ÜLKEYİ YÖNETMESİ İÇİN ÇABALADIĞIMIZ ADAMA KOYUNUNU TESLİM EDERMİSİN?
İhbar Et Etiketler : sen seÇdiyelim ki 300 kişinin çalıştığı son derece modern ve sektörüne öncülük eden, piyasaya hakim bir şirketiniz var. pazarlamasıyla, muhasebesiyle, üretimiyle, deposuyla v,s önemli araziler üzerine kurulmuş büyük bir şirket… lafı fazla uzatmadan ben sorumu sorayım. az önce özelliklerini saydığım bir şirketiniz olsa , bu şirketin başına bir genel müdür veya ceo getirmeyi planlasanız , şuan aktif siyaset yapan veya emekliye ayrılmış, daha önceki dönemlerde parlementoda bulunmuş miletvekili ve bakanlardan (hatta buna cumhurbaşkanları da dahil) hangisini şirketin başına getirirsiniz.
ama bu kişi konuşması ile birleştirici tutumu ile, kurnazlığıyla, pazarlama kabiliyeti ile personel yönetimindeki liderlik konumu ile, çalışanları kaynaştırıcı ve babacan tutumu ile, güleryüzü ve hoşgörüsü ile 1.sınıf müdür olacak. seçiminizi ona göre yaparsanız sevinirim. şirketinizin geleceği onun elinde.
a-) recep tayyip erdoğan
b-) abdullah gül
c-) ahmet necdet sezer
d-) süleyman demirel
e-) deniz baykal
f-) devlet bahçeli
g-) diğerleri (sizin kafanızdaki bir bürokrat)
ben olsam kimi getirirdim:
tayyip erdoğan çok sinirli. hitabeti güzel ama çalışanlara kan kusturur. güler yüzlü olmalı. kimseyi terslememeli. işçinin hayır duvasını almak çok önemli…
a. nejdet sezer. iki kelimeyi bir araya getirip de konuşamaz. bedava bile mal satamaz. yurt dışını bırak yurt içinde bile bayi ağı ile ilgilenemez. iyi ilişki kuramaz. şeflerin tüm önerilerine karşı çıkar, kabul etmez. pazarlama kabiliyeti sıfır. odasından dışarı çıkmaz. oda olmaz.
s.demirel. eeeeee. iyidir hoştur, tecrübelidir ama biraz eli uzundur. arkamı dönemem ona. güven vermez. şirkete hemen akrabalarını doldurur. bana iş yapacak adam lazım hırsız değil. o hiç ama hiç olmaz.
d.baykal: birleştirici ve bütünleştirici olacak demiştik. kaos ve kargaşadan başka bişey getirmez, akabinde dedikodu, kavga, işten çıkıp rakip firmaya gitme. disiplinsizlik gibi durumlarla baş edemez hale geliriz, hem alttan gelen başarılı şeflerin, bölüm sorumluların önünü tıkar. hitabeti, pazarlama yeteneği üst düzeyde ama sorunlu adamla uğraşamayız.
d.bahçeli: çok pasif….. ol-maz
tercihim tabiki abdullah gül. bidefa çok kurnaz. istediğim ihaleye yollarım. alttan girer üstten çıkar işi kopartır alır. bana koşturacak, mücadeleci adam lazım. hem insan ilişkileride çok iyi. kahkası ağır başlılığı çok yerinde. nabza göre şerbet vermeyi bilir. almanca ve arapçası çok iyi. piyasayı altüst edebilecek bi adam. şirket içindede çok başarılı olacaktır. bir aile havası getirip, dostluğu artırıp, kırgınlıkları bitirebilir. tam aradığım adam. işte ben böyle adamla yola çıkarım. namaz kılması oruç tutması hanımının kapalı olması beni alakadar etmez. şirketimi kalkındırsın, yeni piyasalara uçursun, şirketimi büyütsün, istihdam artsın bana yeter.
şimdi size bir soru daha. peki ülkeyi kime emanet edersiniz. iş yapacak adamamı , laf yapacak adamamı….

6 Nisan, 2008 Pazar
sana katılıyorum.ne zaman insanların eşleri ile çocukları ile kendi kişisel tercihleri ile ilgilenmeyi bırakıp onun işine olan bağlılığını ele alırsak ve yöneticilerimizi buna göre seçersek işte o zaman tam anlamıyla tek bir Türkiye’den bahsedilebiir.
6 Nisan, 2008 Pazar
Ben şahsıma ait böyle bir şirketimin olmasını asla istemezdim.Eğer olacaksa bu şirket orada çalışanlara ait olmalıdır.
Sorunuza cevap olarak da bu düzenin savunucularına bir çöp bile teslim etmem çünkü bu düzen düzenbaz insan yetiştiriyor.
7 Nisan, 2008 Pazartesi
Rahmetli Özal’ı vaya Adnan Kahveci’yi getirirdim. Şimdiki siyasetçilerden bir tanesi onlar gibi olsa….
7 Nisan, 2008 Pazartesi
güzel bir soru ve çarpıcı bir cevap.
ama bence başbakan hakkında yanılıyorsunuz.
o sinirli değil sadece haksızlıklara tahammul etmiyor o kadar
Soruya gelince: ben sayın ABDULLAH GÜLÜ tercih etmezdim, çünkü çok yufka yüreki,