Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Kadın Kategorisindeki bloglar

20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Özürlü Bebek Dogumuna Yol Açan
6 Tehlike

Uzmanlar, hamilelik döneminde özürlü bebek dogumuna yol açan 6 tehlikeye karsi anne adaylarini uyardi.

Saglikli bir bebek dünyaya getirmek isteyen anne adayinin gebelik öncesi bilinçli olmasinin, ortaya çikabilecek pek çok rahatsizligi önledigini belirten uzmanlar, özürlü bebek dogumuna yol açan tehlikeye karsi anneleri uyardi.

Yüksek ates, kedi ve köpekle yakin temas, her gün yapilan agir makyaj, stres, içki ve bozulmus yemek yemenin bebegin özürlü dogmasina neden oldugunu tespit eden uzmanlar, bu durama yol açan sebepleri söyle siraladi:

Hamileligin ilk günlerinde yüksek ates: Hamileligin ilk günlerinde geçirilen yüksek ates, bebegin dis görünüsünde bir anormallige neden olmazken, bebegin beyin dokularinin büyümesini olumsuz etkiler ve çocugun zeka özürlü olmasina yol açabilir.

Kedi ve köpekle yakin temas: Bakteri tasiyan kedilerin bebegin özürlü olmasina neden olan bir bulasici hastaligin kaynagi oldugu ve kedinin diskisinin da bu bulasici hastaligin ana yayilma yollarindan biri oldugu pek bilinmiyor. Ancak yapilan bir arastirmada, Ingiltere’de her yil yaklasik 500 bebegin, annelerinin kediyle yakin temasta bulunmasindan dolayi özürlü kaldigi ortaya çikti.

Her gün agir makyaj yapmak: Amerika Birlesik Devletleri’nde gerçeklestirilen bir arastirma sonucuna göre, her gün agir makyaj yapan kadinlarin makyaj yapmayanlara göre özürlü bebek dogurma riski 1.25 kat daha fazla. Bebegi olumsuz etkileyen ise, kozmetik ürünlerde bulunan arsenik, kursun ve merkür gibi zehirli maddeler. Bu gibi maddeler hamile kadinin cildinden bebegin kan dolasimina giriyor ve bebegin normal büyümesini olumsuz etkiliyor.

Stres: Hamileligin ilk üç ayi içinde yasanan stres, bebegin "tavsan dudakli" olmasi gibi çesitli özürlere neden olabiliyor.

Içki: Hamile kadin içki içtigi zaman, alkol plasentadan embriyoya geçer ve bebege ciddi zarar verir. Hamilelik döneminde günlük iki bardak ya da daha fazla alkollü içki, bebegin özürlü olmasina neden olabilir.

Bozulmus yemek yemek: Uzmanlar, hamile kadinin yedigi bozulmus yemeklerde bulunan küfün, plasentadan bebege geçtigini, bunun da bebegin kromozomlarinda kötü etki yarattigini belirtiyorlar.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Yaz geldi, kadinlarin ayaklari da görücüye çikti! Ancak rengarenk ayakkabilar giyip, oje sürmekle is bitmiyor. Yazin daha fazla özen isteyen ayaklari sik sik ponzayla törpülemek ve koruyucu kremler sürmek gerekiyor..

Yazlik ayakkabilar içinde saglikli ve estetik ayaklarla dolasmak isteyen bayanLara öneriLer.. :))

* Ayak estetiginde en çok göze çarpan noktalar neresi?
Ayak estetiginde, ilk göze çarpan rahatsiz edici görüntü, parmaklarin çarpik yapida olmasidir. Özellikle bas parmaklardaki açisal kusurlar görüntüyü bozar. Bir diger kötü görüntü ise ayak derisindeki kalinlasmalardir. ‘Nasir’ denilen bu dokular en çok topuklarda ve basparmak çevresinde görülür. Tirnaklarin durumu da görüntüyü etkileyen bir diger önemli faktördür. Dogustan gelen yapisal bir bozukluk olmadigi sürece; parmaklarin yapisini ve tirnaklari bozan ve nasirlara da yol açan bas etken, ayak ile ayakkabi arasindaki uyumsuzluklar, yani ayagin ayakkabi içinde zorlanmasidir!

VITRINLERE KANMAYIN

* Yazlik ayakkabi seçiminde kadinlarin düstügü hatalar neler?
Yazlik ayakkabilarda her seyden önce dikkat edilmesi gereken nokta; ayak ile ayakkabi arasindaki iliskinin iyi olmasidir. Ayagin anatomisi (yani kemiklerin yapisi) ve eklemler ile kaslarin fonksiyonel yapilari; tabanin yere düz basacagi duruma uygun haldedir. Bu nedenle ilk kural, tabanin yere düz basmasinin saglamasidir! Yaz denilince kadinlarin aklina, ilk olarak ayaklarin çok rahat edecegi geliyor. Terlemeyecek ve parmaklar baski görmeyecek diye düsünülse de maalesef yazlik modeler seçilirken tüm bunlar gözardi ediliyor. Vitrinlere baktiginizda çogunlukla burunlari dar ve topuklari yüksek ayakkabilar görülüyor. Oysa yüksek topuk, ayaklarin anatomik yapisi ile uyumlu degildir.

