Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş


Kategori : 'Şiir'

ölüm ilahileri 2

2 Kasım 2008 Pazar Yorum yok »

ben ölüm acısını duymak istemiyorum
o sessizce sokulsun koynuma
en yumuşak ölüm hangisi?işte o olsun
bir ferahlık gibi dolaşsın kanımda

hatıralar ve geceye söylenen sessiz şarkılar

29 Ekim 2008 Çarşamba Yorum yok »

yine sonbahar,yine mevsimlerden hazandayız

birer yaprak gibi çaresiz düşüyor hayallerim

kalbimde dayanılmaz ağrısı yokluğunun

ve yolunu kaybetmiş kuşlar gibi ellerim

 

seni düşünüyorum bu yağmurlu akşamda

özlemin içimde artan nefreti bastırıyor

geçen her dakika uzaklaşıyorsun biliyorum

bu düşünce işte, bu düşünce beni öldürüyor

 

ıstırap kaynayan bir volkan içimde

yayılıyor kalbimden ayak ucuma kadar

sönük bakışlarım haykırıyor çaresizliğimi

gün doğuşundan,gün batımına kadar

 

ah o günler,sevgiyle yad edip andığım

o tenhalarda ilk öpüşmemiz,ilk sarılışımız

yanıda bulduğum huzur,düşlediğim hayat

ve geceye söylediğimiz sessiz şarkılarımız

 

kim bilirdi birgün gideceğini,kim

yalanmıydı ettiğimiz bunca yeminler

düşünmek faydasız artık biliyorum

o gün ayrılıp gitti eller

 

boşluk

12 Ekim 2008 Pazar Yorum yok »

ben seni sevdim

yanlışlarını hiçe sayarak  bağlandım sana

tuttun ellerimden beni aydınlığına çektin

bıraktım dünya denen macerayı arkamda

 

sözler duydum sessizliğin içinde geceye dolan

ıstıraplar gördüm köşe başlarında beni bekleyen

üşüdüm sevdanı sardım üzerime,korktum dönmedim

bir zaman sendin ruhumu sevgiyle besleyen

 

ne zaman girsem bu köhne yalnız evime

hala savrulur dört duvar arasında kokun

uykularım bölünür sabaha dek,sayıklarım

beni deli divane eder bu çaresiz yokluğun

 

ah bu durmadan beni sana çağıran ses

ah bu iliklerime kadar işleyen sarhoşluk

yüzümde sıcaklığını hissettiğim nefes

ve bir türlü yerini dolduramadığım boşluk

 

 

 

hüzün

29 Eylül 2008 Pazartesi Yorum yok »

gideceksin belki kimbilir

ardında yaşanmış anılar kalacak yalnızca

belki bir daha güneş hiç doğmayacak

belkide hayat duracak ansızın

 

kırılacak kalem bitecek her şey

ölüm puslu bir geceden gelecek

bir mum gibi eriyecek hayaller

büyük nasırlı bir el tutacak omuzumdan

beni hoyrat kederlere çekecek

 

ve ben hüzünler padişahı,ölü bir yürekle

yürümeye çalışacağım uzun hayat yolunda

karanlıklar serilecek önüme,renkler solacak

dokunuşların silinecek avuçlarımdan bir bir

ve ansızın bu çarpan yürek bir gün bir yerde duracak

 

 

ya bu dünya ya bu sevmeler alçak

25 Eylül 2008 Perşembe Yorum yok »

zamanın çarkı dönerken durmadan

unutuluyor o eski aşklar bir bir

kalpleri sarıyor karanlık duvarlar

bir kederi biliyor insan,birde zulmü

kapanıyor varolan bütün ışıklar

 

ne zaman güneş doğsa bir aydınlık bulsam

bir el kapatıyor aydınlıklarımı durmadan

kaçmak o  an tek kurtuluş,kaçıyorum uzaklara

sonra nefesim kesiliyor,boğazımda bir düğüm

büyük kapılar açılıyor önümde geniş yalnızlıklara

 

dikenler sarmışken etrafımı sinsice

boğuluyorum,öfkem yalnızlığımdan büyük

yaşamak işkencesi kalbimde bir bıçak

söküp atamıyorum,ölsem ölemiyorum

ya bu dünya,yada bu sevmeler alçak

 

