Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


DİVAN-I HİKMET

30 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

 

                     

Hoca Ahmed Yesevi Türk dünyasının manevi hayatında asırlardır tasarrufu devam eden ve "Pir-i Türkistan", "Hazret-i Türkistan" namı ile anılan büyük bir Türk mutasavvıfıdır. O, kendi adıyla anılan Yeseviyye tarikatının esaslarını belirlemiş ve bugün bütün dünyada büyük bir yaygınlığa sahip Nakşbendiyye tarikatını da çeşitli şekillerde etkilemiş bir mürşid-i kamildir. Ahmed Yesevi’ye atfedilen menkıbeyle karışmış kerametleri Kaşgar’dan Balkanlar’a kadar bütün Türk yurtlarında yayılmıştır. Bugün Kazakistan’ın tarihi ismi Yesi olan ancak Sovyet döneminde Türkistan adı verilen şehrinde yer alan türbesi, bugün de Türkistan’ ın manevi merkezi olarak kabul edilmektedir.

 

"Divan-ı Hikmet"

Türk edebiyatı tarihinde "Divan-ı Hikmet"in önemi İslâmiyet’ten sonraki Türk Edebiyatı’nın daha önce yazılan Kutadgu Biliğ’den sonraki bilinen en eski örneklerinden biri ve tasavvufi Türk edebiyatının ilk eseri oluşundan daha fazla Türk dünyasında meydana getirdiği tesirlere dayanır.

Divan-ı Hikmet önceleri yazma nüshalar şeklinde, daha sonraları ise basma tekniği ile çoğaltılmıştır. Bilindiği kadarıyla geçen iki yüz yıl içinde onyedi kez Taşkent’te, dokuz kez İstanbul’da, beş kez Kazan’da ve birer kere de Buhara ve Kagan’da matbu olarak yayınlanmıştır. Yakın tarihlerde Türkiye’de "Divan-ı Hikmet’ten Seçmeler" adı ile yetmiş adet hikmetten müteşekkil ve Prof. Dr. Kemal Eraslan tarafından hazırlanan bir eser T.C. Kültür Bakanlığı tarafından iki kez basılmıştır. Bu satırların yazarı tarafından hazırlanan ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanan Divan-ı Hikmet’te ise yüzkırküç adet hikmet yer almaktadır.(Bu Divan-ı Hikmet Türkiye Diyanet Vakfı yayınevlerinden temin edilebilir.)

Eski Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan yeni imkânlar Divan-ı Hikmet’in Türk Cumhuriyetleri’nde yeniden gün ışığına çıkmasını sağlamış ve Özbekistan’da Divan-ı Hikmet’in Kiril harfli iki yeni baskısı yapılmıştır.

Kazan baskısı esas alınarak Resul Muhammed Aşurbay-oğlu tarafından hazırlanan ve 1992′de Taşkent’te Kiril harfleri ile neşredilen Divan-ı Hikmet kitabının baskı adedi tam beşyüzbin adettir. Divan-ı Hikmet yine 1992 yılında Türkmenistan’da “Medine’de Muhammed Türkistan’da Hoca Ahmed” adı ile elli bin adet olarak basılmıştır. Son olarak hikmetlerden bir kısmını içeren ve “Akıl Kitabı” adı ile basılan bir yayın da Kazakistan’da 1994 yılında yayınlanmıştır.Bu kitapların toplam baskı adedi dikkate alınırsa neredeyse her yüz kişi için bir Divan-ı Hikmet basımı sözkonusu olmaktadır ki bu ülkemiz nüfusuna kıyaslanırsa Türkiye’de altıyüzbin adet basım anlamına gelir. Ülkemizdeki Divan-ı Hikmet basımlarının toplam tirajının yaklaşık yirmibin adet olduğu düşünülürse ülkemiz adına üzüntü duymamak mümkün değildir.

Resim Galerisi

30 Mayıs 2008 Cuma 1 Yorum »

 

 

    DİVAN-I HİKMET

DİVAN-I HİKMET (70-144 HİKMETLER-MÜNACAAT)

30 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

 

HİKMET-71

Huşlamaydur alimler sizni aygan Türki’ni

Ariflerdin eşitseng açar köngil mülkini

Ayet hadis ma’nası Türki bolsa muvafık

Ma’nasıga yetgenler yerge koyar börkini

Kazı müfti mullalar şeriatda râhnı

Arif âşık alıbdur tarikatnı arkını

Amel kılğan alimler dinimizni çırağı

Burak miner mahşerde egri koyar börkini

Amel kılsa âlimler din u ayın yarukı

Körse bolur alarnı rengi ruyı körkini

Amel kılmay "kâl" ilmin okuy bilmey kalğanlar

Arkasığa köterür kırk eşekni yükini

Hâcemen dep laf urma uşbu dünya bîpayan

Bilemen dep aytma sen köngüldegi çirkini

Rehnemâdur Hace Ahmed gülistanı ma’rifet

Sözler sözi hakikat açar köngül mülkini

Miskin zaif Hace Ahmed yetti puştinge rahmet

Farsi tilini biliben hub aytadur Türki’ni

 

HİKMET-72

Eyâ dostlarım ölsem men bilmem ki hâlim ne bolur

Gorga kirib yatsam men bilmem ki hâlim ne bolur

Eltip lahedge koysalar arkağa bakmay yansalar

Soruğ sevalim sorsalar bilmem ki hâlim ne bolur

Kirse karış atlığ yılan çolgansa tenge şul zamân

Kalmas bütün bir üstühân bilmem ki hâlim ne bolur

Cümle yığılıp mör ü mâr etrafımda niş urar

Müşkül erür pes kâr u bâr bilmem ki hâlim ne bolur

Hiç kelmedi mendin sevâb anda ne bergümdür cevâb

Ger kılsalar yüz ming azâb bilmem ki hâlim ne bolur

Bolsa kıyâmet küni hâzır bolur barçaları

Kılğan amellering kanı bilmem ki hâlim ne bolur

Ey Kul Ahmed sen bu kün kılğıl ibâdet tün ü kün

Demegil ömrümdür uzun bilmem ki hâlim ne bolur

HİKMET-73

Neçe yıllık mehribânım cân ediler dostlarım

Bu vücudum şehrini fâni kıladur dostlarım

Bu kafesni tutisi pervâz kıladur uçgeli

Bir karanğu şulesiz yerge baradur dostlarım

Ey meni yârânlarım himmet tutung imânıma

Düşmanım imânıma zahmet beredür dostlarım

Uşbu cân bizler birle bir neçe yıllar bar edi

Hak Teâlâ hükmi birle azm etedür dostlarım

Bu mening azâlarım cânım birle şâdmân edi

Cân çıkarğa külli azâm titreşedür dostlarım

 Emr-i Hakk’a barça halk-ı âlemin boldı rızâ

Ol hakikat bendeler dâim rızâdur dostlarım

Kul Hâce Ahmed tutisi pervâz etedür uçgeli

Neylesin Miskin hükm-i Hudâdur dostlarım

HİKMET-74

Ömrüm zayi’ gaflet birle yel dek ötti

Hasretingde közdin yaşım kan dek ketti

Bildim dostlar bu aklım emdi yetti

Seherlerde kobub taat kılgum kelür

Seherlerde Kur’an okub senâ kılsam

Hazretingge kol kötarıb duâ kılsam

Zari kılıb bu canımnı feda kılsam

Seherlerde kobub taat kılgum kelür

Hırs u heva nefs yolunı koymak kerek

Mansur yanglığ dar başığa minmek kerek

Nesimi dek can aççığın çekmek kerek

Seherlerde kopub taat kılgum kelür

"Fezküruni ezkürkum" ayetidin

İman boldı Hak Te’ala taatıdın

Keçmek kerek uşbu nefsning rahatıdın

Seherlerde kobub taat kılgum kelür

Zahidlerge zühd ü amel takva kerek

Riyâzetlik aşıklarga fetva kerek

Ul tarikat er bolganga da’va kerek

Seherlerde kobub taat kılgum kelür

Arıtur dil zengarını "Hû-Hû" yadı

Aşıklarnı keçe kündüz "Hu" muradı

"Hu-Hu" teyu can bergeysen Kul Ahmedi

Seherlerde kobub taat kılgum kelür

HİKMET-75

Hiç bilmedim neçük keçti ömrüm mening

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

Netek bolgay yolğa salsang men acizni

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

Yoldın çıkıp azğanımnı bilmedim men

Hak sözini kulagımğa almadım men

Bu dünyâdın keterimni bilmedim men

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen

Ötkenlerdin ibret alıp yolğa kirmey

Nevha feryad aytıp anda ortab yanmay

Keçe kündüz yürümişmen özni bilmey

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

Cânıng çıkıp tening yatur tar lahedde

Sorğuvçılar kelip sorsa ol hâletde

Akar yaşım keter huşum ol vakitde

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

Gafillikde yürüdin sen it dek kezip

Tening yatur tar lahidde asru şişip

İş kılmadıng sen Tengrige kögsin teşip

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

Kul Hâce Ahmed bu dünyâda tevbe kılğıl

Tevbe kılıb yol başığa barıp turğıl

Hâs kullar dek azukungnı alıp yürgil

Sorar bolsa men kul anda ne kılğaymen?

