Seval!!!!!
24 Ağustos 2007 Cuma | Kategori Aşk | Etiketler : makale İhbar Et
Afyonkarahisar lisesinde orta okul öğrencisiydim. Ortaokul son sınıfta,( 3A’dan 3E )”ye 5 derslik son sınıf öğrencisi vardı. Her sınıfta, ortalama 40 civarında öğrenci okuyordu. Genelde erkek öğrenci ağırlıklı olan sınıflarda, üçer, beşer de kız öğrenci bulunuyordu. Kız öğrenci sayısının az oluşu, kız erkek ilişkilerini de olumsuz etkiliyordu. belkide o zaman toplum şimdiki kadar rahat değildi. Erkekle bir kızın arkadaşlığı pek kabul edilebilecek bir düşünce değildi. Ateşle barut misali. Yanyana gelirse mutlaka ateş barutu tutuşturur, ya yangın çıkar yada patlama olur. Bu yüzden kız öğrencilerle, erkek öğrencileri yanyana yürürken bile görmek mucuze idi.Kızlar’ la Erkekler yanyana yürümesede, kaçamak bakışlar, platonik aşklar her zaman vardı. Ben de komşu sınıftan sarı saçlı mavi gözlü bir kıza tutulmuştum. Ders saatinde hep onu düşünüyor, tenefüs’ü iple çekiyordum.her ders sonunda onbeş dakika onların oltaladığı bahçede üç adım geriden, sınıf arkadaşım Aydoğmuş’la birlikte bende olta atıyordum. Bakışlarımla kıza varlığımı hissettirmiş, ufak ,ufak tebesümler almaya başlamıştım. Kalbimin nasıl çarptığını anlatamam. Avcunuza hiç bir serçe aldınız mı? Almadıysanız, serçenin kalbinin nasıl çarptığını hissedemezsiniz. Benim kalbimin nasıl çarptığını analmak için sizin de aynı duyguları yaşamış olmanız gerekir. Gerekir diyorum ama şimdi değil, taa 60′lı yıllarda. Bir kızla, bir erkeğin yanyana yürümesinin cinayet sebebi sayıldığı ortamda. İşte o yıllarda kalbim avcunuzdaki serçenin kalbi gibi çarpmaya başlamıştı. Yazılı sınavlarda, yazılı sorularını bir kağıda yazıyor, platonik aşkıma tenefüsde vermek için yazılı kağıdını erkenden verip çıkıyordum. Mavişim de beni bekliyordu her sınav sonunda. Sınıfın kapısında buluşuyor soru bahanesiyle konuşuyorduk. Konuşuyorduk konuşmasınada sadece sınavdan, sorudan, ders’den. Sıkımı duygularını anlat. Aşkını ilan et. Yada geyik muabbeti yap. Yapamazsın. Okul idaresi görse okuldan uzaklaştırır, kendi ailen anlasa başına dünyayı yıkar.O şartlarda aşık olmak, şimdiki aşklardan daha heyecanlı desem kimse bana inanmaz. Yasak meyvanın Hava ile Adem’i cennetten kovdurduğunu kimse anımsamaz. Dilin söylemediğini, gözlerin nasıl ifade ettiğini, şimdi hissetmek ve görmek imkansız. Şimdiki aşklar, yağsız pilav gibi. tadı ve tuzu yok. Heyecan desen hak getire. Kimi görsen sokak da el ele, göz göze. Bir de kızlar erkeklere asılıyor alenen. Havva’nın Adem’i cennetten kovdurduğu gibi. Ben yeşil gözlü sarı saçlı sevgilimi arıyorum öğrenciliğimin kara sayfaları arasında. Adını yazmasam da hatıra defterime, unutmamışım yinede Seval’di hafızamda sakladığım o isim.
