Avrupa Birligi
29 Ağustos 2007 Çarşamba
İhbar Et Etiketler : dünyaAVRUPA BİRLİĞİ NE KADAR LAZIM:Bence Türkiye Avrupa birliğine girdiğinde bir çok örf ve adetini kaybedecek.
Aslına bakılırsa bozulmaya yüz tutmuş dinini de kaybedecek. Zaten dış güçlerin bozmak
İçin uğraştığı İslamiyet artık maalesef bozulmaya yüz tutmuş Türk ulusunun yapacağı en
önemli tek unsur eski kendi benliğine dönmesi ve ülkesini dış güçlerin eline bırakmayıp kendi sahiplenmesi ve dinini sağlam adımlarla ayakta tutmasıdır.
Avrupa ve dünya da Oynanan oyunlar arasında da sözde dinler arası diyalogun birer aldatmaca olduğu apaçık ortadadır. Dinler arası diyalog, tam olarak İslamiyet’in ortadan kaldırılması ve Müslümanların söz sahibi olmaması için yapılan birer misyoner çalışmasıdır. Misyonerlerin asıl görevi, İslamiyet’in ortadan kaldırılması ve dinler arası diyalog adı altında yapılan çalışmanın birer örneğidir.
Kaldı ki Türkiye Avrupa birliğine girdiği zaman bu dinler arası diyalog Müslümanların ve İslamiyet üzerinde daha çok gelişeceği ve çoğalacağını görüyorum.
Türkiye kendi başına her türlü teknolojiyi yakalayacak ve yapabilecek güçte olduğuna inanıyorum. Ama maalesef Türk insanı buna inanmakta güçlük çektiği gibi imkansız gözüyle bakıyor. Halbuki asırlar boyunca Türk ulusu ve başta Osmanlı olmak şartıyla, bütün Avrupa ya ve dünyaya medeniyeti yaymış ve bir çok teknolojiyi dünyaya sunmuştur. Dolayısıyla Türkiye için Avrupa birliği ne kadar lazımdır?
Eğer Türk ulusu yine eski kendi benliğine döner ve kendini bulursa, ataları gibi yine tüm dünyaya medeniyeti ve teknolojiyi sunması göz ardı edilemez. Diğer bir bakışla eğer Türkiye Avrupa birliğine girdiği takdirde, bir zaman sonra dilini ve dinini kaybetmek gibi risk taşıdığını görüyorum. Kaldı ki Türk diline yabancı kelimelerin yabancı sözcüklerin girdiği bu zamanda Avrupa birliğine girilmesiyle velev ki bozulmaya yüz tutmuş dilimiz bir zaman sonra tamamen ortadan kaybolma gibi bir tehlike altına atmış oluruz. Başta Amerika olmak üzere Türkiye’yi kendi sömürgesi altına almak istemesi,her işimize karışır olması ve İMF’nin ekonomimize karar verir olduğu bu zamanda daha dikkatli olunması gerekmektedir.
Dolayısıyla Avrupa birliğine tam üyelikle girilmesi taktirde bir çok ülkenin sömürgesi altına girilme gibi bir tehlike çanları çaldığını görüyorum.
Türkiye’nin Avrupa birliğine girilmesi hususunda müzakerenin devamlı uzatılması ve yıllardır Türkiye’nin alınmaması birer oyundan ibarettir. Ne kadar geç alınırsa o kadar Türk ulusu Avrupa birliğine girme isteği artacaktır. Bunu bilen tüm dünya oyunlarına yenisini de ekleyerek 2004 yılında Nato zirvesini İstanbul’da yapmayı uygun görmüştür.
Eğer Türkiye’de bir şey yoksa neden bütün dünya Türkiye ile uğraşıyor ilk önce bunu düşünmek lazımdır. Demek ki bir takım gizli alt yapısı var. Ve Gizli bir takım yer altı kaynakların olduğunu bilen Avrupa ve tüm dünyadaki dış güçler bunun ortaya çıkmasına müsaade etmiyor ve engellemek istiyorlar. Dolayısıyla Türkiye’nin atağa geçmesini istemeyen Avrupa bu nedenle Türkiye’yi Avrupa birliğine alıp istedikleri gibi kullanıp istedikleri gibi oyunlarına devam edeceklerdir. Çünkü Türkiye’yi kendi başına bıraktıkları taktirde tekrar eskisi gibi Türklerin Avrupa da bir asır boyunca daha at koşturmaları an meselesidir. Bundan korkan dünya ülkeleri Türkiye’yi el altına alıp yakından ilgilenmektedir. Ve en sonunda Avrupa Türkiye’yi Avrupa birliğine sokup daha çok bozulmasını sağlayacak ve bütün çalışmalar bu boyutta gelişmektedir.
Bizzat kendi düşüncem Türkiye’nin Avrupa birliğine girmesi gereksiz bir unsurdur. Şayet girerse Türk ulusu bir çok konuda zarar görecektir. Türkiye Avrupa birliği olmadan da bir çok konuda bütün sıkıntılarını gidererek aşacak ve bir çok teknolojiyi yakalayacak ve yapabilecek bir ülkedir.
şimdi soruyorum Avrupa birliği nekadar lazım?