HİKMET-76

Her kim kılsa tarikatnı da’vâsını

Evvel kadem şeriatga koymak kerek

Şeriatnıng işlerini edâ kılıb

Andın songra bu da’vânı kılmak kerek

Şeriatsız dem urmaslar tarikatda

Tarikatsız dem urmaslar hakikatda

Uşbu yollar yeri bilinür şeriatda

Cümlesini şeriatdın sormak kerek

Andın songra bir er kerek iradetliğ

Bolmış bolsa ol bir erdin icazetliğ

Şeriatda rast muvafık kerametliğ

Oşal erning etegini tutmak kerek

Kim bilmeyin bu yollarnı şeyhmen dese

Kerametdin vilayetge haber berse

Batıl erür eger ruhül-emin erse

Özin andağ batıllardın saçmak kerek

İradetsiz icâzetsiz mürşid bolmas

Tarikatnıng yollarını hergiz bilmes

Mübtedidür iradetge layık ermes

Andağlardın yırağ-yırağ kaçmak kerek

İrâdetni bergil ehl-i icazetge

Kâim bolgıl tüni ü küni riyazetge

Sanab anı kulluğunu ibadetge

Kulluğıda belni bağlab turmak kerek

Andın songra mücahede tonın kiyib

Riyazetni botasıda erib akıb

Menmenlikdin ötüb özini sâf kılıb

İzzet rahatın satıb hârlık almak gerek

Uşbu turur erenlerni kılğanları

Taliblerge bilsün deban ayğanları

Rastdur bu söz bilgil yoktur yalğanları

Can kulağı birle munı bilmek kerek

Sıdkı birle her kim kabul kılsa munı

İ’tikadı birle bolsa tünü küni

Yadı birle meşğul bolsa yeldâ tüni

Erenlerdin himmet yarı kılmak kerek

İradetsiz uşbu yolğa kirmediler

İnâbetsiz yolğa kadem koymadılar

İcâzetsiz yarım nefes urmadılar

Mürid bolğan bu sıfatlığ bolmak kerek

Her kim kirse uşbu yolğa belin bağlab

Kul Hace Ahmed kerek özni hadim eyleb

Niyetini Hüdayığa dürüst eyleb

Teveccühni azizlerge kılmak kerek

HİKMET-77

Şeriatnı şeraitin bilgen aşık

Tarikatnı makamını bilür dostlar

Tarikatnı işlerini eda kılıb

Hakikatnı deryasığa batar dostlar

Didârını körüb bolmas tün-kün uyub

Pak ışkını kolga almay bolmas yürüb

Hakikatnı deryasını hatarı köb

Hiç uhlamay didarını körer dostlar

Eya aşık bu dünyada mihnet targıl

Tartkan cevr u cefalarını rahat bilgil

"Hû" sohbetin kurgan yerge özüng urgıl

Urgan aşık muradıga yeter dostlar

Bu yollarnı gazâsudur kaygu mihnet

Mihnet tartıb cefâ çekken körer rahat

Seherlerde zârı kılgan huş saadet

‘Hû-Hû" teyu bu dünyadın öter dostlar

Çın dil birle yığlaganlar körgey lika

Sübhan İgem didârını kılgay ata

Kılavuzsuz yolga kirmeng aynı hata

Yolga kirgen menzillerdin ozar dostlar

Vaderiğa ötti ömrüm bilmey kaldım

Bu dünyanı esbabını kolga aldım

Dünya izleb din işini artka saldım

Bilelmesmen halim neçük bolar dostlar

Muhabbetni şarabıdın tatmaganlar

Bayezid dek herkun özin satmaganlar

Bu dünyanı izzetidin ötmegenler

Hayvan erür belki andın beter dostlar

Aşık bolsang ışk yolıga koygıl kadem

Dünya ukbin talak koygıl misl-i Edhem

Akil erseng dünya üçün yemegil gam

Kıyamet kün cezaların berer dostlar

Sır şarabın içgen aşık özin bilmes

Bu dünyanı izzetlerin közge ilmes

Yüzming dânâ nâsih bolsa pendin almas

Vaşuka dep özin bilmey yürer dostlar

Ruz-ı elest Hüda özi nida kılgan

"Kalu bela" deban ruhlar cevab bergen

Hazret taba ruhlar uçub karşu kelgen

Andağ aşık Hak cemalin körer dostlar

Kul Hace Ahmed aşık bolsang dünya koygıl

Ahiretni azabıdın kaygu yegil

Erenlerni kılganların hem sen kılgıl

Hizmet kılgan âhir murad tapar dostlar

HİKMET-78

Keling dostlar Allah yâdın daim aytıng

Allah yâdı köngül mülkin açar dostlar

Estağfir u istiğfarnı tınmay aytıng

Şeytan la’in ten mülkidin kaçar dostlar

Şeytan la’in sizge düşman hazır bolung

Keçe Allah kündüz Allah aytıb ölüng

Tar lahedge kirer vaktda nurga tolung

Melaikler Allah nurın saçar dostlar

Allah nurı kabr içini ruşen kılgay

Melaikler tigreside ravzen koygay

Mü’min bende körüb anı hayran kalgay

Bu alemni ruşeniden keçer dostlar

Barça ervah yığlıb kelgey mübarekke

Halâyıklar meşgul bolgay tebarekke

Dua kılıb yangandın song kalur yekke

Cümle ervah süyünib bir bir kuçar dostlar

Yetti kadem koygandın song Münker-Nekir

Heybet birle kirib kelgey kılıb kahır

İki közi ot dek yanıp okrab turır

Nurın körüb ta’zim kılıb kuçar dostlar

Münker-Nekir sormay çıkıb nâle kılgay

Köz yaşını akkuzuban jâle kılgay

Hak yâdını aytıb özin vâle kılgay

Pervaz kılıb hava sarı uçar dostlar

Nida kelgey İlahımdın ne yığladıng

Has kulumdın kabr içinde ne tıngladıng

Ey bi-edeb kulak salıb ne angladıng

Münker-Nekir ong u solga kaçar dostlar

Yürse tursa,yatsa kobsa meni yâdım

Hatt-ı berat kolga algan ol azadım

Andağ kulnı saydıdurmen ol seyyadım

Kılmış aytmış günahlardın keçer dostlar

Günahların Hak bağışlab nazar kılgay

Ongda solda yatkanları şâkir bolgay

Andın songra barça ervah hazır bolgay

Kabristanga Hak rahmetin saçar dostlar

Bihamdillah yahşı keldi biz kutulduk

Kabr içinde her azabdın fariğ bolduk

Neçe yıllar mürde erdik bes tirildük

Dua kılıb Hakk’a elkin açar dostlar

Münker-Nekir yığlab aytur Sen bilürsen

Zatıng uluğ her ne kılsang Sen kılursan

Lutf eyleseng yolsızlarga yol berürsen

Secde eyleb şâkir tilin açar dostlar

Lailahe illallah’ga şeydâ bolgan

Didâr üçün bu alemde resvâ bolgan

Dünya koyub ahıretni sevda kılgan

Havz-ı kevser şarabıdın içer dostlar

Ruz-ı ezel takdir kılsa Hak cemali

Yüzming şeytan kasd eylese yok zevali

Kündin künge ziyad bolgay kal ü hali

Dânâ bolub Hak yolların açar dostlar

Muhabbetni meydanıda cevlan kılgan

Hakikatnı deryasıdın gevher algan

Marifetni meta’ını içke salgan

Yürse tursa dürr ü gevher saçar dostlar

Aşık uldur Hakk’a canın kurban kılsa

Zikrin aytıb çarzarb urub seher tursa

Erenlerdin feyz ü fütuh tola alsa

Sultan bolub dürr ü gevher saçar dostlar

Hakk Te’ala buyın algan munda turmas

Da’va kılıb işanlıknı lafın urmas

Kayda barsa fakir-miskin dükan kurmas

Garib bolub veyranege köçer dostlar

Kul Hace Ahmed nefsdin uluğ bela bolmas

Yer ü kökdin to’ma berseng hergiz toymas

Tufrak olub yerde yatsang kafir bolmas

Nefsi ölgen hur u gılman kuçar dostlar

HİKMET-79

Yaratkan Bir ü Bar’ım yolın izleb

Şeytan la’in yollarıdın kaytıng dostlar

İhlas birle muhabbetni camın içip

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Hayy zikrini aytıb içgen cam-ı şarap

Yol üstide aziz başı misli turab

Allah içün hali harab bağrı kebab

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Astanege başım koyup zari kılsam

Halka kurup kim zikr aytsa yarı bersem

Zikrin aytıb ol suhbetdin dürler tersem

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Amel kılmay alim ilmin basıp yürgey

Ölüp barsa tar lahedde canı küygey

Allah, Resul dining kim dep haybet kılgay

Can u dilde Hayy zikıini aytıng dostlar

Münker-Nekir "Men rabbük" dep seval kılgay

Kal ilmidin bir nuktası kâr kılmagay

Va hasreta amelsizler neçük kılgay

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Allah degen kend u esel peyda kıldı

Ahiretde Allah birle sevda kıldı.

Amel kılgan çın alimni dânâ kıldı.

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Kalıng çırağ haling pilte yağı yaşıng

Neçe aytsam behre almas köngli taşıng

Yol üstide tufrak bolsun aziz başıng

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Essiz alim amel kılmay yolda kalur

Okup okmay dünya malın kolga alur

Menmenlikdin essiz ömrün zayi kılur

Can u dilde hayy zikrini aytıng dostlar

Zahir buzub batın tüze alim bolsang

Ruz-ı mahşer kolung tutgay tangla barsang

Va veyleta nedamet dep yolda kalsang

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Alim uldur namaz okub ta’at kılsa

Hak’dın korkub ahiretni gamın yese

Kur’an okub Hak’dın korkub zar ingrese

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Andağ alim ikki közi giryan bolur

Seherleri erte kopub nâlân kılur

Hak yolıda küyüp yanıb biryan bolur

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Hârlık tartgıl kafr nefsing başı katsun

Daim müdam bu dünyadın yığlab ötsün

Tufrak bolgıl alem seni basıb ötsün

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Harlık tartıb Hak Mustafa Ümmet dedi

Asi cafi ümmetlerin gamın yedi

Anıng üçün ümmetleri kuvvet aldı

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Ümmet üçün bağrıda yok zerre bütün

Ümmet dese dimağıdın çıker tütün

Hak Te’ala kılgay mu dep bizni otun

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

Kul Hace Ahmed alay deseng Hak’dın uluş

Bayezid dek nefsing birle tün kün uruş

Ey bihaber ümmet erseng buldur reviş

Can u dilde Hayy zikrini aytıng dostlar

HİKMET-80

Eyâ dostlar beyân eyley Hak Resul’dın

Ümmet bolsang iştib dürud aytıng dostlar

Ol "rahmeten li’l-âlemin" cüzü küldin

Ümmet bolsang iştib dürud aytıng dostlar

Hudâvendim atâ kıldı anga Mirâc

Rahmet bahrı tolup taşıp urdı mevvâc

Koydı anı başı üzre la-emrük tâc

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Evvel Cibril alıp keldi anga burâk

Burâk minip kıldı Hazret ming tumturâk

Burâk uçup pervâz kıldı hind el-Irâk

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Aksâ barıp tüşti körüng anda Server

Yığıldılar cümle rûhlar ol Peygamber

Mübârek bâd kıldı rûhlar anda yekser

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Cibril alıp ol Hazretni kıldı pervâz

Ol Sidretü’l-müntehâ’ğa yettiler bâz

Mustafâ’nı Cibril kıldı hub ser-efrâz

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Makâmıdın ötelmeyin Cibril kaldı

Cılavını ol Mikâil kelip aldı

Ahir demde ol Mikâil harıp kaldı

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Ol İsrâfil anı alıp uçtu cinân

Ol makâmda Resul kıldı aceb cevlân

Ol hem kaldı makâmıda kılıp efğan

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Arşka karab kadem koydı Resulullâh

Naleynini salay dedi Hak Mustafa

Nidâ keldi naleyn birle sen koyğıl ha

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Hak sarıdın nidâ keldi "Erini meni"

"Ey Habibim manga karib kelgil beri

Mahrem kılay hâs sırrımğa İmdi seni…"

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Hakk’a karap koydı kadem Resûlullâh

Hakk’dın özge hiç kim yoktur anda hemrâh

Mundağ makâm hiç kimge yok vallâh bi’llâh

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Çın ümmetsen bu sözlerni hüb bilip al

Uşbu sözler hâs ümmetke mânend-i bal

Münâfıkka yakmas bu söz kelgey melâl

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Münafıklar şek keltürüb boldı merdud

Tangla duzah dimâğıdın çıkar bil dûd

Songra kılğan peşimândın sanga ne sûd

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Mustafâ’nı mirâcığa salğıl kulak

Kim işitse köngli bolğay hub suvdın ak

Çın ümmetsen iştip yığla misl-i bulak

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Hudâ aydı "Mihmân bolup kelding manga

Kança bolsa hâcetingni aytğıl manga

Kılıp hoşnûd hâcetingni berey sanga

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Resul aydı "Tileğenim âsi ümmet

Belâğatdın kırk yaşını kılğıl rahmet

Ey Hudayâ sendin rahmet mendin şefkat

Çın ümmetsen iştib dürüd aytıng dostlar

Tilegening kabûl kıldım yâ Hak Resûl

Sen aytganıng kabûl kıldım bolma melül

Köp köp tile hâcetingni kılay kabûl

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Kırkdın arı ellig yaşnı kıldım taleb

Bi-kes yetim yığlab keldim sanga karab

Közüm tiktim yâ İlahi sanga yığlap

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Ellig yaşnı berdim sanga yâ Mustafa

Kaytıp tile men erürmen hâcet-revâ

Köprak tile her ne deseng berey sanga

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Yâ İlâhi altmış yaşnı aytdım sanga

Sen tüvânâ men nâ-tüvân keldim sanga

Boyun sunup keldim seni dergâhınga

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Hudâ aydı hâcetingni aytdıng manga

Hoşnud bolğıl emdi mendin yâ Mustafa

Men râzimen sen hem mendin bolğıl rızâ

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Resûl aydı emdi tiley yetmiş yaşnı

Gam lâyığa batıp kalğan aralaşnı

Ümmetim dep men içmedim toyup aşnı

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Yetmiş yaşnıng havâlesin kılğıl manga

Kıyâmet kün rahmetimni saçay anga

Könglüng tinsün inâyetim emdi sanga

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Yetmiş yıldur manga bende sanga ümmet

Zen ü ferzend üçün çekken renc ü külfet

Ol bendemge men bermesmen aslâ zahmet

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Yetmiş seksen toksan yaşka yetse bendem

