YoRgUn YüReğİm….
3 Mayıs 2008 Cumartesi
3 Mayıs 2008 Cumartesi
yar..gidiyor musun..?
g
i
t
m
e
…

oysa öyle çok alışmıştım ki…farketmiyor musun…kokun iliğime işlemiş..GiTMe…
Yar gidiyor musun?
GiTMe…içimde bir korku var…

bu ayrılık değil demen neye gebe?ne gelecek bu kara günlerin ardından..?güneşli günler mi…hayır..!yağmur,çamur,sel bundan sonrası..!ayrılık değil deme…
GiTMe…ayrılık olur bir adım sonrası…
Biliyor musun?
Böyle baslar ayrılıklar …

yar..gidiyor musun..?GiTMe…
bu sefer duy feryatlarımı..arkanı dönüp rüzgarlar estirme…bir adım daha atarsan kötü olacak sonum…yitme…
Gel biraz; kokunu bırak,
Baharımı al; soguktur oralar …

hadi vazgeç bu deli sevdandan..!üşürsün,kırılırsın…kokun benden başkasına yaramaz aldanırsın..ağlatılırsın..GiTMe…
düşme düşümden..ezme yüreğimi..GiTMe…
Aglıyor musun?
Aglama; hayırlar ugurlar …

gidiyorsun…bana arkanı döndün yar..!bana sırtını dönüp bir adım daha atabildin..!!yıkılmadın hem de..dağlar gibiydin..geçip gidebildin..gözlerime bakarken benden vazgeçebildin…yolun açık olsun..uğurlar olsun..
Gurbete giden döner mi dönmez mi
Belli degil bilirim
Ben bir karaagaç gölgesi buldum
Cebimde ümitlerim…

gittin…dağlar gibiydin..altında kaldı sevdam..karanlıkta kaldım…
ümitlerimi rafa kaldırdım..sevinçlerim yok artık..sen gelene kadar güneş yok..
gölgendeyim…
yar..gidiyor musun..?
g
i
t
m
e
…

__________________

sus yüreğim sus…sus…sadece gidelim…
ezberimsin kalemine yüregine saglık
3 Mayıs 2008 Cumartesi
Sensiz Kalmayı Kaldırmıyor Yüreğim…

3 Mayıs 2008 Cumartesi
‘Bu Gece Yine Ağladım ..
Bu gece yine ağladım yokluğuna..
Gözyaşı damlalalarım sızarken dudaklarıma doğru, tuzu dilimdeki yarayı yaktı biraz daha…
Bu gece yine ağladım sensiz şarkılarla… hayatı ezmek yok etmek istedim son bir kez daha …
neden bilmiyorum ama yine ağladım sabaha kadar… sitem etmek istedim içimden bişeylere bağıra çağıra …
Belkide gözyaşlarım benim yerime tüm hakaretleyi bağırmıştır avazı çıktığınca..
Bu gece bir kez daha ağladım sensizliğime, sessizliğime sessizce…
Tutmak istedim ellerini, öpmeni beni.. Hissetmeyi sıcak tenini.. Bu gece bir kez daha özledim seni..
Hasreti yine yüreğime aldım ve ağladım bu gece… Kaderime kızarak, ama yine ağlayarak seni düşündüm bu gece…
Ne kadar çok isterdim yanımda olmanı, Çünkü benim bütün dünyam sadece sen olmalıydın, sadece seni görmeliydim ve bana sadece sen bakmalıydın…
Aklıma gelen tüm herşeye rağmen sıyırıp bedenimden senin yanına yolladım ruhumu…
Kıskandı yine her geceki gibi seni içten içe yüreğim… Ve Sitem de etti, ağladıda gözlerim… Çünkü Sen Bana Bakmalıydın şimdi, Ve sadece benim olmalıydı gözlerin…
Benim senin olduğum gibi sende sadece benim…
Düşünmek ansızın , ve apansız acılar hissetmek, bu gece bir daha yineledi her şey kendini…
Ve ben bu gece yine ağladım, yine sevdim seni utanmadan…
Kıskandım, özledim ve ağladım…
Ve yine sadece senin oldum kendi kendime, yine yeminler ettim, yine dualar ettim, biliyorum bi gün bi yerde bedenim olmasada ruhum erişecek sana…
Bu gece yine ağladım, yokluğuna…
Geceleri yakmak istedim yine, yakıp yıkmak herşeyi her zerreyi yerle bir etmek, su olup söndürmek güneşi, senin yokluğunda beni ısıtmaya yetmeyen o güneşi söndürmek istedim !
Bu gece yine tüm dünyayı ardımda bırakıp kaçmak istedim, yokluğundan kaçmak..
Yapamadım, herdefasında ölmek istedim ama ölemedim, bu acıdan kurtulamadım…
Sen yoktun ve ben yokluğunda kanadım…
Yok Olmak istedim binlerce defa yine bu gece…
Yok Olamadım, sensizlikte varda olamadım…
Özledim ama sana anlatamadım, arayamadım, sesini duyamadım sadece ağladım…
Her şeyi sana Yazdım…
Ve Ben Bu gece yine ağladım…
3 Mayıs 2008 Cumartesi

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle…
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok…
hüzünçiçegi kalemine ve yüregine saglık
3 Mayıs 2008 Cumartesi
‘Gözlerine Değdiğim Yerdedir Hayat ..

