Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Haber Kategorisindeki bloglar

14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

301′de Köşk Çarkı

301'de Köşk Çarkı

301. Madde Bu Hafta Meclis Adalet Komisyonu’nda Görüşülecek. Adalet Bakanı Şahin Kovuşturma Yetkisinin Cumhurbaşkanı’ndan Alınıp Adalet Bakanlığı’na Bırakılacağı Sinyalini Verdi.

301. madde bu hafta Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Adalet Bakanı Şahin kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanı’ndan alınıp Adalet Bakanlığı’na bırakılacağı sinyalini verdi. Şahin "Bununla ilgili Cumhurbaşkanı’nın ’Anayasa’dan kaynaklanan bir görevi yok’ iddiasında bulunanlar var" dedi.

ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, Meclis Adalet Komisyonu’nda bu hafta görüşülmesi beklenen TCK’nın 301. maddesiyle ilgili kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’ndan alınacağı ve yeniden Adalet Bakanlığı’na verilebileceği sinyalini verdi.

Bu hafta Meclis’teki Adalet Komisyonu çalışmalarına hükümeti temsilen katılacağını belirten Şahin, Haber 24’te yaptığı değerlendirmede komisyonda muhalefet partilerinin de destek ve talepleri doğrultusunda 301. maddeyle ilgili düzenlemelerin yeniden ele alınacağını kaydetti. Kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanı’na bırakılması konusunda ise Şahin, "Bununla ilgili Cumhurbaşkanı’nın ’Anayasa’dan kaynaklanan bir görevi yok’ iddiasında bulunanlar var. Bazı önemli dosyalarla ilgili cumhurbaşkanın iznine tabi durumlar da var. Adalet Bakanlığı’nın yetkili olduğu maddeler de var. Bu konuda teklif hazırlanırken arkadaşlarıma yönlendirmede bulunmadım" dedi. Şahin, ön izin yetkisinde Cumhurbaşkanı Gül’e "emrivaki" yapıldığı yorumlarına karşı "Sayın Cumhurbaşkanımıza ’böyle bir düzenleme yapılıyor, yetkisini size veriyoruz’ denince, karşı çıkmamış" diye konuştu. Daha sonra yeni düzenlemelerin de yapılacağını bildiren Şahin, "Kapsamı genişleyecek. Biraz sabırlı olunması gerekir. Çünkü biz yeniliklere hemen adapte olamıyoruz" dedi.

8 KEZ DEĞİŞTİ Şahin, 301 ile ilgili çalışmaların ilk önce Adalet Bakanlığı tarafından ele alındığını ve bu süreçte sivil toplu örgütleriyle de bir araya geldiklerini söyledi. Bu çalışmalara Başbakan Tayyip Erdoğan’ında katıldığını belirten Şahin, "301’de nasıl bir değişiklik yaparız ona baktık. Değişiklik taslağı üzerinde çalıştık Adalet bakanlığı olarak. Daha sonra parti içindeki arkadaşlarımızın katkısıyla da Meclis’e teklif olarak sunuldu" diye konuştu. Şahin, 301. maddenin ise bugüne kadar 8 kez değiştiğini ifade etti.

AKP HAK ETMEDİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AKP’ye açılan kapatma davasını değerlendiren Şahin, "Ben iktidar partisinin böyle bir davayı hak etmediğini düşünüyorum. Ne yapmış AKP, yüksek öğretim kurumlarında ’hiç kimse eğitim öğretim hakkında mahrum olamaz’ demiş ve bu konuda anayasal değişiklik yapılmış.’İslam dini kadınların başını örtmeyi emreder’ diye bir değişiklik olsaydı o zaman laiklik tehlikeye girerdi" dedi. ANKARA

Şahin ile anlaşamadı

TCK’nın 301. maddesiyle ilgili çalışmalarda Adalet Bakanı Şahin ile Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek arasında "kovuşturma yetkisinin kime verileceği" konusunda görüş ayrılığı yaşanmıştı. AKP Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın imzasını taşıyan teklifte 301. maddeyle ilgili düzenlemede kovuşturma yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na veriliyor. Adalet Bakanı Şahin ise bu düzenlemeye şiddetle karşı çıkmış, yetkinin Adalet Bakanlığı’nda kalmasını istemişti. 

bugün gönderiyor

CHP’li TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu’nun geçen hafta komisyona göndermediği teklif, Çin ziyaretinden dönen TBMM Başkanı Köksal Toptan tarafından bugün havale ediliyor. Teklif, içtüzük gereği 48 saatin ardından çarşamba gününden itibaren komisyonda görüşülebilecek. 301. maddenin yanı sıra "Temel milli yararlar" başlıklı 305. maddeyi de değiştiren teklifle ilgili tartışmalar komisyonda karara bağlanacak. 14.04.2008



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Baykal Kime Benzetildi?

Baykal Kime Benzetildi?

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bir süre önce Başbakan Tayyip Erdoğan’a, kendisini hapisten kaçırmaya çalışanlara rağmen baldıran zehri içen Sokrates’i örnek gösteren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yüklendi.