Keçip anı günâhını kılğum adem

Ümmetingni gamı ketsün bolğıl bi-gam

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Kul karısa Hâce berür hatt-ı berât

Bendem berse men bermesem manga uyat

Ey habibim hoşnud sen bolğıl şâd

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

Ey birâder murik sözi yalğan aytmas

Dini süstrak münâfıklar neler demes

Ol ezeldin tire-bahtdur özge kelmes

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Ey birâder münâfıkka bolma ülfet

Kim ülfetdür başı üzre yüz ming külfet

Başdın ayak munâfıknı ziyân zahmet

Çın ümmetsen iştib dürud aytıng dostlar

Hikmet kıldı mirâc sözin Kul Hâce Ahmed

Şükür Allah Mustafâ’ğa kıldı ferzend

Arslan Babam hurmâ berip kıldı hursend

Çın ümmetsen iştib dürûd aytıng dostlar

HİKMET-81

Didâr üçün cânnı kurbân kılmagunça

İsmâil dek didâr ârzu kılmang dostlar

Cândın keçip tarikatga kirmegünçe

Aşıkmen dep yalğan davâ kılmang dostlar

Aşıklık uluğ dava kılsang munı

Mihnet birle sınar ermiş Mevlâm seni

Renc ü mihnet birle bolsang tüni küni

Maşukangdın köngül özge kılmang dostlar

Menlik birle tarikatga kirmediler

Cândın keçmey yolğa kadem koymadılar

Nefs öltürmey teslim fenâ bolmadılar

Ham tamalığ birle yolğa kirmeng dostlar

Uşbu ışknı yolı tilim bolmakturur

Munda yığlab âhiretde külmektürür

Gül rengleri zeferân dek solmakturur

Mundağ bolmay âşıkmen dep aytmang dostlar

Mürşidlerni hizmetini kıl ihtiyâr

Özlügümdin yolğa kirdim deme zinhâr

Yahşı bilseng tarikatnı hatarı bar

Kılavuzsız uşbu yolğa kirmeng dostlar

Mürşidlerge hizmet kılsang nefsge âfet

Tegme nâdân bu yollarda kılmas tâkat

Sâdık kullar bu yollarnı bilür râhat

Tirig ölmey didâr ârzu kılmang dostlar

‘Elkezzâbu lâ ümmeti" dedi sizge

Ol Muhammed Hak Resulı erdi bizge

Yalğançığa cennet yoktur vallâh anga

Yalğan sözlep imânsızın ketmeng dostlar

Hânumânın terk etmezdin körmes didâr

Didâr körey degen âşık bolur bidâr

Andağ âşık âhir körgey anda didâr

Didâr körmey sırdın haber tuymang dostlar

Sırdın manâ tuymağanlar bigânedür

Ol âşıknı mekânları veyranedür

Işk yolıda cân bergenler cânânedür

Cândın keçmey cândın haber bilmeng dostlar

Kul Hâce Ahmed özdin keçmey da’vâ kılma

Halk içinde âşıkmen dep tilge alma

Aşıklık uluğ işdür gâfil bolma

Gâfıl bolup Hak didârın körmeng dostlar

HİKMET-82

Hakk’a yanıp mü’min bolsang tâat kılğıl

Tâat kılğan Hak didârın körer dostlar

Yüz ming belâ başka tüşse ingremegil

Andın songra ışk sırrını bilür dostlar

Aşıkları zâr ingreben yolğa kirdi

Her ne cefâ tegse anı Hakdın bildi

Râzı bolup yer astığa hâzır boldı

Zâr yığlaban seherlerde kobar dostlar.

Eyâ dostlar hiç bilmedim men yolumnı

Saâdetge bağlamadım men belimni

Gıybet sözdin hiç yığmadım men tilimni

Nâdârılıgım meni resvâ kılur dostlar

Keçe kündüz bi-gam yürdüm zikrin aytmay

Cehd eyleben tüni küni fikrin etmey

Muhabbetni bâzârıda özni satmay

Nefsim meni yüz ming taâm tiler dostlar

Nefsingni sen öz re’yige koyma zinhâr

Yemey içmey tâat birle bolğıl bidâr

Ahir bir kün körsetgüsi senge didâr

Bidâr bolğan anda didâr körer dostlar

Eyâ gafil Hak zikrini tildin koyma

Dünyâlıkdın bir zerreni kolğa alma

Erenlerni arkasıdın hergiz kalma

Yolğa kirgen âhir murâd tapar dostlar

Vâ deriğâ ermân birle ömrüm keçti

Nefsim meni tuğyan kıldı haddın aştı

Cânım kuşı pervâz kılsa rûhum kaçtı

Gafil yürgen ömrin yelge satar dostlar

Didâr körey degen kullar bidâr bolur

Yürse-tursa, yatsa-kobsa zikrin aytur

İçi taşı andağ kulnı nurğa tolur

Allah nurın andağ kulğa saçar dostlar

Arif aşık öz canını otka yakmas

Biderdlerge çakmakın yakıp çakmas

Dünya kelip cilve kılsa kıya bakmas

Işksız kişi behayındın beter dostlar

Kul Hâce Ahmed bende bolsang yığlab yürgil

Muhabbetni meclisige özüng urgıl

Kıyâmetni şiddetidin mâtem kurgıl

Mâtem kurğan sırdın haber alar dostlar

HİKMET-83

"Fel ya’lemunel alimüna"nı okur alim

Ma’nasını okmay anı bolur zalim

Ma’nasını okganlamıng tonı gelim

Andağ alim alim bolur dostlarım a

Alim uldur hişt yastanıb tahsil kılsa

Keçe kündüz Tengri’sige zâri kılsa

"Fel yedhakü" ayetini tefsir kılsa

Andağ alim, alim bolur dostlarım a

 

