Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

OĞUZHAN SAKOĞLU

BTP GENEL BAŞKANI; BAŞ ” ÜÇ BEŞ ÇAPULCU İŞİ DEĞİL “

BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Güngören’de meydana gelen menfur eyleminin “üç beş çapulcunun kafalarına göre yaptıkları bir eylem olarak görülmemesi gerektiğin söyledi.

Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Güngören’de gerçekleştirilen terör eylemi konusunda bir açıklama yaptı. Prof. Dr. Baş, terör belasının yıllardan beri milletimizin başını ağrıttığına işaret ederek, şunları söyledi:

“Türk milleti, kimi zaman dağda, kimi zaman şehirde, ama sürekli can veriyor, evladını kaybediyor. Her gün birkaç şehit askerlerimizi omuzlarımızda taşıyarak uğurluyoruz. Dün akşam Güngören’deki menfur saldırılara ise 18–19 masumu kurban verdik; 150’nin üzerinde yaralımız var. Ölen masum vatandaşlarımıza Yüce Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve Yüce Türk Milletine başsağlığı dilerim.”

Devlet ve millet meselesi

“Bu insanlık dışı menfur olayları, üç–beş çapulcunun kafalarına göre bombalar patlatarak masum vatandaşlarımızın canına kast etmeleri olarak değerlendiremeyiz” diyen Prof. Dr. Baş, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu konu, bir devlet ve millet meselesidir. İşin Türk ekonomisinin çöküşüne bakan yanı vardır. Devlet kurumları arasındaki ve devlet–millet bütünlüğündeki dalgalanmalara bakan tarafı vardır. Sosyal ve kültürel dokularımızın çözülmesine bakan, adalet, asayiş ve emniyet mekanizmalarında zaaf sayılabilecek uygulamalara bakan tarafları vardır. Hepsi kadar önemlisi, ülkemiz ve bölgemiz üzerinde iştah kabartanların, Türkiye’mizi diledikleri istikamete sürükleme hesapları vardır. Terör belasının, bütün bu çeşitli yönlerini ele alarak köklü çözümler bulmak, bugün, dünkünden daha zaruri bir hal almıştır.

Türkiye asla çözümsüz değildir; BTP’nin çözümleri, Sosyal Devlet projeleri ve Milli Ekonomi Modeli herkesin gözü önündedir. Yeter ki, gelişmeleri sağduyu ile, akl–ı selim ile ve basiretle ele alıp, birlik ve beraberliğimizi koruyalım.

Tarihte olduğu gibi bugün de milletimizin azim ve kararlılığı, başta terör olmak üzere her türlü siyasi ve ekonomik sıkıntıların üstesinden gelecek kudrettedir. İstanbul Güngören’de vuku bulan menfur terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrar Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine, yakınlarına ve yüce milletimize başsağlığı diliyorum.”

[29.07.2008]

BTP GENEL BAŞKANI; BAŞ ” VATANDAŞ UYANMALI “

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, toplumun tüm kesimlerinin ciddi zorluklarla karşılaştığına işaret ederek, “Biz 2002’de halkı uyarmıştık. Vatandaş artık uyanmalı” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AKP iktidarının uyguladığı IMF politikalarıyla esnaf kesiminin iflasın eşiğine geldiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: “Bazıları diyor ki, ‘Hocam sen keskin konuşuyorsun ama dediklerin de bir bir çıkıyor.’ Ben bu iktidarın ortaya koyduğu rakamlardan yola çıkarak, gelişmeleri tahlil ediyorum. Bu şartlar altında bir de kişi başına düşen milli geliri 9 bin 300 dolar açıkladılar. Türkiye’de ortalama bir aile 4–5 kişiden müteşekkildir. Bunların açıkladıkları rakama göre, böyle bir ailenin eline yılda 35–40 bin dolar geçmeli. Bu parayla arı sütüyle beslenilir.”

Pazarda, çarşıda esnafın, pazarcının ve tüccarın iş yapabilmesi için milletin cebinde para olması gerektiğine işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Cebinde parası olmayan tüketici olamaz. Tüketici kimdir? Tüketici memurdur, işçidir, gençtir, yaşlıdır, ev kadınıdır; kısaca 7’den 70’e toplumun tüm fertleridir. AKP iktidarı toplumu ne ile destekliyor ki, bu saydığımız kesimler tüketici olabilsin? Dolayısıyla mevcut şartlarda esnaf, dükkan sahibi malını kime, nasıl satacak?”

