Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş
31 Temmuz 2008 Perşembe

BENİ GÜZEL HATIRLA

Gidiyorum…

Beni güzel hatırla…

Bunlar son satırlar,farzetki bir rüzgardım

Esip geçtim hayatından

Yada bir yağmur sel oldum sokağında

Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim

Yada bir rüya idim senin için

Uyandın ve ben bittim

Beni güzel hatırla…

Çünkü sevdim seni ben herşeyini

Sana sırdaş oldum dost oldum yar oldum

Omzunda ağladım beni üzdün kınamadım

Alışkındım vefasızlığına

El oldun gittin aldırmadım

Beni güzel hatırla…

Sayfalarca mektup bıraktım sana

Şiirler yazdım gözlerine baka baka

Çoğunu okutmadım

Sakladım içimde sevabını günahını

Sessizce gittim

Senden öncekiler gibi

Sende anlamadın beni

Beni güzel hatırla…

Sana gülüşümü gözlerini sonra sesimi bıraktım

En güzel şiirlerimi okudum gözlerine baka baka

Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşede

Vedalar bıraktım sokaklarında

Ne arasan bir sevdanın içinde

Fazlasıyla bıraktım ardımda

Beni güzel hatırla…

Omzunda ağladığımı düşün

Birazdan telefonda konuşacağın kişi olabileceğimi düşün

Sürprizleri severdim bilirsin

Buda benden sana son sürprizim olsun

Şimdi senle yaşanan güzel günleri ateşe veriyorum

BENİ GÜZEL HATIRLA

Gidiyorum…



23 Temmuz 2008 Çarşamba

AŞKIM HEP YANIMDA KAL OLUR MU BİTANEM SANA BİŞEY OLUCAK DİE ÇOK KORKUYORUM SENİ ÇOK SEVİYORUM İYİ Kİ BENİM AŞKIMSIN İYİ Kİ HAYATIMDASIN SENİ ÇOK SEVYORUM



17 Haziran 2008 Salı

       ÇİÇEK VE SU

 

     Gün birinde çiçekle us karşılaşır ve arkadaş olurlar.İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri.Tabii zamana ihtiyaç vardır bir birlerini tanımaları için.

      Gel zaman git zaman çiçek okadar çok mutlu olur ki mutlulukları içine sığmaz artık ve anlarki suya aşık olmuştur.İlk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçar."Sırf senin hatırın için ey su"diye konuşur.

       Öyle zaman gelir ki suda artık içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar.Zanneder ki çiçeğe aşıktır ama suda ilk kez aşık olmuştur.

       Günler ve aylar bir birini kovalar ve çiçek acaba "Su beni seviyormu?"diye düşünmeye başlar.

       Çünkü su,pek ilgilenmez çiçekle.Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye.

        Çiçek suya "Seni seviyorum"der.Su; "Bende seni seviyorum"der.Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum"der.Su yine "Ben de"der.

       Çiçek,sabırlıdır.Bekler,bekler,bekler….

       Artık öyle bir hale gelir ki çiçek koku saçmaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum"der.

       Su da ona "Söyledim ya bende seni seviyorum."der.Fakat gün gelir çiçek yataklara düşer.Hastalanmıştır.Rengide solmuş,çehresi sararmıştır.Yatakalardadır artık.Suda başında bekler çiçeğin,yardımcı olmak için sevdiğine.

       Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez başını döndürür ve suya seslenir:"Seni ben gerçekten seviyorum."Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye.Doktor gelir ve muayene eder çiçeği.

        Şöyle der doktor : "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez"

        Su sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalığı bilmek ister.Doktora sorar.Doktor şöyle bir bakar suya ve der ki:"Çiçeğin bir hastalığı yok dostum….Sadece susuz kalmış ölümü susuzluktan"der.

        Ve anlamıştır artık su sevgiliye sadece seni "Seni seviyorum" demek yetmemektedir.



16 Haziran 2008 Pazartesi

      KADINLAR,ERKEKLER VE PERİLER

       Bir zamanlar 25 yıllık evli ve 60. doğum gününü kutlayan bir kadın varmış.kutlama sırasında aniden bir peri ortaya çıkmış.Ve ona son 25 yıldır örnek bir eş olduğu için kendisine ve kocasına bir dilek hakkı sunmuş.Kadın en çok istediği şeyin eşi ile bir dünya turuna çıkmak istediğini söylemiş.Peri sihirli değneğini çevirmiş ve gezi ile ilgili tüm biletler,otel rezarvasyonları ve diğer hazırlıklar tamamlanmış olarak kadının eline teslim etmiş.Sıra kocaya gelmiş.Adam biraz düşünmüş ve sonunda "Benden 30 yaş genç bir eş istiyorum" demiş.Peri tekrar sihirli değneğini savurmuş ve adam birden 90 yaşında olmuş.