* Ayak estetigi kadar sagligini da korumak için nasil önlem alinmali?
Öncelikle periyodik ayak bakimi ihmal edilmemeli. Ayak derisi; vücudumuzda en çok degisen, yani sürekli asinmaya bagli olarak dökülen ve yenisi yapilan bir dokudur. Bu islem topuk gibi basincin yüksek oldugu alanlarda çok daha fazla olacagi için, buralarda kalinlasmalara izin verilmemeli, sik sik cilt törpüsü ve koruyucu kremler kullanilmali. Tirnak bakimina özen gösterilmeli. Ayakkabi içinde sikisan parmaklarda, özensiz kesilen tirnaklar batmalara neden olabilir. Ayakta ödem yaratan tablolarda, tirnak batmasi ihtimali daha yüksektir. Tirnaklar; ciltten uzun olacak sekilde kesilmeli ve kesilen yüzeylerde batacak sivrilesmeler olmamasina dikkat edilmeli.

YÜKSEK ÖKÇEYE SON
* Kadinlarin ayaklarinda en çok hangi sorunlar görülüyor?
Kadinlarin ayaklarinda görülen sorunlar; çogunlukla, moda ugruna, gençlik dönemlerinden itibaren yanlis ayakkabi seçimi ile ilgilidir. Ayaginda açisal kusuru olan bir kadin, sürekli dar kalip ve yüksek ökçe giyerse, dogal olarak bu deformitesi ilerleyecektir.

* Nasil tedavi ediliyor?
Ilk olarak nedeni ortadan kaldirmak gerekir. Hem yapisal olan hem de sonradan gelismis bu gibi durumlarda cerrahi tedavi uygulaniyor. Deri kalinlasmalari ve nasirlar ayrica cilt bakimiyla kontrol edilmeye çalisiliyor.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Doç. Dr. Nurettin Onur Kutlu yaptığı yazılı açıklamada, çocukların geçirdiği kazaların yüzde 70-75′inin ev ve yakın çevresinde meydana geldiğini, çocuklar için yapılan ambulans çağrılarının yüzde 80′inin ev kazalarından kaynaklandığını kaydetti.
Her yıl 2 bin 500 çocuğun ev kazaları nedeniyle hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 10 bin çocuğun bir anlık dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını bildiren Kutlu, ”Kendileri için neyin tehlikeli, neyin zararsız olduğunu bilmeyen hayatımızın en değerli varlığı çocuklarımız, her an tehlikedeler. Evinizde yapacağınız bilinçli bir çevre düzenlemesi ve alınacak basit önlemlerle kaza riskini minimuma indirmek mümkün” dedi. Doç. Dr. Kutlu, araştırmaların, acile gelen ailelerin bilinçlendirilmesi, ev ziyaretleri gibi çeşitli eğitim metotlarının ev kazalarının 2-4 kat azaltılabileceğini gösterdiğini belirtti.
Doç. Dr. Kutlu, kazalara karşı alınabilecek önlemleri de şöyle sıraladı:

Çocuk 3 yaşını geçinceye kadar katı gıda, fındık, fıstık, çekirdek verilmemesi, ulaşabileceği yerlerde 3 santimetreden küçük her şeyin kaldırılması. Küçük ya da parçalanabilir oyuncaklar alınmaması, bebek giysilerinde iğne, çengelli iğne kullanılmaması. Kombide sıcak su ısısının 49 dereceye ayarlanması, bebekle sıcak sıvıların aynı anda taşınmaması. Banyo ve mutfakta çocuğun yalnız bırakılmaması. Çay ikramının termos ile yapılması, mümkünse çayların tepsiyle taşınmaması. Ateşli silah ve kesici aletlerin kilitli dolap ya da evin dışında muhafaza edilmesi. 6 yaşına kadar çocuğun banyoda/küvette kesinlikle kardeşleriyle veya yalnız bırakılmaması. Televizyon ve onun gibi büyük cihazların emniyetli ve devrilemeyecek şekilde yerleştirilmesi. Tüm kimyevi ve temizlik malzemelerinin mümkün olduğunca ev dışında ya da emniyetli dolaplarda saklanılması. Uzun ip, boyun bağı, lastik gibi boğucu olabilecek nesnelerin çocuğun üzerinde ve ulaşabileceği yerlerde bulundurulmaması. ”



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Çalışan annelerin en büyük sorunu doğru bakıcıyı bulmak! Ama bazı ‘püf noktalara’ dikkat ederek isabetli seçim yapabilirsiniz…

Düzgün diksiyon, tanıdık birinden referans ve en önemlisi çocuğunuzun onun yanında huzurlu olması doğru bakıcıyı bulduğunuzun göstergelerinden birkaçı…

Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne-baba olmak isteyen aileler için hazırladığı ‘Çocuk Sağlığı Rehberi’ adlı kitabında ailelerden kendisine gelen soruları ve önerilerini anlattı. Tuncer çocuk için doğru bakıcı bulmak için 10 püf noktası olduğunu anlattı:

1- Bakıcı seçerken mutlaka diksiyonunun düzgün olmasına dikkat edin. Çünkü özellikle bebekler, yedinci aydan itibaren çevresinde konuşulan dili öğrenmeye başlar ve hafızalarına her şeyi kaydeder. Yakınlarında birlikte oldukları kişinin konuşmasının bozuksa, ilk kelimelerden itibaren aynı yanlışları bebeğinizde de görebilirsiniz. Yani diksiyon önemli!