Çare Milli Ekonomi Modeli’nde

Türkiye’yi ayağa kaldırabilmek için Milli Ekonomi Modeli’ni (MEM) ortaya koyduklarını hatırlatan BTP Genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye’nin bu kulvara bir önceki iktidar döneminde sokulduğunu, AKP’nin de bir önceki iktidarın uygulamalarını sürdürdüğünü dile getirdi. Prof. Dr. Haydar Baş, “Bir önceki iktidar da ABD’nin ve IMF’nin dediğini yerine getirdi, bunlar da aynısını yapıyor” dedi. BTP olarak kendilerinin milleti ayağa kaldıracak bir modeli ortaya koyduklarını hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, MEM’in kendi kaynaklarımızı harekete geçiren, insanımızın emeğini devreye koyan bir model olduğunu belirtti. BTP Genel Başkanı, sözkonusu modelin Venezüella’dan Brezilya’ya; Rusya’dan Azerbaycan’a övgü aldığını ve uygulamaya konulduğunu tekrarladı.

[27.07.2008]

BTP GENEL BAŞKANI; BAŞ ” BTP’ YE 24 SAAT YETER “

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Biz ülkenin gidişatına 24 saat içinde tersine çevirir, herkesi bolluğa ve huzura kavuştururuz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Başkanlık Divanı, geçtiğimiz Cumartesi günü Trabzon’da toplandı. Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş’ın başkanlık ettiği toplantıda parti faaliyetleri ele alındı.

Toplantıda partililere de hitap eden BTP Genel Başkanı’nın gündeminde Milli Ekonomi Modeli vardı. Prof. Dr. Baş, “Biz bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan kadroyuz. Türkiye’nin ihtiyacı olan partiyiz” dedi.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modelini anlatmadan önce kapitalizm ve komünizmdeki temel anlayıştan bahsederek, “Bütün insanlık bu iki sistem tarafından adeta sürü halinde emilip heder edilen toplumlar haline geldi. Sistemler vampir, emilen halk” dedi.

Nasıl bir devlet anlayışı

Prof. Dr. Baş Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli’nin insanlığın beklediği tez olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Devlete öyle bir mana verelim ki, bunun adı sosyal olsun. İşte Anayasada olan sosyal devlet. Halk için olan devlet. Millet için olan devlet. Bu anlayıştan yola çıkarak, devletin vazifelerini ortaya koyduk. Halk kendisine çalışacak, devlete değil. Devlet de halka çalışacak. Güzel de, işte halk kendisine çalışıyor, devlet de halka çalışıyor; bu devlete kim çalışacak? Siyaset de mahareti, marifeti, bilgi ve görgüsüyle devlete çalışacak, devleti ayağa kaldıracak, adını ‘devlet baba’ yapacak.”
Milli Ekonomi Modeli’nin ve bu modelin nasıl hayata geçeceğini anlatan Sosyal Devlet tezinin 4 ayrı uluslararası kongre ile dünyanın en önemli bilim adamlarının önüne konarak tartışmaya açıldığını ifade eden Prof. Dr. Baş, modelin dayandığı temeli şöyle anlattı: “Bu temeller benim medeniyetim, kültürüm, siyasetim ve inancımdan kaynaklanmaktadır. Bu temeller milletle birebir örtüşüyor. Komünizmi getirmek istiyorsun, milletle alakası yok. Kültürüyle, medeniyetiyle, siyasetiyle alakası yok. Bununla diyorsun, milleti doyuracağım. Kapitalizmi getiriyorsun, milletle alakası yok.”

Türkiye’yi kurtaracak tezler

“Bizim medeniyetimizle örtüşmeyen hiçbir sistem başarılı olamaz” diyen Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: “Biz Mustafa Kemal’in izinden gidiyoruz. Ne diyor? Bağımsız bir ekonomi. Bağımsız bir millet. Bağımsız bir devlet. Senin hürriyetin yok , ondan sonra esirsin. İstedikleri gibi evirip çeviriyorlar seni. Kendi kendine oturmuşsun, rüyalar anlatıyorsun. Bu ne? Bizim zıddı kamillerimizin toplum içindeki vazifesi budur. Şimdi Türkiye’yi kurtaracak olan bir tez var. O tez nedir? Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet, Sosyal Devlet tezleri.”

Kimsenin kuşkusu olmasın

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomi gündemli konuşmasında son sözü Türk milletine söyleyerek, şunları söyledi: “Ekonomide en sağlam, en düzgün yol nedir? İnsanın fıtratına uygun, beşeri şartlarına cevap verebilecek hayatı insanımıza ve insanlığa yaşatmak. İşte biz bunu Milli Ekonomi Modeli ile ortaya koyduk. Biz ülkenin gidişatına 24 saat içinde tersine çevirir, herkesin rahata, bolluğa ve huzura kavuştururuz. Bunda kimsenin kuşkusu olmasın.”

[29.07.2008]

BTP GENEL BAŞKANI; BAŞ ” PROJEMİZ TERÖRÜ BİTİRİR “

 

        Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “vatandaşlık maaşı” projesiyle yıllardan beri kanayan yaramız olan terörü kökten halledeceklerini açıkladı.

        Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yıllardır bu ülke ve bu millet üzerine oynanan ayrılık oyunlarına dikkat çekti.
Prof. Dr. Haydar Baş Türkiye’de yıllardır bu milleti birbirinden ayırmak için bin bir türlü oyun oynandığına dikkat çektiği konuşmasında, “Sağcıydı, solcuydu… Sünniydi, Şiiydi, Aleviydi. Bu farklık ve sosyal zenginliğimizi, milletin bölünmesine vesile kıldılar yıllarca. Bu anlayış, bu kavrayış, milleti bazen devlete karşı bazen birbirine karşı düşürdüğünü esefle müşahede ediyoruz” şeklinde konuştu.
Basiretsiz yöneticiler ve siyasetçiler nedeniyle bu bölünmenin sürekli arttığını belirten Prof. Dr. Baş, “40 yıldır bu oyunu bozmak için mücadele ettik” açıklamasından sonra şunları söyledi: “Bu milletin evlatları sokaklara döküldü… Elimize namluları aldık, tetikleri çektik ve birbirimizi yok ettik. Bundan daha büyük tehdit olabilir mi ülke için? Ta o zaman, ben dedim ki, ülkenin en büyük problemi, bu fitnedir, bu ayrılıktır. Birlik ve beraberlik hususunda neredeyse her vilayette konferanslar verdik.”

Bölünmek değil, birlik gerekli
BTP Genel Başkanı bu değerlendirmelerin ardından birlik çağrısında bulundu. “Bundan başka bizim sermayemiz de yok. Bizi ne kadar bölerlerse o kadar zayıflarız. O kadar biteriz, yok oluruz. Ne kadar bir arada olursak o kadar güçleniriz” diyen Prof. Dr. Haydar Baş, yılların kanayan yarası dediği terör sorununa da değindi. BTP Genel Başkanı, şunları söyledi: “Ne oluyor peki arkadaşlar, kazanan kim bu ülkede? Dağa çıkan çocuğun anası, babası mı kazanıyor? Yok. Kardeşi mi kazanıyor? Komşusu mu kazanıyor? Millet mi kazanıyor? Devlet mi kazanıyor? Devlet ve milletimizin bölünmesi hesabını yapanlar, bölgemiz üzerinde iştah kabartanlar kazanıyor.” 

Terörün çözümü “Vatandaşlık Maaşı”
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş partisinin terör ve Güneydoğu’da yaşanan sıkıntılar konusundaki çözüm ve görüşlerini de açıkladı. Her Türk vatandaşına verilecek 500 YTL vatandaşlık maaşının bu projelerden ilkini oluşturduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı, “Bunun ortaya konulmasının sebebi Güneydoğu’nun probleminin hallidir. Her Türk vatandaşına 500 YTL vatandaşlık maaşı bağlayacağım. Her kadına işçi statüsünde 500 YTL ev hanımı meslek maaşı bağlayacağım. Evdeki çocuk 250 YTL maaş alacak. Asgari ücreti 2000 YTL yapacağım. Hesabını yapın; her eve aylık en az 6 bin – 6 bin 500 YTL maaş girecek. O anne–baba çocuğunu dağa çıkartır mı?! Demez mi ki, oğlum in aşağı, adam ol, maaşını al. Devletimiz bize babalık yapıyor, ekmek teknemizi devirme… Devirirsen sütümüz sana haram olsun… Demez mi! Der, diyecek. O zaman dağda kimse kalamaz” dedi.

 

 

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, hiç bir ülkenin borçla kalkınamayacağına işaret ederek, “Dev kurumlar satıldı, borç iki katına çıktı” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk ekonomisinin içinde bulunduğu genel durumu ve hükümetin ekonomi politikasını değerlendirdi. IMF talimatıyla yıllardır uygulanan sürdürülebilir borç politikasını eleştiren BTP Genel Başkanı, “Artık günümüzde faizler ödenip, borçlar ertelenebilir hale geldi. Özelleştirme adı altında birbiri ardına satılan dev kuruluşlara rağmen, Türkiye’nin borcu iki katına çıktı” dedi.

Partisinin Ankara’da gerçekleştirilen Başkanlık Divanı Tohlantısı’nda konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Arkadaşlar bir ülke borçla kalkınmaz. Hem de karşılığı olmayan boçla kalkınmaya teşebbüs edenler, yarın en mukaddes kurumlarını, kuruluşlarını ve değerlerini o borçları ödemek için vermeye mecbur kalırlar.”

Türkiye’yi Osmanlı’nın akıbeti bekliyor

“Türkiye maalesef bu yola girmiştir” dilen Prof. Dr. Baş, artık sadece faizlerin ödenip borçların ertelenmeye başladığını söyledi ve Osmanlının sonunu getiren Duyun–u Umumiye (Genel Borçlar Dairesi) uyarısında bulundu. Haydar Baş, şunları söyledi: “Dün Duyun–i Umumiye’nin kurallarını bugün bu iktidar borçlanma yoluyla hayata geçiriyor. Adına özelleştirme diyerek, Türkiye’yi parsel parsel elimizden çıkardılar.”
Prof. Baş, “Türkiye’nin dev kuruluşları bir bir güya borç ödemek için satıldı ancak Türkiye’nin toplam borcu bu iktidar döneminde 2 katından fazla arttı bu nasıl bir iş?” diye sordu.

