inönü ve 27 mayıs
İhbar Et Etiketler : vay inönü vay| İNÖNÜ CAN ÇEKİŞİRKEN… 28.05.2008 |
| FUAT UĞUR
Verdi onlar da, idealleri vardı çünkü, Atatürkçüydüler… Sonra gelsin lojmanlar, gitsin tatil kampları. Bugün, CHP’nin ve onun lideri İsmet İnönü’nün orduya darbe yaptırtıp, bir Başbakan ve iki bakanını idam ettirmek için düğmeye bastığı günün yıldönümü. Sonra gitmiş de Cemal Gürsel Paşa’ya, “Ne olur kıymayın Adnan bey ile arkadaşlarına” demiş. İsmet İnönü demiş tabii. Timsah… Demokratik yoldan hiçbir zaman iktidara gelemeyeceğini bilen bir geleneğin mimarı İsmet İnönü. 1960 öncesi uyguladığı yöntemleri bugün bire bir Deniz Baykal tarafından tatbik ediliyor. Hakikat, maskelerinin ardından Fantoma gibi sırıtıyor. Entrikaları, belden aşağı vuruşları, kışkırtıcılıkları, ahlakla doğrudan temas etmeyen politik duruşları hep aynı. Ama hesaba katılamayan bir gelişme var. Ruhlarına giydikleri İsmet Paşa artık can çekişiyor. Teneke yüzüklerin efendisi İsmet İnönü sabahı göremeden yeniden yattığı yere dönecek. Sabah erken doğuyor bu kez. “Artık benim adıma karar verme” diye seslendiğim kimi yargıçlar bağımsız bağımsız “27 Mayıs bir darbe değil devrimdir, halk da Menderes ve arkadaşlarının idamına çok sevinmiştir” diyebilecek denli gözü dönmüş durumda. Bizim oğlanların üst üste yayınladığı her biri üstün edebî nitelikle bu bildiriler eşeğin şeyine su kaçırsa da hayli ibret verici. Yargıçların kalifikasyonu hakkında ciddi endişeler yaratıcı bir durum. Üçüncü dünya ülkelerinin hukuk formasyonuyla henüz tanışmamış yargıçlarını andırıyorlar. Neyse, bana ne! Ben artık yüksek yargıçların hayatımdan ellerini çekmesini istiyorum. Eğer siz de istiyorsanız, aşağıdaki kampanyaya katılmakta geç kalmayın. Saygıdeğer Yargıçlar: 21 Mayıs 2008 günü, "adına yargı yetkisi kullanmaktan onur duyduğu Yüce Milletiyle paylaşmak gereğini duyduğunuz" bir bildiri yayınladınız. Adına yargı yetkisi kullandığınız bu milletin bir bireyi olarak, kullandığınız yetki ve sorumluluğunuzun çerçevesini hatırlatma ihtiyacı hissettim. "Demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti" idealine bağlı, Cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş bir birey olarak; Toplumun çözüm bekleyen sorunlarının başında gelen yargısal sorunların çözümünde hiç bir katkı yapmayacaksanız, İşgal ettiğiniz makamlarınızı siyasal görüşlerinize alet edecekseniz, Toplumdan "anayasayı değiştireceğim" vaadiyle oy alan bir partinin yeni anayasa yapma girişimini ve Meclis’in Anayasa yapma yetkisini engellemeye kalkacaksanız, Ve bunu millet adına karar verme yetkinizi kullanarak yapacaksanız, Yayınladığınız bildiriyle halen Anayasa Mahkemesi’nde dava konusu olan, Anayasa maddeleri değişiklikleri hakkındaki davanın seyrini etkiyelecek şekilde doğrudan yargıya müdahale edecekseniz, Ve hatta, Anayasa maddelerini değiştirmek gibi asli yetkisini kullanan yasama organını hedef gösterecekseniz, Avrupa Birliği müzakereleri sürecinde öncelikli olarak yapılması gereken yargı reformuna pozitif katkı yapmak bir yana, sırf AB sürecini baltalamak için reformlara karşı çıkacaksanız, Bireyi, devlet dahil her türlü otoritenin baskısına karşı koruyup, onun haklarını temin edecek bir hukuk anlayışını benimsemeyecek; devleti, bireyin ve milletin önünde ve üstünde tutacak ve kararlarınızı buna göre verecekseniz, Benim adıma karar vermeyin. Yukarıdaki metni siz de benimsiyorsanız, lütfen, adınızı ve soyadınızı yazıp “Bu bildiriye katılıyorum” ibaresini ekleyin, sonra da aşağıdaki e-mail adresine gönderin. benimadimakararvermeyin@gmail.com Bu ülkede demokrasi olduğunu yargıçlara yeniden hatırlatmanın tam zamanıdır. —————————————
|

Dün babamın parmağındaki teneke yüzüğün sebebi olan 27 Mayıs darbesinin 48. yıldönümüydü. Askerlere lojman yaptırmak için toplanan altın yüzüklerin karşılığında verilen teneke yüzükler için babam ve onun gibi milyonlarca saf insana “Demokrat Parti devlet kasasını boşalttı, içini doldurmamız için sizin parmaklarınızdaki altın yüzüklere ihtiyacımız var” denilmişti.