İlk defa gittiğiniz bir yer..
Tualetiniz geldi
En iyi çözüm bir Cami yada Tualet bulmak.
Bu durumda, her babayiğidin harcı değildir.
Olmadı, açıp fermuarınızı, çıkarıp organınızı,
kenar, köşe, bahçe, tarla, ova, deniz.
Allah ne verdiyse işeyebilmek..
Benim böyle olmadı. Tualet buldum ama ne tualet!
Kapıda kimse yok, ama oranın bugün pazarı, boş klozet bulabilene Helal olsun..
Mübarek ücretsiz televizyon kuyruğundayım.
Herkesde bir heyecan.
Benimde bir süre sonra kafamda garip garip sorular belirmeya başladı.
"Altıma işer miyim?"
"Altıma yaparsam bana nasıl bakarlar?"
"Delirdim mi acaba?"
"Önümde toplam kaç litre sid.k var?"
Ve onlarcası…
Bitmek tükenmeyen bir sıra,
Bitmek tükenmeyen heyecanlar.
Bitmek tükenmeyen fantaziler.
Neyse yaklaşık onyedi dakikalık bekleyişin ardından, sıra bende!
Yapan çıkıyor, sırası gelen giriyor.
Toplam altı kapı var, hepsindede klozetler ya da ben öyle sanıyorum.
Ve üç tane aparatif tualet.
Birisi çıktı, tam ben giriyorum, bir kol önümde!
"Para?"
Çıkış da veririm diyorum.
"Anlamam"
Çaresiz veriyorum.
İçeri giriyorum. Altı kapı.
Sırada başlayarak, kapılara vuruyorum.
"Dolu"
Ve son bir umutla altıncı kapıdayım.
Giriyorum, Çevreme bakmıyorum o mutlulukta.
Fermuramı açarken,
Başımı havaya dikiyorum,
Ve büyük bir şoka giriyorum!
Karşımda ATATÜRK!
Ve başka bi acı gerçekle yüzleşiyorum.
Kafamı aşağıya doğru yönlendirdiğimde,
Klozetin olması gereken yerde bir halıyla karşılaşıyorum..
Kafamı arkaya doğru çevirdiğimde ise,
2 tane bilgisayar,
1 tane telefon,
Onlarca dosya,
Yanında büyük harflerle yazılmış,
"TEDAŞ VEZNESİ!"
Allah’tan o gün resmi tatil günü!
Yoksa halim nice olurdu.
Arkama bile bakmadan, tualetimi yapamadan kaçıyorum!
Ne tualet kalmıştı, ne heyecan..
Eve geldiğimde, kendimi kızarmış olarak buldum.
O günden beri evden çişimi yapmadan çıkmam!
Tavsiyemde budur.
Amanha dikkatli olun.
Benim kadar şanşlı olmaya bilirsiniz…
levhası. ,"Dolu"… diyor.diyor.