Karaman Yunus Emre Konferans Salonu’nda düzenlenen AKP Yerel Yönetim Şûrası’na katılan Bakan Çelik, Baykal’ı Meletus’a benzeterek "Deniz Baykal, Türk siyasetinin Meletus’udur. Meletus kimdir biliyor musunuz? Sokrates’i idama götürmek için iftira atan kişidir. Baykal da böyle biridir" dedi.

NE DEMİŞTİ? CHP Lideri Baykal, geçen hafta partisinin grup toplantısında "Sokrates, haksız bir şekilde idama mahkûm edildiğinde, yakınları, ’Seni kaçıralım’ teklifi götürüyor. Sokrates, ’Devletimin kanunlarının uygulanmasına karşı çıkmam’ diyerek, baldıran zehrini içiyor. Bizimki gidiyor, Cheney’e ağlaşıyor" demişti. 14.04.2008



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Piyasalar AKP’nin Atacağı Adımları Bekliyor

Piyasalar AKP'nin Atacağı Adımları Bekliyor

Türkiye Piyasalarının Önümüzdeki Hafta Önemli Ölçüde AKP’nin Aldığı Önlemlere İlişkin Atacağı Adımları Beklediğini, Bundan Sonra Piyasaların Rahatlamasını Buna Bağlı Olduğu İfade Edildi.

Türkiye piyasalarının önümüzdeki hafta önemli ölçüde AKP’nin aldığı önlemlere ilişkin atacağı adımları beklediğini, bundan sonra piyasaların rahatlamasını buna bağlı olduğu ifade edildi.

Uzmanlar, Türkiye piyasalarının önümüzdeki hafta önemli ölçüde AKP’nin aldığı önlemlere ilişkin atacağı adımları beklediğini belirtirken, bundan sonra hükümetin ve AKP’nin atacağı adımların piyasaların rahatlamasını sağlayabileceği görüşünü dile getirdiler.

Piyasa uzmanlarının ekonomide önümüzdeki haftaya ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Acar Yatırım Araştırma Müdürü Zeynel Abidin Balcı:

“Dışarıda son günlerde başlayan bir tepki hareketi var. Bu hareketin nedeni, ‘krizinde en kötü en dip göründü’ anlayışı, yorumu öne çıktı ve tepki alımları geldi. Amerika’dan gelen datalar, beklentiler çok olumsuz gelmiyor. FED’in para satış ihalesinde bankalardan yeterli talep gelmedi. 50 milyarlık bir nakit gelecekti piyasaya 33 milyar dolarda kaldı. Bankalar arası para ihtiyacının olmadığını görüşünü ortaya çıkardı. Bunlar kısa vadeli, tepki alımına neden oluşturuyor, bunların orta dönemli toparlanmaya yol açması bu aşamada zor. Piyasaları biraz daha yukarı iter.

İç gündemde ise; AKP’nin kapatılması davası ve S and P’nin Türkiye’yi nefatif izlemeye alması, yükselen enflasyon, cari açık sorun ola geldi. Bunlara rağmen bizim piyasaya da para girişi var. Para girişi bağlı tepki hareketi, dışarıda da ‘en kötü görüldü’ anlayışının verdiği bir durum var. Bir parça para girişi var ama beklenti yok. Bir süre bu daha devam eder.

Önümüzdeki hafta Amerika’dan banka bilançoları gelecek, en kötü görülüp görülmediğini piyasalar görecek. Bilançolar beklentilerin altında gelirse, karamsar hava hakim olabilir, tepki alımları buraya kadar gelebilir. Olumlu bilanço görürsek, iç ve dış piyasalarda tepki hareketini biraz daha yukarı taşıyabiliriz. Tepki hareketi, dip oluşumu bitmiş değil.”

PİYASALARIN TEDİRGİNLİĞİ ARTACAK

Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert:

“Yurtiçinde siyasi taraf soğudu. Siyasi anlamda önemli gündem yok gibi görünüyor. Bundan sonra hükümetin ve AKP’nin atacağı adımlar piyasaların rahatlamasını sağlayabilir. Yurtdışında stres aynen devam ediyor. Amerika’da büyük şirketlerin bilanço dönemleri başladı. Bugün ilk bilançolar gelmeye başladı. Bunların çoğunluğunun geçen yıla göre düşüş olması bekleniyor. Beklentilerden kötü gelecek bilançolar uluslararası piyasalarda tedirginliği artıracak. Bunların içeriyi etkilememesi kaçınılmaz.

İçerdeki makro değişiklikler, enflasyon ve diğer beklentilerde olumlu tablo görünmüyor. Dünyada gelişen ülkelerde, İzlanda’da faiz artırım süreci başladı. Türkiye’ye girecek olan paranın bir süreliğine beklemede kalacağı mümkün, bu da kur üzerinde baskı yaratabilir.”