BTP Genel Başkanı, şunları söyledi: “Telekom satıldı, Tüpraş satıldı, Petkim satıldı, POAŞ satıldı, Erdemir satıldı, Sümerbank satıldı, SEKA satıldı, limanlar satıldı, Tekel satıldı. Ne kaldı geriye? Hiçbir şey kalmadı. Ve bütün bunları biz niçin sattık? O borcu aldık ya onları ödemek için. Yetmedi! Hadi babam vergi üstüne vergi. Milletin anası, dini ağladı.”

İktidar istifa etmeli

Sadece elektriğe 6 ayda yüzde 42 zam gelirken memur maaşlarına yüzde 3 artış yapıldığını hatırlatan BTP Genel Başkanı, “Bu iktidarın yapacağı ek şey istifa etmektir” diye konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: “Bunun neresinden bakarsan bak, neresinden eline alırsan al, bu çürüdü. Bunlar bu işi yapamazlar. Bunların yapacağı en hayırlı iş, istifa mektubunu Sayın Cumhurbaşkanı’na takdim edip, sineyi millete dönmek ve bir daha siyasete merhaba dememektir. Niye? Batırdılar.”

‘Biz hazırız’

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Biz çözüm ve projelerimizle hazırız” diyerek ‘alternatif yok’ iddialarına ve Türk basının tavrına tepki göstererek, şunları söyledi: “Ben diyorum ki, kadrolarımla birlikte biz bu işi yaparız. Bazı basın medya ve kuruluşları kulaklarını pamukla tıkamış, gözlerine mil çekmiş, kör etmiş. Hiç bizi görmüyorlar.”

Prof. Dr. Baş, “Geçmişte bunlar bu işi yapamaz” dediği için kendisini eleştiren bir arkadaşıyla arasında geçen ilginç bir diyaloğu da partililerle paylaşarak, şunları söyledi: “Yahu Hocam, ‘bana hakkını helal et’ dedi. Niye dedim? Senin ben çok aleyhinde konuştum. Zannettim ki, sen de bizim gibi işkembeden atıyorsun. Meğer senin dediklerin hepsi gerçekmiş, bana hakkını helal et. Biz bu işi biliyoruz biz bu işi yapacağız. Ama millet, kendini yanlışla, yalanla oyalamasın. Devlet bir gemidir arkadaşlar. Su almaya başladı mı, içinde bulunanların tamamı batmaya mahkumdur. Vatan bizim, millet bizim. İlgisiz alakasız kalmamız hiç ama hiç mümkün değil.”

[24.07.2008]

 

BTP GENEL BAŞKANI; BAŞ ” AB, TÜRK MİLLETİNE MUHTAÇ OLACAK “

 

 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ziyarette bulunduğu Karahüyük’te yaptığı konuşmada, “AB, Türk milletine muhtaç hale gelecek” açıklamasında bulundu.

Yurt turunu sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, geçtiğimiz günlerde Nasrettin Hoca’nın yaşadığı yer olarak bilinen Karahüyük’e de ziyarette bulundu.

AKP’den istifa ederek BTP’ye katılan Karahüyük Belediyesi’ni ziyaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’a BTP’li Ovaakça belediye başkanı Ali Garaçoğlu ve parti kurmayları da eşlik etti. Ziyarette, Anavatan Partisi’nin Akşehir eski ilçe başkanı Mehmet Ali İpek Bağımsız Türkiye Partisi’ne katılması münasebetiyle rozet takma merasimi düzenlendi. İpek’in rozetini takan Prof. Dr. Baş, BTP’li Karahüyük ve Ovaakça belediye başkanlarıyla beraber birlik pozu verdi. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’a büyük ilgi gösteren Karahüyük halkına hitap eden Prof. Dr. Haydar Baş’ın gündeminde Türkiye-AB ilişkileri vardı. Prof. Dr. Baş belediye önünde toplanan kalabalığa yaptığı konuşmasına, “Ben Nasrettin Hoca’yı bu yolda kendisine mürşit kabul etmiş bir kardeşinizim. O’nun bendesiyim. Yani sizlerin en güzel dostlarınızdan biriyim” sözleriyle başladı.

