Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

'Edebiyat' Kategorisi

koplo teori ama güzel

2 Aralık, 2007 Pazar Yorum yok »

İL İSTANBUL BAŞKONSOLOSU AMETTAİ:

- "TÜRKİYE GÜVENİLİR BİR ÜLKE"

- MUĞLA VALİSİ LÜTFİ YİĞENOĞLU’NU ZİYARET EDEN İSRAİL’İN İSTANBUL BAŞKONSOLOSU MORDEHAİ AMETTAİ, TÜRKİYE’Yİ YILDA 500 BİN İSRAİL VATANDAŞININ TURİSTİK AMAÇLI ZİYARET ETTİĞİNİ BELİRTEREK, İSRAİL VATANDAŞLARININ EN GÜVENDİĞİ ÜLKELERİN BAŞINDA TÜRKİYE’NİN GELDİĞİNİ SÖYLEDİ Başkonsolos Mordehai Amettai, İsrail için Türkiye’nin bir numara olduğunu söyleyerek, "Her yıl 500 bin İsrailli vatandaş Türkiye’yi ziyaret ediyor. Türkiye, İsrail halkının kendilerini en rahat hissettiği ülkelerin başında geliyor. Türkiye çok güzel bir ülke olmakla birlikte dost canlısı insanlara sahip. İsrail ve Türk insanının mantaliteleri çok yakın. İsrailliler buraya geldiğinde kendilerini evinde hissediyorlar. Pahalı değil ve İsrail’e çok yakın. Bu yüzden Türkiye, İsrailliler tarafından tercih.

MEKAN: İSRAİL İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU
BÜYÜKDERE CAD. YAPI KREDI PLAZA C BLOK…
K:7 80620
İSTANBUL

TARİH : … 15.02.2008

SAAT:   06,30

A. V  :  merhaba

C.S  :  merhaba

A. V  : eşgüdümlü hareket edilecek.

C.S  :  anlaşıldı tamam.

A. V  : 5 dakika sonra BEN GAZETE ALMAYA ÇIKIYORUM. 

C.S  :  yaa öylemi. çok güzel hangi gazeteyi alıyosun.

A. V  : fanatik. herhangibir sorun varmı?

C.S  :  yok efendim herşey yolunda. biliyosunuz hamsi sezonu açıldı. biraz hamsi almayı düşünüyorum

A. V  : 5 dakika sonra al.

C.S  :  anlaşıldı

A. V  : saatiniz kaç

C.S  :  06:30

A. V  :gençleri yerleştirdinizmi.

C.S  :yerleştirdik efendim

A. V  :3 dakika sonra teşkilata haber veriliyor

C.S  :anlaşıldı efendim

A. V  :kimin alacağı bellimi

C.S  :belli efendim. oraya yakın yerde gece devriyesinden dönen arkadaşlar konuldu

A. V  :çok güzel. tesadüf süsü verilsin

C.S  : taksimde bir otelde yakalanıyo..  tarlabaşında.

A. V  : geç saatlerde açıklansın. hadi rast gelsin. hamsiden banada ayır..

C.S  :  baştacı.. eyvallah.

keskin nişancı E.Ç : hava çok güzel. gece boyunca yağan fırtına nihayet dindi. görüş mesafesi güzel. 7.kat da durum normal. evet şuan telefonla konuşuyor. tam düşündüğümüz gibi. ona o konuşmayı yaptırmıycam. al bakalım adi herif. ve !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

 flash flash flash!

türkiye ve dünya medyası olağan yayın akışını kesip 4. leventteki suikaste bağlanıyor. yaklaşık 600 metre mesafeden bir rpg 7 marka roket ile saldırı yapıldı. saldırı yapılan yer 4.levent de bulunan israil başkonsolosluğu. şu an ölü ve yaralı sayısı belli değil. takip tüm hızıyla devam ediyor. polis olay yerine kimseyi yaklaştırmıyor.

İsrail iç istihbarat örgütü Şin Bet’in şefi Avi Dichter : elimize bir takım istihbaratlar geliyordu. hazırlıksız yakalandık. katiller çok büyük bir organizasyon içinde çalışmışlar. olayı kendi istihbarat uzmanlarımızla türk polisine katkıda bulunacağız.

3 saat sonra: yeni bir flash haber. istanbul emniyet müd. celalettin cerrah bir açıklama yapıyor. olay bir terör örgütünün işidir. suçlular kim olursa olsun en yakın zamanda yakalanıp cezasını çekecektir. çalışmalarımız devam ediyor. Avi Dichter in yaklaşımı çok yerinde ama biz bu işin üstesinden geliriz. teşekkürler

6 saat sonra deniz baykal açıklama yapıyor: eeee bu hareket laik türkiyeye yapılmıştır.

tayyip erdoğanın açıklamasına dönüyoruz: orta doğu için güzel havalar eserken ve filistin ile israil barışda öncülük yaparken böyle bir suikastin olmasını manidar buluyorum.

hür ve kabul edilmiş masonlar locası başkanı: katillerin bulunması nı yüce tanrıdan dileyeceğim.