GÜNLÜK OYNAMALAR OLMAYABİLİR

TEB Yatırım Başekonomisti Sertan Kargın:

“Bu hafta piyasaların bu hafta, AKP’nin aldığı kararları bekleniyordu. Önümüzdeki hafta ise piyasalar AKP’nin çizdiği yol planının uygulamalarının nasıl olacağı bekliyor. SSGSS sona doğru geliniyor, önümüzdeki hafta 301’in Meclis’e getirileceği söyleniliyor. Piyasa bu yöndeki haber akımlarını izleyebilir. Bu önemli tansiyon düşürücü bir manevra olarak hükümet, daha fazla demokratikleşme ve daha fazla Türkiye’nin AB ile yakınlaşmasını sağlayacak adımları atma yönünde bir strateji izledi. Şimdi bunların ilk testini olabilirse önümüzdeki hafta göreceğiz. Meclis’te neler olacak, hükümet 301. maddeyi getirecek mi?. Hükümet burada yalnız başına değil, konsensüsle yapmayı istiyor, bu da bulunmadı. Piyasa bunları da bekliyor. Politik arenadaki konsensüs arayışlarının takvim gereği ilk adımının alınma ihtimalinin olduğu bir haftaya giriliyor.

Önümüzdeki hafta Amerika’da banka bilançoları açıklanacak. Dışarıda önümüzdeki hafta itibariyle piyasaları derinden etkileyecek hareket olmayacak. Türkiye’deki borsa ve finansal piyasalar ucuz ve yabancılar bir miktar ilgi gösterdi. Ama ortada siyasi kriz var. Bu ciddi ölçüde engelliyor. Global ekonomiye ilişkin IMF’nin uyarıları ve endişeleri var. Orada da bir sıkıntı var. Politik ve dış dinamiklerden kaynaklanan dinamiklerden kaynaklanan riskler piyasaların elini kolunu bağlıyor. Bu ortamda piyasadan dramatik getiriler beklemek mümkün değil, ancak günlük oynamalar olabiliyor.”



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Barzani: Türkiye ile İlişkiler İyi Olacak

Türkiye ile İlişkiler İyi Olacak

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani, Dün Akşam Saatlerinde Erbil’de Bazı Yerel Yöneticilerle Gerçekleştirdiği Görüşmede, Türkiye ile Olan İlişkilerin Düzelmesinden Yana Olduğunu Söyledi.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, dün akşam saatlerinde Erbil’de bazı yerel yöneticilerle gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ile olan ilişkilerin düzelmesinden yana olduğunu söyledi.

Önümüzdeki günlerde Arap ülkelerini kapsayacak yurt dışı gezisi için hazırlık yapan Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri ve bölgesel yönetimin başkanı Barzani, dün akşam saatlerinde Erbil’in Salahattin kasabasındaki karargahında bazı yerel yöneticilerle bir araya geldi. Barzani, görüşme sonunda yaptığı açıklamada, "Komşu ülkelerle olan ilişkilerimiz gayet güzel. ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri ile olan ilişkilerimiz ise çok iyi durumda. Türkiye ile olan ilişkilerimizin de yakında düzeleceğini ve iyi olacağını tahmin ediyorum" dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in Mart ayında Kuzey Irak’a gerçekleştirdiği temaslara da değinen Mesud Barzani, "Sayın Dick Cheney’in bu ziyareti, tarihi öneme sahip bir ziyaretti. ABD Başkanı George Bush‘un beni telefonla araması iki taraf arasında artık birçok ortak noktanın oluştuğunu göstermektedir. Telefon görüşmesi sırasında ayrıca Kürtlerin oynadığı rol takdir edilmiştir" dedi.

Dün merkezi hükümetle yerel Kürt heyeti arasında başkent Bağdat’ta gerçekleşen görüşmelere değinmeyen Kürt lider, merkezi hükümetin, bölgesel yönetim dışındaki Peşmerge güçlerinin dağıtılacağının belirtilmesine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.

Irak merkezi hükümetiyle, Kuzeydeki yerel Kürt federasyonu yetkilileri arasında iki gündür süren görüşmelerde, ağırlıklı olarak Kürt milislerin statüsü tartışılmış, Irak Başbakanı Nuri el-Maliki, söz konusu güvenlik güçlerini üç vilayette "eyalet muhafızı" olarak değerlendirmişti.

Merkezi hükümetten bir yetkili ise, taraflar arasındaki görüşmede Barzani’nin kontrolü dışındaki Peşmerge güçlerinin dağıtılacağının da masaya yatırıldığını duyurdu.

Barzani’nin önümüzdeki hafta gerçekleştireceği dış gezide hangi Arap ülkelerine gideceği ise açıklanmadı.

(SK-NO-İB-ÖK-D) (İhlas Haber Ajansı) 13.04.2008



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Cepte Çekmeyen Yer Kalmıyor

Cepte Çekmeyen Yer Kalmıyor

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ın, Gsm Operatörlerinin Nüfusu 500′ün Altındaki Yerleşim Yerlerinin Kapsama Alanı Altına Alnıyor Demesini Değerlendirdi.

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, GSM operatörlerinin nüfusu 500’ün altındaki yerleşim yerlerini de kapsama alanı altına almaları için yapacakları yatırımların Evrensel Hizmet Foınu’ndan karşılanacağını açıkladığını söyledi.

Operatörlerden sözlü olarak 2009’un sonuna kadar 500 ve üzerindeki yerleşim yerleri için kapsama sözünü aldıklarını açıklayan Acarer "Operatörler ile bu konuda bir dizi toplantı yapıldı. Yeni nesil mobil hizmetlerinin ülkemize girmesi için, öncelikle halen var olan nesilde kapsama sorununun aşılması ve temel haberleşme hizmetlerinin herkese sağlanması gerektiğinin üzerinde de önemle duruyoruz."

