Word Of Mouth Marketing(WOMM)
13 Nisan 2008 Pazar | Kategori Pazarlama
ÖZET
Üretim odaklı pazarlama anlayışından müşteri odaklı pazarlama anlayışına gelinen noktada çok farklı pazarlama yaklaşımları tüketiciye ulaşmada birer araç olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlardan biri olan ağızdan ağıza pazarlama (Word of Mouth) 2004 yılında Andy Sernovitz, Dave Balter ve arkadaşları tarafından kurulan WOMMA (Ağızdan Ağıza Pazarlama Derneği) ile resmi olarak ortaya çıkmıştır. Amerika’da ki WOMM ajansları tarafından yoğun ilgiyle karşılanan ve uygulanan yöntemin temelini tüketicilerin kullandıkları mal ve hizmetler hakkında diğer tüketicilere yaptıkları tavsiyeler oluşturmaktadır.
Ağızdan ağıza pazarlamanın etkili sonuç alınabilmesi için diğer pazarlama unsurları ve araçları ile birlikte kullanılması gerekmektedir. Ancak bundan daha önemlisi işletmenin pazarlayabileceği bu yöntemleri kullanabileceği kaliteli bir ürünün olması gerekmektedir. Sadece ağızdan ağıza pazarlama ile başarıya ulaşılması beklenmemelidir. Aksi takdirde sadece bu yöntemi kullanan işletmelerin ürünlerinin yaşam eğrisini bir an önce sona getirmeleri kaçınılmaz olacaktır.
Türkiye’de pazarlama dünyasında yerini bir ajansla alan WOMM kendini kanıtlayabilmesi için başarılı uygulamalara ihtiyaç duymaktadır. www.fikrimuhim.com ağızdan ağıza pazarlama doğrultusunda çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Milletimizin de birbiri ile konuşma konusunda istekli olduğu düşünülünce kısa sürede başarılı WOMM uygulamalarını ülkemizde görmemiz şaşırtıcı olmayacaktır.
Ağızdan ağıza pazarlamanın pazarlama dünyasında kısa sürede bu kadar rağbet görmesinin nedeni olarak iletişim teknolojilerinin güvenini yitirmesi ve artan reklâmlardan bunalan tüketicilerin bir liman olarak diğer tüketici tavsiyelerine sığınması olarak gösterilebilir. Günlük hayatta da etkisinin bilindiği tavsiyelerin pazarlamada da etkisini göstereceği muhakkaktır. Yapılan araştırmalar da ağızdan ağıza pazarlamanın geleceği konusunda oldukça olumlu beklentiler sunulmaktadır. Ağızdan ağıza pazarlamaya ayrılan payın da bu kapsamda gittikçe artacağı yine yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaktadır.
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi adına araştırmacı tarafından Bolu’nun en kalabalık mahallesi olan Sağlık mahallesinde yaşayan ev hanımlarının temizlik alışverişlerinde ağızdan ağıza pazarlamanın etkisi üzerine bir odak grup çalışması yapılmıştır. Çalışma sonuçları özellikle bir ürünün ilk alımında arkadaş, komşu tavsiyesinin çok etkili olduğunu göstermektedir. Bir diğer sonuç ise tavsiye sonucu alınan ürüne tüketicinin sadakatle bağlandığı ve daha sonrada o ürünün markasına ait diğer ürünleri tercih ettiğidir. Yine çalışma sonuçlarından en şaşırtıcı olanlarından biri de katılımcıların temizlik ürünleri alışverişinde reklâmların etkilerini yok saymaları, reklâmlardan etkilenmediklerini belirtmeleridir.
GİRİŞ
Dünya ekonomisinin yaşadığı bir takım sorunlar, gelişen teknoloji, işletmeler arasında sürekli artan rekabet ve tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerinin sürekli değişmesi her alanda olduğu gibi pazarlamada da yeni açılımları yeni arayışları zorunlu kılmaktadır. Bu gelişmelere kayıtsız kalamayan pazarlama yöneticileri tüketicilere ulaşmak için pazarlamaya çok farklı sıfatlar ekleyerek ürettikleri mal ve hizmetlerini tüketicilere ulaştırmaya çalışmaktadırlar.
Bu çabalar sonucunda 2004 yılında Amerika’da ortaya çıkan ‘ağızdan ağıza pazarlama (WOMM) pazarlama yöneticilerinin kullandığı son pazarlama araçlarından biridir. Tüketicilerin kullandıkları mal ve hizmetler hakkında diğer tüketicilere yaptıkları tavsiyelere dayanan WOMM iletişim araçlarının güvenini yitirdiği ve her dakika onlarca reklâm bombardımanına tutulduğu bir ortamda güvenli bir liman olarak pazarlamacıların ve tüketicilerin imdadına yetişmektedir.
Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde pazarlamanın tarihsel gelişimi ve pazarlamada son çeyrek yüzyılda ortaya çıkan yeni yaklaşımların nedenleri üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde ise Ağızdan ağıza pazarlama kavramının Dünyadaki ve Türkiye’de ki uygulamalarına ve işleyişine değinilecektir. Son bölümde ise Bolu’nun en büyük nüfusa sahip olan Sağlık Mahallesinde yaşayan ev hanımlarının temizlik ürünleri alışverişinde ağızdan ağıza pazarlamanın etkisi üzerine yapılan odak grup çalışmasının sonuçları değerlendirilecektir.
BİRİNCİ BÖLÜM: PAZARLAMANIN GELİŞİMİ VE YENİ YAKLAŞIMLAR
1. PAZARLAMANIN TARİHSEL GELİŞİMİ
Pazarlamanın tarihsel gelişimine baktığımızda karşımıza üç dönem çıkmaktadır: üretim anlayışı dönemi, satış anlayışı dönemi ve pazarlama anlayışı dönemi. Ancak bazı kaynaklarda satış anlayışından pazarlama anlayışına geçerken tüketici hareketlerinden de bahsedilmektedir. Bu kapsamda pazarlamanın gelişimine bakılırken bu tüketici hareketlerine de değinilecektir.
1.1.Üretim Anlayışı Dönemi
Bu ilk dönemde işletmeler tipik olarak üretim yönlü veya üretim anlayışındadırlar. Üretim ve mühendislik yöneticileri işletme yönetimine hâkim olup, satış bölümümün esas işi, fiyatı bile çoğunlukla üretim veya finansman bölümlerince belirlenen çıktı satmaktır. Büyük ekonomik krize (1929–1933) kadar devam eden bu dönemde pazarlama bölümü zaten yoktur. Esas işi satışı ve satışçıları yönetmek olan: satış yöneticilerinin başında bulunduğu pasif bir satış bölümü mevcuttur. Yönetim anlayışı, ‘ne üretirsem onu satarım’ şeklinde özetlenebilir. Çünkü yöneticilerde ‘iyi bir mal kendi kendini satar’ düşüncesi hâkimdir[1].
1.2.Satış Anlayışı Dönemi
Büyük kriz ekonominin temel sorununun artık üretmek, daha çok üreterek büyümek olmayıp üretilenin satılması olduğu bir dönemi başlatmıştır. Malları üretmenin değil satmanın en büyük sorun olduğu işletmelerin yoğun bir şekilde tutundurma çabalarına yöneldiği bu dönemde işletme yönetiminde satışın ve satış yöneticilerinin önemi ve sorunlulukları artmıştır. Gerek kişisel satışta gerekse reklâm faaliyetlerinde insanları etkileme tekniklerinin geliştirildiği aldatıcı-yanıltıcı reklâm ve beyanlara yoğun olarak başvurulduğu bu dönemde baskılı satış teknikleri yaygın olarak kullanılmıştır. Dönemin tipik düşünce tarzı ‘ ne üretirsem satarım, yeter ki satmasını bileyim’ şeklinde ifade edilebilir. Yöneticilerde yaratıcı reklâm ve yaratıcı satışçılıkla tüketicinin satışa olan direncinin aşılacağı ve onun malı satın almaya ikna edileceği görüşü hâkimdir. Satıcılar pazarının mevcut olduğu böyle ortamlarda satış anlayışı denilen pazarlama yönetimi uygulamasının görülmesi doğaldır[2].
