5 Mayıs 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
ben senin kalbini, sen benimkini yurt bildikten sonra, ülkemiz ayrı olmuş ne fark eder. ben sende yaşıyorum, mevsimlerden ve zamandan habersiz, sen bende hüküm sürüyorsun… orada mevsim yaz olmuş, hazana dönmüş bize sarsıntı vermiyor. kalbimin aynasını sana tutunca mesafeler yitiyor ve bütün görkeminle beliriyorsun… seni gönül aynamda görebiliyorsam, ayrılıktan söz etmenin bir anlamı yok. ayrılık, pekiştiriyor sevdamızı. sen orda benim için yaşıyorsun, ben burda senin için yaşıyorum. mesafelerin aşkı çoğalttığını senden öğrendim ben. sevda üstüne ne biliyorsam sen öğrettin. ruhlarımız birlikte yürürken keşfettik aşkın bütün girdaplarını. ben düşünce sen tutup kaldırdın, özleyince ayrılığın daha bir koyusuyla tanıştırdın beni. ayrılıklar içinde buluşmayı, uzağı yakın etmeyi ve böylece daha çok, daha çok sevmeyi öğrendim. ve anladım, insan kendi başına sürüklüyor aşkı, kendi ellerinde taşıyor bir kor gibi. bir gün aşkın ellerimizde kor kesileceğini, bıraktık mı yanacağımızı, taşıdıkça, çoğalttıkça daha koyusuna ereceğimizi sen söylemiştin. şimdi yanan, kavrulan ellerimiz değil, yüreğimiz… kavruldukça aşka olan inancımız artıyor. tek başımıza, onurlu ve muhteşem bir coşkuyla arıyoruz birbirimizi, yani aşkı… ayrılık acılarından ben de yakınıyorum. bir bilsen, olmadık işlere vuruyorum kendimi. anlamsız avuntular icat ediyorum kendime. şaşırıyorum, ben mi gurbetteyim, sen mi sıladasın? mevsimleri uzaktan seyreden hangimiz? bir aşk hatırası bulmak için geceleri bekliyorum. senin, gecelerin dostu olduğunu, orada hep uyanık olduğunu, durmadan güneşi çağırdığını biliyorum. seni orada, ne orası, yanıbaşımda, her gördüğüm ve dokunduğum nesnede, okuduğum her şiirde, dinlediğim her şarkıda görmesem; seninle yaşamasam gündüzü ve geceyi..günleri ucu ucuna ekleyemezdim. gecenin sonunu getiremezdim. boş bir çerçeve gibi anlamsız kalırdı yaşamım…
7 Nisan 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
biliyorum sana gitme demek; hoyratça esen hırçın rüzgarı durdurmak kadar zor, kal demek; rayların ortasında kalmış adamın hızla gelen trene ‘dur’ demesi kadar manasız, dön demekse; kucağında son nefesini vermiş bebeğine ‘uyan’ diyen annenin haykırışları kadar çaresiz.
‘mesafeler sadece paylaşımı engeller’ diyorsun seher yeliyle gelen sesinde. peki, gözlerinin gözlerime bakarkenki titreyişini, merdivenlerden ikişer atlayıp, son basamakta zıplayışını,’ Allah’ım ne büyüksün’ derken Mevla’ya el açışını da görmeme engel değil mi?
liseyi bitirdikten sonra hayat üniversitesine yazdırmıştı babam beni. şimdi bu senenin son vizeleri… cevaplayamadığım en zor soru: bu can sensiz yaşayabilir mi?…
24 Mart 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
keşke yazdıklarımı anlayabilsen. ben seni ben kabul ettimi seni yüreğime sığdırmaya çalıştım ama olmuyo mesut. seni yüreğime sığdıramıyorum içim senle dolup taşıyo. seni seviyorum allah kahretsin ki seni çok seviyorum. keşke sende ki ben de bende ki sen gibi olsaydı. çok mutsuzum mesut seni çok özlüyorum seni seviyorum demeni o sıcacık gülüşünü gözlerinde gördüğüm yüreğini özledim. bana sarıldığında kalbinin kıpırtılarını duymayı özledim. ne olur gel…….
