Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Aşk

01 May

BeKLeMeNiN AdaLetSizLigI !!!

BeKLeMeNiN AdaLetSizLigI !!!



BEKLEMENIN ADALETSIZLIGI !!!
Beklemenin adaletsizligi sardý dort bir yanimi
ve alisamadim sensizlige
ve oyle bir yakti ki icimin sessizligi
dur durak bilmedi ozlemim
sen gideli uyku haram ve sevmek günah artik
ne bir dost nede dusman caldi kapimi
gelse de buyur edemedim iceri
anahtari bir tek sende kapimin
hapsoldum icime hic suc islemeden
içim usudu yorgun dustu bedenim

sicacik bir sevgiye hasretim desem
yada ya da sana hasretim desem…
kim duyar kim anlar beni benden baska?..
ay duyar yildizlar duyar
birde ben aglarken gözyaslarim…

kac zaman kabuslarla uyandým yatagimdan
gecelere borcum oldu ruyalarim
ve o ruyalarin icine koyamadim seni
buyutemedim sabrimi
erisemedim sana dokunamadim
her gece sana kaldirdim kadehimi
her gun ayrý oldum senin icin
bir basima eskittim gunlerimi
hep sensiz…
sana mektuplar yazdim sarkilar soyledim
siirler okudum fisildayarak
yani basimda kaldilar sen hic duymadin

bir beni sevdigini soyledigin kaldi bende
senin sesinden duydugum,inandigim
birde bir içim dudaklarin
terk edip gidisin birde
ardina gizleyerek sevgini

tasiyamadim umutlarimi
dokulup sacildilar orta yere
parcalandilar
toplayamadim bir daha hic
elimde kurudu gozyaþlarim
bir kul tablasinda sondurdum aciyi
ama hep yeniden yaktim aldirmadan
harcadim kelimeleri bozuk para gibi tutumsuzca
yitirdigimde baska cumleler bozdurdum
ama dokunmadim adinla sevgi sozcugune
onlar hep bende kaldilar

sorgulayamadim kaderimi
dilim varmadi yeter demeye
ve kiramadim kalemi
gozunun icine baka baka
gucum yetmedi def etmeye korkularimi
hep kapi araligindan donduler geri
tutamadim ucundan savurup atamadim
basucumda biriktiler..

beklemenin adaletsizligi sardi dört bir yanimi
ve alisamadim sensizlige
ve oyle bir yakti ki icimin sessizligi
dur durak bilmedi ozlemim
sen gideli uyku haram ve sevmek gunah artik
hapsoldum içime hic suc islemeden
icim uþudu yorgun dustu bedenim

sicacik bir sevgiye hasretim desem
yada ya da sana hasretim desem…
duyar misin sesimi?
doner misin bana?
sever misin yeniden?

tuz kadar…

 
01 May

––––•(-•ℓüтƒєη вєη&

––––•(-•ℓüтƒєη вєηι αятıк α¢ıтмα •-)•––––



En acıtanı ne biliyor musun dedi biri..
.. hani o gidişlerin var ya… sessizce… suskun ..

.. kırılan sen olduğun halde… kendisiymis gibi… hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri..
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın… anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an..

..o işte…en acıtanı o..
..hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, en güzel "şeyin gibi"… hani o tıpkı tutamadığı gibi… hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi… hani o bir ince sızı varya içe içe akan… hah işte…tam öyle incecik… yırtarak kayan… düşen kanatan… acıtan.. tutamadığın… parçalanan… tuzla buz olan… zamana savrulan… zamanda akıp giden… hani o zamanla catistigin ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman … "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı … bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an… ve kendini kandırmaya başladığın an …
istemeye istemeye inanmaya başladığın an..

o işte…en acıtanı o..

..ama senin orda oldugunu hep bildiğin ..
..ama senin hep hissettiğin..
..ama bir dahası olmayan..
..ama zaten hiç senin olmayan..
..ama senin hep bildiğin..
..ama senin hep hissettiğin..
..ama bir daha sana geri gelmeyecek olan..
..ama buna rağmen
..gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin..

..o işte…en acıtanı o..

.. sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman..
.. o durduramadığın an’ ın karmaşası tezatlığı..
..kördüğüm oluşu..
.. o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ..
.. içindeki kısır döngülerin..
.. ve o an ..
.. hiç bir şey yapamamanın çaresizliği..

.. o işte…en acıtanı o..