1.3.Tüketici Hareketleri
Satış anlayışından pazarlama anlayışına geçişte bir takım tüketici hareketleri ortaya çıkmıştır. Bu hareketler işletmelerin tüketicilerinin isteklerini ve ihtiyaçlarının farkına varmasına neden olmuştur. Tüketici hareketleri halk, hükümet ve örgütsel organların işbirliği ile ortaya çıkmış ve tüketicileri şirketlerin acımasız uygulamalarına karşı korumaya çalışmıştır. İlk olarak 1950 yılında ABD’de reklâm endüstrisine başkaldırıyla başlamıştır. General Motors’un uygulamaları bu dönemde şiddetle eleştirilmiştir. ABD’den sonra İngiltere halkını da etkileyen tüketicilik hareketleri günümüz tüketici hareketlerinin oluşmasında ve gelişmesinde oldukça etkili olmuştur[3]
1.4.Pazarlama anlayışı Dönemi
Üretilmiş malı ne pahasına olursa olsun yanıltıcı ve aldatıcı yollara bile başvurarak satmanın sağlıklı ve uzun vadeli bir işleteme- tüketici ilişkisine olanak vermediğinin zamanla açık seçik bir biçimde ortaya çıkması ile 1950’lerin ortalarında işletmelerde pazarlama anlayışı uygulaması gelişmeye başlamıştır. Kısaca tüketiciyi tatmin ederek kar sağlama diye ifade edilebilen bu anlayış 1960’larda ve 1970’lerde başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmıştır. Alıcılar pazarı şartlarında işletme yöneticilerinin benimsemeye zorlandıkları bir anlayış olmuştur. Sadece satış ile ilgili faaliyetlerin değil çeşitli bölümlerde dağınık olarak yer alan tüm pazarlama ile ilgili faaliyetlerin artık bir pazarlama bölümü altında bir araya getirilmesi yoluna gidildiğinden bu döneme pazarlama anlayışı dönemi denilmektedir[4].
Bu yönetim biçiminin en başta gelen özelliği işletme yönetimini tüketicilere sunduğu mal ve hizmetlerin değişimi ile ilgili olarak yapılan kapsamlı çalışmalarda tüketiciye ve tüketici tatminine büyük önem verilmesidir. Bu yüzden pazarlama bir satış işlemi olmaktan çıkmakta ve tüketiciye yönelik pazarlama faaliyetleri daha üretim öncesinden başlayıp satış işlemi ile devam etmekte satış sonrası yapılan çalışmalarla tanımlanmaktadır.
2-PAZARLAMADA YENİ ANLAYIŞLAR
Günümüzde artık, işletmelerin rekabet avantajı sağlamak için yararlandığı araçlar da farklılık göstermeye başlamıştır. İşletmeler, yaratıcı ortamlar ve ürünler sunma, tüketici ile bire bir ilişkiler kurma ve hatta onunla iletişim kurabilmek için izin alma, kendine özgü ürün geliştirme fırsatının verme gibi uygulamalarla, rakiplerine karşı avantaj sağlama yarışına girmektedirler. Farklı olan, kolaylık sunan, çevreye önem veren işletmelerin, bu çok çetin rekabet ortamında, başarılı olabilmek için geçmiş yıllara göre çok daha fazla çaba harcaması gerektiğini yaşadıkları acı tecrübelerden çıkarmaları gerekmektedir[5]. İşletmeleri yeni yaklaşımlara, arayışlara iten sebepleri genel hatları ile şu şekilde sıralayabiliriz:
—Artan küresel rekabet
— Daha fazla talep eden müşteri
— Tüketim pazarlarının gittikçe daha fazla bölünmesi
— Müşteri satın alma davranışlarının hızla değişmesi
— Kalitede sürekli yükselen standartlar
— Sürekli bir rekabet avantajı yaratmak için kalitenin tek başına yetersizliği
— Tüm mal ve hizmetlerde teknolojinin etkisi
—Geleneksel pazarlamanın işletmenin hedeflerine ulaşmasındaki etkisinin azalması[6].
Bütün bu sebepler bir araya geldiğinde işletmelerin yeni yaklaşımlar peşinde koşmaları kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmektedir. Pazarlamada ki bu yeni anlayışlar, teknolojik devrim ile bilginin yönetimini temel alan yaklaşımlardır. Bilgi çağı olarak nitelendirebileceğimiz son çeyrek asırdır, çok yoğun rekabetin olduğu pazarlar ortaya çıkmaktadır. Bu pazar yapısında müşteriler, rekabetçi sunumların daha fazla farkındadırlar, gereksinimleri sürekli olarak değişmektedir ve fiyata karşı daha duyarlıdırlar. Müşterilerin özelliklerinde oluşan değişmeler ve pazarın yapısından dolayı işletmeler, daha kişiye özel pazarlama karmaları geliştirmelidirler.