2- Bir bakıcıda aramanız gereken en önemli vasıf, çocuklara karşı gerçekten sevgi dolu olmasıdır. Çocuğa yönelik sert uyarılar, onu sevgi yoksunu yapabilir. Bakıcılar nedeniyle otistik bulgular gelişen bebek sayısı hiç de az değildir. Bakıcının cinsel organına vurarak cezalandırdığı çocuklarda, ergenlik döneminde önemli sorunlar ortaya çıkabilir.

3- Bir bakıcıyı işe alırken mutlaka çok iyi tanıdığınız birinin referansını arayın ve ona göre kararınızı verin.

4- Yeni işe başlayan bakıcınızla gerekirse izin alarak bir süre birlikte evde olun ve çalışmasını gözleyin.

5- Kendi çalışma prensiplerinizi öğretin. Özellikle bebek bakımı, temizlik konusunda en ufak bir taviz vermeyin ve bu konuda çok titiz olduğunuzu hatırlatın.

6- Bebeklerin hislerine güvenin. Birlikte olmak istemediği bir bakıcıya bebeğinizi bırakmayın.

7- Evden ayrıldıktan sonra, ara sıra haber vermeden bebeğinizi kontrol etmek için uğrayın. Bakıcıdan ayrılırken ve karşılığında bebeğin ona nasıl davrandığını gözlemleyin.

8- Siz doktorunuzla konuşurken, bebeğiniz muayene olurken bakıcınız yanınızda olsun. Eğer bakıcınız kendi içinden gelerek bebekle ilgileniyor, siz bebeğinizin doktoruyla konuşurken ağlamaması için onu oyalıyorsa bunlar olumlu göstergelerdir. Tersi davranıyorsa bakıcınızla konuşun.

9- Çocuğunuza yakın çalışacak kişiden hepatit A ve B durumunu ve tüberküloz için parazit tetkiklerini isteyin. Aşılı değilse aşılatın.

10- Her şeye rağmen, bebeğinizi ailenizden biri olmaksızın bakıcıyla bırakmanızı önermem. Yanında anneanne ya da babaanne bulunmalı.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Cilt elastikiyeti Cilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tutun. Deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor…1 - 2 saniye: 30lu yaşlar 3 - 4 saniye: 40lı yaşlar 5 - 10 saniye: 50li yaşlar 11 - 30 saniye: 60lı yaşlar 31 - 45 saniye: 70li yaşlar 45 saniyenin üzerinde: 80li yaşlardasınız Tepki testi Tepki verme hızı yaşlandıkça azalır. Bunu ölçmek için, yazı yazarken kullandığınız elinizi açın ve bir arkadaşınızdan elinizin üzerinde 45 cmlik bir cetvel tutmasını isteyin. Cetveli bıraktığında yakalayın. Tuttuğunuz yer, ne kadar hızlı tepki verebildiğinizi gösterir.
14 cmye kadarsa: 20li yaşlar
15 - 24 cm: 30lu yaşlar
25 - 29 cm: 40lı yaşlar
30 - 35 cm: 50li yaşlar
40 cm ve üzeri: 60lı yaşlardasınız.

Zihinsel zindelik
100den geriye doğru 0a kadar 7şer 7şer sayın. Ne kadar sürede sayabiliyorsunuz? 25 saniyeden uzun sürmesi zihinsel yaşlanma göstergesidir.
20 saniyeden kısa: 40 yaşın altındasınız
25 saniye: 40 - 60 yaşlarındasınız
Emin olmak için bir test daha yapın. Bir dakika içinde aklınıza kaç tane meyve ve sebze ismi geliyor? 60 yaşın altındakiler, en az 15 tane bulabilir.
Denge
Sağ ayağınızı 45 derece eğik halde tutarak sol ayağınızın üzerinde durun, ellerinizi de kalçanızın üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın. Dengenizi kaybedip sağ ayağınızı yere koymadan ne kadar durabileceğinizi ölçün. Bu hareketi birkaç dakika arayla 3 kez tekrarlayın ve bu şekilde ortalama ne kadar durabildiğinizi hesaplayın.
70 saniyeden fazla: 20li yaşlar
60 - 69 saniye: 30lu yaşlar
50 - 59 saniye: 40lı yaşlar
40 - 49 saniye: 50li yaşlar
30 - 39 saniye: 60lı yaşlar
20 - 29 saniye: 70li yaşlar
19 saniyeden az: 80li yaşlardasınız.

Gözbebeği boyu
Gözbebekleri yaşlandıkça küçülür. Ancak ışık da gözbebeğinin küçülmesine yol açtığı için bu testi normal gün ışığında yapmalısınız. Gözbebeğinizin çapı 4 mm ise biyolojik yaşınız 30; 2 mm ise 60 ır.