..belki de sadece çaresizliğin..

..çaresizliğim…lütfen beni artık acıtma…!

hıçkırık kalemine ve gönlüne saglık

01 May

bEniM … SaNa ihTiyAcıM vArDı ! SeNinsE haLa SusmAya ! …

bEniM … SaNa ihTiyAcıM vArDı ! SeNinsE haLa SusmAya ! …



bEniM … SaNa ihTiyAcıM vArDı ! SeNinsE haLa SusmAya ! …

Dün gece ,,,
Hiç olmadığım kadar ihtiyacım vardı sana !!!
Ağlıyordum hıçkırarak …
yanımda oLduğunu biLmek iyi gelecekti bana , emindim .
Her canım yandığında , birine ihtiyaç duyduğumda yalnız olmayı seçen ben , bu defa istemedim …
Telefonu elime aldım .

CeSaRetim yoktu araMaya

kısa bir mesajdı …
! … Sana İhtiyacım Var … !
Sonra … ağlarken uyumuşumm !
Ve sen ,,, cevap yazmaya bile tenezzül etmemişsin .
Benim canım yanıyordu , ve sen hala kendi düşüncelerinde boğuluyordun !
Oysa ,,, böyle anlarda ne önemi vardıı kırgınlığın ?
Benim , SaNa ihtiyacım vardı !
SeninSe hala susmaya ! …
Şimdi bende susuyorum …
Yine tüm cümlelerimi içime sakladım ,
Yine bir sürü cevapsız soru kaldı bana … !
GiDiyoRsun belki …
SadeCe şunu söylemek istiyorum son olarak ;
Benim , dün geceee … SaNa ihtiyacım vardı !
Seninse hala susmaya ! …

çilek kalemine ve yüregine saglık

01 May

‘Sabr-ı Sevdam ..

‘Sabr-ı Sevdam ..



Beni sevmek için yanan yüreğin neden şimdi sustu?Ve kelimelerin… Neden bu kadar acımasızca çıkıyor dudaklarından… Kıyamazdın ya bana, ne değişti şimdi?Ben yine aynı ben, sana tutsak…Yine sana aşık,yine sadık ve yine
USLANMAZ BİR BEKLEYİŞTE…
Dedim ya ben yine aynı ben!

Öyle özledim ki gözlerime bakışını,seslenişini,kızışını bile…
Eski eski de kaldı demek gelmiyor içimden… Ellerimdeki izini silmek istemiyorum ya da adına çizgiler atmak…Bakışını istiyorum,gözlerini,ellerini,gamzelerini…

Ah o günler… Ne çabuk da geçtiler…

Ben artık ellere haram saydım kendimi, bir sana helal…
Olmayışın set çekemedi aramıza, bilemedi ki sevdamın büyüklüğünü, bilemedi ki bekleyişimin ve sabrımın uslanmaz bir çoşkuyla sürdüğünü…Bilemedi ki,bilemedin ki…

Şimdi baktığım heryerde büyük harflerle ismin yazıyor,unutmayı aklımdan geçirdiğim her an mıhlanıyor gözlerime , unutmayayım diye… Düşünüyorum da benim imtihanım da SENSİN belki de…

Çektiğim her acıya "YA SABIR"deyip sussamda,doyurmuyor artık geçmişin artıkları.Tükeniyorum, tükeniyor SABR-I SEVDAM…

Son soluklarımı çekerken içime , belkide son sözlerimi söylüyorum,habersiz…
Olsun…
Olmayışının,gelmeyişinin, duymayışının, belki de sevmeyişinin inadına;

Seni seviyorum… Seni seviyorum…. Seni çok seviyorum

01 May

Unutmak… !

Unutmak… !



Ben bu hasretlerle tanışalı çok olmuş

Yaşam bana unutkan bir dost

Hayaller bir kainat

Demlerinde boğulduğum çay ; kan gibi işlerken

Nefesim dumanla kardeş ; bir gri esinti yakamozlar semada

Katranlar damarlarımın manzarasında gece kuşağı

Sözlerim dizelere düşen anlamların girdabı

Fikirlerim yeni bitmiş

Bir çılgın sevişme ardında ki yatak gibi darmadağın

Karamsar kollarda ak umutlar kala kaldı

Kıs kıvrım ter telaş içinde,kupkuru kesildi akıl zihin

Uykular diken

Can inlemeleri ninni sayar olmuş

Seslere durak belirlemek olsa idi

Alemin en uzak yanına bir yol açmak isterdim…

Unut demeleri

Silmeyi

Ah ne çok isterdim….

saklımsın ellerine yüregine saglık

01 May

Gidişinden ßaşLayacağım Yazmaya..