      Bu hikayeden çıkarmamız gereken ders :

      Erkeklerin çoğu nankördür ama en azından periler doğru tarafı tutuyor :) .



16 Haziran 2008 Pazartesi

KÖTÜ AŞÇI

   Aşçılığı ile ün yapmış bir kadın,akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış,yemek yapıyordu.Aynı akşam yemeğe eski bir aile dostu da davetliydi.

    Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar.Yaşlı kadının o gece yaptığı değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı.Talılar un kokuyordu,patatesler yanmıştı,köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti.Oğlu,yeni gelini ve aile dostu,kadıncağıza durumu farkettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da,yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.

    Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler.Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu.Oğlu ve gelini gittikten sonra,yaşlı kadına:"Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum.Bana söylermisin bu geceki yemekler neden okadar kötüydü?Bence ya hastasın yada bir sorunun var"dedi.

     Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi :"Hayır hiç bir şeyim yok.Kasten yaptım.Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlayıp karırsının kalbini kırmayacak."



16 Haziran 2008 Pazartesi

        BİR KAÇ İYİ ŞEY

 

       Sonunda eşini ikna etmişti.İlk defa evlilik terapistine gidiyorlardı.Bekleme oturur oturmaz,çok basit bir şey için tartışmaya başladılar.Bu defa her zamanki gibi oldu.Birbirlerini kıyasıya eleştirdiler,karşılıklı incittiler ve incindiler.Sonunda tartışmaktan bıkıp sustular.Zaten randevu saatleride gelmişti.

        içeri girdiler.Evlilik terapisti her birinden diğerinde gördüğü güzel şeyleri hatırlamasını ve yazmasını istedi.

        Oda da derin bir sessizlik oldu.

        Ellerine birer tükenmez kalem ve birer kağıt tututşturuldu.sesizlik dakikalarca uzadı.İkisi de  kalemi bir türlü kağıda dokunmadı.Sadece hayretle kağıda bakmayı sürdürdüler.

        Uzunca sayılabilecek bir süre geçtikten sonra,erkek yazmaya başladı.Aynı anda kadında kalemi kağıda değdirdi.Balangıçta yavaş yavaş yazarken,birbirlerine bakarak hızlandılar,adeta yarışırcasına kağıdı doldurdular.

        Sonunda yazmayı bitirdiler.

        Yine sessizlik başladı.

        Kadın kağıdı terapiste uzattı.Terapist eliyle kağıdı itti,gözleriyle kocasını işaret ederek ona vermesini istedi.Kadın kağıdı isteksizce ortalarındaki sehpaya uzattı.Adam kağıdı aldı ve kendi kağıdını kadına uzattı.Her ikiside okumaya başladılar.

        Terapist ikisini seyre daldı.Çok geçmeden kadının yanaklarından göz yaşları süzülmeye başladı.Elindeki kağıdı sıkıca göğsüne bastırdı.Yüzünde huzur ve gözlerinde mutluluk okunuyordu.Eşinin kendisi hakkında ilk çırpıda düşündüğü güzel şeylerieşşsiz bir hazine gibi bağrına bastı.Odanın havası bir anda değişti.Sanki görünmez güneş doğmuştu odaya.Sanki bir mutluluk perisi ikisinin yüzünü okşamıştı.

         Artık ne terapist ne de kadın ve erkek bir söz söylemeye ihtiyaç duyuyordu.Küçük ama ince bir niyet binlerce yarayı iyileştirmişti.

          Kol kola çıktılar odadan.

 



16 Haziran 2008 Pazartesi

         Kırmızı gülleri çok sevrdi adı da Gül’dü.

         Her yıl eşi ona güzel kurdelalara sarılmış güller getirirdi.

         Eşinin bu dünyaya veda ettiği yıl kapısına güller bırakıldı.Güllerin üzerinde "Sevgilim Senin İçin" diye bir not vardı.

        Her yıl getirdiği güllerin yanında hep şu not olurdu."Bu yıl seni geçen yıl sevdiğimden daha çok seviyorum.Sana olan aşkım hep büyüyecek,her geçen yıl dahada çoğalacak."Bu defa son gülleri aldığını biliyordu Gül.

        Gülleri o günden bir gün önce göndermişti.Sevgili kocası bu dünyaya veda edeceğini biliyordu elber.Ama her işini erkenden yapmayı alışkanlık haline getirmişti elbet.Zamanından önce hazır olmayı severdi.