Kornea testi
Aynada göz yuvarlağınıza bakın. Korneanızın çevresinde yay şeklinde bir beyaz çizgi var mı? Beyaz çizginin uzun olması kolesterolünüz de yüksek olduğuna işaret ediyor olabilir. 80li yaşlara geldiğinizde kornea çevresindeki beyazlık tam bir daire şeklini alır.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Akşam yorgun argın eve geldiniz… Soyunup dökünüp dinlenmeyi hedefliyorsunuz… Ancak dikkat; soyunuş tarzınız sizi ele verebilir…

Gelişigüzel soyunanlar: Eğer soyunurken çıkardıklarınızı rastgele evinizin herhangi bir tarafına fırlatanlardansanız, arkadaş canlısı birisiniz. Hayatı bir parti gibi görüyorsunuz. Düşüncelerinizde rahat ve açık fikirlisiniz. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ise hiç umurunuzda değil. (Zaten muhtemelen ardınızdan bunları toplayacak biri vardır. Yoksa sıkar biraz bu kadar dağınıklık. Bu tip insanların beraberlik ya da evlilik hayatlarında mutlaka çorap kavgası olur.)

Titiz soyunanlar: Eğer çıkardıklarınızı düzgün bir şekilde bir yere koyuyorsanız ciddi birisiniz ve sakin yaşamayı tercih ediyorsunuz. Rutinliği seviyorsunuz. Hayattaki problemlerin üstesinden gelmenin en iyi yolunun onlardan uzak olmak gerektiğine inanıyorsunuz. (Bunlar kirlileri ayırdıktan sonra ceketleri hemen havalandırmaya götürür, asılacak bir şey varsa da asarlar. Zaten çoğu şeyi de kirliye atarlar. Aman ütülendikten sonra bir şeyi yanlış yere koymayın, kıyamet kopar.)

Önce ayakkabı ve çoraplarını çıkaranlar: Mükemmeliyetçi, utangaç, yoğun birisiniz. Bir karar vermeden önce iyice düşünürsünüz. Güvenilir birisiniz. Nelere ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini iyi biliyorsunuz. Üzerinize düşenleri metodik biçimde büyük konsantrasyonla çözümlüyorsunuz.

Yavaş soyunanlar: Eğer tişörtünüzü çıkardıktan sonra pantolonunuzu on dakika sonra çıkaranlardansanız, Mesut Yılmaz gibisiniz demektir. Kendine güvenen, entelektüel, derin düşünen ve fazla zorluk çıkartılmasını istemeyen birisiniz. Ayrıca kendinize fazla zaman ayırmayı ve dolayısı ile yalnızlığı seviyorsunuz.

Hızlı soyunanlar: Eğer kıyafetlerinizi olabildiğince çabuk çıkaranlardansanız başkalarına önem veren birisiniz. Diğer insanların sizden beklentileri çok önemli. Kendi ihtiyaçlarınız açısından da endişelisiniz. Çoğunlukla işi gücü bol olan ve aile düşkünü birisiniz .

Önce mücevherlerini çıkarıyorsa: Eğer ilk olarak mücevherlerinizi, aksesuarlarınızı ve hatta saatinizi çıkarıyorsanız sıcak, düşünceli, duygusal, hassas ve romantik birisiniz (Saatinizi çıkartarak evde zaman mevhumunuzun olmadığını göstererek karşınızdakini çok mutlu ediyorsunuz bir kere. Ama lütfen alyansınızı orada burada bırakmayın. Başkasının evinde soyunmaya da hiç kalkmayın.)

Her seferinde farklı ise: Şüpheci ve ilginç biri olduğunuzu söyleyebiliriz. Risk almayı ve macerayı seversiniz. O günkü tutumunuza göre ne yapacağınız değişir

Bir türlü soyunamıyorsanız: Bir de eve girip soyunmadan, bütün gün dolaştığı o kıyafetle ortada dolanan tipler vardır ki işte onlardan uzak durun. Okuldan gelmiş çocuğunuza soyunmayı öğretmek gibi ona da bunun önemini ve yararını gerekir. Hatta banyoya sokup yıkamanız da söz konusu olabilir. Neyse ki tuvaletlerini kendileri yapabilir…



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Eğer saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız yalnız olmadığınız açık! Kadınlar ile erkeklerde görülen saç dökülmelerin nedenleri farklıdır. Kadınlardaki çoğu saç dökülmesi yani erkek tipi dökülmelerin daha kolay tedavi edilebilir. İşte saç dökülmesine neden olabilen bazı faktörler..

Demir eksikliği: Kansızlığa bağlı, demir eksikliğine bağlı anemi saç dökülmesine neden olabilir. Ancak kendi kendinize demir içeren vitaminler almayın çünkü fazla demir de bazı hastalıklara neden olabilir. İlk olarak kan sayımı yaptırarak demir eksikliğiniz olup olmadığını öğrenin.

Tiroid: Aşırı çalışan ya da çalışmayan tiroid saç dökülmelerine neden olabillir.

Östrojen seviyesinin düşük olması: Çoğu kadın menopozdan sonra veya bu sırada saç dökülmesi sorunu yaşayabilir.

Gebelik öncesi hormon değişiklikleri: Anne adayları ilk 6 ay boyunca yaşadıkları hormonal değişimlerin sonucu saç dökülmesi sorunu yaşayabilir ancak hormonları normale döndüğünde saçlar yeniden çıkabilir.

Telogen effluvium: Uzun bir dönem içinde saçta yaygın olarak görülen incelme ve dökülmedir. Hamilelik, hastalıklar ya da stres gibi faktörler etkili olabilir.

İlaçlar ya da tedavi: Çocu ilaç ya da tedavi saç dökülmesine neden olabilir. Eğer bu tür bir durumla karşılaştıysanız doktorunuzla konuşarak tedavinizin gözden geçirilmesini isteyebilirsiniz.