TÜKETİMDEN ÜRETİME: Acarer telekomünikasyon sektörünün tüketici konumundan üretici konumuna getirilmesinin öncelikli hedefleri içinde bulunduğunu belirtti. E-postanın mucidi dünyaca Amerikalı ünlü Profesör Leonard Kleinrock’u ve Georgiatech Üniversitesi broadband Kürsüsü Başkanı Prof. İlhan Fuat Akyıldız da 8-9 Mayıs’ta düzenlenecek ve Ulaştırma Bakanlığı ile Telekomünikasyon Kurumu’nun desteklediği SüperCom Fuarı için İstanbul’a gelecek. Hilton Convention Center’da gerçekleşecek platformda sektörde Türkiye’nin gelecek 10 yılı tartışmaya açılacak. Ayrıca, Wimax, Iptv, 3G ile multimedya bilgi güvenliği gibi sektörün en önemli günden maddelerini oluşturan konular ile özellikle AR-GE’de Türkiye’nin geldiği nokta telekom dünyası politikaları forumunda masaya yatırılacak. Organizasyonda Tayfun Acarer ve 2’nci Başkan Galip Zerey, DPT Müsteşar Yardımcısı Halil İbrahim Akça, Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany, Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv, Vodafone CEO’su Atilla Vitai, Avea CEO’su Cüneyt Türktan ve T-Tnet CEO’su Tahsin Yılmaz gibi isimler de konuşmacı olarak yer alacak.

GENİŞ BANT TEKNOLOJİSİ: Tayfun Acarer, "Bu yıl sektörümüzde mayısta çok ciddi bir etkinlik olduğunu görüyoruz. SuperCom’08 İstanbul Telekomunikasyon İhtisas Fuarı’nı önemsiyoruz. Uzun zaman sonra genişbant konusunda bu kadar kapsamlı ve deneyimli profesyonel katılımcılar var. Bu anlamda sektörümüzün buluşma adresi olacak çok önemli bir organizasyon" dedi. Önümüzdeki iki yıl içinde İstanbul’u, Avrupa’nın ve tüm bölge ülkelerinin buluşma noktası haline getirmeyi hedefleyen ve ana sponsorluğunu Türk Telekom’un üstendiği SuperCom’da, Turkcell resmi sponsor, Huawei konferans sponsoru, Vodafone banket sponsoru olarak yer alırken, destek sponsorluğunu da Avea, TTnet, Intel, Ericsson, Motorola, Tellcom, Gantek, ZTE, Alcatel gibi kuruluşlar üstlendi



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Erdoğan: Demokrasi Dinamik Bir Süreç

Erdoğan: Demokrasi Dinamik Bir Süreç

Başbakan Erdoğan, Demokrasinin Sürekli Kendini Yenileyen Dinamik Bir Süreç Olduğunu, Statik, Durağan Bir Anlayışla Tanımlanmasının Mümkün Olmadığını Belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasinin sürekli kendini yenileyen dinamik bir süreç olduğunu, statik, durağan bir anlayışla tanımlanmasının mümkün olmadığını belirterek, "Demokrasinin kökleşmesi ve yerleşmesi öncelikle toplumsal dinamiklere dayanmalıdır" dedi.

Katar’da bulunan Erdoğan, onur konuğu olarak katıldığı 8. Doha Demokrasi, Kalkınma ve Serbest Ticaret Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, her ülkenin kendi tarihi, kültürü ve ekonomik gelişmişlik düzeyi çerçevesinde demokrasi tecrübelerinin farklılık taşıyabileceğini ve bu sürece katkılarının olabileceğini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"… Halkının çoğunluğu Müslüman bir ülke olan ve AB ile katılım müzakereleri sürdüren Türkiye, çağdaş demokratik sistemi başarıyla sürdürmektedir. Aynı zamanda Türkiye, Anayasasında da ifade edildiği gibi demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı dikkate aldığımızda Türkiye; demokrasisi ve demokratikleşme mücadelesi eskiye dayanan, bu konuda önemli tecrübeler elde etmiş bir ülkedir. Hiç kuşkusuz bu süreç kolay bir süreç olmamıştır. Kimi zaman demokratikleşme sürecinde sancılar yaşadığımız bilinen bir gerçektir. Ancak nihai noktada Türkiye, süreç içinde demokratikleşme mücadelesinden taviz vermemiş demokrasisinin standartlarını her geçen gün daha ileriyle taşımıştır."

Konuşmasında medeniyetler ittifakı konusuna da değinen Erdoğan, "İslamafobia’nın bu kadar yaygınlaştığı, hatta bazı ülkelerde paranoyaya dönüştüğü bir dönemde Türkiye, medeniyetler çatışması tezine bir antitez oluşturmanın gayreti içinde olmuştur" dedi.