Medeni olan Batı değil, Türk milletidir

BTP Genel Başkanı bu sözlerin ardından yeniden hareketlenen ve gündeme yerleşen Türkiye-AB ilişkilerine değindi. Prof. Dr. Baş, önce Avrupa’nın göbeğinde, Balkanlarda, tam 13 yıl önce yaşanan, binlerce Boşnağın Sırplar tarafından öldürüldüğü Srebrenica katliamını hatırlattı. BTP Genel Başkanı, “O katliamı yapan komutan hala hayatta. Elini kolunu sallıyor. Bu medeni batı dediğimiz dünya da bu adamlara fiske dahi dokundurmuyor ve hesaba çekmiyor” şeklinde konuştu.

Boşnakların bu vahşete seyirci kalanlar hakkında açtığı davanın da reddedildiğini belirten Prof. Dr. Baş, batının medeniyet anlayışına, “Şimdi şu insanlar medeni diyoruz. Allah aşkına siz bana Müslüman Türk’ün altı bin yıllık tarihinde böyle bir katliam yaptığının bir tek örneğini gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz. O halde medeni olan batı değil, sizlersiniz” şeklinde dikkat çekti.

Türk milletinin medeniyeti de tevhittir

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, teslis inancına sahip AB, tevhit inancına sahip Türkiye’yi arasına almaz görüşünü tekrarladığı Karahüyük’teki konuşmasında şunları söyledi: “Akidesi tevhit olan Türk milletinin medeniyeti de tevhittir, kültürü de tevhittir, sanatı da tevhittir. Siz nasıl olur da bulanık bir suyla duru suyu bir araya getirip duru tutmaya çalışabilirsiniz? Bu mümkün mü sevgili arkadaşlar? Mümkün değil.”

AB tükendi, çökmeye mahkûmdur

BTP Genel Başkanı konuşmasında AB dönem başkanı Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen Akdeniz için Birlik zirvesine de değindi. Yıllardır tek devlet olma hayali kuran ancak bunu başaramayan AB’nin yeni arayışlara yöneldiğini belirten BTP Genel Başkanı, “kaynakları ve genç nüfusu tükenen AB çökmeye mahkûmdur” şeklinde konuştu ve çok dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi:

“Bu birlik devam etmez. Dağılmaya mahkûmdur. On yıl evvelinden hiç eser yok. Neden yok? Çünkü Avrupa bitmiştir sevgili arkadaşlar. Yer altı kaynaklarını harcadı. Avrupa ülkelerinde yaşayan insanlarının yaşları ihtiyarladı. Nesil tükendi. Artık Avrupa bundan sonraki dönemde elini açacak, Türk milletinden yardım dilenecek. Bunu kafanıza koyun. Şimdi Türk milletine muhtaç olacak insanların topluluğuna girmek isteyen şu siyasilere nasıl olur da basiret ehli diyebiliriz sevgili arkadaşlarım.”

AB’nin istekleri yerine getiriliyor

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “bugüne kadar ki tüm iktidarlar gibi AKP hükümeti de sırtını dışarıya dayadı, halkı temsil etmiyor” vurgusunu yaptığı konuşmasında AB’nin isteklerinin iktidar tarafından itiraz edilmeksizin yerine getirildiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Baş şunları söyledi:

“Yatıyor kalkıyor, bir de bakıyorsun ki Amerika’da. Yatıyor kalkıyor, bir de bakıyorsun ki, Avrupa’da. Ne diyorlarsa harfiyen onların dediklerini yerine getiriyor. Sizin dediklerinizi mi yapıyor, şu anda iktidar? Yapmıyor. Avrupa Birliği ne diyorsa onu harfiyen yerine getiriyor. AB, “kanunlar değişecek” diyor, değişiyor. “Ceza kanunu değişecek” diyor, değişiyor. “Medeni kanun değişecek” diyor, değişiyor. Öyle değil mi? yanlış mı konuşuyorum? Peki ama sizi hiç düşünen var mı? Siz de “bunlar bizim partimizdir” diyorsunuz. Bunu sakın ha söylemeyin, bunlar sizi temsil etmiyor.

[16.07.2008]

19 MAYIS BAĞIMSIZLIK MEŞALESİNİN YAKILDIĞI GÜNDÜR.

 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Yüce Türk Milleti, dün canı pahasına bağımsızlığına sahip çıktığı gibi, bugün de, bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecektir” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 19 Mayıs münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Mesajında Türk Milleti’nin bağımsızlık karakterine dikkat çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Yüce Türk Milleti, dün canı pahasına bağımsızlığına sahip çıktığı gibi, bugün de, bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecektir” dedi.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş “Bölgemiz üzerinde hesaplar kuran küresel güçlerin, ABD, AB ve IMF’nin her geçen gün artan talep ve beklentileri, 19 Mayıs 1919 öncesinde olduğu gibi, bu güzel ülkemizin bölünmesine ve mukaddes vatanımızın işgaline dönük taleplerdir. Dün Sevr’i hayata geçirmek üzere Anadolu’yu işgal edenlere karşı, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kuvay–ı Milliye ruhunu şahlandırmak için 19 Mayıs’ta başlattığı Kurtuluş mücadelesi ve ruhuna sahip çıkan Türk Milleti, bugün de bağımsızlığının tehlikede olduğunun farkına vararak, “Tam Bağımsız Türkiye İdeali” için aynı fedakarlığı ortaya koyacaktır” dedi.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Dün mandacı işbirlikçilere geçit vermeyen Büyük Türk Milletinin evlatları, bugün de ABDAB ve IMF’cilere gereken dersi vererek; siyasi, iktisadi, kültürel her sahada, Tam Bağımsız Türkiye tezine gönül ve emek veren lider ve kadrolarla tek bilek tek yürek olacaktır” dedi.