Yüksek seviyede A vitamini ya da Selenyum: Eğer ihtiyacınızdan fazla A vitamini ya da selenyum aldıysanız bu tür bir son uçla karşılaşabilirsiniz.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Kadınların %80′i selülit problemi yaşıyor. Şimdi onlara savaş açmanın tam zamanı! Hedefimiz yağ hücrelerini küçültüp, bağ dokusunu güçlendirerek, 4 haftada selülitlerin görünümünü azaltmak. Çok kolay olmayan ama çok etkili olan bu hareketlerle, istediğimiz bikiniyi korkusuzca giyebileceğiz!

Ancak istenen sonuca ulaşmak için bunları mutlaka yapmalısınız:

- Gösterdiğimiz sekiz hareketi sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez mutlaka uygulayın.
- Haftada üç kez yarım saat yürüyün ya da koşun. Koşmak, bağ dokusunu sıkılaştırdığı için çok faydalı.
- Her sabah problemli bölgelerinize sıcak-soğuk duş uygulayın ve 3 dakika boyunca sert bir vücut fırçasıyla bu bölgelere masaj yapın.

1- Popo ve bacakların iç kısmı için:
Ellerinizi ve dizlerinizi yere koyun. Sol bacağınızı dizinizden büküp 90 derece havaya kaldırın ve indirin. Bu hareketi 15 kez tekrarlayıp, diğer bacağınıza geçin.

2- Popo ve bacakların iç kısmı için:
Yere oturun ve bacaklarınızı sağ yanınıza toplayın. Avuçlarınız yere paralel olacak şekilde kollarınızı öne uzatın. Sağ bacağınızı kaldırıp hafifçe arkaya dönün. Ardından bacağınızı uzatın ve kısa bir süre havada tutun. Hareketi 15 kez tekrarlayın ve diğer bacağa geçin.

3- Bacakların üst arkası için:
Yüz üstü yere yatın ve alnınızı ellerinizin üzerine dayayın. Bacaklarınızın alt kısmını yukarı kaldırın ve ayak parmaklarınızı kendinize doğru çekin. Poponuzu sıkın ve kalçanızı yukarı kaldırın. Beşe kadar sayarak pozisyonunuzu koruyun. Bacaklarınızı serbest bırakın. Bu hareketi

4- Bacakların üst arkası için:
Dizlerinizin üzerinde durarak öne doğru uzanın. Dirseklerinize yaslanın. Sol bacağınızı düz bir şekilde havaya kaldırın ve yere paralel tutun. Sonra bacağınızı sırtınızla düz bir çizgi oluşturacak şekilde yukarı kaldırın. Bacağınız havadayken çok kısa mesafelerle 5 kez aşağı yukarı hareket ettirin ve bacağınızı yere indirin. Her bacak için hareketi 15 kez tekrarlayın.

5- Bacakların üstü için:
Dik bir şekilde ayakta durun, sağ bacağınızı arkadan havaya kaldırın ve bir sandalyeye koyun. Ellerinizi belinize yaslayın. Sol bacağınızı iyice bükün ve belinizi dik tutun. Ardından sol bacağınızı tekrar dik konuma getirin. Bu hareketi her bacak için 15 kez tekrarlayın.

6- Bacakların üstü için:
Dik bir şekilde ayakta durun, 5 kiloluk dambılları elinize alın. Bacaklarınızı iyice bükün ve kalçanızı sanki bir yere oturacakmış gibi geriye doğru itin. Bu şekilde biraz bekleyip tekrar dik durun. Bu hareketi 15 kez tekrarlayın.

7- Karın ve bacakların üstü için:
Sırt üstü uzanın, dizlerinizi bükün ve topuklarınızı yere basın. Kalçanızı yukarı kaldırın. Karnınızın ve vücudunuzun üst kısmının düz bir çizgi oluşturmasına dikkat edin. Sağ topuğunuzla yere basarken, sol bacağınızı göğsünüze doğru çekin ve havada tutun. Kalçanızı yukarı kaldırıp indirin. Her bacak için 15 kez tekrarlayın.

8- Kalça ve sırt için:
Bir sandalye ya da platform üzerine karın üstü uzanın. Ellerinizi yere koyun. Sağ bacağınızı büküp, dizinizi öne doğru çekin. Sol bacağınızı sırtınızla aynı hizada olacak şekilde yukarı doğru kaldırın. Minik hareketlerle bacağınızı yere indirmeden yukarı aşağı 5 kez hareket ettirin. Ardından bacağınızı yere indirin. Her bacak için hareketi 15 kez tekrarlayın.



20 Haziran 2008 , Cuma
Kategori (Kadın)

Hatasız alışverişin püf noktaları
Hangi parçayı satın alırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini biliyor musunuz? O kıyafet veya aksesuarı kullanmaya başladığımızda hangimiz kötü sürprizlerle karşılaşmak ister?

Pantolon
Pantolon satın almak önemli bir konu ve zor bir seçim, kimse aksini iddia edemez. Çünkü her pantolon herkeste farklı durur. O yüzden ne olursa olsun, denemeden pantolon satın almayın. Bu esnada hangi ayrıntılara dikkat etmeniz gerektiğine gelince:

Pantolonun ayaktayken üzerinizde iyi durması sizi yanıltmasın. Boyunu bir de oturarak, hatta bacak bacak üstüne atarak denemeli, bu durumdayken paçalar ne kadar kısalıyor kontrol etmelisiniz.