Gidişinden ßaşLayacağım Yazmaya..



Ben senin şiirini neden yazamıyorum. Neden istediğim gibi bitmiyor sonu. Buruşturup buruşturup atıyorum kağıtları. İlk kez oluyor bu. Daha önce bir insanda bu kadar tıkandığımı hatırlamıyorum. Varlığın nasıl içime sinmediyse yokluğun da kağıda sinmiyor… O yüzden mi acaba kalemde güzel durmayışın? Oysa yazacak çok şey var… Elbet başlayacağım bir yerden, bu gidişin olmalı öncelikle… Ben hep ordan başlarım. Bitirirken ise kafamda ilk günü canladırırım ki; gidişin gibi olmasın, şiirde bitişin! ! ! Güzel durmalısın son satırda… Kısaca, gidişinden başlama çabamdır, hala şiirini yazamıyor olmam. Şiirine ilk günden başlayıpta en sona gidişini ayırırsam hoş olmaz. Çünkü kimse bir ölünün canını acıtamaz…. Anlıyor musun? ! Sanmam… Yani bu, ölünün kafasına sıkmak gibi bir şey olur. Ama gidişinden ilk güne doğru yazarsam, belki dirilirsin? ! Belli mi olur……

Ölürken canlanmak…..? canlanırken ölmek…..? Nasıl beceriyorsun bunu? Sabah uyandığımda sonunu hatırlamadığım bir rüya mısın sen? En uzun rüya yirmibir saniye derler, bu biraz uzun dürdü… Belki de hep aynı rüyaya uyudum,ondandır… Kendime görülecek yeni rüyalar bulmalıyım anlaşılan… insanın gelişi, sevilmek istiyorsa eğer güzelce olmalı… Hatırlanmak istiyorsa eğer, gidişi de özel kalmalı… Sen bunun ikisini de başaramadın aslında. Niçin geldiğini de bilimiyorsun niçin gittiğini de…. İşte bu yüzden belli aralıklarla canlanıyorsun, sonra tekrar öldürüyorsun kendini..Bir karar ver, düşleri omuzlamaktan canım çıktı! Anlamıyor musun?

Bir gün bu rüyadan kalkacağım ve ne yaparsam yapayım dirilmeyeceksin biliyorum. Bunu ancak sen başarırsın, kendi kendine dirilebilirsin. Ama o zaman, yani sen dirildiğinde ben tekrar aynı uykuya dalar mıyım, İşte onu bilmiyorum…? ! Bir kez daha dirilecek olursan bunu iyi düşün…..! Anlıyor musun diye soracağım ama saçma olacak bu soru. Çünkü sen, şu anda ölüsün…..

rüzgargülü yüregine ve kalemine saglık

01 May

YeTeR..! GiT ArTıK BeNDeN YaNLıZLıĞIM ..

Yine yeni bir yılın arefesindeyiz,
Ve ben yine yalnızlığımla başbaşayım…
Tüm yaşananlar geride kalmışken,
Sen niye yanımdasın yalnızlığım?
Çok şey yaşadım geçen bir yıl içinde,
Sevdim, sevildim, aşık oldum, vurgun yedim, terk edildim,,,
Tüm bunları yaşarken sen içten içe hep benim yanımdaydın.
Önceleri varlığını hissetmiyordum çünkü O vardı…
Artık O ve bütün yaşanmışlıklar geride kaldı,
Sen de gitsene benden, niye bırakmıyorsun beni O‘nun gibi,
Yoksa ben senin vazgeçilmezinmiyim?
Eğerki öyleysem bırak beni, vazgeç benden.
Ben senden vazgeçsem de, sen benden vazgeçmedikçe ayrılamıyoruz…
Sana ne kadar laf etsemde yıkılmıyorsun, dimdik karşımdasın!
Yaram gibisin, tuz bastıkça büyüyorsun derinlerimde bir yerlerde…
Çocuklar gibi mızmızlanmaktan bıktım artık!
Senden hoşlanmıyorum işte, yeter! bıraksana peşimi…
Bari bu yılı sensiz geçireyim..