Siyasi bağımsızlık için ekonomik bağımsızlık şart

Türk devleti ve milletinin bugün karşı karşıya bulunduğu siyasi ve ekonomik tehdit ve tehlikeleri bertaraf edecek modele ve projelere sahip olduğuna dikkat çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Devlet ve milletimizin siyasi bağımsızlığı için, ekonomik bağımsızlık olmazsa olmaz şarttır. Küresel manevralara karşı devletmillet bütünlüğünün sağlanması için de, devletin, Sosyal Devlet, baba devlet olması kaçınılmazdır. Bu bağlamda Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal DevletMilli Devlet tezi ile devlet ve milletimizin bahtıdır; demokratik, laik ve Sosyal hukuk devletimizin teminatıdır” dedi. “Bir milletin bağımsızlığı, o milletin dünya sahnesinde var olabilmesinin vazgeçilmez en temel şartıdır.
Onun içindir ki Türk Milleti bağımsızlığına canı pahasına sahip çıkmıştır, bundan sonra da çıkmaya devam edecektir” diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Devlet ve milletimizin bağımsızlığını elinden alma gayretine girenler, hoşgörü, diyalog, entegrasyon, stratejik ortaklık, globalizasyon ve küreselleşme gibi kavramları istismar ederek ve bunları sadece kendi menfaatlerine kullanarak bağımsızlığımızı yok edip, tüm dünyaya ve özellikle tarihi coğrafyamıza egemen olmak istemektedirler. Bundan 90 sene öncesinde olduğu gibi, bugün de Yüce milletimizin ve elbette Atatürk tarafından kendilerine Cumhuriyet’imizin emanet edildiği gençlerimizin azmi ve kararı, bütün bu oyunları bozmaya muktedirdir. 19 Mayıs, işte bu bağımsızlık karakteri, azmi ve kararının abideleştiği gündür. Bu mana içerisinde Yüce milletimizin ve kıymetli Türk gençliğinin 19 Mayıs’ını kutlar, huzur ve esenlik dolu nice bayramlar temenni ederim” dedi.

[19.05.2008]

MİLLİ DEVLET = BEŞİKTEN MEZARA KADAR GARANTİ

 

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Milli devlet tam bir sosyal devlettir, çünkü beşikten mezara kadar tüm hayatı garanti altına alacak projeleri ve kaynakları ortaya koyar” dedi.

Uluslararası Sosyal Devlet–Milli Devlet Kongresi’nde konuşan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli devlet tam bir sosyal devlettir. Çünkü devlet–millet kaynaşmasını sağlar. Bu kaynaşma ancak, kendine ekonomik ve sosyal açıdan sahip çıkan bir devlet anlayışı ile olur” dedi. 15 ülkeden 100’ün üstünde akademisyenin katıldığı kongrenin kapanış konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, “Milli Devlet niçin Sosyal Devlet’tir? sorusuna cevap niteliğinde şunları söyledi;

• Milli devlet, bir sosyal devlettir, çünkü Milli Ekonomi Modeli ile kişilere proje mukabili faizsiz kredilerin verilmesi her vatandaşın emeğinin devreye konmasını sağlamaktadır.
• Milli devlet bir sosyal devlettir, çünkü her üretim kademesindeki vatandaşın sosyal hakları, ücretleri ve tüm menfaatleri devletin garantisindedir.
• Milli devlet sosyal devlettir, çünkü Milli Ekonomi Modeli ile sürekli büyümeyi formülleştirmekte, işsizliğe çözüm getirmektedir.
• Milli devlet sosyal devlettir, çünkü yeraltı kaynaklarını devlet–millet ortaklığı ile işleterek gelirini yine millete dağıtır. Geliri 100 milyarın altındaki kesimden vergi almaz. Devletin gelir kaynaklarını vergilerle sınırlı tutmaz. Senyoraj hakkını devreye koyar.
• Vatandaşlık maaşı projesi ile her vatandaşını maaşa bağlar.
• Ev hanımlarına meslek hakkı verir. Meslek maaşı verir. Doğum yapan her anneye ikramiye sunar, çocuk maaşı verir, gençleri uzun vadeli faizsiz krediler ile evlendirir.
• Kobilere, sanayiciye, küçük esnafa proje mukabili faizsiz kredilerle iş ve yatırım imkânı sunar.
• Kimsesiz yaşlılara maaş bağlar. Lise mezunlarını sınavsız üniversiteye alır, üniversiteliye burs verir.
• Evi olmayana uzun vadelerle faizsiz kredilerle konut yapar.
• Tarım kesimine, çiftçiye avans ve faizsiz üretim desteği verir.
• Şehit yakınlarına, dul ve yetimlere sahip çıkar, emeklilerin maaş kesintilerini kaldırarak onların yüzünü güldürür.
• Böylece gelir belli kesimde toplanmaz, milletin tamamına dağılır.
• Milli devlet, bir sosyal devlettir, çünkü, tam bağımsız yargıyı temin sözü verir, Milli devlet bir sosyal devlettir, çünkü, temel hak ve hürriyetlerin tamamı devlet garantisinde yaşanır ve korunur.