Pantolonun kumaşı da çok önemli. Üzerinizde güzel durmasının birinci şartı iyi kesim, ikincisi ise kesinlikle kumaşın kalitesidir. Aklınızda bulunsun, önü düz olan pantolonlar daha ince, manşetsiz pantolonlar bacak boyunu daha uzun gösterir.

Pantolon denerken kalça kısmındaki kumaşı iki parmağınızla kavrayabildiğinizden, pantolon ağı kısmında potluk oluşmadığından emin olun.

Çizme
Çizmenin şık ve rahat olmasını isteriz. O yüzden yenisini satın alırken dikkat etmeniz gereken çok önemli bir şey var:

Çizmeyi giyip çıkarırken zorlanıp zorlanmadığınıza bakın. Genelde satış görevlileri müşterilere ayakkabıları giyip çıkarma konusunda yardım ederler. İşte bu çok yanıltıcı. Siz en iyisi yeni bir çift çizme denerken onu kendiniz giyip çıkarın.

Bu arada, ayakkabı veya çizmeleri öğleden sonraları satın almanızda fayda var çünkü günün o zamanında ayaklar biraz daha şiş olur. Satın aldığımız ayakkabının gün içinde, ayaklar hafif yorgun ve şişken de rahat olması, ayağı sıkmaması ve vurmaması açısından bilinmesi gereken bir ayrıntı.

Gömlek
Gömlek genelde şık ve düzgün durduğu için tercih edilir. Bu amacına tam anlamıyla hizmet etmesi için dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var:

Gömleğinizin düğmelerini kapatınca araların çok açık (sanki size bir beden küçükmüş gibi) durmaması lazım, bu hiç hoş veya seksi değil.

Kollarınızı öne uzattığınızda gömleğin kolları komik bir şekilde kısalmamalı ve gömleğin sırt kısmı dikiş yerlerinden patlayacakmış gibi gerilmemeli.

Gece kıyafeti
Gece kıyafetlerini genelde parlak sunî ışıklı mekânlarda giydiğimiz için iç göstermemeleri çok önemli. Buna bir de flaşla çekilen fotoğraflar da eklenince (genelde gece kıyafetleri kutlama/ eğlencelerde giyilir, yani fotoğrafınızın çekilmesi yüksek ihtimal) bu mesele daha da büyük önem kazanır.

Gece kıyafeti denerken kumaşının iç gösterip göstermediğine dikkat edin ve ona göre tedbirinizi alın.



16 Haziran 2008 , Pazartesi
Kategori (Kadın)

Davranış problemi

SORU
——————————————————
2 yaşında oğlum var istemediğimiz davranışı nasıl engelleriz kızmak doğrumu?
emziği nasıl bıraktırabiliriz?
herşeyi ağlayarak yaptırıyor bunu nasıl engelleyebiliriz?

CEVAP
——————————————————
çocuğunuz her ağladığında ona tepki vermeyin. istediği bir şeyi ağladığı için yapmayacağınızı ona kesin ve net tavırlarınızla anlatın ve tutarlı olun.başlangıçta bu süreç biraz zor geçebilir önemli olan sizin tutarlı olmanız.ağlamadan istediğinde onu ödüllendirip bu davranışı pekiştirebilirsiniz.emzik probleminiz için ise belirli zamanlar belirleyip (çocuğunuzlada konuşup) git gide bu zamanları azaltın.uyku saatinden önce olabilir çocuğunuzla aldığınız bu kararı uygularken tutarlı olmanız gerektiğini unutmayın.
NEHİR DOĞAN AR.GÖR BOĞAZİÇİ ÜNV OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ UYGULAMA BİRİMİ

İkibuçuk yaş krizi

SORU
——————————————————
merhaba çocuğumun ismi egem,egem 2,5 yaşında.davranışlarında asabilik,zıtlık olduğunu farkettim,herşeye zarar veriyor.herşeyi kırıyor,bizim söylediklerimizin tam tesini yapıyor.güzellikle anlatıyorum ama olmuyor. mesela şunu yapma beni üzüyorsun onun doğrusu bu falan diyorum ama anlamıyor.söylediklerime aldırış dahi etmiyor.sanki ben onunla konuşmuyormuşum gibi davranıyor.herşeyi ağlayarak istiyor.biz ona kızdığımız zamanda yüzüne vuruyor,saçlarını yoluyor.egem evde tek çocuk ve biz apartmanda oturuyoruz ve dışarıya çok fazla çıkmıyoruz.ben çalışıyorum o da ablamla evde kalıyor.havalar müsait olduğunda parka falan gidiyoruz.ama parka çok nadir çıkıyoruz.bana yardımcı olursanız çok sevinirim
teşekkürler…

CEVAP
——————————————————
iki buçuk yaş hem çocuklar hem de anne ve babalar için zor bir dönemdir bu dönemde çocuğunuz daha önce yapmadığı yeni davranışlar gösterebilir biz bunu serkeşlik evresi olarak ısımlendırıyoruz bu dönemde çocuk dengesiz,olumsuz,kararsız ve isyankardır bu dönemde çocuğunuza ani tepkiler vermemeniz ve daha sabırlı olmanız gerekecektir.Ayrıca çocuğunuzla inatlaşmadan sorunlara birlikte çözüm bulmaya çalışın ve unutmayınki bu geçiçi bir dönemisteklerini ağlayarak yaptırmaya çalıştığında isteğini yerine getirmeyin çocğunuza da bunu anlatın ve tutarlı olun.