Pazarlamanın genel olarak yapısı karmaşıklaştıkça pazarlama sözcüğünün önüne fazlaca sıfat takılarak yeni terimler icat edilmektedir. Pazarlamayı daha iyi anlayabilmek için çeşitli açıklayıcı tanımlamalara ve hatta yeni kuramsal yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Postmodern pazarlama, ağızdan ağıza pazarlama, gerilla pazarlama, yeşil pazarlama, etnik pazarlama, interaktif pazarlama, viral pazarlama gibi birçok yeni yaklaşım ortaya çıkmaktadır. Bunların bir kısmı silinip yok olacak, bir kısmı büyük pazarlama havuzuna gerekli katkıyı yapıp kendini imha edecek, bir kısmı da daha uzun süre varlığını koruyacaktır. Bundan sonrada daha birçok yaklaşımlar, yaklaştırmalar ve varsayımlar ortaya çıkacaktır. Hatta bir yaklaşımın bir vakada diğer yaklaşımlara göre daha fazla önemsenmesinin, bazı vakalarda da tümünün dikkate alınmasının gerekeceği durumlarda olacaktır. Artık bunlar, stratejinizi oluştururken belirleyeceğiniz istikamete göre değişecektir[7].
Sürekli artan rekabet tüketici ihtiyaç ve isteklerindeki sürekli gerçekleşen değişim dikkate alındığında yeni yaklaşımların çıkmaması da olağan dışı olacaktır. Tabii ki arayışlar devam edecek, yeni ihtiyaçlara yeni çözümler aranacaktır. Keşfetme veya icat etme devam edecektir. Bu sıfatların pazarlamanın belli bir yönüne vurgu yaptığını bilinen bir gerçek olmakla birlikte ortaya çıkan her yeni yaklaşımın her şeye çare olacağı iddia edilmemelidir. Ayrıca bu kadar farklı yaklaşımın ışığı altında gitmek istediğimiz yolu tam olarak görebilmemiz de tartışılır hale gelmektedir. Dolayısı ile bu yaklaşımların belli bir standart çerçevesinde derlenmesi hem pazarlamanın kendisi hem de pazarlamayı kullananlar için gerekli hale gelmektedir.
İKİNCİ BÖLÜM: AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMA VE GELİŞİMİ
2. AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMA
Bu bölümde ağızdan ağıza pazarlamanın çeşitli kaynaklar tarafından yapılan tanımlarına yine çeşitli taraflarca tercih edilen uygulama çeşitlerine ve dikkat çekilen noktalara değinilecektir. Ayrıca ağızdan ağıza pazarlamanın dünyadaki ve ülkemizdeki uygulamalarına yer verilecek başarılı uygulamalarına dikkat çekilecektir.
2.1-AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMA KAVRAMI
Ağızdan ağıza pazarlama iki ya da daha fazla tüketici arasında bir ürün ya da hizmet ile ilgili dürüst samimi fikir alışverişidir (Dave Balter)[8].
Ağızdan ağıza pazarlama; ürünleriniz ya da hizmetleriniz hakkında insanların konuşmaları için onlara bir sebep verip konuşabilecekleri uygun ortamı oluşturmaktır(WOMMA)[9].
Ağızdan ağıza pazarlama, aslında herkesin günlük hayatta doğal olarak yaptığı bir iletişim biçimine, yani sohbetlere dayanmaktadır. Tüketiciler, satın aldıkları yeni mal ya da hizmet ile ilgili yaşadıkları tecrübeyi, doğal olarak çevrelerindeki kişilerle paylaşırlar. Beğendikleri şeylerden çevrelerindeki insanların da haberi olsun, onlar da faydalansın isterler. Deneyip de memnun kalmadıkları mal veya hizmetler hakkında ise, çevrelerindekilere uyarılarda bulunurlar. Arkadaşlarının, dostlarının aynı hatayı yapmamaları ya da ekstra para ödememeleri için onları uyarırlar. İşte tüm bu faaliyetler, samimi, dürüst, şeffaf kullanıcı yorumlarını ve tavsiyelerini içine alan ‘Ağızdan Ağıza Pazarlama’nın kapsamına girer. Ağızdan Ağıza Pazarlama’nın en önemli özelliği de; dürüst, şeffaf ve karşılıklı iletişime dayanıyor olmasıdır[10].
Ağızdan ağıza pazarlamanın yüzyılın getirdiği bolluk yüzünden ortaya çıkmış bir akım olarak bahseden George Silverman geleneksel pazarlama araçları ile tüketiciye ulaşmanın artık mümkün olmadığını belirtmektedir[11]. En uygun pazarlama araçları kullanıldığı durumlarda bile tüketicinin ürün hakkında bilgi sahibi olduğu fakat ürünü denemek ve benimsemek için kendisini hazır hissetmediğini ifade etmektedir. İnsanların ürünleri denemek için satın almak için daha önce o ürünü denemiş birinin fikirlerini duymayı beklediğini ürünün niteliği ve fiyatı arttıkça bu durumun daha da arttığını belirtmektedir.
