insan etiketi için bulunan sonuçlar
Sabah haber merkezlerine, harekatın bittiğine dair haberler düşmeye başladı..
Kimse inanmadı ya da inanmak istemedi!
PKK terör örgütünün kökünü kazımak için girdiğimiz Kuzey Irak’a beklenmedik bir gün ve zamanlamayla veda ettik..
Haberi duyduğumda, çoğu kişi gibi "güldüm" geçtim, ama giden tren öyle göstermiyordu.
Sabah önce Irak’tan dönen binlerce askerin videoları yayımlandı.
Ardından AP, Reuters, BBC gibi saygın haber kaynaklarından bu haberi doğrulayıcı bilgiler geldi.
Ardından bu durum basına bomba gibi düşünce Genelkurmay hiç yapmadığı bir açıklama türüne girişti.
"Basın ve yayın organlarında, sınır ötesi kara harekatına katılan birliklerin dönüşü ile ilgili haberler yer almaktadır. Konuya ilişkin kapsamlı basın açıklaması Genelkurmay Başkanlığınca bugün yapılacaktır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur. "
Ne doğruladı, ne yalanladı!
Kafalardaki soru işaretleri artıkça, arttı!
Her zaman en doğru bilgiyi veren, saati saatine kamuoyunu bilgilendiren TSK bu sefer hiç yapmadığını yaptı..
Daha sonra Başbakanlık hareketlendi, programda olmamasına rağmen Askeri Başdanışmanı ve Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler Başbakanlık’a gelerek Başbakanla yarım saat konuştu.
Kafalar iyice karıştı.
Başbakanlık’tan daha önce basına dağıtılan "ulusa sesleniş" konuşmasının, değiştirileceği bilgisi elimize ulaştı.
Bu sefer anladık ki, işler değişti.
Çünkü eski ulusa sesleniş konuşmasında "Harekat son hızıyla devam etmektedir." cümlesi kaldırıldı.
Çok değil, onbeş dakika içinde TSK’dan haberleri doğrulayıcı bir açıklama geldi.
Haber kurumları, ABD, Bush, Savunma Bakanı’ndan öyle çok bahsetti ki,
Genelkurmay’da açıklamasında şu cümleyi kurdu; "Harekatın başlangıç ve bitiş zamanı tamamen askeri gerekçe ve ihtiyaçlara göre tarafımızdan belirlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu kararına içeriden ya da dışarıdan her hangi bir etki söz konusu değildir. Kaldı ki, bu konuda bazı haberlerin çıktığı gün, harekata katılan birliklerin bir kısmı başlangıçtaki planlama gereği sınırlarımız içine çekilmiş durumdaydı."
Peki gerçekten böyle mi?
Başlayışıda olaylı oldu, bitişide.
ABD Başkanı’nın bir gün önce ne dediğini hatırlayalım.
"Hareket sınırlı olmalı ve kısa sürmeli, bir an önce askerler çekilmelidir."
Peki bu kararda ABD’nin etkisi var mı?
Genelkurmay yok dedi, olsa bile "evet, biz dış etkiler yüzünden bitirdik."
diyemezlerdi.
Ama bize göre de yok.
ABD direkt TSK ile muhatap olmaz, önce sert isteğini hükümete bildirir, ardından hükümet gereğini yerine getirir.
Başbakanın bile bu durumdan sonradan haberi olduğunu "Ulusa sesleniş" konuşmasıyla kanıtlandığına göre burda ABD’nin etkisi yok diyebiliriz.
Ya, Buzdağının altı?
Dün Genelkurmay başkanının ve Başbakanın yaptığı açıklamalar?
"Son hızıyla ve kararlılıkla devam etmektedir."
Bu sözlerin hemen ardından Irak’tan çekilmemiz..
Bunu kimse bilemez.
Birisinin etkisinde mi oldu yoksa, TSK’nın hür kararı mıydı? Çok büyük bir tezatlık…
Ama bildiğim o ki Mehmetçik’leri TV’de izlerken içim acıdı.
Yorgun, bitkin, sakallı askerler..
Askeri harekatın bitmesinden yanaydım ancak böyle değil, bu olaay sayesinde Dünya arenasındaki puanımız biraz daha düştü..
Hayırlı olsun!
İlk defa gittiğiniz bir yer..
Tualetiniz geldi
En iyi çözüm bir Cami yada Tualet bulmak.
Bu durumda, her babayiğidin harcı değildir.
Olmadı, açıp fermuarınızı, çıkarıp organınızı,
kenar, köşe, bahçe, tarla, ova, deniz.
Allah ne verdiyse işeyebilmek..
Benim böyle olmadı. Tualet buldum ama ne tualet!
Kapıda kimse yok, ama oranın bugün pazarı, boş klozet bulabilene Helal olsun..
Mübarek ücretsiz televizyon kuyruğundayım.
Herkesde bir heyecan.
Benimde bir süre sonra kafamda garip garip sorular belirmeya başladı.
"Altıma işer miyim?"
"Altıma yaparsam bana nasıl bakarlar?"
"Delirdim mi acaba?"
"Önümde toplam kaç litre sid.k var?"
Ve onlarcası…
Bitmek tükenmeyen bir sıra,
Bitmek tükenmeyen heyecanlar.
Bitmek tükenmeyen fantaziler.
Neyse yaklaşık onyedi dakikalık bekleyişin ardından, sıra bende!
Yapan çıkıyor, sırası gelen giriyor.
Toplam altı kapı var, hepsindede klozetler ya da ben öyle sanıyorum.
Ve üç tane aparatif tualet.
Birisi çıktı, tam ben giriyorum, bir kol önümde!
"Para?"
Çıkış da veririm diyorum.
"Anlamam"
Çaresiz veriyorum.
İçeri giriyorum. Altı kapı.
Sırada başlayarak, kapılara vuruyorum.
"Dolu"
Ve son bir umutla altıncı kapıdayım.
Giriyorum, Çevreme bakmıyorum o mutlulukta.
Fermuramı açarken,
Başımı havaya dikiyorum,
Ve büyük bir şoka giriyorum!
Karşımda ATATÜRK!
Ve başka bi acı gerçekle yüzleşiyorum.
Kafamı aşağıya doğru yönlendirdiğimde,
Klozetin olması gereken yerde bir halıyla karşılaşıyorum..
Kafamı arkaya doğru çevirdiğimde ise,
2 tane bilgisayar,
1 tane telefon,
Onlarca dosya,
Yanında büyük harflerle yazılmış,
"TEDAŞ VEZNESİ!"
Allah’tan o gün resmi tatil günü!
Yoksa halim nice olurdu.
Arkama bile bakmadan, tualetimi yapamadan kaçıyorum!
Ne tualet kalmıştı, ne heyecan..
Eve geldiğimde, kendimi kızarmış olarak buldum.
O günden beri evden çişimi yapmadan çıkmam!
Tavsiyemde budur.
Amanha dikkatli olun.
Benim kadar şanşlı olmaya bilirsiniz…
levhası. ,"Dolu"… diyor.diyor.