12 saat sonra: istanbul valisi MUAMMER GÜLER açıklama yapıyor: şuan sevindirici bir gelişme, katiller yakalanmıştır. makdülün katilleri pkk nın dağ kadrosundan olup operasyon için istanbula geldiği anlaşılmıştır ve polisimize yapmış olduğu ilk itiraf şöyledir: abd ve israilin son günlerde t.c ye yakınlaşması ve sınır ötesi operasyona destek vermesini kürtler için haksızlık olarak gördüm ve bu eylemi gerçekleştirdim. katil taksimde bir otelde ihbar üzerine yakalanmıştır. konuya duyarlı olan naif ve necip türk milletine teşekkür ediyorum.

açıklamadan 15 dakika sonra: pkk dan yalanlama gelmiştir. olayla pkk nın bir ilgisi yoktur. o şahıs 1 yıl önce aramızdan kaçarak kurtulmuş davaya ihanet etmiştir.

1 gün sora newyork da georg sorosun ofisinde gizli bir toplantı. toplantıdakiler israil dışişler başkanı ,mossad başkanı ve üst düzey 4 uzman, 2 yahudi türk iş adamı ,avrupada bulunan 4 yahudi medya patronu ve bir düşünce kuruluşunun başkanı odada beyih fırtınası gerçekleştirir. konuşulanların özeti: türkiye yıllardır bizim yaptığımız bir işi yaptı. bizim silahımızla bizi vurdu. bugüne kadar bütün suikastlerin altında biz vardık.  ama oyuncular değişikti. onlarda bu işi bizden öğrendi.  bundan sonra türkiyenin üzerine daha acımısızca gidilecek. pkk ya bolca silah ve para yardımı yapılacak. önümüzdeki 30 yıl içinde urfa mardin bölgesinde bir yahudi devletinin temelleri atılacak.  2009 yılında alevi sunni tartışması hız kazanacak ve bazı yerlerde baskın ve kundaklamalar gerçekleştirilecek. halk sokaklara dökülecek. bizim çocuklar o esnada sıcak parayı isviçreye aktarıp borsada devaluasyon yapacak. dolar ve euro %85 artacak. sivil toplum örgütleri sokaklara dökülecek. halk galeyana getirilecek. ordu yönetime el koyacak.

usta ile çırak

17 Kasım, 2007 Cumartesi 1 Yorum »

aşk ustalık ister derim ben. paslı bir çividir aşk. şöyle iyi bir kelpeten bulacan önce. tutup kafasından çeksende gelmez. gücün yetmez. ona bir keser lazım aslında. keserin keskin yeriyle bir iki darbe vurmalısın ki kafasından tutacak yer açılsın. o yer açılırken zarar verir keser darbesi çivinin girdiği zemine. biraz oyulacak ama olsun. bir darbe, bitane daha ve bitane daha. hıh oldu şimdi. getir kerpeteni. çıkmıyo usta. asıl lann. yok usta çıkmıyo. yok… yine olmadı. iyice saplanmış. kimbilir kaç yıldır orda. hem 10 luk çelik çivi bu. kelpetenle olmaz.  ama şöyle yapabiliriz. çıkartacağımıza iyicene çakarsak gömülür. ortaya çıkan deliğide alçıyla kapatırız. ama alçı pis durur. olsun… bi zımpara çekeriz, üstüne astar boya, sonra son kat vurdukmu tamamdır. ama bi saniye biz bu çiviyi gömersek arka taraftan çıkar. olmadı şimdi. tüh… niye akıl edemedim bunu daha önce. zararın neresinden dönersek o kardır. başka bi plan yapmalıyım şimdi. yok. başka plan filan yok. murçla kenarını açacaz levyeylede takıp çekecez. hadi bismillah.   yapma yaaa. kafası kırıldı, şimdi tutacak yerde yok. neyse usta. buna bir alçı çekeriz boyarız oda içinde kalsın. kalsın tabi ya. nolacak sanki , okadar kusur kadı kızındada olur. hangi kadı

bir yalnızlık şiiri daha…

30 Ekim, 2007 Salı Yorum yok »

tek yaşamak nasıldır bilirmisin?

harbiden tek yaşamak diyorum

tek değilsindir ama hep tek yaşarsın hani

sırtım hiç sıvazlanmadı benim dersin…

ben mesela…

hep kendi kendime sarıldım üşürken.

kendi kendime yedim, kendi kendime içtim eğer bulduysam.

hep tek başıma yoruldum.

tek başıma ağlayanlardanım nedense!

tek başıma güldüm deli deselerde.

tek tabancayım diyenlerdenim zira…

kalabalığın içinde yalnız kalanlardanım

kargalarla uçmayan kartalım ben.