Erdoğan, terörizme ilişkin olarak da "Terörizm artık küresel bir boyut kazanmıştır. Uluslararası bir boyut kazanmaya devam ediyor. Artık hiçbir ülkenin ‘terörizm bana dokunmaz’ diyerek kendisini soyutlama imkanı kalmamıştır. Bir ABD‘yi, İspanya’yı, İngiltere’yi, Türkiye’yi tehdit eden terörist faaliyetlerin yarın başka ülkeleri tehdit etmeyeceğini kimse garanti edemez" diye konuştu. (Anadolu Ajansı) 13.04.2008



14 Nisan 2008 , Pazartesi
Kategori (Haber)

Trakya, Orta Karadeniz’in İç Kesimleri ile İç Anadolu’nun Kuzeydoğusunda Kısa Süreli ve Yerel Olmak Üzere Sağanak Yağış Geçişlerinin Görüleceği Tahmin Ediliyor.

Yurdun kuzey kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu geçeceği ve Trakya, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun kuzeydoğusunda kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağış geçişlerinin görüleceği tahmin ediliyor.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı yurdun kuzeybatı kesimlerinde 2 ila 4 derece azalacak, Akdeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun doğusu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 1 ila 3 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı, yurdun güneydoğu kesimlerinde kuzey ve kuzeybatı, kuzeybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, zamanla Marmara’da kuvvetlice esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra kuzeydoğu çevreleri kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 27 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 19 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 29 Adana: Parçalı az bulutlu 31 Antalya: Parçalı bulutlu 27 Samsun: Parçalı çok bulutlu 28 Trabzon: Parçalı çok bulutlu 24 Erzurum: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu 20 Diyarbakır: Parçalı az bulutlu 30

Yurtta Hava Durumu

 

Tahminlere Göre, Yurdun Kuzeydoğu Kesimlerinde Öğle Saatlerinden Sonra Kısa Süreli ve Yerel Olmak Üzere Yağış Geçişleri Görülecek.

Tahminlere göre, yurdun kuzeydoğu kesimlerinde öğle saatlerinden sonra kısa süreli ve yerel olmak üzere yağış geçişleri görülecek.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı iç ve batı bölgelerde hissedilir derecede (4 ila 6 derece) olmak üzere tüm yurtta artacak. Rüzgar, genellikle batı ve güneybatı, yarın (cumartesi) zamanla doğu kesimlerde kuzeybatı yönlerden orta kuvvette esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı bulutlu 26 İstanbul: Parçalı bulutlu 24 İzmir: Parçalı ve az bulutlu 28 Adana: Parçalı bulutlu 28 Antalya: Parçalı bulutlu 25 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 19 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 16 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kısa süreli sağanak yağışlı 13 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 23

İhlas Haber Ajansı

 



19 Mart 2008 , Çarşamba
Kategori (Haber)

ANKARA - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, mesajında “Milletin ve bütün İslam aleminin her yıl yeni bir heyecanla Allah’ın bütün insanlığa rahmet elçisi olarak gönderdiği ve peygamberler zincirinin son halkası olan Hazreti Muhammed’in getirmiş olduğu ilahi mesajı anlama, ortaya koymuş olduğu eşsiz örnek ahlakını özümseme, O’na duyulan engin ve içten sevgiyi gönüllerden sözlere ve toplumsal bilince aktarma düşüncesiyle asırlardır O’nun dünyaya gelişinin Mevlid Kandili olarak kutlandığını” ifadelerine yer verdi.

Yüce Allah’ın, insanlığa lütuf ve merhametinin bir tecellisi olarak, insanı insan yapan bütün değerlerin ve ahlaki erdemlerin kendisinde topladığı Hazreti Muhammed’i son peygamber olarak gönderdiğini belirten Bardakoğlu, “Allah, inananlara, kendi içlerinden onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkaran ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle iyilik yapmıştır. Oysa onlar önceleri apaçık şaşkınlık içinde idiler’ (Al-i İmran, 3/164) mealindeki ayet de bu ilahi ikramı ifade eder” dedi.

Hazreti Peygamber’i en iyi bir biçimde tanıtan Kuran’ın, onun hayatını yaşanabilir en güzel model olarak takdim ettiğini ve kendisinin örnek alınmasını istediğini vurgulayan Bardakoğlu, Hazreti Peygamber’in, “bizim içimizden bize gelmiş” (Tevbe, 9/128) ve “alemlere rahmet olarak” (Enbiya, 21/107) gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade etti.

Hz. Peygamber’in İçimizden biri olmasının, “O’nun örnek olmasının imkanına işaret için olduğunu, ancak, örnek almak için örnek alınacak şeyin doğru anlaşılması gerektiğini, doğru bilgi olmadan anlamaktan söz edilemeyeceğini” belirten Bardakoğlu, şunları kaydetti:

“O’nu sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır.

O Rahmet Peygamberi, ‘İman etmedikçe cennete giremezseniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız’ buyurarak, birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcı’ya iman edip O’nu içtenlikle sevmeyi, O’na bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.”

Bardakoğlu, Mevlid Kandili’nin, “Hazreti Peygamber’in sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanı” olduğuna işaret ederek, bu değerleri fark etmek ve onları bir davranış bilincine ve yaşanan bir hayat haline getirebilmenin, dindarlığın temel hedefi olması gerektiğini bildirdi.