NEHİR DOĞAN AR.GÖR
BOĞAZİÇİ ÜNV OKUL ÖNCESİ ÖĞR
UYGULAMA BİRİMİ

kaygı

SORU
——————————————————
Oğlum 08/1999 doğumlu ve yaz sonuna kadar (11-Agustos-99) yatılı bakıcımızla birlikte büyüdü. EYLUL 15 de anneannesi ve dedesi bizim evimize geldiler ve oğlum anaokuluna da başlattık. İLk 15 günü çok zor geçti okula gitmek hiç istemedi ama alıştı, fakat cok sık ve fazla hastaladı, 2 kere zatürre oldu normal grip, boğaz enfeksiyonu vb birsürü hastalık ve 2 kere hastaneye yatış serumlu ve popodan iğneli günler, en son 29-31/12 /2003 de hastanede idi ve sonra iğneler devam etti ve tabi bizimde bol oyuncaklı sürpriz programlarımız. Son kez hastane yatışından önce yeni bir bakıcı ile anlaştık, anneanne-dede ve bakıcı gündüz evi paylaştı fakat artık 12-ocak haftası bakıcı ile tekbaşına ve doktorumuzun tavsiyesi ile Ocak ayında okula göndermiyoruz ayrıca yuvası çok kalabalık olduğu için yeni ve daha sakin bir okula vermeye karar verdik.

Oğlum evde bakıcı ile yanlız kalmak istemiyor,sürekli benimle veya babası ile erken dönmemiz hemen dönmemiz konusunda pazarlık yapıyor ve ağlıyor, bu hafta sonu yaramaz ve sinirli bize emir veren bir oğlum vardı karşımda, bakıcıyı sevdiğini ama çok sevmediğini
söylüyor, okul değiştirme konusuna da sıcak bakmıyor?

Oğluma nasıl davranmalıyım, sürekli çalışma sebeplerimizi anlatıyoruz, anlatmak ve kızmak ikiside başarılı olmadı. asabi davranışlarını ,ağlamasını görmemezlikten mi gelmeliyiz?

bakıcı değişikliği, hastane,anneannesinin evine dönmesi
hepsi yeni bir dönem ve bu zorlu gerçeklerle başa çıkmasında nasıl yardımcı olabiliriz, ayrıca hep bizimle yatmak istiyor (7 aylıkken odasını ayırdık, tekbaşına rahatca yürümeye başladığından beri yanımıza geliyor-Arda deprem döneminde doğdu ve ben artık oda kapımı asla kilitlemiyorum), odasında uyurken bekliyoruz gece uyanıp yanımıza geliyor, uyuduktan sonra biz yerine koyuyoruz tekrarn yanımıza geliyor.. yeni bakıcıya uyum haftasında çok da sert olmayı düşünmüyoruz, ..ama çok mu yanlış?

CEVAP
——————————————————
Çocuğunuz kötü bir dönem geçirmiş.Bu dönemle birlikte korkular ortaya çıkabilir bu dönemi atlatabilmek için çocuğunuzla daha etkili vakit geçirmeye özen gösterin ve kaygılarınızı ona belli etmeyin

uyku problemi

SORU
——————————————————
merhaba benim 1,5 yas1nda bir kizim var kizim saat sabah sekizde kalk1yor bazen 2 kere bazende 1 kere uyuyor böyle olmas1na acayip bir enerjisi var saat 12 ye kadar uyumuyor biz zorla uyutuyoruz bazen de çiglik at1yor bunu nas1l düzeltebilirim ben cal1san bir kisiyim
bana yol gösterirseniz sevinirim.
sagol
arzu

CEVAP
——————————————————
uyku problemi bir çok annenin yaşadığıbir problem uyku saatlerini sistemli bir hale getirin uyku saatinden bir saat öncesine kadar aktif oyunlar oynayın daha sonra uyku saatine yaklaştığınızda uykuya birlikte hazırlanıp ona kitap okuyarak sakinleştirin bunu zamanla rutinleştirin.Önemli olan uykuya geçiş aşamasını kabusa dönüştürmemek.
Bunlardan sonra hala devam ederse çocuğunuzun fizyolojik bir problemi olup olmadığını tekrar gözden geçirin.
ZEKA TESTLERİ

SORU
——————————————————
5 yaşındaki oğluma zeka testi yaptirmak istiyorum, bu konuda bana önerebileceğiniz bir kuruluş var mıdır? nerede yaptirabilirim veya kendim uygulayabilir miyim? bu yastaki cocuk için test sonucları ne kadar gercekci olur, yardımcı olursanız sevinirim.