UGUR AŞKIM BU BİR ALINTI YAZI AMA AYNI DÜŞÜNCELERİ VE DUYGULARI BENDE YAŞIYORUM İYİ OKU BU YÜZDEN BU YAZIYI.

 

01 May

Ben Hiç Yağmurda Dans Etmedim ..

Ben Hiç Yağmurda Dans Etmedim ..




Kırgın, yorgun ve sessiz bir sonbahardı.Bildiğim ve özlediğim bir şehirden geçiyordum.Bir nefeslik sigara, demli bir çay ve dost sohbetiydi, kısacık zaman dilimlerine sığdırmaya çalıştığım. Akşamı giyinmiş tam gitmek üzereyken gördüm seni. Hiç konuşmadan hatta umarsızca baktın bana. Minik parodilerle süslenmiş ve yaramazlık yapmadan duramayan haylaz bir çocuğun, hınzırca gülümseyişi gibi oldu tanışmamız, tanıştırılmamız…Nereden bilebilirdim, bu giderayak dudaklara yapıştırılan gülümseyişlerin, yerini sevdaya bırakacağını…Kaçamak bakışlara gebe kaldı gözlerimiz ve aslında gözlerinde gözlerimi gördüğümü kimse anlamadı, kimse farketmedi hüzünlerimizin seviştiğini….

Acılardan ve vedalardan geçen, artık olmaz diye direten bir yürek mahzunluğu vardı ortada, kahkahalarla örtmeye çalıştığımız. Çok sonraları farkettik, örtmeye çalıştıkça bu mahzunluğun ortaya çıktığını. Direndik..Direndik bir zaman tutulmamak için aşka. Oysa, gideceğini söyleyip de, göndermediğim bir sabah ayazında şekillenmişti cenin yorgun yüreğimde.Başım döndüğünde anladım, canlanmaya başladığını bir sevdanın içimde. Artık çok geçti ve büyüyordu sevda, hüzünle ve hasretle beslenerek…

Yolların sana gelirken kısaldığı ve senden giderken uzadığı akşamlarda dokunduk birbirimize. Maskelerimizi kapı girişlerinde bırakarak, seyircisiz ve alkışsız sahnelerde seviştik. Seviştik ve çoğaldık farketmeden. Her buluşma bir coşku, her ayrılık bir acı bıraktı yüreklerimizde. Uyurken seyrettiğim yüzün, hasreti törpüledi kilometreler ötesinden…

Kalabalık korkularımız, evlat edindiğimizi sandığımız acılar ve peşimizden itinayla gelerek bizi takip eden endişelerimiz vardı.Sen umursadın, ben görmemezlikten geldim. Acılar paylaşılır dedim, sen paylaşılamayacağını savundun.Sarıldım sana bu savunmaların içinden. Gülmeni, sevginden önce istedim.Gülmenin gözlerine yakıştığını gördüğüm an..Oysa gülüşlerimiz bile hüzünlüydü gözlerimizde.Gözlerimizdeki bu hüzün çağırmıştı belki de sevdayı yüreklere,hiç beklemediğimiz bir an, ummadığımız bir gecede…

Şimdi gecelerde,babasını arayan bir sevdayı emziriyorum.Nerde diye sorduğunda, işleri var, şimdi gelecek, diyerek yalan söylediğim sevdayı. Bilse seni kırdığımı, incittiğimi, beni bir daha sevmemesinden, ayaklanıp gitmesinden korkuyorum.Kendi söylediğim yalanlara, kendim inanmaya başlıyorum.Gecelerde,sevdam uykuya dalınca, sessizce ağlayıp, affedilmem için dualar ediyorum.Gecelerde, en çok seni özlüyorum…
Sessizce gelişin, sessizce gidişin oldu. Dudaklarım cezasını konuşmayarak çekecek, gitmene sebep onlar oldu.Kadınlığımı çıkarttım, yıkadım ve askıya astım. Kimse görmesin, beğenmesin diye. Geldiğin gün giyinip, karşına öyle çıkacağım.