çok ses çıkarttım, bir el oldumsada…

hep tek bakanlardanım yıldızlara geceleri

tek başıma hayal kurdum o tek baktığım yıldızlar altında

kalabalık, rüzgardan kaçarken ben fırtına oldum sokaklarda

tek başıma aşık olduğum şaşırtmaz kimseyi

tek başıma ayrılık yaşadığım gibi…

hep ama hep tek…

ölüm timi

10 Ekim, 2007 Çarşamba Yorum yok »

hadi gidiyoruz denildi sessiz ve aniden. gitmemek olmazdı zira. antepli mehmet zonguldaklı ali bile nereye dememişti palaskasını sıkarken. hani o malatyalı sarı oğlan vardıya! işte birtek o üzüldü, hayıflandı çünkü havada dolunay yoktu. sonra olsun dedi,hem hilal daha bi şık durmuştu gökyüzünde.  fazla lafa ne hacet, işimize bakalım biz dedi adanalı.

yavaş yavaş yürüyorlardı ,çok uzaklaşmışlardı ama hiçbiryere yaklaşmamışlardıki. gidecekleri yer belli değildi. geri dönecekleri de çok belli değildi zaten. Allah kahretmesin yağmur başlamıştı. yağmurun ilk damlaları ensesinden sırtına akıyodu. bide susamıştıki sorma gitsin. ağzını açtı semaya dili damağı kurumuştu. terden sırılsıklam olmuşlardı ama yağmurdan belli olmuyordu, halbuki okadarda demişti istanbullu yağmur yağacak diye. derken çök komutu geldi de çöktüler yere. ohh bee dünya varmış. ayaklarına kara sular inmişti ama yağmurdanmıdır nedir oda pek belli olmuyodu. kimse kimseye yoruldumda demiyodu ama belli oluyodu yoruldukları yağmurda yağsa…  rizeli recep ilk defa ogün tatmıştı -10 derecede 3000 m. yükseklikte alev alev yanmayı. kendi nekadar yansa da soğuk demir hiç sıcaklamıyordu, neredeyse eline yapışmıştı, kolları taşıyamaz oldu ama yere bırakmadı namusunu ve sonra kızdı kendi kendine,  hacı babası onu koyun gütmeye yolladığı zaman , koyunları güccük gardaşı musa ya verirdide arkadaşlarıyla çelik çomak oynamaya giderdi. ah ulan be ah. şimdi rizede olsa gütmezmiydi o koyunları.

Ya Allah! gakı verin gari dedi izmirli. belini tutarak doğrulmaya çalışan urfalı eyüp kendini tutamadı güldü izmirlinin konuşmasına. izmirli duysada efelenmedi urfalıya, ben dönünce sorarım dedide onuda duymamazlıktan geldiler çünkü döneceklerini pek zannetmiyorlardı. neyse! yağmurda dindi. kıpkızıl güneş masmavi göğü nasılda yırtıyordu. güneş yüzünü gösterince anladılar uçurumun kenarında yürüdüklerini. hem çok korkunç duruyodu, bir an hayal etti oraya yuvarlanırken kendini. titreme geldi birden. ayağı titriyordu. aman Allahım gece boyunca yürüdüğümüz şu yola bak… hiç benzemiyordu beyoğluna, istiklal caddesine…  iski nin kazdığı çukurda yoktu ama adım atarken çok korkuyordu çünkü amatör kümede yalnız bırakmıştı takım arkadaşlarını ve solbekteki yerini halen dolduramamıştı kimse. o da diğerleri gibi top oynamak istiyordu.

işte!.. tamda ezan vakti. gözü ilk defa bukadar uzağı görebiliyordu ama kulağı aylardır ezan sesi duymuyordu. zaten cami minaresi de yoktu görünürlerde. namaz da gözü yoktu belki ama ezanda kulağı vardı işte. bir ezan sesini bir LAİLAHE İLLALLAHI çok mu gördüler mehmedime. evet evet… ezan okunuyor diye ayağa fırladı mehmet. aman Allahım kulaklarım beni yanıltıyor olamaz dedi.  kafasını kaldırdı gökyüzüne ve Rabbine haykırdı teşekkür ederim Allahım, teşekkür ederim Allahım, teşekkür ederim Allahım…  biliyordu… evet hissetmişti… anlamıştı… Allah onu duymuştu o ses nasılda yankılanıyordu ve yırtıyordu tanyerini acımasızca. gök adeta gürlüyordu, haykırıyordu ve göğsünde derin bi sancı hissetdi, karıncalanıyordu, sinek ıssırığı gibi bişey. elini uzattı , baktı, kıpkırmızı yağmur dedi. güldü kendi kendine, yağmur kırmızı olmazdıki. hem havada yağmurda yoktu. başı dönmeye gözleri kararmaya başladı, gözgöze geldiler bulutların içinden ona bakan mavi bir gözle. yavaş yavaş yanına baktı herkes yatmıştı yere bir kendi yatmamıştı. yatmak  yakışmazdı bize. kalkın diyesi geldi, diyemedi. daha gidecek çok yolumuz var diyesi geldi, diyemedi… diyemedi… diyemedi…  ogün orda 13 mehmet bişey diyemedi.

şırnaktaki şehitlerimiz ve 1984 yılından beri kahramanca savaşıp bişey diyememiş mehmetlerin anısına…


Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.