Ağızdan ağıza pazarlamanın önde gelen isimlerinden biri olan Dave Balter internet sitesinde ağızdan ağıza pazarlamanın tüketicilerine ulaşmak isteyen şirketler tarafından hafife alınmamasını geleneksel yöntemlere ayrılan kaynakların israf olduğunu ağızdan ağıza pazarlamanın sistemli bir şekilde uygulanması ve yönetilmesi durumunda bilinen pazarlama getirilerinden bin kat daha fazla getiri sağlayacağını belirtmektedir.
2.2. AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMANIN İŞLEYİŞİ
İnsanların kendi kullandıkları mal ve hizmetler ile ya da başkasından duydukları tecrübeleri yine başkaları ile paylaşması olarak yapılan tariften de anlaşılacağı gibi WOMM’un çıkış noktası tecrübelerin ve fikirlerin paylaşılmasıdır. Ancak konunun uzmanlarından Silverman ağızdan ağıza pazarlamanın 28 sırrı isimli kitabında en etkili ağızdan ağıza pazarlamanın uzmandan uzmana, uzmandan akrana ve akrandan akrana olan tavsiyeler olduğunu belirtmektedir[12]. Bir uzmandan alınan önerilerin ya da arkadaşlarımızın yaptığı tavsiyelerin bizim için ne kadar önemli olduğunu düşündüğümüzde Silverman’ın haklı olduğunu kabul edilmesi gerekmektedir.
"Hep bunu kullanıyorum, Bunu X için hiç denedin mi? O olmadan nasıl yaşarım bilmiyorum. Gerçekten denemen gerektiğini düşünüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum." Gibi sözleri hatta samimiyet ve ısrar ifade eden sözleri çok iyi biliyoruz bunlar bizim de günlük hayatımızda sık sık kullandığımız cümlelerdir. Ağızdan ağıza pazarlamanın keşfedildiği Amerika’da bir danışmanlık şirketinin yaptığı araştırmaya göre tüketiciler sırasıyla:
1-Otomotiv
2-İçecekler
3-Çocuk Ürünleri
4-Finansal Hizmetler(Bankacılık Hizmetleri)
5-Yeme/içme
6-Sağlık ve Sağlık Harcamaları
7-Aile Ürünleri
8-Tekonoloji
9- Seyahatler gibi konularda birbirlerine tavsiyelerde bulunmakta aynı zamanda kullandıklar mal ve hizmetlerin de ağızdan ağıza pazarlamasını yapmaktadırlar[13]. Peki, tüketiciler bu mal ve hizmetler hakkında neden konuşmaktadırlar. Bu sorunun cevabını da yine son yapılan WOMM konferansındaki bir araştırma vermektedir. Araştırmaya göre insanlar/tüketiciler:
1-Yardımcı olmak ve eğitmek
2-Kendi bildiğini ispatlamak
3-Ortak bir zemin/ortam oluşturmak
4-Kendi görüşünü ispat etmek, gibi öne çıkan nedenlerle insanlar/tüketiciler kullandıkları mal ve hizmetler hakkında arkadaşlarına komşularına aile üyelerine olumlu ya da olumsuz tavsiyelerde bulunmaktadırlar[14].
Ağızdan ağıza pazarlamada bulunma nedenlerimizi ve üzerinde konuştuğumuz mal ve hizmetleri belirttikten sonra cevaplandırmamız gereken bir soru daha bulunmaktadır. Bu soru da ağızdan ağıza pazarlamayı hangi ortamlarda hangi araçlar ile ayaptığımız ile ilgilidir. Bu sorunun cevabını da yine Walter Carl İstanbul’daki WOMM konferansı için yaptığı araştırmada cevaplamaktadır. Araştırma sonucuna göre tüketicilerin;
|
Yüz yüze yaptığı görüşmelerde |
% 70 |
|
Telefon ile |
% 19 |
|
E-mail ile |
% 4 |
|
Hazır metin mesajları ile |
% 3 |
|
Blog ya da chat ortamlarında |
% 1 |
|
Acil mesajlaşmalarla |
% 1 |
|
Diğer yollarla |
% 2 |
Kaynak: www.waltercarl.neu.edu
Fakat herkesin aynı derecede tavsiyede bulunduğunu ya da bu tavsiyeleri hemen yerine getirdiğini düşünmek konuyu basite indirgememize ve yanlış anlamamıza neden olmaktadır.
Bu yüzden konuyu daha iyi anlayabilmek için konunun uzmanlarına kulak vermemizde fayda var. Silverman Türkçeye çevrilen ilk Ağızdan ağıza pazarlama kitabı olan WOMM’un 28 sırrı isimli kitabında insanları tavsiyelere ilgi göstermede beş kategoriye ayırmıştır.