"Ve’l yebkü kesiran" deb Tengri aydı

Ma’na okgan alim tınmay yığlab erdi

Yığlay yığlay közleri a’ma boldu

Andağ alim, alim bolur dostlarım a

Alim uldur şeri’atda cevlan kılsa

Tarikatnıng bazarığa omın salsa

Muhabbetning deryasıdın gevher alsa

Andağ alim, alim bolur dostlarım a

Alimmen dep kitab okur ma’na okmaz

Köb ayetning ma’nasını hergiz bilmes

Tekebbür men-menlikni dini tutmas

Alim ermes, cahil turur dostlarım a

Tekebbür azazilğa neler kıldı

Tekebbürdin tavkı la’net anga saldı

Ferişteler körüb anda secde kıldı

Secde kılıb eman boldu dostlarım a

İlim ikki dür ten û canğa rehber turur

Can alimi Hazretige yakın turur

Muhabbetning şarabıdın içib turur

Andağ alim, alim bolur dostlarım a

Ten alimi zalimlerge ohşar ermiş

Beraetni ayetide çün buyurmuş

Duzah içre tınmay daim küyer ermiş

Zehri zakkum içib daim dostlarım a

Kul Hace Ahmed alimlerni hizmet kılğıl

Alimler sözin eşitib amel kılğıl

Amel kılıb Hak yolıda canıng bergil

Amelsizler didâr körmes dostlarım a

HİKMET-84

Muhabbetni şarabıdın içürmese

Can u dilim hasret birle keter dostlar

Allah yâdın vird eylemey ölüb ketsem

Essiz ömrüm erman birle öter dostlar

Allah degen çın aşıklar Burak mindi

Ma’şukıdın mihnet yetse boyun sundı

Tarikatnı bazarında cevlân kıldı

Hakikatnı deryasıdın öter dostlar

Hakikatnı deryasıdın algan kişi

Özi mungluğ köngli sınuğ közde yaşı

Hârlık-zârlık meşakkatdur daim işi

Didârını taleb kılıb tapar dostlar

Hakikatlığ aşıklarnı nefsi ölük

Üçyüzaltmışdört yüzkırktört hemme sülûk

Sözi şirin hulk u huşı yüz ming türlük,

Bu dünyanı puçek pulğa satar dostlar

Arif aşık bolay deseng elem tartğıl

Hak vaslığa yetey deseng tünler katğıl

Bu dünyanı işretini taşlab atğıl

Taşlab atsang mau menlik keter dostlar

Kıyametni şiddetini bilmegenler

Kattığ azab tar laheddin korkmağanlar

Hak kahrıdın korkıb yaşın tökmegenler

Duzah içre yüzming azab tartar dostlar

Va deriğa ötti ömrüm bilelmedim

Candın keçib hazret sarı baralmadım

Nefsdin keçib Hak emrini kılalmadım

Ölüb barsam hasret menge yeter dostlar

Ötti ömrüm şeriatga yetelmedim

Şeriatsız tarikatga ötelmedim

Hakikatsız ma’rifetge batalmadım

Kattığ yoldur pirsiz neçük öter dostlar

Kul Hoca Ahmed nefsim saldı uşbu yolga

Anıng üçün kaçtım dostlar çöldin çölge

Allah dep heç bakmadım ong u solğa

Allah degen şevk şarabın içer dostlar

HİKMET-85

Ruh kuşını titrer bolsa bal u peri

Pervaz kılıb arşdın arşga konar dostlar

Kulmen degen tınmay zikrin aytar

Işk otığa bağrı küyüb feryad eter

Bîhaberler ömrün bilmey yelge satar

Gaflet birle cehennemge keter dostlar

Ahir zaman şeyhi tüzer suretlerin

Zahid takva kılmay buzar siretlerin

Kergmet der hab-ı gaflet ru’yetlerin

Riya birle halkka özin satar dostlar

Eya gafil ömrüng seni öter yeldek

Köz yaşıngnı akuz daim ab-ı seldek

Seni süyer dergahide misli kuldek

Hace süyse seni azad eter dostlar

Gaflet birle ömrüng seni öter bilgil

Canıng birle pir hizmetin turub kılgıl

Andın songra dergâhige lâyık bolgıl

Hizmet kılgan muradığa yeter dostlar

Kul Hace Ahmed hikmet aytıb yığla seher

Erenlerni elfazıdın alıp haber

Söz aslını bilgenlerge aslı gevher

Zâhirige bakgan kuruğ kalar

HİKMET-86

Işk sırrını beyân kılsam âşıklarğa

Tâkat kılmay başın alıp keter dostlar

Tağ u taşga başın urup bi-hud bolup

Ehl ü ayâl hânumândın öter dostlar

Işk şiddeti başga tüşse âşık neyler

Bigâneler taşlar atıp anga küler

Divâne dep başın yarıp kanğa bular

Şâkir bolup hamd u senâ aytar dostlar

Işksızlarnı hem cânı yok hem imânı

Resûlullâh sözin aydım manâ kanı

Neçe aytsam eşitküvçi bilgen kanı

Bi-haberge aytsam könglü katar dostlar

Işk gevheri tübsiz deryâ içre pinhân

Cândın keçip gevher alğan boldı cânân

Bul-hevesler âşıkmen dep yolda kalğan

Dinlerini pûçek pulğa satar dostlar

Otka köydüm cândın toydum hayrân boldum

Bu neçük ot küymey yanmay biryân oldum

Muhabbetni atın işitip giryân boldum

Közi giryân murâdığa yeter dostlar

Zâr yığlaban zâr ingregil rahmı kelsün

Yol adaşsang rahmı kelip yolğa salsun

Amin dengler pir-i muğan kolung alsun

Hizmet kılğan murâdığa yeter dostlar

Zamâne hem âhir boldı hoyung ketti

Resûlu’llâh vadeleri yavuk yetti

Hâs kulları yahşı sözge kulak tuttı

Yaman kullar kündin künge better dostlar

"Küllü yevmin beterün" dedi Hak Mustafa

Ümmet bolsang kulak salğıl ehl-i vefâ

Yahşılarnı ecrin berür, bedge cezâ

Kıyâmet kün cezâların tartar dostlar

Fâsık, fâcir hevâ kılıp yerni basmas

Rûze namâz kazâ kılıp misvâk asmas

Resûlullâh sünnetlerin közge ilmes

Günâhları kündin künge artar dostlar

Dünyâdarlar mâlın körüp hevâ kılur

Menmenlikdin ol davâ-yı Hudâ kılur

Öler vaktda imânıdın cûdâ kılur

Cân bererde hasret birle keter dostlar

Kamuğ dünya yıkkanlarnı vallâh kördüm

Öler vaktda kalaysen dep hâlin sordum

Şeytân aytdı imânığa çengel urdum

Cân çıkarda yığlay yığlay keter dostlar

Kul Hâce Ahmed âşık bolsang cânıng küysün

Sıdkıng birle Allah degil Tengri bilsün

Duâ kılğıl mü’min kullar dünyâ koysun

Dünyâ koyğân âhiretka yeter dostlar

HİKMET-87

Kayu mahlûk Halık’ıga mûti’ bolsa

Alem halkı oşal kulnı süyer dostlar

Yâdın aytıb bağrı pişib içi küyse

Dem urganda sansız uçkun uçar dostlar

Tili köngli sarı birle zâkir bolub

Üçyüz altmış tamırları kanğa tolub

Yazu kışın bülbüldeyin vâle bolub

Sayra kılıb şahdın şahga konar dostlar

Bu köngülni bostanıdur aceb bostan

İçinde sayraşurlar hezar destan

Körinür her şahı üzre türlük elvan

Ni’metlerni bişgenini körer dostlar

Zâhir ni’met şükrini gafil bilmez

Bâtındagın kıyas birle körse bolmaz

Zâhir közi gaflet birle bakıb körmez

Bâtın közi açılsa ul körer dostlar

Bâtın közi açılsa cümle perde

Açılur keter kalmas hicab sırda

Cannıng közi hayran bolur oşal yerde

Bakıb iman nuru birle körer dostlar

Kul Hace Ahmed Yesevi’ning uşbu sözi

Aceb ermes bakıb körse sırdın közi

Fenâlık makamında özning özi

Fenâlık içre bakıb körer dostlar

HİKMET-88

Muhabbetni câmın içib raks eylegen

Divâneliğ makâmığa kirdi dostlar

Aç u tokluk sûd u ziyân hiç bilmegen

Sermest bolup raks u semâ urdı dostlar

Raks u semâ urganlarga dünyâ harâm

Ehl ü ayâl hânumândın keçti tamâm

Seher vaktda Hakk’a sığnıp yığlar müdâm

Andın songra raks u semâ urdı dostlar

Raks u semâ urgan aşık özin bilmes

Bîhuş yürer dünya malın kolğa almas

Yüzming âdem taksir dese mağrur bolmas

Dünya tefip raks u semâ urdı dostlar

Dünyâ tefmey raks u semâ urgan câhil

Hak yâdını bir dem aytmay yürür ğafil

Dervişmen der dünyâ sarı köngli mâyil

Dünya üçün raks u semâ urdı dostlar

Özdin ketmey raks u semâ urmak hata

Sübhân İgem anga kılmas imân atâ

Tâat kılsa dillerini kılmas safa

Riyâ kılıp raks u semâ urdı dostlar

Vay uşandağ nâdânlardın ümit kılmang

Feyz fütûh alurmen dep yügrüp almang

Nefsi uluğ şer’i buzuğ veli bilmeng

Şeytan lain nohta urmay mindi dostlar

Özdin ketmey raks eylese Allah bizâr

Semâıdın yer tebrenip tartkay âzâr

Duâ kılay körsetmesün anga didâr

Dindin keçip raks u semâ urdı dostlar

Divaneliğ galib kelmey sema urar

Hak Mustafa çehar-yârdın bizâr yörer

Baştın ayağ günahları hazır turar

Günah tilep raks u semâ urdı dostlar

Şibli âşık semâ urdı pertev körüp

Mustafa’nı hâzır körüp seval sorup

Dünyâ ukbın arka taşlap közin yumup

Andağ kullar raks u semâ urdı dostlar

Şibli âşık yığlab aydı "Eyâ Resul

Bi-tâkatmen semâ ursam hem men melul"

Resül aydı "İnşâallâh kılğay kabul"

Ruhsat tilep raks u semâ urdı dostlar

Kul Hace Ahmed raks u semâ her kimge yok

Taklid birle ursa semâ kirgey tamuğ

Bu rivâyet pinhan erdi aytsam kamuğ

Haknı tapıp raks u semâ urdı dostlar

HİKMET-89

 

Evliyâlar aytgan vade keldi bolgay

Kıyametni küni yavuk boldı dostlar

Akil kullar bolganını bikdi bolgay

Halk u eldin mehr şefkat ketti dostlar

Uluğ kiçik yârânlardın edeb ketti

Kız u za’if civanlardın haya ketti

"El haya u minel-iman’ dep Resul aytdı

Hayasız kavm acayibler boldı dostlar

Müsülman müsülmannı kıldı katil

Nâhak tutub hak işlerin kıldı batıl

Mürid pirge kılmaydılar yüz ü hatır

Aceb şumluğ zamaneler boldı dostlar

Ehl-i dünya halkımızda sehâvet yok

Padşahlarda vezirlerde adâlet yok

Dervişlerning duasıda icâbet yok

Türlük bela halk üstige yağdı dostlar

Ahir zaman âlimleri zalim boldı

Huş amedini aytguvçılar âlim boldı

Haknı aytkan dervişlerge ganim boldı

Aceb şumluğ zamaneler boldı dostlar

Kıyamet kün yavuk yetti kalganı yok

Kul Ahmed’ni aytkan sözün yalganı yok

Öz özige bir nasihat kılganı yok

Nasihatnı halkka aytıb ketti dostlar

HİKMET-90

Bizdin selâm dostlarğa taleb yolın koymasun

Didâr taleb kılsalar hergiz gâfil bolmasun

Gâfil tapmas Hak yolın anda tapmaslar orun

İçi taşı küyüben seherlerde yatmasun

Yâdı birle bolsalar didâr ârzû kılsalar

Her çend hârlık körseler köngül özge bolmasun

Aşıklarğa dünyâda hârlık-zârlık melâmet

Melâmetsiz mihnetsiz âşıkmen dep aytmasun

Şeriatda tecriddür dünyâsını terk etmek

Terk etmeyin dünyanı Hakk’nı süydüm demesün

Tarikatda ten-cânın terk etmek müşküldür

Terk etmeyin ten-cânın tecrid boldum demesün

Hakikatda harâmdur bir Hüdâdın özgesi

Andağ bolmay âşıklar didâr ârzu kılmasun

Andağ Resûl Mustafa dünyâ mâlın süymedi

Ümmet bolsang Resûl’ğa dünyâ mâlın süymesün

Miskin Ahmed Yesevi selâm aytdı dostlarğa

Uşbu sözning ma’nâsın tâlib bolsa anglasun

HİKMET-91

Didârını taleb kılsang ey zâkirler

Cândın keçip halka içre körüng didâr

Şevking birle Allah aytıp râstğa kaytıp

Tün uykusun harâm eylep bolğıl bidâr

Bidârlarğa Hak rahmeti bolur yavuk

Bidârlarnı köngli sınuk közi yaşlık

Men menlikni cezâsını bergey tamuğ

Tekebbürni duzah içre hâli düşvâr

Sendin burun yârânlarıng kayan ketti

Bu dünyağa meyl kılmay yığlab ötti

Ömring âhir boldı nevbet senge yetti

Günâhırga tevbe kılğıl ey bed-kirdâr

Nefsing seni bakıp tursang neler demes

Zâri kılsang Allah sarı boyun sunmas

Kolğa alsang yaban kuş dek kolğa konmas

Kolğa alıp tün uykusın kılğıl bidâr

Nefs yolığa kirgen kişi resvâ bolur

Yoldın azıp tayıp tozup gümrâh bolur

Yatsa kopsa şeytân birle hemrâh bolur

Nefsni tepkil nefsni tepkil ey bed-kirdâr

Nefsing seni âhir demde gedâ kılgay

Din üyini ğaret kılıp eda kılğay

Öler vaktda imânıngdın cüdâ kılğay

Akil erseng nefs-i beddin bolğıl bizâr

Firavn-Kârun şeytân sözin mehkem tuttı

Bul sebebdin yer yarıldı anı yuttı

Mûsâ kelim nâsih bolup sözler ayttı

Kulak tutmay ol ikkisi öldü murdâr

Günâhıngga tevbe kılıp yığlap yürgil

Ketermen dep yol başığa barıp turğıl

Ketkenlerni körüp sen hem ibret alğıl

İbret alsang yatmış yering bolur gülzâr

Mü’min kullar derd ü hâlet peydâ kıldı

Hak yolıda cân u dilni şeydâ kıldı

Dünyâ taşlab âhiretni sevdâ kıldı

Sevdâ kılsang hûr u ğılmân barı tayyâr

Kul Hâce Ahmed nefs elkidin kılurmen dâd

Pir-i muğân bolğay mukin anga cellâd

Bi-haberler eşitmesler dâd u feryâd

Kan yığlağıl eşitsin ol Perverdigâr

HİKMET-92

Erenler cemâl körer dervişler sohbetide

Erenler mecliside nür yağar sohbetide

Ne tilese ol bolur dervişler sohbetide

Her sırlar zâhir bolur dervişler sohbetide

Her kim sohbetge keldi erendin uluş aldı

Yâd keldi biliş boldı dervişler sohbetide

Her kim sohbetge keldi könglige manâ yetti

Ashâblar murâd taptı dervişler sohbetide

Âmıkelse hâs bolur yulduz kelse ay bolur

Mis kelse altun bolur dervişler sohbetide

Kibr ü hasedler öler içige manâ tolar

Köz açıp Hak’nı körer dervişler sohbetide

Resûlğa vahiy keldi başdın tâcını aldı

Koptı hâdimlik kıldı dervişler sohbetide

Kul Hâce Ahmed sohbetde dem urar münâcâtda

Zihi hoş saâdetde dervişler sohbetide

 

HİKMET-93

Ne huş tatlık Hak yâdı seher vakti bolğanda

Baldın suçuk Hû atı seher vakti bolğanda

Seher vakti turğanlar cânnı fedâ kılğanlar

Işk otıda küygenler seher vakti bolğanda

Seher vakti huş sâat turganğa bolğay râhat

Açılur devlet saâdet seher vakti bolğanda

Her kün küyer bu cânım kulluksız yok dermânım

Sen keçürgil günâhım seher vakit bolğanda

İman şemin yandursang ruh kuşını küydürseng

Hudâyınga sığınsang seher vakti bolğanda

Kul Hâce Ahmed sâati bir zerre yok tâatı

Zikri cânnı râhatı seher vakti bolğanda

HİKMET-94

Hû halkası kuruldı ey dervişler kelingler

Hak sofrası yayıldı andın uluş alınglar

Kâl ilmini okuban hâl ilmiğe yetiben

Yoklık içre batıban barlıklardan alınglar

Yırtıp şefkat perdesin tilep didâr vadesin

Açıp köngül didesin müşâhede kılınglar

Hû erresin alıban nefs başığa salıban

Tüni küni tâlibler cânnı kurbân kılınglar

Halka içre Hû dengiz ışk otığa yanıngız

Ten-cân birle tâlipler tekbir başlap aytınglar

Hû - Hû teyu zâr ingrep Hû demekde manâ bar

Didârıdın ümidvâr rahmetidin alınglar

Kul Hâce Ahmed kul bolğan yol üstide kül bolğan

Tâliblerğe mül bolğan andın ibret alınglar

HİKMET-95

Evvel Hu ahir Hu deb bihud bolgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Zahir Hu batın Hu deb yolğa kirgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

"Lailahe illallah" dep zâri kılgıl

Hakk zikrini her kim aytsa yarı bargıl

Pir-i muğan hizmetine yügrüp yürgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Tilge algıl "Lailahe illallah"

İçge salğıl her nefeste bolgıl agâh

Pir-i muğan nazar kılgay senge nagâh

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Edhem sıfat suva bolub dünya tepgil