7 Mart 2008 , Cuma
Kategori (Haber)

ÖSS’YE BAŞVURULAR BAŞLIYOR

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ile meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş için başvurular başlıyor.

2007-ÖSS’ye lise son sınıf öğrencileri, lise son sınıfta beklemeli durumda olanlar, ortaöğretim kurumlarının dışardan bitirme sınavına girenler, lise mezunları ve ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlar başvurabilecek

Ayrıca durumları bu şartlardan birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvuruda bulunabilecekler. Ancak bu adaylar, ÖSS puanlarına göre 2007 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilemeyecek.

Lise son sınıfta okuyan öğrenciler, okullarının bağlı olduğu başvuru merkezlerinden, mezun durumda olanlar istedikleri herhangi bir başvuru merkezinden, içinde 2007 ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan 2007-ÖSYS Kılavuzu’nu 2 YTL karşılığında alabilecekler

2007-ÖSS’ye başvurulara, sınavsız geçiş dahil, ilişkin başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler, 2007-ÖSYS Kılavuzu’nda yer alıyor.

ORTA ÖĞRETİMDE 5′LİK NOT SİSTEMİ KALDIRILDI

Ortaöğretimde öğrenci başarısının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde 5′lik not sistemi kaldırılarak 100′lük sisteme geçildi.

"Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği"nde değişiklik yapıldı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliğe göre, "dönem notu"ndan "dönem puanı"na, "yıl sonu başarı ortalaması"ndan "yıl sonu başarı notu"na, "diploma notu"ndan "diploma puanı"na, "not" sisteminden "puanlar ve notlar" sistemine geçildi.

Buna göre, ortaöğretimde öğrenci başarısının ölçme ve değerlendirilmesinde 5′lik not sistemi kaldırıldı. Dönem puanı, yıl sonu puanı, yıl sonu başarı puanı ve mezuniyet (diploma) puanı 100 üzerinden hesaplanacak. Dönem notu, yıl sonu notu ve yıl sonu başarı notu ise 5′lik not sistemine göre olacak.

Dönem puanı dönem notuna çevrilirken, yarım ve yarımdan büyük kesirler bir üst tam puan olarak değerlendirilecek. Dönem puanında herhangi bir değişiklik yapılmayacak.

Dönem puanlarının aritmetik ortalaması hesaplanırken, bölme işlemi virgülden sonra iki basamak yürütülecek.

Bir dersin yıl sonu notu ise birinci ve ikinci dönem notlarının aritmetik ortalaması alınarak hesaplanacak. Hiç not bulunmaması halinde yetiştirme programından elde edilen not, yıl sonu notu olacak. Bir dönem notunun bulunması halinde ise bu dönem notu ile yetiştirme programı notunun aritmetik ortalaması yıl sonu notu olacak.

Ders yılı sonunda belirlenen yıl sonu notu, öğrencinin ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavlarına girmesi durumunda bu sınavların sonucu ile yıl sonu notunun aritmetik ortalaması olacak.

İşletmelerdeki beceri eğitiminde, birinci ve ikinci dönem notlarının aritmetik ortalaması ile yıl sonu beceri sınavı notunun aritmetik ortalaması yıl sonu notu olacak.

Yıl sonu notu hesaplanırken yarım ve yarımdan büyük kesirler tama yükseltilecek.

2005-2006 öğretim yılında 10, 11 ve 12. sınıflarda öğrenim gören öğrencilerden sorumlu dersi/dersleri bulunanlar, sınava girme hakları sona erinceye kadar ikinci dönemin ilk haftasında ve ders kesimini takip eden ilk hafta içinde yapılan sorumluluk sınavlarına da girebilecekler.

2006-2007 öğretim yılından önce, 5′lik not sistemine göre belirlenen yıl sonu başarı ortalamaları 100′lük sisteme çevrilirken, yıl sonu başarı ortalamasına 1.00 eklenecek ve çıkan sayı elli bölü üç (50/3) ile çarpılacak. Bölme işlemi virgülden sonra iki basamak yürütülecek…



7 Mart 2008 , Cuma
Kategori (Haber)

DTP’den tehtid gibi açıklama :

Meclis kapıları kapatılırsa dağlarda siyaset yaparız

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Adana Ceyhan İlçe kongresine katılan DTP PM Üyesi Murat Avcı, “Kürt halkına Meclis kapıları kapatılırsa, siyasete dağlarda devam ederiz. Sabrımızı da taşırmayın. Bu ülkenin her karış toprağının sahibiyiz. Operasyon bölgesine giderek ‘canlı kalkan’ olacağız, Öcalan’a ‘sayın’ demeye devam edeceğiz” dedi.