CEVAP
——————————————————
ZEKA TESTLERİ SADECE UYGUN ORTAMLARDKA VE UZMANLAR TARAFINDAN YAPILABİLİR VEDOĞRU SONUÇ İÇİN BİR KAÇ KERE YAPILIRSİZE BUNUNLA İLGİLENEN MECİDİYEKÖYDEKİ İZEVİ ÖNEREBİLİRİM
TEL02122732341SEZGİN KARTAL

UYKUDAN UYANMA

SORU
——————————————————
3 yaşındaki kızım uykudan uyandığı zaman bazende en küçük nedenlerden dolayı ağlama krizine giriyor.saçlarını yoluyor.yanında kimseyi istemiyor.Nasıl yardımcı olabilirim?

CEVAP
——————————————————
Aglama krizleri, inat, hırçınlık gibi özellikler küçük çocuklarda zaman zaman görülebilir.Önemli olan bunların nedenlerini bilebilmektir.Bu dönem çocuklarda korkular gelisir.Rüyalarından etkilenip korkup aglıyor olabilir.Çocugunuzla bol bol konusmalı, neden agladıgını ortaya çıkarmalısınız.Eger bunu basaramıyorsanız bir uzman yardımı almanızı tavsiye ederim.Çünkü özellikle saç yolma sorunun biraz ileri boyutta oldugunu gösteriyor.
Kolay gelsin,

Yelda Acarbay

uyku düzeni

SORU
——————————————————
13 aylık bir kızım var. 7 aylık olana kadar emerek uyuyordu. daha sonra işe başlayacağım için poposuna hafifçe pışpışlayarak uyutmaya başladım. ancak kızım hareketlendikçe yataktan kalkmaya dönmeye başladı bu şekilde uyutmak da zor olmaya başladı. hiç sallayarak uyutmadım. yatağının yanındaki başka bir yatağa yatıyorum eline de süt dolu biberonu verip öyle uyutuyorum. ancak uyumak istemiyor ağlıyor,kalkıyor, kucağıma gelmek istiyor.

o bana gelmek isterken ben onu yatağa yatırıyorum ağlıyor bu da beni üzüyor. çocuğun ağlamasının ölçüsü ne olmalı? çocuğumu nasıl uyutmalıyım? ağlayarak uyumak psikolojisini ne şekilde etkiler?

CEVAP
——————————————————
çocuğunuzu uykuya hazırlama sürecini doğru kullanmalısınız uykudan önce yatağına yatırıp onu rahatlatacak pasif bir etkinlik yapabilirsıniz bu etkinlik çocuğunuzun yaşına uygun bir kitap olabilir uykuya geçtikten sonra da uzaktan kontrol etmeniz doğru olacaktır örneğin çocuğunuz her ağladığında yanına gitmemeniz bu dönemi doğru şekilde geçirebilmeniz için çok önemli bu rutine alışana kadar çocuğunuzun ağlaması çok doğal.

YAKININ ÖLÜMÜ

SORU
——————————————————
kızım 7 yasında ve babannesını kaybetti su anda ılk defa olumle tanıstı .olum evde oldu ama gormedı sonra soyledık bu konu hakkında ona nasıl yardımcı olabılırım onu nasıl aydınlatırım tskler

CEVAP
——————————————————
Ölüm bizim bile anlamakta zorlandigimiz, güç bir deneyim.
Çocuklar ölümle tanistiklarinda kendi ölümlerinden ve anne babalarinin ölecek olmalarindan korkmaya baslarlar.Böyle bir kaygisi varsa mutlaka gidermeye çaliiin.
Dogada böyle bir süreç oldugunu onun anlayacagi bir sekilde açiklayin.
Eger çok soru sormuyorsa detayli bilgiler vermeyin.Sorularina basit yanitlar verin.Babaannesiyle anilarindan bahsetmek istiyorsa bahsedin.
Ancak daha çok küçük oldugu için dini bilgiler vermeyin.
Basinız sagolsun…

Yelda Acarbay

KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ

SORU
——————————————————
kadın erkek eşitliğinin çocuk psikolojisi üzerine etkilerini,çocukların olumlu mu olumsuz yönde mi etkilendiğini öğrenmek istiyorum.

CEVAP
——————————————————
Anne babanın evde eşit olması çocuk açısından elbette önemlidir.Sosyal ilişkileri kavradığı bir dönemde eğer evde anne eziliyorsa, baba otoriterse çocuğun psikolojisi farklı olur.Bazı evlerde disiplin işinden ebeveynlerden sadece biri sorumludur.(Annesinden çok korkar gibi)
Aslında en iyisi anne babanın ortaklaşa disiplin geliştirmeleri, sevgi ve saygı çerçevesinde çocuğu eğitmeleridir.
Özellikle erkek çocuklar annelerinin ezilmesini üzülmesini istemezler ve onu ezene karşı tavır alabilirler.
Eşitliğin, ortaklığın sağlanabildiği sağlıklı bir aile yapısı dileklerimle

Yelda Acarbay
ANNE/BABA MESLEĞİ

SORU
——————————————————
çocuğun psikolojik gelişiminde anne/baba mesleğinin önemi nedir?

CEVAP
——————————————————
Çocuğun psikolojik gelişiminde anne babanın mesleğinden çok ilgisi ve zaman ayırması önemlidir.Ancak genel kanı öğretmenler genellikle çocuklarının eğitimiyle daha çok ilgilenirler.
Önemli olan sizin mesleğiniz değil çocuğunuza yaklaşımınızdır.

Yelda Acarbay

ÇocukBakımı.comdan alıntı



Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...