Kimni körseng Hızr bilib kolun öpgil

Cemâlini körey deseng seher kobğıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Allah degen bendelerni kulı bolgıl

Tufrak sıfat yol üstide yolı bolgıl

Aşıklarnı küyüb oçgan küli bolgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen kolay

Zâkir bolub şâkir bolub Hakk’nı süygil

Seher vaktde kopub nefsing közüng oygıl

Bayezid dek aşık bolub dünya koygıl

Hakk cemâlin körsetmese demen bolay

Yürseng-tursang, yatsarıg-kopsang Hakk’nı aytsang

Zâkir bolub şâkir bolub candın ötseng

Vallâh-Billâh dünya haram taşlab atsang

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Hak vaslığa yetey deseng seher yığla

Allah teyu yürek bağrıng otka dağla

Himmet kurın can belige mehkem bağla

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Edhem sıfat bu dünyadın köngil üzgil

Hırs u heva tekebbürni üyin buzgıl

Muhabbetni deryasığa çomub yüzgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Keçe kündüz ahiretni gamın yegil

Tün uykunı haram kılıb taat kılgıl

Muhabbetni şevki birle köksüng yargıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Ehl-i heva menmenlikdin kaçıb yürgil

Ehlin tabsang közde yaşıng saçıb yürgil

Muhabbetni şarabıdın içib yürgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Eyâ dostlar bu dünyadın yığlab ötüng

Fâni turur bu dünyadın keçib keting

Muhabbetning câmın alıb mey nûş eting

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Keçe Allah kündüz Allah tınmay aytgıl

Keçeleri bidâr bolub kanlar yutgıl

Bu dünyanı izzetlerin taşlab ötgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Pir-i muğan etegini muhkem tutgıl

Marifetni bazarıda özüng satgıl

Mey nuş etip sema kılıb zikrin aytgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

"Yâ Rabbenâ zalemnâ" dep nâle kılğıl

Köz yaşıngnı her tarafga jale kılğıl

Hakk yâdını aytıb özüng vâle kılğıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Derd-i halet peydâ kılıb yolğa kirgil

Pervane dek şem’ni körüb özüng urgıl

Kayda barsang zikrin aytıb dükan kurgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Muhabbetni meydanıda baş ornatsang

Hû-Hû teyü zikrin aytıb can kıynasang

Didar tileb kan yaş töküb zâr ingreseng

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Erenlerni astanesin saklap yatkıl

Seherlerde çarzarb urub erte kobgıl

Zâri kılıb fena bolub candın ötgil

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Tufrak sıfat harlık tartkıl nefsing ölsün

Halk içinde rüsva bolgıl alem külsün

Çın köngülde yığlab körgil Hüda bilsın

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Köz yaşıngnı derya kılğıl rahmı kelsin

Garib bolub yolda yatgıl kolung alsın

Pinhan yürüb tâat kılğıl Tengri bilsin

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Hicran tüni ahıng birlen otlar yakkıl

Köz yaşıngnı berki birle çakmak akkıl

Erenlerni sohbetide erib akkıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Ey nâinsaf dünya fâni Hakk’a yanğıl

Bende bolsang Hakk zikrini tınmay aytğıl

Pir-i muğan hizmetide cefa tartgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Allah teyu fena bolgıl bağrıng küysün

Tünler kobub taat kılgıl Tengri süysün

Andın songra has buzruklar nazar kılsun

Hakk cemalin körsetmese darnen bolay

Tün-keçeler bidâr bolub seher turgıl

Aşık bolsang İsmail dek candın ötgil

Kol-ayağıng mehkem boğub emrin tutgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Riyâzetni kattığ tartıb canlar kıyna

Meydan içre başıng berib başıng oyna

Ayşdın keçib mal omıga zakkum çeyne

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Ferhad sıfat mihnet tartıb tağlar kesgil

Bayezid dek tünler kobub özüng asgıl

Cüneyd dek çöller kezib harlar basgıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Hakk rahmeti uluğ derya bir katre bes

Katresidin behre alğan kılmas heves

Mavu menlik sendin keter misli meges

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Hakk rahmeti uluğ derya kabil bolğıl

Talib erseng Hakk sarığa mâyil bolğıl

Zühd ü takva dâim kılıb nâil bolğıl

Hakk cemalin körsetmese damen bolay

"Lâ-Lâ" aytıb "illallah"ğa şeydâ bolğıl

Mansur sıfat "Ene’l-Hakk’ deb gavğa kılğıl

Giryan bolub köz yaşıngnı derya kılğıl

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Ey bîhaber gaflet birle uykudasan

Dünya tileb keçe kündüz kayğudasan

Tâ’at kılmay sözler sözleb bihûdesen

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Taşdın töşek-yastuk kılıb ta’at kılsang

Hakk emriğe râzı bolub boyun sunsang

Öler vaktde iman arığ kolğa alsang

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

Kul Hâce Ahmed nasihatnı özüge kıl

Ey bîhaber halknı koyub özüngni bil

Tağdın ağır günahıng bâr özüngge kel

Hakk cemâlin körsetmese damen bolay

HİKMET-96

Tınmay âşık Hû derler Hudâyığa yalbarıb

Yürür anı ışkıda keçe kündüz sarğarıb

Zâr yığlatıp âşıknı ışk elkide Hudâyım

Işk yolıda melâmet anga körür münâsib

Mansur bir kün yığladı erenler rahm eyledi

Çilten şerbet içürdi Mansur’ğa mehrin salıb

Mansur aytur "Ene’l-Hak" erenler işi berhak

Mollâlar aytur nâhak könglige yaman alıb

Aytmağıl "Ene’l-Hak" dep "kâfir boldıng Mansûr" dep

Kur’an içre buldur dep öltürdiler taş atıb

Bilmediler mollalar "Ene’l-Hak"nı manâsın

Kâl ehliğe hâl ilmin Hak körmedi münâsib

Rivâyetler bitildi hâlin anı bilmedi

Mansûr dek evliyânı koydılar dârğa asıp

Bigâne dep mollâlar Şeyh Mansur’nı öltürdi

Kâfir dep öltürdiler üç yüz molla talaşıp

Külin kökke savurdı atıp deryâğa saldı

Zevk deryası mevc urdı aktı deryâ kaynaşıb

Oşal küni ul deryâ kıldı efğan vâveylâ

Aşıklarga Hudâyâ kılğıl didârıng nasib

Efsânedür şeriat ferzânedür hakikat

Dürdânedür tarikat aşıklarğa münâsib

Halk-ı âlem yığıldı Mansûr dep feryâd kıldı

Mansûr’nı yârânları kaldı anda yığlaşıb

Tevbe kılğıl Hâce Ahmed bolğay Hakdın inâyet

Yüz ming veliler ötti sırrı sırga ulaşıb

HİKMET-97

On sekkiz ming âlemde hayrân bolğan âşıklar

Tapmay ma’şuk çerâğın sersân bolğan âşıklar

Her dem başı örgülüb közi halkka telmürüb

"Hu-Hu" teyü çürgülüp giryân bolğan âşıklar

Küyüp yanıp kül bolğan ışkıda bülbül bolğan

Kimni körse kul bolğan merdân bolğan âşıklar

Yol üstide hâk bolğan sîneleri çâk bolğan

Zıkrin aytıp pâk bolğan nâlân bolğan âşıklar

Himmet kurın bağlagan yürek bağrın dağlagan

Feryâd urup yığlagan giryân bolğan âşıklar

Gâhi yüzi sarğarıp gahi yolıda ğarib

Tesbihleri yâ Habib cevlân bolğan âşıklar

Ahmed sen hem âşık bol sıdkıng birle sâdık bol

Dergâhıge lâyık bol cânân bolğan âşıklar

 

HİKMET-98

Yol üstide olturup yolnı sorgan dervişler

Ukbâdın haber eştip yolğa kirgen dervişler

Asâları elkinde himmet kurı belinde

İzim yâdı tilinde Allâh degen dervişler

Hırkaları kir çefan könglide yüz ming ayân

Bilingiz ikki cehan közge ilmes dervişler

Derviş Haknıng manzurı zikri turur gülzârı

Haknı yâdı esrârı hub edebliğ dervişler

Yazukum köp yolatmas ashâb dârûsın tapmas

Közde yaşın kurutmas yaşı akğan dervişler

Sırrı birle sözlerler tilge hikmet tüzerler

Işk birle cân kezerler rengi sarığ dervişler

İt nefsini öldürür kızıl yüzin soldurur

Hâce Ahmed kul turur satıp yesün dervişler

 

 

HİKMET-99

Hakk kulları dervişler hakikatnı bilmişler

Hakk’a âşık bolğanlar Hakk yolığa kirmişler

Hak yolığa kirgenler Allâh teyu yürgenler

Erenler izin izlep memleketdin keçmişler

Alem fahrı Mustafa andağ aydı merhabâ

Mi’râc tüni aytıp fakr yolını almışlar

Köngül bermey dünyâğa şurû’ kılmay harâmğa

Haknı süygen âşıklar halayıkdın keçmişler

Dünyâ mening degenler cehân mâlın alğanlar

Kerkes kuş dek boluban ol haramğa batmışlar

Molla müfti bolğanlar yalğan fetva bergenler

Aknı kara kılğanlar ol tamuğga kirmişler

Kâzı imâm bolğanlar nahak da’va kılganlar

Ol himâr dek boluban yük astıda kalmışlar

Haram yegen hâkimler rüşvet alıp yegenler

Öz barmakın tişleben korkup turup kalmışlar

Tatlığ tatlığ yegenler türlüg türlüg kiygenler

Altun taht olturganlar tufrak astıda kalmışlar

Mü’min kullar sâdıklar sıdkı birle turğanlar

Dünyâlığın sarf etip uçmağ hûrın kuçmışlar

Kul Hâce Ahmed bilmişsen Hak yolığa kirmişsen

Hak yolığa kirgenler Hak didârın körmişler

HİKMET-100

Huş gaibdin yetüşti bir cemaa dervişler

Batınıda Hû derler sırr-ı pinhan dervişler

Tınmay revan yürerler tınsa tekbir ayturlar

Tabsa sohbet kurarlar huş sohbetliğ dervişler

Cendeleri pür selah tesbihleri "illallah"

Hizmet kılur her sabah belahordur dervişler

Cendeleri kir çepan könglide yüzming erman

Uşbu dünya bipâyanközge ilmes dervişler

Cendeleri egnide asaları elkide

İzin yadı könglide Allah teyu dervişler

Aslı fakir bolsalar vücud şehrin kezseler

Zahir-batın tüzseler seadetliğ dervişler

Meşayihler sır asrar hizmetide bol zinhâr

Peygamberdin yâdgâr kalgan turur dervişler

Kul Hace Ahmed miskin bol miskinlerdin mana sor

Dervişlikni bil huzur Hu kuşıdur dervişler

 

HİKMET-101

Garibliğde garib bolgan garibler

Garibler halini bilgen garibler

Sebeb birle yırak yerge barıban

Karındaş kadrini bilgen garibler

Suvsaganda suvga muhtaç bolgan

Tirikide zâr bolub ölgen garibler

Kişi bilmes garibler hali nedür

Meğer bilgey garib bolgan garibler

Garibliğ kattığ işdür ey azizim

Kim ul bikadr olar miskin garibler

Kel imdi Ahmeda özingge bakgil

Garibsen sen garib miskin garibler

HİKMET-102

Sübhân İzim fermân kılsa kudret birle

Aşıkları gavğa kılıp yürür bolğay

Mahşergâhda efğân kılıp yaşın töküp

Elge özin gümrâh kılıp yürür bolğay

Halk içinde resvâ yürür özin bilmez

Nâdânlarnı sohbetidin kaçıp bilmez

Ol sebebdin erenlerni bûyı kelmez

Közde yaşın nevâ kılıp yürür bolgay

Aşıklarnı Hak kaşıda yüz nâzı bar

Na’ra tartsa zerre hergiz kalmaz yanar

Ruze namâz tesbihleri Perverdigâr

Bâtınların göyâ kılıp yürür bolğay

Vahşi yanglığ çöller ara kılğay vatan

Sahrâlarda hemrâhları zâğ u zâğân

Hâcet ermes âşıklarğa bağ u çemen

Hızru İlyas hemrâh kılıp yürür bolğay

Aşıklarnı köz yaşıdur bağ u bostân

Bunda sayrar aled-devam hezar destan

Zâhirlerin buzup yürür hâne veyran

Hak kudretin inşâ kılıp yürür bolğay

Bi-hud bolup küyüp yürer mest ü hayrân

Allah teyu közde yaşı bağrı biryân

Na’ra urup feryâd etip kılur efğân

Allah yâdın senâ kılıp yürür bolğay

Kâdir İgem kudret birle sulh eylese

Cennet içre kirer âşık emr eylese

Na’ra tartıp feryâd etip vird eylese

Mey nûş etip semâ kılıp yürür bolğay

Keçe kündüz yığla dâim bir dem tınmay

Tildin Allah yâdın aytıp harıp kalmay

Közde yaşı akmas hergiz bağrı küymey

Yaşın alıp güvâh kılıp yürür bolğay

Muhabbetni Burâk’ını minip yürgen

Andağ âşık tarikatda cevlân kılgan

Sır şarâbın i&cce

DİVAN-I HİKMET (60-70 HİKMETLER)

30 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

HİKMET-61

Aşk ateşini gizli tutup saklar idim,

Canı yakıp, yürek bağrımı kebap etti.