Karar sürecinin farklı aşamalarında ağızdan ağıza farklı birer yayılmanın etkili olduğunu gören yazar. Ağızdan ağıza yayılmada insanları da benimseme döneminde nerede yer aldıklarının farklı etkileri olduğunu ifade etmektedir.
1. Yenilikçiler
2. Çabuk Benimseyenler
3. Orta Karar Çoğunluk
4. Zor Benimseyenler
5. Uyuşuklar
Yazara göre bu beş "tür", piyasada bir kararla karşılaştıklarında tüketicilerin tanınabilir kalıplar içinde hareket ettiğini göstermektedir. Konuyu daha iyi anlayabilmek için bu davranış türlerini daha yakından tanımamız gerekmektedir.
Yenilikçiler: Uzmanlardan ürünün benzersiz, teknolojik açıdan gelişmiş ve son moda olduğunu duymak ister. Bu tür bir insan kalabalıktan sıyrılmak ve sürüden ayrılmak ister; bu kişi için iki kelimede: "sürü dışı" dır diyebiliriz.
Çabuk benimseyenler: Ürünün kullanılacağı olasılıkları öngören vizyonerler olmaya meyillidir. Bu kişi ürünün gücünü ağızdan ağıza duymak ister ve potansiyel avantajları için şansını denemeye heveslidir. Bu kişi mükemmel olma arzusuyla hareket eder.
Orta Karar Çoğunluk: Ürünün kullanışlılığı ile ilgili en ilgili insanlar olmaya yatkındır. Bu insanlar kesinlikle ürünü ilk deneyen kişi olmak istemezler. Ama en sonuncu olmak da istemezler. Ürünün gelecekteki olasılıkları ve benzersizliği ile kalite, istikrar ve kullanımın rahatlığı gibi şu anki kullanılabilirlik konularıyla oldukları kadar ilgili değillerdir. Daha yaşlı orta karar çoğunluk bile, dağıtım programları, fiyat ve erişim gibi oldukça pratik ayrıntı konularıyla gerçekten ilgilenirler. Bu insanlar yeterli olma arzusuyla hareket eder.
Zor Benimseyenler: Çoğunlukla kendini korumakla ilgilenir. Hata yapmak istemez. Ürünün faydalarını, kararı için eleştirilmekten endişe ettiği kadar önemsemez. Bu kişi riski azaltmak İster.
Uyuşuklar: Bir ürünü buna mecbur edilmedikçe kullanmayacaktır. Bu kişi tam bir güvenlik ister[15].
Ağızdan ağıza pazarlamadan yararlanmak isteyen işletmelerin tüketicilerin bu davranış kalıpları içinde yer aldığını bilmesi ve çalışmalarını bu doğrultuda yönlendirmesi gerekmektedir. Ağızdan ağıza pazarlama da ve genel anlamda önemli olan tüketicinin ve davranışlarının tanımlanmasıdır.
Firmaların başarılı bir ağızdan ağıza pazarlama faaliyeti yapabilmesi için ağızdan ağıza pazarlamanın temel altı aşamasını bilmesi ve çalışmalarını bu doğrultuda yönlendirmesi gerekmektedir. Kitabında olduğu gibi Türkiye’de yapılan ilk WOMM konferansında da bu altı aşamadan bahseden Silverman’a göre tüketicilerin üzerinde konuşabileceği bir kaliteli ürünün olması en öncelikli konudur.
1- Değerli ve öncelikleri göz önüne alındığında birisinin sizin ürününüzü neden alması gerektiğini kavrayın.
2- Çeşitli pazarlarda takip etmeniz gereken baskın benimseyici türlerini –yenilikçiler, çabuk benimseyenler, orta karar çoğunluk, zor benimseyenler, uyuşuklar -belirleyin.
3- Ürününüzün benimsenmesi için önemli karar evrelerini belirleyin.
4- Her problemli adımı hızlandırmanız için ihtiyaç duyacağınız içeriği asıl sözlerle birleştirin
5- Ağızdan ağıza yayılmanın en inandırıcı ve sürükleyici kaynak ve iletişim mekanizmalarını tasarlayın ve oluşturun.
6- Ağızdan ağıza yayılma kampanyasını oluşturun ve uygulayın[16].