Ceyhan’daki Tuncay Karabay Düğün Salonu’nda dün yapılan ‘Edi Bese’ (Yeter artık), ‘Operasyonlar durdurulsun’ ve ’Demokratik özerklik ile demokratik Cumhuriyete’ yazılı pankartların asıldığı kongrenin açılışında saygı duruşu yapıldı, ancak İstiklâl Marşı okunmadı. Murat Avcı konuşmasında DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın kanunsuz yollarla tutuklandığını ileri sürerken, şunları söyledi:

“Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve tüm yöneticilerimiz ile birlikte operasyon bölgesine giderek ‘savaşa hayır’ diyerek demir kalkan olacağız. Meclis mikrofonunu bize kapatarak susturmaya çalışıyorlar. Biz yine konuşmayı biliriz, sabrımızı da taşırmayın. Bizler Meclis’te olduğumuz sürece susmayacak tekrar tekrar konuşacağız. Eğer bize Meclis kapıları kapatılırsa o zaman dağlara çıkıp orada siyaset yapmaya başlayacağız. Bu ülkenin her karış toprağının sahibiyiz ve bu toprakları terk etmeyeceğiz. Tanklarla toplarını konuşturuyorlar Kürtler üzerinde. Ama operasyon bölgesine giderek ‘canlı kalkan’ olacağız, biz de bu savaşı durdurmak için elimizden geleni yapacağız. Bizlere ‘Sayın Öcalan’ dediğimiz için her türlü cezalar yağdırıyorlar, bir insana ‘sayın’ denilemez mi? O kişi insan değil mi? ‘Sayın Abdullah Öcalan’ demeye devam edeceğiz. Herkes aklını başına toplasın, herkesin düşünce özgürlüğüne saygı göstersin.”

Konuşma ardından yapılan seçimde Seyfettin Aydemir, yeniden başkanlığa seçildi. Seçimden sonra partililer Kürtçe çalınan müziklerle halay çekti.

TERÖR DEĞİL, MEŞRU MÜCADELE

Partisinin Diyarbakır oloğünüstü İl Kongresi’ne katılan DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna, “ABD’nin Orta Doğu Projesine alternatif olarak, ben Sayın Abdulhah Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm önerisini önemsiyorum. Bunu tartışmaya açmamız ve konuşmamız gerekir” dedi. DTP Genel Başkan Yardımcılarından Kamuran Yüksel de, cezaevinde bulunan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın mesajının okunmasından ve Öcalan lehine slogan atılmasından sonra, “Başkanlarımız ile özgür yarınlarda buluşacağımıza inanıyoruz. Bunun için mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

DTP Diyarbakır 1′inci Olağanüstü İl Kongresi Bağlar Beldesi’ndeki bir düğün salonunda yapıldı. Kongre salonuna Türk Bayrağı’nın yanı sıra ‘Demokratik çözüm ve diyalog için operasyonlara hayır’, ‘Onurlu yaşam için artık yeter’, ‘Tecrit ve İmralı sistemine hayır’ ve ‘Demokratik Özerklikle Demokratik Cumhuriyete’ yazılı afişler asıldı. Kongreye, kapatılan DEP eski Milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Saddak, DTP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna, DTP Diyarbakır Milletvekilleri Akın Birdal, Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, alt kademe Belediye başkanları ve yaklaşık 3 bin partili katıldı.

İstiklal Marşı’nın okunmadığı kongrede, ‘Demokrasi ve özgürlük şehitleri’ için bir dakkikalık saygı duruşu yapıldı. Kongre sırasında salonda bulunanlar sık sık ‘Biji serok Apo’, ‘Selam selam İmralı’ya bin selam’ ve ‘Şehit namırın’ sloganları attı. Divan Başkanlığına seçilen DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksel, DTP olarak ekolojik ve demokratik değerler üzerinde bir toplum kurmak istediklerini belirterek şunları söyledi:

“DTP etnik referansa dayalı bir parti değildir. Ama yaşanan bütün sorunların temelinde Kürt sorunu vardır. Kürtler bu ülkenin asli unsurudur ama, 86 yıldır varlıkları inkar ediliyor. Her hak ve talep istemi terör olarak algılanmıştır. Etnik referansa dayalı bir siyaset yapmıyoruz. Biz parti olarak terör ikilemi ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Yürütülen mücadeleyi terör olarak değil, meşru demokratik mücadele olarak görüyoruz.”

‘ÇÖZÜMSÜZLÜK KABUL EDİLEMEZ’

DTP Diyarbakır İl Başkanı Hilmi Aydoğdu ise, Kürtlerin çok kritik bir süreç ile karşı karşıya olduklarını, ama 30 yıldır kazanılan değerlerin artık çözümsüzlüğü kabul etmeyeceğini söyledi. Aydoğdu, Kürtlere sadece ölümü reva gören anlayışı kınamak gerektiğini savunarak, “Hepimiz Diyarbakır’da 7 cana mal olan saldırıyı şidetle kınadık. Başbakan ve bir çok sivil toplum kuruluşu Diyarbakır’a geldi. Ama Koşuyolunda patlayan ve 10 can alan patlama için niye kimse gelmedi. Devletin güdümünde yapılan katliam meşru mudur ki gelmediler? Kürtler hak ettikleri meşruiyeti mutlaka kazanacaktır. Kuzey Irak’a yönelik gerçekleştirilen saldırıyı hep birlikte durduracağız” dedi.

Cezaevinde bulunan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın gönderdiği mesaj okunurken, salondakiler ayakta alkışladı. PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan lehine de sloganlar atılırken, Divan Başkanı olan DTP Genel başkan Yardımcısı Kamuran Yüksel’in, isim vermeden Öcalan’ı da kast ederek, “Başkanlarımız ile özgür yarınlarda buluşacağımıza inanıyoruz. Bunun için mücadelemize devam edeceğiz” demesi dikkat çekti.