Pirden yardım olmaz olsa, şimdi bana,

Bu dert bizi dostlar hadsiz harap etti.

Aşk sırrını her nâmerde söyleyip olmaz;

Nice yaksan, rüzgarlı yerde çıra yanmaz;

Yolunu bulan merdleri bilse olmaz;

Ağlaya ağlaya göz yaşını habap etti.

Gerçek âşıklar geçer imiş canını bırakıp

Edhem gibi berhem vurup malını bırakıp,

"Hu-Hu" diye Hakk zikrini söyleyip, hoşlanıp,

İman-tasdik eyleyip bağrını kebap etti.

İbret al yola giren merdlerden;

Canı cana ekleyerek yürüyenlerden;

Yolu sorup yoldan emin varanlardan;

Öyle kullar halini hadsiz harap etti.

Kul Hoca Ahmed, nefs dağından çıkıp aştı;

Yürek bağrı coşarak kaynayıp taştı;

Allah’â hamd olsun, yolunu bulup yakınlaştı;

İç kanından kendi kendine kebap etti.

 

HİKMET-62

Hâlık’ımı ararım gece gündüz cihan içinde;

Dört yanımdan yol indi evren ve mekân içinde.

Dörtten yediye yettim, dokuzu geçip gittim,

Ondan ikiye geldim çerh-i keyvan içinde.

Üçyüzaltmış su geçtim, dörtyüzkırkdört dağ aştım,

Vahdet şarabını içtim, düştüm meydan içinde.

Çünkü düştüm meydana, meydanı dolu gördüm,

Yüz bin arifi sordum, bütün cevlan içinde.

Dalgıç denizine girdim, varlık şehirini gezdim,

İnciyi sedefte gördüm, cevheri hazine içinde.

Arş ve Kürsü’yü yürüdüm, Levh ve Kalem i gördüm,

Varlık şehrini gezdim, söyledim bu can içinde.

Canı gördüm cânanda, aşkı gördüm meydanda,

Aşıkların meydanı cümle bostan içinde,

Eri gördüm erleştim, istediğimi sordum,

Hepsi sende dedi, kaldım hayret içinde,

Hayran olarak kaldım, şuursuz olarak daldım,

Kendimi derde saldım, buldum derman içinde.

Seyr ister mi bülbül açılmıştır kızıl gül

Her gülü uzak görme gülü gül bahçesi içinde.

Miskîn Hoca Ahmed canı, hem cevherdir hem hazine,

Herşey O’nun mekânı, O lâmekan içinde.

 

HİKMET-63

Seherlerde kalkıp ağlayıp dua eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Yaş yerine kanımı döküp dua eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Dergâhına başımı koyup feryad etsem

Göz yaşımı akıtarak süs eylesem

Kırları gezip özümü mecnun eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Nerede gitsem yadını deyip ağlasam ben

Hizmetinde belimi sağlam bağlasam ben

Hasretinde yürek-bağrımı dağlasam ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Her gün yüzbin elimi açıp "amin" desem

Musa gibi Tur dağında niyazını desem

Doksan dokuz niyazını deyip canımı versem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Bayezid gibi yetmiş yolu özüm satsam

Allah diye derdi ile ölüp gitsem

Riyazette yorulup, şaşıp, acıyıp donsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Allah için evlatlarımı yetim eylesem

Riyazette kemiklerimi hamur eylesem

Ehl-i âyâl ev-barkımı düşman eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Allah diyen kulların kulu olsam

Aşıkların yanıp savrulan külü olsam

Yol üstünde toprak gibi yolu olsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Allah, Allah, canım Allah, dilim Allah

Sen’den özge sığınağım yok Vallah-Billah

Ağlayıp geldim dergahına "Şey’en Lillah…"

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

İyilerin sohbetinde zâkir olsam

Her ne cefa değse bana şükreder olsam

Eyyub gibi belasına sabreder olsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Eşiğine başımı koyub tevbe eylesem

Gıybet yapan dillerimi yüz bin dilsem

Günah işleyen organlarımı parça eylesem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Tevbe eyledim, tevbe eyledim kabul eyle

Tevbemi kabul eylemez olsan canımı al

Yolda kaldım, yolda kaldım, elimi al

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Allah için mertle gibi var canımı versem

Ehl-i âyâl, ev-barkımı bırakıp gitsem

Can ne ola imanımdan belki geçsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Seherlerde erken kalkıp Hakk’a yansam

Büyük küçük günahlardan tevbe eylesem

Ağlayıp Hazretine boyun sunsam

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Kahhar Melik’im senden korkup uyansam ben

Günahımı kabul edip inlesem ben

Seherlerde yakamı tutup yalvarsam ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Taşkın gelen deryalarda yüzsem ben

Kaybolup kalan develer gibi böğürsem ben

Öleceğim vakitte binbir adını söylesem ben

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Vah yazıklar pişmanlık deyip korkup kalksam

Pir-i kamil dergâhını durmadan öpsem

İyilerin ayak tozu olup ölsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Tan atana kadar ağlayıp dinmeden korkup çıksam

Sübhan derdini deyip devamlı inleyip çıksam

Toprak gibi âciz olup hor görülsem

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

Kul Hoca Ahmed canını ver mertler gibi

Candan geçip yola girsen göresin cemal

Muradını verir sana Allah

Dostlar Hocam bana bağlım der mi ki?

HİKMET-64

Bu alemde Hakk’tan korkup ağlayıp inlesem

Ahirette ruhum rahat bulur mu ki?

Erenlerin bastığı izini göze sürsem

Pir-i kâmil beni yola salar mı ki?

Başımı verip belimi bağlayıp kılsam ihlas

Nefs-şeytan çengelinden kurtulsam

Can verirken yardım etse Hızır-İlyas

Gavslar gavsı "Yasin hatmi" kılar mı ki?

Dağ ve çöller günahımdan eylemez tâkat

Hergün yüzbin günah, isyan bana adet

Bu iş ile ahirette var mı rahat

Tevbe eylesem adetlerim kalır mı ki?

Dergâhına başımı koyup ağlasam

Garib-yetim başını okşayıp dua alsam

Hakk’tan korkup dünya işini arkaya koysam

Hocam benim gönlümün halini sorar mı ki?

Adem Safi sünnetlerini dile alsam

"Yâ Rabbenâ zalemnâ" deyip feryad etsem

Kırlarda göz yaşımı akıtsam

Bir ve Var’ım beni yola salar mı ki?

Seherlerde feryad edip ağlasam ben

Can verirken belimi sıkı bağlasam ben

Şevki ile yürek bağrımı dağlasam ben

Hakk ışığı kabrim içinde yanar mı ki?

Başımı, bedenimi toprak eyleyip yok olsam

Cemal dileyerek hasretinde tamam olsam

Ehl-i âyâl ev-barkımdan ayrı düşsem

Dostlar Hocam bana rahmet eyler mi ki?

Lanetli şeytan yoldan çıkardı halim perişan

Ağlamayayım mı nefsim beni eyledi heva

Alem halkı çiğneyip geçse beni layık

Kafir nefsim şeytandan ayrılır mı ki?

Garip canımı Hak yolunda adak eylesem

Şah Hasan gibi Kerbela’da susayıp ölsem

Hakk şarabını içerim deyip hevesli gitsem

Orada varsam sussuzluğum kanar mı ki?

Sahabe gibi din için savaşıp başımı versem

Şehr-ibanu imamlar gibi ağlayıp yürüsem

Allah için kafirlere esir olsam

Rahman Melik’im sana makbul olur mu ki?

Dertliyim, mahcubum elimden tut

Yoldan sapmış dertliyim yola sal

Allah diyerek yok oldum rahmet eyle

Asilere feyz-fetih verir mi ki?

Ey asiler tevbe eyleyin Hakk işitsin

Feryadınızdan yer ve gökler feryad eylesin

Melekler Hakk’tan dileyip pay versin

Pay alan kulun gamı olur mu ki?

Aklım şaşkın, gözüm yaşlı, evim viran

Hakk yolunu bilemiyorum özüm cahil

Ey talipler güçsüzüm nerde sevgili

Sevgilimden hiç kimse haber bilir mi ki?

Sevgiliyi bulayım desen seherde kalk

Aşıkların meclisine özünü vur

Hakk’ı arayıp ağlayıp yürüyüp yas tut

Yas tutmadan tarikata girer mi ki?

Hakk’ın vuslatına ereyim desen ağla

Zikrin deyip erenlere yarı ver

Cefa çekip erenlerden pay al

Pay almadan cemalini görer mi ki?

Kul Hoca Ahmed her ne dersen heveskarsın

Hakk’tan korkup ahirete gam çekmezsin

Başın ile geceler donup "Hu" demezsin

Heveskarı Hocam kabul kılar mı ki?

 

HİKMET-65

Her sabah vakti boynumu büküp "Rabbim"desem

Rabbim benim muradımı verir mi ki?

Kanlar döküp gözlerimden ağlayıp inlesem

Tanrım benim gönlümün halini sorar mı ki?

Muhabbetin meydanında can oynatsam

Mansur gibi başımı verip darağacını oynatsam

Yüzbin türlü cefa çekip can incitsem

Aciz kulun cemalini görür mü ki?

"Ya Râbbenâ"zikrini deyip zakir olsam

Sayısız sıkıntıyı başa alıp şükreder olsam

İyilerin sohbetinde hazır olsam

Fakir kulun feyz-fetih alır mı ki?

Zahidler gibi namaz kılıp ibadet eylesem

Aşıklar gibi ağlamayı adet eylesem

Öz yurdumda garipliği rahat bilsem

Dergahına Hocam kabul eyler mi ki?

Yiğitlikte ibadet eyleyip eğilmedim

"Ferib" çektim riyazetde boğulmadım

"La-La" deyip "İllallah"da sokulmadım

Hızır babam öz yoluna alır mı ki?

Bu dünyada benim gibi asi asla olmaz

Böyle günah tersa, cühud, kâfır eylemez

Ölüp gitsem cehennem içine yer vermez

Tevbe eylesem Hocam kabul eyler mi ki?

Hacet dileyip dergahına ağlayıp geldim

Candan geçip belimi sıkı bağlayıp geldim

Ayıp örtücü "Settar’lığını anlayıp geldim

Kan ağlasam hacet hazır olur mu ki?

Kızıl yüzümü riyazetde sarartmadım

Seherlerde garip canımı inletmedim

Her gün tepip it nefsimi incitmedim

Allah desem kafir nefsim ölür mü ki?

Kul Hoca Ahmed gönül gözü açılır mı?

Dillerimden inci mücevher saçılır mı?