9 Mart 2008 Pazar | Kategori Aşk
ilk mektup tadında yazılmalıydı bir aşkın son satırları da.. sana ilk mektubun sayfalarıydı bu.. belki seni çok özliycem ama bilki seni hep çok sevdim ve her zaman sevicem.. sana bu kez okeyden çaldığımız taşları değil yüzünün kıblesine okuyamadığım duaları yazıyorum.. ne ezberleyip unuttuğumuz hicaz şarkıları ne de zulada söndürdüğümüz sigaraları.. beyaz yalanlarımızın ince hesaplarını da değil.. yıllardır içimde sayıkladıklarımı yazdım sana.. idamımın son dileğine taşıyamadığım itiraflarımı, çaldığın yıllarımı yazdım bu kez sana.. içimin en iç yanı.. sakın ağlama sen.. yokluğumu da at pencereden şimdi.. ve okuduğun her satırda yırt beni.. duvarlara astığın her asi sitemini tak peşime de gönder hadi.. içimin acıyan yüzü.. sakın ağlama sen.. ağzından her kaçanı ezberle sadece.. ve söyleyemediğim diğer yalanları da.. bu mektup allah’ın emriyle, bu mektup sana tüm hasretimle.. tıpkı gözlerinin renginde mürekkebim.. satırlarım bahtımın karanlığında.. kaybedilmiş bütün savaşlarım adına..yenilmişliğin mahçup cesaretine sığınıp da sensizliğe ve hep sessizliğe biriktirdiklerimi.. içimde dağları deviren gizleri yazdım sana.. bir gün bu hikayenin de biteceği aslında hep aklımda.. sana veremediğim bütün sözler artık son satırlarımda.. içimin en iç yanı.. bendeki bir enkaz yığını.. seni terketmenin bile başkaydı tadı.. sana hasretlenmek zaten bana mübahtı.. baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı.. içimin acıyan yüzü.. sakın ağlama sen.. bendeki bir ayrılığın hüznü.. sende kaybetmişliğin acı telaşı.. seninki çabuk geçer ama benim ayrılığım kim bilir, kim bilir kaç ömür sürer…
8 Mart 2008 Cumartesi | Kategori Aşk
şimdi hoşçakal deme zamanı.. ama sen hoşçakalmayı hak etmiyorsun.. sevmenin ve sevilmenin hakkını verebilenindir o.. sana söylenecek tek bir sözüm var.. bu ömrü sevgiye hasret mecnun misali yaşaman dileğiyle….
2 Mart 2008 Pazar | Kategori Aşk
beni merak eden arkadaşım ben de seni merak ettim. cuma günü yazdıklarıma bugün yine yorum yazmışsın. seninle iletişim kurmak istedim ama olmadı.söylediklerin gerçekten doğru bu hayatta kimse değer verilmeyi haketmiyo ama sevgisiz de yaşanmıyo ki..
2 Mart 2008 Pazar | Kategori Aşk
kaderde senden ayrı düşmek de varmış.. doğrusu bunu hiç düşünmemiştim.. seni tanımadan.. hele seni böyle deli divane sevmeden.. yalnızlık güzeldir diyordum.. al başını, kaç bu şehirden.. ufukta bir çizgi gibi gördüğüm dağlara.. rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git.. git, gidebildiğin yere git diyordum.. oysa ki senden kaçınılmazmış.. yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.. bilmiyordum.. yine de dayanmaya çalışıyorum işte.. bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen.. geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye.. rüzgar güzel bir koku getirmişse, saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum.. yaşamak seninle bir başka zamanı.. bir başka zamanda seni yaşamak.. herşeyden önce sen.. elbette sen.. mutlaka sen.. ister uzaklarda ol.. ister yanıbaşımda dur.. sen ol yeter ki bu zaman içinde.. ben olmasam da olur.. seni bir yumağa sarıyorum yıllardır.. bitmiyorsun.. çaresizliğim gün gibi aşikar.. su olup çeşmelerden akan güzelliğin.. inceliğin ışık ışık yüzüme vuran.. sen güneş kadar sıcak.. tabiat kadar gerçek.. sen bahçelerde çiçekler açtıran.. sudan, havadan, güneşten yüce varlık.. sen, o tek sevgi içimde.. sen, görebildiğim o tek aydınlık.. bir nefes de benim için al.. havasızlıktan öldürme beni.. bulutlara, yılızlara benim için de bak.. susadım diyorsam, bir yudum su içmelisin.. ben yorulduysam sen uyumalısın.. ellerim sevilmek istiyor.. saçlarım okşanmak istiyor.. dudaklarım öpülmek istiyor.. anlamalısın.. ağaçların yeşili kalmadı.. gökyüzünün mavisi yok.. bu dağlar o dağlar değil.. rüzgarın kekik kokusu yok.. kim bu çaresiz adam.. bu kan çanağı gözler kimin.. kaç gecedir uykusu yok.. gündüzü yok.. gecesi yok.. yok.. yok.. anladım.. sensiz yaşanmaz bu dünyada.. imkanı yok……..