Biliyor musun, ben hiç yağmurda dans etmedim. Belki de yağmur olan sendin, seninle dans etmek istedim…

Ezberimsin ellerine ve yüregine saglık

01 May

ÇoK ÖzLeDim Gel ArtIk …

ÇoK ÖzLeDim Gel ArtIk …



Bırakıp gitmek istiyorum her şeyi, herkesi… Yüreğim yanıyor, içim acıyor. Canım çok yanıyor Allahım… Elimde bir oyuncak, çocukluğuma geri dönmek istiyorum. Sorumsuz, sorunsuz, mutlu… Okadar uzak ki umut ettiğim şeyler bana. Okadar zor ki bu yüreğin tamiri. Bir tanem, bebeğim, gözlerini, bana sarılmanı özledim. O kadar özledim ki seni, isyan edesim geliyor. Sen şimdi kaçıncı uykunda, sarılıyorsun yanındaki bedene. Mutlu musun? Ben aklına geliyor muyum? Düşünüyor musun beraber geçirdiğimiz saatleri? Ona da bana baktığın gibi sevgi dolu bakıyor musun? Ona da bana sarıldığın gibi sıkı sıkı sarılıyor musun? Ona bakarken de gözlerin parlıyor mu? Ben yalnız ben çaresiz, senin bana gelmeni bekliyorum. Karşılık beklemeden, sadece beni sarmanı beklerken, seni sevmeye, seni içimde büyütmeye devam ediyorum… Sen biriciğim, sevdiğim, meleğim… O kadar işledin ki içime, o kadar tanıdıksın ki, bırakamıyorum unutamıyorum seni!!! Ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sadece bana gelmeni, bana sarılmanı bekliyorum, küçük bir çocuğun sevgi beklediği gibi… Geldiğinde, yüzümü gömeceğim göğsüne, doyasıya sarılacağım sana… Yine alacağım o sevgi dolu yüzünü ellerimin arasına. Bana sarıldığında nefes bile almayacağım, ürkütmemek için seni. Sen yeter ki gel, yeter ki sevgini esirgeme benden. Yine git sonunda ,istersen. Sesimi çıkartmayacağım…

__________________
Yanlış Zamanda, Yanlış Duraktayım …
01 May

öyle işte

____öYLe iŞTe____



Ne dedimse inanma
Seni değil kendimi kandırıyorum.
Sen istediğin kadar,varlığın ta kendisi ol
Ölümsüzlüğün ta kendisi ol…
Ben günden güne yok olmaktayım
Bütün ışıkları kaldırıp attım bi yana
Anlıyor musun?
Gökyüzü Güneş olsa
Sensiz Karanlıktayım….

SaNa BiR KuŞ YaPıYoRuM ELLeRiMLe, UçMaYı ÖğReNMeMiŞ..

Tenin tenime düğüm atar bir çılgınlıkla bağlanmıyorsa..
Yere bastığım hayat umrumda bile değil…

Nahoş gecelere gebeyim…
Hic bir dil barındıramaz içimdeki tarifsiz sızının kelimelerini ve hiç bir ağıt dillendiremez serzenişimi.!
Saklı Kentim..! / Gizli bahçem..! / Sevdiğim..!
Kabulsüz bir dua vaktindeyim!
Geceler yastıgımda_! Ölümemi susadım "sana"mı bilmiyorum_?
Kanamalı bir yara..
Gözlerimdekiler yansımalı..
Susuyor sevda..
Kendini sen yerine koyan yosma gecelerle birlik olmuş..
Haykırıyor yokluğunu içime sapla¤¤¤¤¤…
Gittikce gömülüyorum yalnızlığa, küle soyundu icimdeki yangın..
Sen benim gizli yaramsın..
Kanayan bi yara olarak kalıcaksın Sen kanadıkça Bende yarım kalıcam.
"Acıtıyorsa sahte bi gülüş dudaklarda,kurtulma zamanıdır buğulanmış yaşamdan." diyen bendim, değişmişim_!Acıtsada sahte tebessümler yüreğimi, yırtık dursada dudağımın kenarında kurtulmaya niyetim yok buğulanmış sevginin yaşamımda_!
Acıyı Şikayetsiz Kabullendim ben, erdem bilip..
Şimdi sen de yoksun ya, olma_! Acıtmıyor artık yokluğun_!
Çünkü ben sevgini değil Seni sevdim_!
Sevgini hissetmeme yardımcı olacaksa ellerin olmasın_!
Sen bakınca atacaksa yüreğim heyecanla, dursuhn_! atmasın_!
Yanındayken biri her el tutar bir sıcak eli!
Biri başucundayken uyanıyorsan sabaha,elbet güler yüreğin yansıdığı gözbebekleri!

hıçkırık ellerine saglık

Sayfalar : 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.