Çok ağlasam günahlarım dökülür mü?

O vakiti bana armağan eyler mi ki?

 

HİKMET-66

Sensin benim sığınağım deyip yola girsem

Bir ve Var`ım benim yolumu açar mı ki?

Haram, şüphe, karanlık basan gönlüm

Aydınlanıp inci-cevher saçar mı ki?

Nazar eylese hasta gönlüm aydın olur

Yüzbin hata, günahlarım gizli olur

Lutfeylesen yüzbin asi sevinçli olur

Nazarı değdiği kandil asla söner mi ki?

"Eûzubillahi mineşeytanirrâcim" desem

İbadet ile kemiklerimi hamur eylesem

Ehl-i ayal, ev-barkımı yetim eylesem

Lanetli şeytan benden uzak kaçar mı ki?

Yol altında aziz başımı toprak eylesem

Can ve gönlümü Hakk yoluna tutkun eylesem

Zikrini deyip pis bedenimi appak eylesem

Elest şarabını fakir kulun içer mi ki ?

Allah dedi Hazret’ine sığınıp varsam

Muhabbet şevki ile göğsümü varsam

Derdini çekip hamdını deyip açılıp varsam

Vücudumdan bu kaygılar göçer mi ki?

Dağdan ağır isyanım var geçeyim desem

Günahım çok, yere sığmaz bulayım desem

Başım alıp kırlara gideyim desem

Rahman Allah’ım günahımdan geçer mi ki?

Tarikatın pazarında sevda eylesem

Mansur gibi "Enel-Hakk" ı kavga eylesem

Hizmet eyleyip hâl derdini beyan eylesem

Göğsümdeki kürrelerini açar mı ki?

Kul Hoca Ahmed zâhid olup mescide girsem

Gaflet uykusunu haram eyleyip kâim olsam

İbret alıp kıyametden korkup varsam

Cennet içinde huri-gılman kucaklar mı ki?

 

HİKMET-67

Niyet eyledik Kâbe’ye, râzı olun, dostlarım;

Ya ölürüz, geliriz, râzı olun, dostlarım.

Niyet kıldık Kâbe’ye, Hakk Mustafa ravzasına;

Nasip kıla herkese, râzı olun, dostlarım.

Nasip olsa, varırız; nasip olsa, geliriz

Ecel yetse ölürüz; râzı olun, dostlarım.

Râzı olun özümden, iyi-kötü sözümden,

Geçin benim yüzümden, râzı olun, dostlarım.

Kudret olsa, yürüyün; güç olmasa, durunuz;

Dua kıla görünüz, râzı olun, dostlarım.

Dostlar bizi yoklarlar, fâsıklar çok uyurlar,

Mescid tarafına gelmezler; râzı olun, dostlarım.

Sırdan oldu işaret, burada eyledik imaret,

Eyleye Resûl şefaat, râzı olun, dostlarım.

Arslan Baba’dan beşaret, pirden dileyip icazet,

Dostlar eyleye ibadet, râzı olun, dostlarım.

Kâbe’ye doğru göçelim, zâlimlerden kaçalım,

Oğul kızdan geçelim, râzı olun, dostlarım.

Dilim sorsam, karar yok; garip ölse, sorar yok;

Yenilenlerde helâl yok, râzı olun, dostlarım.

Geçti kulun canından, çıktı halkın sayısından,

Dostlar gider ardından, râzı olun, dostlarım.

Hoca Ahmed, yum gözünü, halka söyle sözünü,

Kâbe’ye sür yüzünü, râzı olun, dostlarım.

 

HİKMET-68

Gözüm yaşlı, gönlüm gamlı, can elemli

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

Bu hasretde, pişmanlıkta yaşım akarak

Hangi tarafa gideceğimi bilmem dostlar

Türlü türlü belirtiler oldu peydâ

Yüreğimde cerahatlar oldu peydâ

Bu dünyada bir an rahat olmak nerede

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

Allah için evlatlarımı yetim etsem

Candan geçip, maldan geçip garib olsam

Kırlarda yalnız kaz gibi feryad etsem

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

Has kullar gibi geceleri kaim olsam,

Mertler gibi gündüzleri oruç tutsam

Geceleri dinlenmeden "Rabbim" desem

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

İsyan tohumlarını sayısız saçtım ibadetim az

Geçti ömrüm gaflet ile hem kış hem de yaz

Yakındır canımın kuşu uçup gitse pervaz

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

Kul Hoca Ahmed hizmetinde can vermese

Çiftçi değil ketman koşup ekmek vermese

Yazık, olmaz gül goncası su olmasa

Nasıl ilaç edeceğimi bilmem dostlar

HİKMET-69

Ey dostlar, haraplıkta uyuştu başım;

Eyleyim şimdi hasb-ı halimi, beyan şimdi.

Kervan gitti çar-çabuk menzil aştı

Hevesli olup eyledim âh ve figan şimdi.

Merkep yaralı, yüküm ağır, kendim gamlı

Hasret ile akıl ve şuurum gitti temkin;

Geçip kervan gözden kayboldu mu ki?

Gideceğim yeri bilemem ne yan şimdi.

Boşuna geçti sahibsiz ömrüm rezillikte

Hiç olmadım zaman tersi Allah yolunda

Daima yürüdüm nefsim için kölelikte

Her ne işlediğim sevdalarım ziyan şimdi

Bu durumda o Azrail gelse ansızın

Sıcak bedenden canı alır vah ne yazık

Şeytan alıp imanımı, eyler rezil

Kardeşler, ara yolda kaldım şimdi.

O durumda söz söylemeğe yoktur derman

Sönüp kalır vücud içinde iman mumu

Kızıl gül gibi yüzün olur saman misali

İhtarlayıp oldun yer altında gizli şimdi.

Kadın-evlat, büyük-küçük toplanıp gelir

Miras diyerek mal ve mülkünü bölüp alır;

İt gibi sürüyüp kara yere seni gömer

Lokma yapar karış adlı yılan şimdi.

Gel ey korkak, bu işlerden haber al

Tevbe eyleyip daima Allah’a doğru var

Kul Hoca Ahmed, dünyalıktan geçip yan

Meğer kıla Pir-i kamil nazar şimdi.

 

HİKMET-70

Ahiret haberini işitip dünyayı bırakıp giderim

Düştüm erenler denizine, dünyayı bırakıp giderim

Erenler dünya demedi, dünya gamını yemedi

Hakk’tan özgeyi demedi, dünyayı bırakıp giderim

Musa, İmran kalmadı, taht-ı Süleyman kalmadı

Bin yaşlı Lokman kalmadı, dünyayı bırakıp giderim

Dünya diyen huzursuz imiş akıllı kullar şikayetçi imiş

Cahiller ile dost imiş dünyayı bırakıp giderim

Sultan Hoca Ahmed Yesevi söyledi bu hikmeti tamam

İşitsin diye bütün cihan, dünyayı bırakıp giderim

DİVAN-I HİKMET (50-60 HİKMETLER)

30 Mayıs 2008 Cuma Yorum yok »

 

HİKMET-51

Muhabbetin pazarında dolaşarak

Ahiretin sevdasını başlasam ben

Bu dünyanın izzetlerini arkaya atarak

Horlanma-ağlama yollarını hoşlasam ben

Bu yollarda horlanma-ağlama kârlı imiş

Tesbih, tehlil, oruç, namaz kâr etmezmiş

Yalancıdan Allah, Rasulû şikayetçi imiş

Yalan namaz riyalarını bıraksam ben

Gerçek gönülde namaz kıl ki Allah bilsin

Halk içinde rüsva ol ki âlem gülsün

Toprak gibi hor görül ki nefsin ölsün

Himmet versen nefsimi yenip ağlasam ben

Dostlarımı rezil eyleyen nefs ve heva

Onun için lanetli şeytan eyler kavga

Lutfeylesen ben-benliği eyleyim tamam

Riyazette canım incitip işlesem ben

Aşk yolunda damla damla kanlar yutarım

Rahman adı rahmetinden ümit tutayım

Şarap kadehini doyası versen candan geçeyim

Hasretinde iki gözümü yaşlasam ben

Nefsim benim ateş gibi yanıp yolumu kesti

Yüz bin türlü yemek isteyip dükkan kurdu

Ağzını açıp her kapıya beni sürdü

Himmet versen köpek nefsimi yakalasam ben

Aşkım taştı, ruhum kaçtı nereden bulayım

Arkasından aşk atını binip koşayım

Kimi görsem Hızır bilip elini tutayım

Hızır ve İlyas yardım edip yakalasam ben

Günahım çok yere sığmaz kime söyleyeyim

Tevbe eyleyip eğri yoldan doğruya döneyim

Pişmanlıkta etlerimi koparıp çekeyim

"Sad deriğ" deyip parmaklarımı dişlesem ben

Günah işleyip tevbe etmeden sınırdan aştım

Nefsim beni isyan ettirdi turfa şaştım

Allah’a hamdolsun ki Pir-i kamil e doğru kaçtım

Ele alıp kötü nefsi yakalasam ben.

Kul Hoca Ahmed her bir sözün derde derman

Taliplere beyan eylesem kalmaz sıkıntı

Dört bin dört yüz hikmet söyledim Hakk’tan ferman

Ferman olsa ta ölene kadar söylesem ben

 

 

HİKMET-52

Vahdet küpü açıldı, meyhaneye girsem ben;

Bir kadeh içip şu meyden mest ve hayran olsam ben.

O meyin lezzeti iç-bağrımı kan eyledi

Bağır kanımı akıtıp canana doğru varsam ben.

Sâki sundu her nefes keyfıyetin şarabını

Sarhoş olup o an feryad-figan eylesem ben.

İnsaniyet yakasın şevk ateşi yandırdı

Vahdâniyet deryasını o anda sorsam ben.

O deryanın dalgalanışından değme dalgıç inci almaz;

Candan geçip inci için derya içine dalsam ben.

Hâce Ahmed’in küpünde muhabbetin şarabı,

Aşıklara Şu meyden muradınca versem ben.

 

HİKMET-53

Allah diyen kulun yerini cennette gördüm;

Hûri ve gılman hepsini karşısında hizmette gördüm.

"Fezkûruni" zikrini söyleyen kullar daima

Tamamını yoldaş olup "Adn"cennetinde gördüm

Gece gündüz uyumadan Hû zikrini söyleyenler,

Melekler yoldaşı, Arş’ın üstünde gördüm.

Hayır ve cömerdik eyleyenler, yetim gönlünü alanlar,

"Çehar-yâr’laı yoldaşı, Kevser dudağında gördüm.

Amil olan âlimler, yola giren âsiler,

Öyle âlim yerini Dâru’s-selam da gördüm.

Kadı olan âlimler, para-rüşvet yiyenler,

Öyle kadı yerini sakar ateşinde gördüm.

Müftü olan âlimler, haksız fetva verenler,

Öyle müftü yerini Sırat köprüsünde gördüm.

Zâlim olup zulmeden, yetim gönlünü ağrıtan,

Kara yüzlü mahşerde, kolunu arkada gördüm.

Cemaata gitmeyip namazı terk eyleyenler

Şeytan ile bir yerde, derk-i esfel’de gördüm.

Kul Hoca Ahmed hazine açtı, inci ve cevher saçtı

Dinlemeyen bu sözü, gaflet içinde gördüm.

HİKMET-54

Yola giren erenlerden yolu sormadan

Ağlamayım mı, ey dostlarım, hata eyledim

Hakk zikrini gece gündüz vird etmeden

Ey dostlarım, öz canıma cefa eyledim.

Allâh yâdı gönülleri aydınlatan

Aşıklara Allah kendisi vaad eyleyen

Aşk rüzgârı Mustafa’ya armağan gelen;

O sebepten gözyaşımı şahid eyledim.

Allah der ki: Aşıklarım Burak’a biner;

Hakk zikrini diyenlere rahmet yağar

Çok ağlayan cemalimi şüphesiz görür

Mahşer günü cemalimi hediye eyledim. "

Vaad eyledi âşıklara yüzbin Burak;

Alem halkı melâmeti O’na uzak;

Bu âlemde el gözüne yanan çıra

Ahiret içinde yüzbin köşkler bina eyledim.