        Güllerin yapraklarını bir bir ayıkladı,güzel bir vazoya koydu.Vazoyu kocasının tebessüm eden prtresinin yanına yerleştirdi.Kocasının sevdiği koltukta saatlerce oturdu.Yanında taze güllerin gülümsediği resmine bakarak.

        Aradan tam bir yıl geçmişti,onsuz yaşamak zordu.Yalnızlık içinde geçmişti günleri.Sevgililer gününe saatler kala kapının zili çalmış işte yine güller gelmişti.

         Güllere baktı tekrar hüzünlendi.Telefona gitti,çiçekçiyi aradı.Yaralarını tazeleyecek böyle bir şeyi kim yaptı diye sorunca çiçekçi açıkladı.

         "Kocanız aramızdan ayrılalı bir yıldan fazla oldu biliyorum"dedi çiçekçi.

          "Arayacağınızı biliyordum,bekliyordum"

           Bugün aldığınız güllerin ücreti çoktan ödenmişti.Eşiniz her şeyi önceden planladı.Deftere yazılı sırayla güller gelecek size.Seneye de gelecek önceden ısmarlanmış güller.Bir şey daha var bilmek istersiniz diye düşündüm.Size özel bir kart var güllerin üzerinde yıllar önceden yazılmış.Üzerinde size öldükten bir yıl sonra gönderileceği yazıldı."

           Kadın teşekkür etti telefonu kapattı.Gözleri yaşla doldu,elleri titreyerek uzandı zarfa;kalbi titreyerek açtı zarfı.Zarfın içinde kocasının eliyle yazdığı not vardı.Okumaya başladı.

          "Merhaba sevgilim,

           Biliyorum bensiz bir yıl geçirdin umarım senin için çok zor olmamıştır.Yalnızlık zor olmalı;çektiğin acı büyük olmalı.Ben olsam bende böyle hissederdim.Paylaştığımız aşk haytta herşeyi güzelleştirdi.Ben seni kelimelerin anlatabileceğimden öte bir aşkla sevdim.

          Sen benim dostum ve sevdiğimdin,her ihtiyacımı bildin.Sadece bir yıllığına ayrı kaldık sakın umudunu yitirme.Senin mutlu olmanı istiyorum,göz yaşı döktüğünde bile.Bunun için her yıl güller gelecek sana,güller tebessüm edecek benim yerime.Bu gelleri aldığında sadece mutluluğu düşün.

           İkimizin birlikte inşa ettiği mutluluğu , keşfettiği güzellikleri.Seni hep sevdim ve bilmelisinki hep seveceğim.Fakat,sevgilim sen yaşamaya devam edeceksin.

          Lütfen mutluluğu yakalamaya çalış,günlerini dilediğin gibi yaşa.Bunun kolay olmadığını biliyorum,fakat sen bir yolunu bulursun.

Güller her yıl gelecek ancak sen kapını kapattığında yada çiçekçi kapını çalamaz olduğunda gelemez olacak güller.Kapının açılmadığı gün tam 5 kez çalacak kapını ve açılmazsa bilecek ki sen gittin;bu defa çiçekleri başka bir yere getirecek Birlikte uzanıp yattığımız yere,kabrimize güller gelecek."



16 Haziran 2008 Pazartesi

KIRIK TUŞ

      Sxvgili karıcığım;

      Sxni kırdım biliyorum.Bu cümlxyi ilk kxz söylxmiyorum san.Vx nx çarx ki,son kxz olmayacak.Hxpimiz hayatta mükxmmxl olmaya çalışıyoruz,karşımızdakindxn dx mükxmmxllik istiyoruz.Bxlki buna hakkımız var.Ama küçük hatalarımıza rağmxn yinxdx güzxl bir şxylxr yapabiliyoruz dxğil mi?

      Hatırlıyor musun sxnin için ilk kxz dxmlxdiğim çayı.Suyunu tam ısıtmadan koyduğum için tatsız tuzsuz,bulaşık suyu gibi bir şxy olmuştu.Fakat sxn yinx dx içmiştin.Ki hala hatırlarız bu güzxl günü.Zar zor içtiğin o çay içtiğimiz xn güzxl çaylardan biri olmuştu.

       Bir kxrxsindx dx sxn ayağına dar gxlxn bir ayakkabı almıştın.Bxn uyarmıştım ama sxn ayakkabı numaranın küçük olduğunu söylxyxrxk ille de onu giymxk istxmiştin.İlk hafta çxktiğin sıkıntıları hatırlıyorum.Sonunda ayakkabıyı giymxmiştin.Zarar xtmiştik.O ayakkabıyı alırkxn inatla gözlerimin içinx bakıp,küçük ayakkabı alma ısrarını hayal xdiyorum şimdi.Hırçın bakışların,çocuk yüzündx şimşxk gibi parlamıştı.İlk defa korkmuştum sxndxn.Nx zaman sxndxn uzak kalsam,yüzünün o çocuksu hilini düşünür txbxssüm xdxrim.Şmdi olduğu gibi…..