MİLLİ EGEMENLİKTEN VAZGEÇİLEMEZ.

Milli egemenlikten vazgeçilemez

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, 23 Nisan münasebetiyle yayınladığı mesajında, devlet ve milletimizin bekası için milli egemenliğin vazgeçilemez bir esas olduğunu belirtti.

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebetiyle yayınladığı mesajında milli egemenlik konusunun önemine dikkat çekti. 88 yıl önce 23 Nisan 1920’de Anadolu’yu işgal eden devletlere verilen en etkili cevabın TBMM’nin açılışı ve bağımsızlığın ilanı olduğunu belirten Prof. Dr. Baş şöyle konuştu: “88 yıl önce Bağımsız Türkiye amacıyla Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde yola çıkan Kuva–yı Milliye hareketi, ülkemizi işgal eden emperyalist güçlere karşı en güzel cevabı, Bağımsız Türkiye’nin en önemli sembolü olan Millet Meclisi’ni açarak vermiştir. O gün Meclis’in açılmasında ortaya konulan ve bugün de en önemli vazgeçilmezlerimizden olan Milli Egemenlik ruhu, Cumhuriyetimizin kuruluşunda da kendisini göstermiştir”.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Maalesef bugün milli egemenliğimiz ciddi tehditler altındadır. Bir taraftan AB, bir taraftan ABD ve bir taraftan da IMF, devleti ve milletiyle topyekün Türkiye’mizi çepeçevre kuşatmıştır. Siyasilerin verdiği tavizlerle, milli egemenliğimiz ciddi anlamda hasar görmüştür. AB talimatlarıyla çıkartılan Şeker Yasası, Tütün yasası, Tahkim yasası, Maden yasası ve Vakıflar Yasası gibi düzenlemeler Milli egemenlimize vurulmuş en büyük darbelerdir. AB ve IMF’nin talimatlarıyla, uğruna milyonların can verdiği mukaddes vatan toprakları, kelepir fiyatına ecnebiye satılmaktadır. Devlet ve milletimizi karşılığı ne olduğu belli olmayan bu peşkeşlerin cenderesinde kıvrandıranlar, 23 Nisan’ın ulusal egemenlik ve bağımsızlık yönünü bir tarafa koyarak, çocuk seremonisine dönüştürmektedirler. Halbuki bağımsızlığın ve milli egemenliğin yok edildiği vatan toprağında, en büyük acıyı çocuklar ve analar yaşamaktadır. O halde, 23 Nisan’ın milli egemenlik boyutunu hep beraber idrak etme mükellefiyetimiz vardır” şeklinde konuştu.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Bütün olumsuzluklara rağmen, gerektiği zaman aziz Türk milletinin, 1920’de gösterdiği Milli Egemenlik ruhunun aynısı ortaya koyacağına olan güvenimiz tamdır. BTP’nin Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet–Milli Devlet projelerimiz, bağımsızlık ve onurlu hayat yolunda yüce milletimizin kuvvet alacağı kaynaklardır. Bu bağlamda bir tek vatandaşlık maaşı projemiz bile, ev hanımlarının işçi statüsünde maaşa bağlanması projemiz, Türk milletinin kendine gelmesi ve bağımsızlığını korumasında en güçlü dayanaklardan biri olacaktır”

TIKANAN DÜNYAYA TEK ÇIKIŞ ADRESİ

 

Bilim adamları, 4. Uluslarası Sosyal Devlet Milli Devlet Kongresi’nde, dünyanın ve Türkiye’nin sorunlarının çözümü için tek adresin Prof. Dr. Haydar Baş’ın tezi olduğunu anlattılar.

15 ülkeden akademik katılım

Dördüncüsü düzenlenen Uluslarası Sosyal Devlet Milli Devlet Kongresi 15 ülkeden 100’ün üstünde akademisyenin katılımıyla Bursa’da dün başladı.

Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan tarihi kongrede Gaziantep Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu bütün katılımcılara hoş geldiniz konuşması yaptı. Prof. Eyercioğlu konuşmasında “iki gün bu kongrede daha önceki kongrelerde olduğu gibi kaosa, savaşa, kine, nefrete ve teröre giden bir dünyayı, barışa, huzura, dostluğa ve kardeşliğe kavuşturacak adımları beraberce attığımız ve dünyaya büyük mesajlar verdiğimiz bir kongre olacağını ümit ediyoruz” dedi.

Bu kongre insanlığın önünü açacaktır

Daha sonra kongrenin yapıldığı Ovaakça Belediye Başkanı Ali Garacoğlu selamlama konuşması yaptı. Garacoğlu konuşmasında, “Sosyal Devlet Milli Devlet” kongresi bütün insanlığın önünü açacaktır. Özellikle Türk Milleti, bu eseri ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş’ı yakından takip etmeli ve çözüm üretmeyenlere değil çözüm üretenlere destek vermelidir” dedi.

Kongreye tüm dünyadan yoğun ilgi

Kongrenin organizatörü olan “Uluslararası Bağımsız Milli Ekonomi Modeli Birliği Derneği” üyesi Fuat Şengül de bir selamlama konuşması yaptı. Şengül, “bu güne kadar gerçekleştirilen kongrelerde Milli ekonomi Modeli tezinin tüm ülkeler için yegane çıkış yolu olduğu yüzlerce bilim adamı tarafından ortaya konulmuştur” ifadelerinde bulunduğu konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu modele çok büyük bir ilgi gösterildiğinden bahsetti. Bu kapsamda Viyana Üniversitesi’nde Milli Ekonomi Modeli’nin ders olarak okutulduğunu söyledi.

BU KONGRE CESUR BİR GİRİŞİMDİR

Kongre’de ilk olarak katılan akademisyenlerin selamlama konuşmaları gerçekleştirildi.

Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cornelia Versteegh, “Almanya kongresinde konuştuğumuz Milli Ekonomi Modeli’nden çok istifade ettik” dedi.

Finlandiya’dan kongreye katılan Prof. Dr. Juhani Tamminen ise “Milli ekonomi Model’ini uygulayan hükümetlerin özellikle kalkınma konusunda çok ilerleme kaydedeceklerdir” dedi.

Estonya Tallinn Universitesi’nden kongreye katılan Prof. Dr. Jyri Kadak ise selamlama konuşmasında “dünya ülkeleri ya globalleşmeye devam edecek ya da kurtuluş için Milli Ekonomi Modeli’ni uygulayacaktır” dedi.

Kazakistan İktisat Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabden Orazalı ise selamlama konuşmasına, “Nasılsınız Türk Kardeşler” diye başladı ve Kazakistan’dan bilim adamlarının selamlarını getirdiğini söyledi. Horazalı, “globalleşme süreci bizi o kadar sıkıntıya düşürdü ki, “Sosyal Devlet Milli Devlet” anlayışını incelemeye bizi mecbur etti. Dünya’da Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu tezlerin eşi ve benzeri yoktur” dedi.

Saraybosna Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sekip Sokoloviç de konuşmasında “Milli Ekonomi Modeli her ülke için uygulanması gereken bir modeldir. Küreselleşme insanlara hiçbir olumlu şey katmamaktadır” dedi.

Budapeşte Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vugar Seidov ise “Bu kongre son derece önemli bir kongredir. Gelecekte daha önce Almanya’da yapılan kongre gibi bir kongrenin tekrar Avrupa’da yapılmasını istiyorum. Beni Avrupa’da bir elçiniz olarak kabul ederseniz bundan büyük şeref duyacağımı ifade etmek isterim. Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Sosyal Devlet Milli Devlet” tezi son derece cesur bir girişimdir. Bu kongre küreselleşme hegemonyasını kıracak bir girişimdir. Bilim dünyasının sahip çıkması gereken bir modeldir” dedi.

Paris Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Patric Boulongne de “Milli Ekonomi Modeli” ve “Sosyal Devler Milli Devlet” tezlerini içinden çıkaran medeniyet gerçekten en büyük saygıyı hak etmektedir. Bu kongreye katılmak benim için onur vericidir” dedi.

Azerbaycan’dan Prof. Dr. Ahmet Quashamoğlu yaptığı kısa selamlama konuşmasında, “Bu kongre dünyanın her yanında kan döküldüğü bir zamanda dünyayı daha iyi yönetmek mümkün demenin adıdır” dedi.

Macaristan’dan Tibor Menzei “Prof. Dr. Haydar Baş’a bize açtığı ufuk için teşekkür ederim” dedi.

Almanya Magdeburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. F. R. Grabau da selamlama konuşmasında, “Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Milli Devlet tezi kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacaktır” dedi.

KKTC’den kongreye katılan akademisyen Dr. Birol Şensoy ise “Prof. Dr. Haydar Baş eserlerinde dünyanın bugün yaşadığı krizleri önceden uyarmıştır” dedi.

[20.04.2008]