28 Şubat 2008 Perşembe | Kategori Aşk
herşey bugün bitti. canımdan çok sevdiğim adam, yaşam sebebim olan adam, daha dün evlilik hayalleri kurduğumuz adam, daha evlenmeden bana karıcım diye hitap eden adam beni bugün sokağın ortasında bıraktı gitti hemde arkasına hiç bakmadan.. bana ben seni sevgilerin en büyüğüyle seviyorum, benimki artık sevgi değil, sevgiden daha yüce bişey diyen adam hepsinin yalan olduğunu herşeyin oyun olduğunu söyledi ve gitti.. ne yapacağımı bilmiyorum, nasıl nefes alacağımı nasıl yaşayacağımı gerçekten bilmiyorum. yüreğim buna nasıl dayanaak daha doğrusu ne kadar dayanacak bilmiyorum..
7 Ocak 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
hayat nasıl bişey.. yaşamak nasıl bişey. peki ya sevmek… hepsini yeri gelince tam olmasa da anlıyor insan ama sevgiyi, aşkı bi türlü anlayamıyo. nasıl bişey sevmek.. tarifi yok. içinde, yaşıyosun onu, tadını alıyosun ama anlatamıyosun. hayatın neresinde sevmek, aşık olmak. yoksa hayat mı sevdanın içinde… içinde bi şeyler var, bi kelebek var sanki kanatlarını hiç durmadan çırpıyo. hiç durmasa diyosun hep kanat çırpsa hep uçsa içindeki kelebek istiyosun. yorulacak, bi gün artık daha çırpınmayacak diye korkuyosun. dua ediyosun yaradana hiç bitmesin istiyosun ama kelebeğin bi uçuşluk ömrü olduğunu da unutuyosun.. anlıyo musun beni sevgili bilmiyorum.. içimdeki seni görebiliyo musun bilmiyorum.. küçücük kalbime sığdıramadığım o kocaman sevdamı anlayabiliyo musun onu da bilmiyorum.. gözlerine bakmak, sana dokunmak, sesini duymak o kadar güzel ki.. hele de senin sesinden ’seni seviyorum’ cümlesini duymak… anlatamıyorum sevgili. inan içimdekileri anlatamıyorum. seni anlatacak kelime bulamıyorum. kelimeler yetmiyo pınar’daki mesut’u anlatmaya.. bana dünyanın en güzel duygularını yaşattın. bana sevmeyi öğrettin. sevilmeyi öğrettin. yaşamayı öğrettin. hayatı tattırdın bana.. canım sevgilim çok teşekkür ederim…..
7 Ocak 2008 Pazartesi | Kategori Aşk
hayat nasıl bişey.. yaşamak nasıl bişey. peki ya sevmek… hepsini yeri gelince tam olmasa da anlıyor insan ama sevgiyi, aşkı bi türlü anlayamıyo. nasıl bişey sevmek.. tarifi yok. içinde, yaşıyosun onu, tadını alıyosun ama anlatamıyosun. hayatın neresinde sevmek, aşık olmak. yoksa hayat mı sevdanın içinde… içinde bi şeyler var, bi kelebek var sanki kanatlarını hiç durmadan çırpıyo. hiç durmasa diyosun hep kanat çırpsa hep uçsa içindeki kelebek istiyosun. yorulacak, bi gün artık daha çırpınmayacak diye korkuyosun. dua ediyosun yaradana hiç bitmesin istiyosun ama kelebeğin bi uçuşluk ömrü olduğunu da unutuyosun.. anlıyo musun beni sevgili bilmiyorum.. içimdeki seni görebiliyo musun bilmiyorum.. küçücük kalbime sığdıramadığım o kocaman sevdamı anlayabiliyo musun onu da bilmiyorum.. gözlerine bakmak, sana dokunmak, sesini duymak o kadar güzel ki.. hele de senin sesinden ’seni seviyorum’ cümlesini duymak… anlatamıyorum sevgili. inan içimdekileri anlatamıyorum. seni anlatacak kelime bulamıyorum. kelimeler yetmiyo pınar’daki mesut’u anlatmaya.. bana dünyanın en güzel duygularını yaşattın. bana sevmeyi öğrettin. sevilmeyi öğrettin. yaşamayı öğrettin. hayatı tattırdın bana.. canım sevgilim çok teşekkür ederim…..