 

yokluğun+keder=ölüm

22 Ağustos 2008 Cuma Yorum yok »

sensizliğin en soğuk iklimindeyim

yanarken kalbim alevler içinde

ne bir umut ne bir kavuşma ümidi

bütün bekleyişlerim ölümün gölgesinde

 

her an bir asır her nefes alış bir ağrı

ümitsizce özlerken seni gecelerde

suskunluğumda bir mana,yüzümde acı

aramak seni karanlığın derinliklerinde

 

ulu ağaçlar altında düşünmek seni

yatarak boyluboyunca çimlerin üzerinde

ellerimde solmuş çiçekler ,gözlerimde yaş

kaybolmak bu karmaşanın içinde

 

ve yok olup gitmek bir daha var olmadan

o soğuk ölümün üşüten nefesinde

uzanmak karanlık çukurda yapayalnız

sensizlik bütün ölümlerin ötesine

unutulan hatıralar;ayrılık ve yaşamanın zorluğu

21 Ağustos 2008 Perşembe 2 Yorum »

içinde şarkılar biter,tükenir mutluluklar

kederler alev alev yanar derinlerde

kaçıp gitmek istersin uzaklara,çok uzaklara

topladığın çiçekler solar ellerinde

 

geceler ızdırap taşır batan günden

lanet edersen yaşadığın zamana

sevdiğine varmak istersin durmadan,tükenmeden

çılgın gibi koşarsın yana yana

 

bir bir  küle döner hatıralar zihninde

unutulmak çakılı durur bir bıçak gibi kalbinde

sonra hissedersin ruhunun öldüğünü yavaş yavaş

yok olup gidersin seni bıraktığı yerde

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ölüme ağıt;bir daha kabrine kimse gelmeyecek

12 Ağustos 2008 Salı 3 Yorum »

biliyorsun o günden kaçış yok

zamanın bittiği yerde ölüm var

bedeni apansız bir ürperti kaplar

ölen için bir ölümsüzlük başlar

 

tutarlar benbeyaz bedenini

yine beyazlara sararlar sıkıca

kurtulmuyu çalışırsın umutsuzca

unutmaya başlamışlardır artık seni

 

korksakta yine geldiğimiz yere gidiyoruz

Tanrı topraktan var etti bizi

bacaklarımızı,kollarımızı,kalbimizi

bitecek orada bütün yorgunluğumuz

 

bir çukur kucaklayacak bizi sonra

saracak bedenimizi karış karış

derken bir yalvarış bir yakarış

her yer zından her yer kapkara

 

gelenler bir kaç çiçekle veda edecek

kimi papatya,kimi gül,kimi leylak

gayipten bir ses diyecek "kalk bir bak"

bir daha kabrine kimse gelmeyecek

 

yavaş yavaş bitecek yolculuk kabre doğru

bir kaç kürek toprak örtecek üstünü

herkes unutacak bir sen hatırlayacaksın öldüğünü

ömür bitmiş aklında hala binlerce soru

acı çekmek benim geliş sebebim mi

12 Ağustos 2008 Salı Yorum yok »

kim demiş her ızdıraba bir teseli var diye

acılar çektim ömrümce görmedim hediye

yandım yıkıldım çaresizliklere düştüm

dön dediklerim dönmedi geriye

 

umut yaşatır insanı dediler,umudu bekledim yıllarca

bu heves nasıl bir şey,nasıl bir kandırmaca

yanılgılarımla başbaşayım şimdi

ağlarım umudu beklediğim yıllara

 

bu ayak uyduramadığım hayat benim mi

yaşadıklarım ne düş mü,hayal mi

bir kendime gelebilsem anlayacağım elbet

acı çekmek benim geliş sebebim mi

affet beni Tanrım yaşa dedin yaşayamadım

11 Ağustos 2008 Pazartesi 2 Yorum »

ayaklarım durdu gitmez bir adım

yüz yılda yaşayacağımı yirmibeş yılda yaşadım

kanattı yaşadığım hayat bağrımı

gidenler gitti bir ben kaldım

 

topladım gönlüme kederi tasayı

mutluluklar verdim bilemedim almayı

bak şimdi geçti ömür ne çare

değiştir artık Tanrım bu sayfayı

 

yaktılar gittiler aşk ateşini

ben sevdim onlar kapadılar kalplerini

vücuda gelmedi onlarda aşk

görmeni dilerdim Tanrım bana ettiklerini

 

ruhumu yıllarca ızdırapla beslediler

ben aydınlık istedim,güneşi söndürdüler

kalmadı mecali kalbimin yaşamaktan yana

ben gönlüme su istedim,onlar ateş verdiler

 

yürüdüm küçük dünyada uzunca bir yol

yanımda yoktu kimsem,omuzumda bir kol

yalnızlığım kaderimmiş anladım fakat

ne olur Tanrım sen yanımda ol

 

gökler ağlardı bilseydi içimi

ben değil hep onlar yaptı seçimi

ya kırdılar paramparça ettiler

yada kül ettiler kalbimi

 

aramak bir fayda etmedi bulamadım

dengini yarattın her kulunun ben bulamadım

sen can verdin hayat verdin bize

affet beni Tanrım yaşa dedin yaşayamadım

Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.