eğer iyi yemek yapan kişinin parası var ve ama yönetecek zamanı ve isteği yoksa ya çok iyi yönetici bulmalı, bulamıyorsa da o işi yapmaya hiç kalkışmamalı.

Ancak bu karardan sonra o net bir biçimde o iş alanında  nereye girmek istendiği tanımlanmalı.

Bu tanımı da şirketinizdeki herkes anlamalı ve benimsemeli.

Aşağıda kendinize, çalışanlarınıza ya da iş ortaklarınıza sormanı gereken sorular var. Bu soruları işinizin herhangi bir döneminde sorabilirsiniz? ( kuruluşta ya da on yıl sonra)

1. Şirketimizin gelecek altı ayda, bir yılda ve iki yılda başarması gereken en önemli iki işletme amacı ne?
2. Bu amaçlara ulaşmak için hangi dış mücadelelere gereksinim var?
3. Bu amaçlara ulaşmak için hangi iç mücadelelere gereksinim var?
4. Bu amaçlara ulaşmak için daha önce uyguladığımız üç strateji ne?
5. İşimizdeki hedef kitlemiz kim? İnsanları bizden almaya güdüleyecek/ ya da güdüleyen şey ne?
6. Müşterilerimiz için şirketimizin çözdüğü üç temel sorun ne?
7. Potansiyel müşterilerimiz bizimle ilgili ne düşünüyor. Bizim şirketimiz deyince akıllarına ne geliyor?
8. Ana rakiplerimiz kimler? Varolan ve potansiyel müşterilerimiz onları nasıl algılıyor?
9. Şirketimiz rakiplerden ne yönden ayrılıyor?
10.Potansiyel müşterilerden gelen temel itirazlar neler? Bunların üstesinden gelmek için neler yapıyoruz?

Yukardaki sorulara yanıtlar vererek sizin, çalışanlarınızın ve iş ortaklarınızın aynı vizyonu paylaşıp paylaşmadığını kolayca anlarsınız. Bu soruları bir seferde birlikte yanıtlamalısınız..

Devam edeceğim..   

Kritik Köşe Yorum

Nescafe’nin çokça gençlik araştırmaları yaptığı belli..Gençler arasında kahve ve krema ağırlıklı ürün tercih edenler olduğunu bulmuşlar. İki grubu da reklam tatmin ediyorlar. Reklam marka imajını desteklemekten başka işe yaramıyor ama.. Çok sıradan.. 

Anket Yorum

Geçen hafta yazımızı yaklaşık 90 bin kişi okudu. “Türkiye bir din devleti mi oluyor?” anketimize ise % 51 hayır, % 39 evet, % 10’da emin değilim yanıtını verdi..

% 39 oldukça yüksek bir oran..AKP’nin bu sese kulak verip, şüphelerini mutlaka gidermesi şart!

 

İSTATİSTİKLER

Marka Ligi Beyaz Eşya

     Marka         %

1. Arçelik        85.7
2. Beko          64.0
3. Vestel        53.9
4. Bosch        33.3
5. Profilo        17.1
6. Siemens      6.1
7. AEG           6.0
8. Ariston        5.7
9. Regal          1.5
10 .Altus         0.5

Kaynak: TNS Piar, Ocak 2008

KRİTİK KÖŞE

aliatifbir@mynet.com

Yorumlar