Andy Sernovitz de Word of Mouth Marketing adlı kitabında küçük işletmelerin insanları ürünleri hakkında nasıl konuşturacağı konusunda bilgiler verirken bazı önemli konuları kitabın web sitesinde şöyle özetlemiştir;
—yazar mutlu müşteriler oluşturmanın en iyi reklâm olacağını ve bunu diğer pazarlama araçlarından daha ucuza yapacaklarını belirtiyor. Yine yazar insanların şirketinizi yaptığınız ürünü sevmeleri durumunda arkadaşlarına mutlaka bundan bahsedeceklerini ifade ediyor.
—yine kitabın özetinde WOMM’ u tanımlarken onlara sizin hakkınızda konuşmaları için bir fırsat verin ve konuşabilecekleri uygun bir iletişim ortamı oluşturun diyor. Müşterilerin sizin hakkınızda konuşmaları ‘c to c’ yani müşteriden müşteriye aktarma reklâm olduğunu ifade ediyor[17].
Sernovitz sitesinde ağızdan ağıza pazarlama için dört önemli kuraldan bahsediyor, bu kuralların yalın bir şekilde uygulanması durumunda firmanın çok daha başarılı bir satış grafiği elde edeceğini belirtiyor.
1-İlginç olun: hiç kimse sıkıcı sıradan şirketler ve ürünler hakkında konuşmaz, herkes ilginç olandan bahsetmek ister.
2-Mutlu insanlar yaratmak: şaşırtıcı ürünler üretin ve bunları mükemmel bir hizmetle sunun onları şaşırtacak ürünü denemeye yönlendirecek ve mutlu edecek ürünler üretin. Ve bu konuda ne yaptığınızdan emin olun.
3-Güvenlerini ve saygılarını kazanın: insanlar güvenmedikleri ya da hoşlanmadıkları şirketler hakkında konuşmazlar. Siz öncelikle müşterilerinizin saygısını kazanın. Onlarla aranızı iyi tutun. Onlarla konuşun ve onların fikirlerine saygı duyun. Onların ihtiyaçlarını yerine getirin ve her zaman dürüst olun. Bunları sağladığınızda şirketiniz takdir edilecek ve müşterileriniz dâhil herkes sizin hakkınızda konuşacaktır.
4-Kolayca yapın: kolayca tekrarlanabilen basit başlıklar sloganlar bulun. Resmi marka raporlarından sunumlarından uzak durun. Bunlar ürününüzü tarif ermez. Sizin ürününüzü göklere çıkarmaz. Bunların hepsi artık geçmişte kaldı. Kendinize şu soruyu sorun: insanlar arkadaşlarına ürünümüz hakkında bir cümlede ne anlatabilir?
Sonra insanların bunu aralarında paylaşabilmesi için her şeyi yapın. Web sitenizden insanlar arkadaşlarıyla konuşsunlar, e-maillerin de kullansınlar, bloklarında hatta tişörtlerinde kullansınlar[18].
Ağızdan ağıza pazarlamanın işleyişine ilişkin şirketlerin ya da ajansların kullanmaması gereken ve WOMMA tarafından da yasaklanan birkaç etik dışı WOMM uygulaması üzerinde durmak gerekmektedir. Bu uygulamaların başlıcaları şunlardır:
1-Tüketicilere belli miktarda para ödeyerek onları diğer tüketicileri yönlendirmeye teşvik etmek.
2-Ürün hakkında web sitesi vb yerlerde bilgi verirken sadece olumlu noktalar üzerinde durmak, yayınlamak.
3-Ürün hakkındaki olumlu yorumları ya da ürün hakkındaki bilgileri sürekli tüketicilerin e-mail adreslerine izin almadan göndermek.
4- Bilinçli bir şekilde ürün hakkında olumlu haber olmadığı halde düzenlemek/derlemek ve bu yolla tüketicileri etkilemeye çalışmak[19].
Bu yöntemleri elbette deneyen sonuç alan şirketler olacaktır. Fakat işletmelerin en önemli amaçlarından biri olan sürekliliklerini tehlikeye atmış olacaklardır. Sağladıkları karlarda geçici olacak hatta uzun dönem için kendi varlıkları tehlikeye atmış olacaklardır.
Konunun uzmanları ve ilk uygulayıcıları konu hakkında sürekli çalışma yapılması gerekliliğine dikkat çekerek şirketlerin ancak sistemli olarak diğer pazarlama unsurları temelinde ağızdan ağıza pazarlamanın yoğun ve sürekli bir şekilde uygulandığı takdirde başarıya ulaşacağını belirtmektedirler. Aksi takdirde ağızdan ağıza pazarlamayı tek başına uygulamak çok da etkili olmayacaktır. Hatta bu yöntemi tek başına uygulamaya kalkışmak kullanıma sunulan mal ya da hizmet için kötü bir duyurum yapabilme ve sonuçta pazardan çekilmesine bile neden olabilecektir.