‘ONLARIN SİYASETİ PİS KOKUYOR’

‘Amed seninle gurur duyuyor’ sloganları ile kürsüye çıkan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise, katılanları Kürtçe selamlayarak başladığı konuşmasında isim vermeden Başbakan’ı eleştirerek şöyle konuştu:

“Acımızı paylaşmaya geldiklerini söylediler. Ancak ‘Diyarbakır’ın çöpleri pis kokuyor’ dediler. Diyarbakır’ın çöpleri değil, onların siyaseti pis kokuyor. Bu kenti Allah’ın izni ile Ortadoğu’nun metropol merkezi haline getireceğiz. El ele yürek yüreğe verirsek bütün sahte maskeleri düşürürüz.”

DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal ise, seçmenlerin 22 Temmuz seçimi ile Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için mahatap yarattığını kaydederek, “AKP’ye Kürt sorununu çözmesi içinde şans verdiniz. Ama AKP sizi yanılttı” dedi. DTP’nin sınır ötesi operasyona yol vermemekle, öldürmeye yol vermediğini savunan Akın Birdal, “Ama bu operasyon da sonuç vermeyecektir. Kürt sorunu çözülmeden çeteler sorunu çözülemez. Umuyoruz ki bu Ergenekon çetesi yeni çetelerin ikamesi için açığa çıkarılmış olmasın. Hükümet, 301’inci madde gündemde iken başörtüsünü gündeme getirdi. Biz tabii ki özgürlüklerden yanayız. Ama özgürlükler bir bütündür. Kürt halkının dilinin, kültürünün ve varlığının üstündeki yasakları da kaldırsınlar” diye konuştu.

‘SADECE TÜRBANA DEĞİL, HERKESE ÖZGÜRLÜK’

DTP İl Kongresi’nin son konuşmayı DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna yaptı. Ayna, sadece siyaset yapmak için değil, özgürlük mücadelesi vermek için burada olduklarını, Türkiye’de özgürlük sorununun bir Anayasal sorun olduğunu anlattı. Anayasadaki tekçi zihniyetin değişmesi gerektiğini savunan Emine Ayna şunları söyledi:

“Özgürlük diyorsak sadece türbana değil, herkese özgürlük vermek gerekir. Sadece Müslümana değil, Alevilere, Hristiyanlara, Kürtlere, Türklere, Çerkezlere, Lazlara özgürlük vermek gerekir. Türkiye’de bir savaş yaşanıyor. Biz bu savaşı 20 yıldır yaşıyoruz. Bu savaş bitmeden Ergenekon ve benzeri çeteler bitmez. Bunların yaptıklarını vatanseverlik sayarsanız bu çeteler bitmez. Operasyon bize çözüm olarak dayatılıyor. Çözüm olarak dağdaki 5 bin insanı ölüm ve ölmdürmeye mahkum yaparak, sınır ötesi operasyonu meşrulaştırmak istiyorlar. Bize ‘PKK’ya terör örgütü deyin, ya da burdan gidin’ demelerinin altındaki neden budur. Onları dağa çıkaran Kürt sorunudur. Onları dağdan indirecek olan da Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüdür. Yaşayarak, yaşatarak çözüm mümkündür. Onurlu barış budur. DTP’yi kapatmak ile çözüm olmaz.

“SAYIN ÖCALAN’IN DEMOKRATİK KONFEDERALİZM ÖNERİSİ”

DTP Genel Başkan Yardımcısı Ayna, bölücübaşı Abdullah Öcalan’dan yine ‘Sayın’ diye söz ederek şöyle devam etti:

“Sayın Öcalan’ın dile getirdiği bir şey vardır. Demomkratik Konfederalizm önerisini önemsiyorum ve ciddiye alıyorum. Bunu konuşmak gerekir. Bunu niye tartışmıyoruz. ABD’nin Ortadoğu Projesine alternatif bir öneridir. Bunu gündemleştirelim. Geç te olsa tartışmaya açmak gerekir. Başbakan’ın Diyarbakır Belediyesi ile ilgili politikası bir parti değil, devlet politikasıdır. DTP’li Belediyelere karşı ve Kürtlere karşı bir politikadır. Kürtler idarelerini asla teslim etmeyeceklerdir.”

Konuşmalardan sonra tek liste ile gidilen DTP 1′inci Olağanüstü Kongresinde Necdet Atalay il başkanlığına seçildi.

DTP KONGRESİNE SORUŞTURMA

DTP’nin Ceyhan İlçe kongresindeki pankartların asılması, DTP PM Üyesi Murat Avcı’nın, bölücü örgüt elebaşısı için ‘Sayın Abdullah Öcalan’ demesi, hükümeti, orduyu sert dille eleştirmesinin yanı sıra DTP Adana İl Başkanı Zekai Karataş’ın Kürtçe konuşma yapması üzerine polis, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Emniyet Müdürlüğü’nün DTP kongresinda ‘Bölücü örgüt propagandası’ yapıldığı iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlattı.

www.burası.tüekiye.comdan alınmıştır bu yazı.



Sayfalar : [1] 2 3