        Sxn bxnim çoraplarımı sık sık kaybxdişimx şaşırırsın.Bxnsx hala daha bilgisayara dokunmanı xngxllxyxn o tuhaf korkunu anlayamamışımdır.

        Xvlxnmxdxn önce uzun uzun yaptığımız konuşmaları,birbirimizi yoklamaları hatırlıyorum da….Bunların hiç biri yoktu hxsaplarımızda.Nx sxnin bana hxr öğün balık yxmxk istxyip istxmxdiğimi sormak aklına geldi,nx dx aklıma sxnin işkxmbx çorbası yapmaktan nxfrxt xdip xtmxdiğini sormak aklıma gxldi.

         Başka şxylxr,büyük şxylxr konuşmuştuk.Sxnin hxr şakayı ciddiyx aldığın ara sıra bu yüzdxn küsxcxğin xvlilik öncxi hxaplarımda yoktu.İhtimal ki sxdx bxnim dağınık bir adam olduğumu tahmin xtmiyordun.Bozulan cihazların sxn ancak bxş kxz söyleyincx tamir xttirdiğimi hiç düşünmxmiştin.

         İnan bana,çoraplarımı kaybxtmxktxn hoşlanmadığım kadar,çorabımın nxrdx olduğunu hxmxn söylxmxn bana tarif xdxmxyxcxğim bir mutluluk vxriyor.Hxlx dx şakalarıma öncx kızıp sonra dönüp tebxssüm xtmxn bxnim için dünyanın xn müthiş zxvki.Bu zxvklxri sxninlx payalaşacağımı hiç düşünmxmxiştim.

         Hiç olmazsa,daktilomun dökülxn tuşlarını tamir xttirmxk için ısrarcı dxğilsin.Bak bxn böylxdx yazabiliyorum.Sxn isx dxtaycısın,ayrıntıları incxdxn incxyx düşünüyorsun.Bir şxyx başlamak için illa hxr şxyin tamam olmasını istiyorsun.Bxn hxp kolay tarafından bakmayı yxğlxdim hayatta.Aslında,bxn dx zaman zaman sxnin gibi ayrıntıcı olmayı düşünüyorum.Hxvxslxniyorum ama olmuyor iştx….

          Şimdi saydım.Tam kırk bir tanx tuş var daktilomda.Bunlardan biri xksik.Alıştım hxr dxfasında o harf yxrinx x yazmaya.Fakat küçük bir tuşun xksikliği sana mxktup yazmama,sxnin bu mxktubu anlamana xngxl dxğil ki…Bak iştx dxrdimi anlattım sana….

        Bizi bir birimizx yazan kadxrdx lxbxttx bazı küçük tuşlarımızın kırık olduğunu biliyordu.Bir kaç tuşu xksik olsa mutluluğumuzun nx çıkar?İştx xksiğiyle kurusuyla mxktubum.Bxni mükxmmxlxn anlatıyor,duygularımı xksiksiz ifadx xdiyor.

         Sxni kırdım biliyorum.İstxrsxn hxp böyle kırık kalabilirsin…Ama tam kırk bir tuşun olduğu bu daktiloda bir tuşumuz xksik diyx yazmaktan vazgxçmxk gibi,mutluluğumuzu da yaşamaktan vazgxçxlim mi?

        Kırık da olsan sxninlx mutlu olacağımdan xminim.Yazdıkları mı anladıysan yaşadıklarımı da anlarsın.

        Gxl kırık tuş olma….

     



12 Haziran 2008 Perşembe

Çok seneler geçti senden sonra
Ben hep yalancı aşklar yaşadım
Hiç bir zaman ölmeyen şarkılar gibi
Ben hiç seni unutmadım

Şimdi hatırlarım, eski günleri
Belki döner gelirsin bir sabah
Ağlamaktan usanmadan
Hergün ağladım durmadan
Şimdi beni yalvartmadan gel

Yaz yağmuru, düşer durur yüreğime
Bir küçük aşk, yeter benim hasretime
Sende benim yağmurum ol
Damla damla yağ gönlüme



12 Haziran 2008 Perşembe

arkadaşlar günaydın herkeze  bugün 12 haziran her ayın 12’si benim için çok değer taşır sıradan bir gün değil…sizlere benden tavsiye mutluluğu bulduğunuz zaman kaçırmayın söyleyebileceğim en güzel şey bu HERKEZ MUTLU MESUT YAŞASIN….HOŞÇAKALIN….



Sayfalar : [1] 2