2.3.AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMANIN ÇEŞİTLERİ
Ağızdan ağıza pazarlamanın basit bir tavsiye gibi görülmesi yukarda da bahsettiğimiz gibi konuyu hafife almamıza konuya gereken önemi göstermememize neden olacaktır. Ağızdan ağıza pazarlamanın etik değerlerini ve standartlarını belirleyen yaptığı çalışmalarla WOMM ajanslarına yol gösteren WOMMA ağızdan ağıza pazarlamanın çeşitli araçlarla yapıldığını ifade etmektedir. WOMMA’nın sitesinde yer alan WOMM çeşitlerini konuyu daha iyi anlamak için yakından tanımamız gerekmektedir:
Buzz Marketing: Yüksek değerde eğlence haberleri kullanılarak yapılan ve genelde ünlü insanların ürünü kullanırken yarattığı ağızdan ağıza pazarlama tekniğidir.
Buzz Pazarlama programlarının amacı, konuşulmaya değer bir olay ya da bir tecrübe gerçekleştirmek. Meşhur bir dondurma zincirinin şehrin merkezinde dünyanın en büyük dondurma topunu yaratması, çılgın bir gösteri yapılması.
Bu programlar ağızdan ağıza yayılmaya yardımcı olabilir ama ürün her zaman tüketicilerin o mesajı diğerlerine taşımasına değecek beklentileri karşılamıyor olmayabilir[20].
Viral Marketing: Eğlenceli ve bilgi verici mesajlar içerecek şekilde hazırlanan kampanyaların ya da diğer pazarlama aktivitelerinin online araçlar kullanılarak topluma tanıtılması ve insanlarının ürün hakkında konuşmalarının sağlanması.
Sosyal bir gruba pazarlama (Community Marketing): Ürünün, ürünü kullanmaya yatkın insanların veya aynı ilgi alanını paylaşan insanların bulunduğu gruplar arasında konuşma yaratacak şekilde yerleştirmek.
Grassroots Marketing: Toplum gönüllüleri organize edilerek yöresel ya da bireysel olarak ürünün tanıtılmasını ve konuşmalara eklenmesini sağlamak.
Evangelist Marketing: Marka gönüllüleri yetiştirerek ve onlara liderlik görevleri verilerek sizin adınıza markanızın tanıtımını yapmalarını sağlamak.
Ürün yerleştirme: Ürününüzü doğru zamanda doğru insanlara (toplum içinde etkileme gücü olan insanlara) ulaştırmak. Onları, ürününüzü denemelerini sağlayarak, ürünleriniz veya servisleriniz hakkında konuşmaya teşvik etmek.
Marka blogları: Markanızla ya da ürününüzle ilgili blog açarak ağızdan ağıza pazarlama yaratmanın yanı sıra müşterilerinizin markanız ya da ürününüz hakkında ne düşündüğünü öğrenmiş olursunuz. Blog açma daha kontrollü bir yöntem sayılabilir çünkü müşterilerden geri bildirimi direkt almış olursunuz.
Diyalog yaratarak pazarlama: İlgi çekici ve eğlendirici reklâmlar, özendirmeler ya da aktiviteler düzenleyerek markayı müşteri için unutulmaz hale getirmek, sohbetlerin içine girmesini sağlamak[21].
2.4.DÜNYADA AĞIZDAN AĞIZA PAZARLAMA
2004 ün ilk yarısında ağızdan ağıza pazarlama tartışmaları yapılırken, Buzz ajansın kurucusu Dave Balter ve pazarlama uzmanı Pete Blackshaw ağızdan Ağıza pazarlama reklâm endüstrisini konuşuyorlardı. İngilizcesi Word of Mouth olarak bilinen ağızdan ağıza pazarlamanın fikir önderleri olarak ortaya çıkan bu isimler 2004 yılında Amerika’nın Chicago şehrinde Andy Sernovitz, Dave Balter ve arkadaşları WOMMA’ yı kurdular. (Ağızdan Ağıza Pazarlama Derneği). Ağızdan ağıza pazarlama sektörünü geliştirmek ve evrensel standartlarını belirlemek amacıyla kurulmuş uluslararası bir örgüt olan WOMMA’ Sernovitzin liderliği öncülüğünde ilk üç ayda 250 firmaya ulaştı. Öncelikle Ağızdan Ağıza pazarlamanın etik değerlerini belirlemekle işe başlayan dernek şu üç etik değeri benimsemiştir