BILMECELER BULMACALAR
7 Kasım 2007 Çarşamba | İhbar Et | Etiketler : hobi
|
FIRILDAK Malzemeler
YAPILIŞI Eğitimsel Değeri |
| Yorum (0) :: Bağlantı |
11/10/2007 - KUKLA BALONKUKLA BALON Malzemeler
YAPILIŞI Eğitimsel Değeri: |
| Yorum (0) :: Bağlantı |
11/10/2007 - BİLMECELER
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Yorum (0) :: Bağlantı |
10/10/2007 - yolunacak kaz(mutlaka okuyun)Padişah, ihtiyarı selamlamış:"Selamunaleykum ey pir’i fani…" "Aleykumselam ey serdar’i cihan…" Padişah sormuş: "Altılarda ne yaptın?" "Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…" Padişah gene sormuş: "Geceleri kalkmadın mı?" "Kalktık… Lakin, ellere yaradı…" Padişah gülmüş: "Bir kaz göndersem yolar mısın?" "Hem de ciyaklatmadan…" Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş: "Ne konuştuğumuzu anladın mı?" "Hayır padişahım…" Padişah sinirlenmiş: "Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım." Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor. "Ne konuştunuz siz padişahla…" Adam, başveziri şöyle bir süzmüş: "Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim." Baş vezir, yüz altın vermiş. "Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu." "Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi." Vezir kafasını kaşımış."Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne emek?…" Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış. "Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim." Vezir bir soru daha sormuş…"Geceleri kalkmadın mı ne demek?" Adam bir yüz altın daha almış. "Çocukların yok mu diye sordu. Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim…" Vezir gene kafasını sallamış. "Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek…" Adam gülmüş. "Onu da sen bul…" |
| Yorum (0) :: Bağlantı |
10/10/2007 - FIKRAEve gönderdim Delileri uçağa bindirip, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi. Pilot: Adam : Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot: Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu : -Ögrencilerin nerede?, diye… Öğretmen: |

konularak katlanır. Köşelerden oluşan dört çizginin üzerinden orta noktaya doğru makasla kesilir. Kağıt, istenilen şekillerde boyanır, desenler çizilir. Ardından bayrak çıtası da istenilen şekilde boyanır. Boyama bittikten sonra kağıt, köşelerinden ortaya doğru katlanır. Çiviye, önce boncuk takılır. Ardından boyamış olduğumuz kağıdın dört köşesinde teker teker çivinin ucu batırılır ve kağıdın ortasından geçirilir. Pervane biçimi elde edildikten sonra çivini ucuna bir boncuk daha takılır. Küçük bir çekiçle pervanenin iğnesi sopaya tutturulur. Boncuklar, pervanenin dönmesini kolaylaştırır.
içine un doldurulur. Balon dolduğunda ağzı bağlanır. Böylece balon, oyun hamuru kıvamına gelmiş olur. Balon elle yoğurularak değişik yüz biçimleri oluşturulur. Ardından gazlı kalemle ağız, burun ve gözler çizilir. Yün parçalarından saçlar yapılır.