Dertsiz insan insan değil, bunu anlayın

Aşksız insan hayvan cinsi, bunu dinleyin

Gönlünüzde aşk olmasa, bana ağlayın

Ağlayanlara gerçek aşkımı hediye eyledim.

Kul olsan, ben-benliği sakın bırak

Seherlerde canını incitip dinmeden çalış

Yoldan sapan günahkarları yola yönelt

Bir nazarda gönüllerini safâ eyledim.

Gerçek dertliye kendim ilaç, kendim derman;

Hem âşıkım, hem mâşukum, kendim canan;

Rahmet eyleyim, adım Rahman, zâtım Sübhan;

Bir nazarda içlerini safâ eyledim.

Tan atana kadar Hakk zikrini diyen kişi

Dağ ve çölü bostan eyler akan yaşı;

Allah der, başka birşeyle yoktur işi;

O âşıkı ahaliden ayrı eyledim.

Aşk yadını yere koysam, yer kaldırmaz;

Defter kılsam, diri oldukça, bitip olmaz;

Hakk’ı bilen, beyi, hanı, halkı bilmez;

O kulumu öz yolumda iki büklüm eyledim

Mal ve pulu dert eylemez aşık kişi;

Yol üstünde toprak olup aziz başı;

Ondan sonra nura dolar içi dışı;

Sabaha varsa, mahşer yerinde sultan eyledim.

Hakktan korkup mal ve parayı sevmeyeni,

Hakk’ı deyip bir an yatıp uyumayanı,

Yatsa, kalksa, Hakk zikrini bırakmayanı

Açtım batın gözlerini bina eyledim.

Oruç tutup halka riya eyleyenleri

Namaz kılıp tesbih ele alanları,

Şeyhim diye başka bina koyanları

Son anda imanından ayrı eyledim.

Hakk’a âşık olup dedi Kul Hoca Ahmed;

Sıdkı ile işitene yüzbin rahmet;

Dua eyleyim, görmeyeler sıkıntı, zahmet;

Akıllı isen, bir söz ile tamam eyledim.

 

HİKMET-55

Azim zikri yüce zikirdir, söyler olsam,

Ballar gibi tatlı olur dilim benim.

Kendim fakir, ikrar eyledim, oldum hakir

Kanat çırpıp uçar, kuş gibi gönlûm benim.

Türlü aşım, türlü işim, dertli başım;

Ayırdı canım, gitti şuurum, aktı yaşım;

Günah ile doldu bütün içim, dışım;

Niyazsızım, açıversin yolumu benim.

Gözüm düştü, gönlüm uçtu, Arş’a aştı;

Ömrüm geçti, nefsim kaçtı, denizim taştı;

Kervan göçtü, menzil aştı, yorulup düştü

Sır ulaştı, nasıl olacak halim benim ?

Sûret burada, siret orada, kudretinde;

Uzun gecede, aydınlık günde, gönlüm orada;

Yürür gecede, olup kul, hepsi nerede,

Sorsa orada, gûnahkârdır dilim benim.

İçtim şarap, oldum harap, aslım toprak

Geldim körab, gönlüm serap, aşka pür-ab

Hak’tan hitap gelse, görmez kullar azap;

Pınar gibi akar gözden yaşım benim.

Düştüm uzar, Burak tozar, gitse pazar;

Dünya pazar, içine girip kullar azar;

Başım dertli, yaşım sızar, kanım tozar

Adım Ahmed, Türkistan’dır ilim benim.

 

HİKMET-56

Durmadan Hazretinde Allah desem,

Ağlayıp inleyerek zâkir olup Rabb’im desem,

Kulu olup kulluğunda boyun sunsam,

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum?

Zekeriyyâ gibi bu başıma bıçkı koysam

Eyyub gibi bu bedenime kurtu koysam

Musa gibi Tur dağında ibadet eylesen,

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum?

Yunus gibi deniz içinde balık olsam,

Yusuf gibi kuyu içinde gece-gündüz olsam,

Yâkub gibi Yusuf için ağlayıp inlesem,

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum?

Şibli gibi âşık olup sema vursam

Bayezid gibi gece gündüz dinmeden Kabe’ye varsam

Kabeye yüzümü sürüp ağlayıp inlesem

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum?

Mâruf gibi işbu yola adım atsam,

Mansur gibi candan geçip dârağacına konsam,

Dârağacı üzere şevklenerek Hakk’ı desem ,

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum?

Kul Hoca Ahmed, kulluk içre sâbit olsam,

Zikrini deyip, zâkir olup, Rabb’im desem,

Zikirinde şevklenerek kavrulup yansam,

Bu iş ile yâ Rab, seni bulur muyum ?

 

HİKMET-57

Allah’ımı ararım izine düşüp giderim

Daima Sen’i söylerim "La ilahe illallah"

Nereden O’nu bulurum canımı kurban eylerim

Kurban olup giderim "La ilahe illallah"

Can ve gönlümü vereyim verip bakıp durayım

Can ve gönlüm yanmıştır yanıp biryan olmuştur

Canım ile diyeyim "La ilahe illallah"

Aşık ili servetsiz yoktur derdine derman

Diye durun yorulmadan "La ilahe illallah"

Ahmed ibn İbrahim iş bu sözü güzel dedi

Diye görün canlarım "La ilahe lllallah"

 

HİKMET-58

Ansızın durduğumda gönlüm içine

Hakk Allah’ımın nazargâhı düştü olmalı

Kırk yıllık zincir çöktü gönül ülkeme

Hakk zikrinin nuru ile açtı olmalı

Zakirleri toplanıp dizildiğinde

Zikir ve semadan meclis kurulduğunda

Boyun ukba dünyasından ayrıldığında

Gönül kuşu Hazret yönüne uçtu olmalı

Hiç bilmem nasıl olacak benim işim

Onun için akar daima gözde yaşım

Seherlerde kalkıp Hakk’tan dilemişim

Melekler "Amin’ine düştü olmalı

Mahzun cana yakındır Hakk derğahı

Pişmanlıkta yeter mi ki birer ahı

Hangi gönül olsa Hakk nazargahı

Hakk nazarı içe dolup taştı olmalı

Hakk işini Hakk için buyurdular

Özlerini halklar arasına yetirdiler

Sıkıntılarını nimet gibi kaldırdılar

Bağrı kanlı gözü yaşlı doldu olmalı

Seven kullar sevdiğine kayırdılar

Dünyayı bırakıp din işine yöneldiler

Aşık kullar Allah diye hareketlendiler

Şeytanın zehri yarılıp kaçtı olmalı

Allah de ey Kul Ahmed özünü bil

Özünü bilince ilmin ile amel kıl

Büyük küçük dostlarından özür eyle

Sen bilmezken senden hata geçdi olmalı

 

HİKMET-59

Eya dostlar yürek bağrım boldı kebab

Vefalı aşık candan geçti olmalı

Aşk ışığı gönül ülkesini eyledi harap

O sebepten aklım-fikrim gitti olmalı

Aşksız kişi insan değildir anlasanız

Muhabbetsizler şeytan kavmi dinleseniz

Aşkdan başka sözü eğer söyleseniz

Elinizden iman-İslam gitti olmalı

Meyhaneye giren aşığın sırrı ortada

Bağrı pişip yaşı akıp eyler figan

Boşuna yürür nerede gitse evi viran

Şüphesiz bilin vahdet meyinden tattı olmalı

Aşk düştü bu başima hayran oldum

Ev-barkımdan geçip sersem oldum

İki alemi terkedip üryan oldum

Çıkan ahım ne göklere yetti olmalı

Akıllı isen Hakk’ın başka sözler haram

Diri oldukça Pir hizmetini eyle tamam

Allah desen lanetli şeytan sana köle

Allah demezler dinlerini sattı olmalı

Ömrü boşa geçenler zayi eyleyenler aşkı bilmez

Candan geçen divaneyi göze almaz

"Hû" sohbetini kuran yere kaçıp gelmez

Can ve gönlü taştan beter katı olmalı

Allah’ın sevdiği kul daima ağlayıp yürür

Hakk’tan korkup niyazını deyip seherde kalkar

Yahya gibi dinmeyip ağlayıp matem tutar

Bu dünyanı arkaya kaldırıp attı olmalı

Aşıkların işidir söz ve güdaz

Aşıkların ihtiyaçları oruç, namaz

Mahşer günü gözyaşıdır Hakk’a niyaz

Arif aşık derd ve alem çekti olmalı

Aşıkların ağzı güler gönlü ağlar

Allah için gözde yaşı bağrı biryan

Canı zikreder, gönlü şükreder, fikri sevgili

Allah dilerse kıl köprüyü geçti olmalı

Aşıkları halk içinde yanıp ağlar

Zâhiren güler bâtınları yürek dağlar

Ecel kovalayıp ölmek için belini bağlar

Sevgilisine arz-ı halini dedi olmalı

Aşıkları melametden kaçmaz olur

Cahillere bâtın sırrını açmaz olur

Her namerde inci-cevher saçmaz olur

Özü okuyup kan zehir yuttu

Pir-i kamil’in sevdiği aşık hevası yok

Yüz bin türlü ibadet eylese binâsı yok

Ey dostlarım aşk derdinin devâsı yok

Geceleri kalkıp Pir eteğini tuttu olmalı

Pir-i kamilin nazar eylese verir deva

Hay u heves, ben-benlik olur tamam

Ondan sonra lanetli şeytan senden uzak

Dar kabirde iman ile yattı olmalı

Kul Hoca Ahmed Hakk sözünü söyler daima

Hakk’dan başka sözler hepsi imiş haram

Razı olsa yerin olur Darü’s-selam

Mağfiretin deryasına battı olmalı

HİKMET-60

Hakk Teala nur saldı canım tutuştu

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Seher vaktinde Pir-i kamil bakıp sordu

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkirlere vaad eyledi Kadir Allah

Kabir içinde armağan eyledi "hur u lîkâ"

Zâkirlerin varacağı yer "Darü’l-beka"

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkir olsa, şükredici olsa yeri cennet

Kanlar aksa gözlerinden eylemez minnet

Ümmet olsan zikrini söylemek size sünnet

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkirlere Allah özü vaad eyledi

"Fezküruni ezkürkum" diye ayet geldi

Firdevs adlı cennetinden mazhar geldi

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkirleri her nefesde zikrini söyler

Tevbe eyleyip eğri yoldan doğruya döner

Zikrini söylese yavaş yavaş şevki artar

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkirleri halka içinde nur görür

Onun için halka içine özünü vurur

Sevgilisini gördüğü zaman canını verir

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Yalan aşık sevgilisinden canını esirger

Ahiret yolunu arkaya atıp dünyayı sever

“Hû” halkasının kurulduğu yerden eyler firar

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

"El kezzabu la ümmeti" dedi Server

Bu sözlere yol verici Hâdi, Rehber

Yalancıya ümmet demez O Peygamber

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Rahman Melik’im gerçek aşığın yolunu açar

Muhabbetin şevki ile yaşını saçar

“Allah” diye nerede gitse Şeytan kaçar

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkirleri zikrini deyip feryad eder

Gözyaşını sarı yüze süs eyler

Kırlarda gezip özünü mecnun eyler

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Zâkir kullar Hakk fermanını sağlam tutar

İhlas ile Allah diye kanlar yutar

Halka içine girdiği vakitde candan geçer

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Taharetsiz zikir söyleyene lânet yağar

İşte o gün olan çocuk şeytan doğar

Öleceği vakitde önce gelip şeytan bakar

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Taharetsiz zikrini söyleyen iman etmez

Öleceği vakitde Hak Mustafa elini tutmaz

Sûbhan Melik’im günahım asla bağışlamaz

Gelin yığılın zâkir kullar zikir söyleyelim

Mümin olsan taharetsiz zikrini söyleme

Kerametler söyleyip halk