Ceylan bakışlı yetim bir sevdadır dağlarda. Nur`lar içinde uyuyan avcıya aşık tek yürek belki de… En tatlı sesidir imkansız bestelerin ve aşk için alınan her nefes dağ yollarında bir seherdir. Kısa vadeli ölgün bir hayata inat, doyasıya yaşamaktır tek arzusu.
Cesurdur ceylan bakışlı sevda, bir o kadar da yalnız. Avcının ellerinde sunulan ölüme aşıktır. Kim bilir kaç sevda canını bırakmıştır namlunun ucuna… Her göz göze gelişlerinde ölümü unutur, o gözlerde kaç kişinin kendini bulduğunu düşünür yetim ceylan. Dualar eder, vuslat zamanına adar tüm sevdalı gülleri. Tek silahı suskunluktur, haykırır sessizliğiyle ve onulmaz dertlere vurulur gönülden.
Kaçsa gidemez, gitse de bitemez bir sevdadır yürekte. Tatlı huzuruyla ne düşler emzirir ürperten karanlıklarda. Uzun düş seferlerine çıkarken gönül, gözlerinde kalan umutlarıyla uyur ceylan her gece. Usul usul güller kanar her nefeste ve imkansız bir dilek gerçek olur. Ceylanın gözlerinde bir kız vardır. Ay düşen saçları geceye uzanır. Ciğerine dolan sevda ve bedenindeki ruh yetim ceylandır. Lakin güzel bir kıza dönüşmüştür bedeni. Sabah uyandığında şaşırmıştır, ceylan bakışlı nazende bir sevda olur ve rüzgara bırakır özlemli saçlarını.
Sorar yürek:
- Bugün günlerden ne ?
- Sevda…
Günlerden sevdadır… Çılgın bir rüzgarla savrulur sararan yapraklar, suçlu değildir gözler birbirine değdiğinde. Sevdalı nağmelerle sarılır bedenler, son nefesini vermeye razıdır beste boylu ceylan bakışlı güzel. Namlunun ucundaki ölümü beklerken, hayatı yudumlar avcının avuç içlerinden. Zaman gibi sessizce sarılırlar birbirlerine, mutlulukla aydınlanır yüzleri. Lakin kısa sürer bu mutluluk, buz kesen ellerde tutulmayan bir yemindir, bir avuç küldür gönülde savrulan, yamalı bir sevdadır yaşanan ve bir mazidir nur içinde haykıran.
Sorar yine yürek:
- Bugün günlerden ne ?
- Sevda… Belki de veda… Zamansız bir elveda…
Sıcak bir Eylül akarken gözlerinden, gün sevdadır, gün vedadır… Tek suçludur Eylül, o çağırmıştır sevda sancılarını ve bitmeyecektir. Aralık kapıları kapanırken günlerin yüzüne, yeni merhabalar kucaklanır acımadan… Bunu sezer yürek ve kırılır aynalardaki gülümseyişe. Yalnız dillerde kraliçedir ceylan bakışlı sultan… Bir kez daha anlar ki aşk yoktur. Bir suret asılıdır yürekte, acıtan. Her nefeste yaşananın aslı yoktur.
Güller, sakınır sevdalı gülüşlere dokunmaya. Yaşanmayan avcı bir ömür vururken gözbebeklerine, üşür elleri beste boylu nazendenin… Yürek okunmamış bir kitaptır, hiç açılmadan rafa kaldırılır. Bilinmese de kıymeti, yıkılmaz bir sözle, gücenmez… Kırgındır Eylül`e lakin kızamaz bir türlü… Gecelerin deminde Eylül, bir parçasıdır sonbaharın ve sonbahar tebessüm eden sevdanın en tatlı mevsimidir.
Sırtındaki bıçaklarla yalnızlığın sağır yoluna devam eder sevda. Kendi gibi bir yürek yoktur. Sultanı olamamıştır, gökkuşağı dolayamamıştır beline, aşka aşık hasretlere sarılmıştır biçare. İhanetle süslenmiş ayrılıklara gülümser gamzeleri.
"Olsun" der "Olsun, zamanla unutulur."
Rüzgarla savrulup gider uzaklara ki zaten hiç yakın olmamıştır aşkın yakamozlu efsane mehtabına. Zaman dolmuştur. Gitmelere itilmiş yüreğini toplar ve hiç bitmeyen Eylül`e döner hazan. Geriye ne kalmıştır, sararmış yaprakların dışında…Yaralı bir kalpten arta kalan herşey anlamsızdır. Atılır, satılır, kıyılır, bomboştur şarkılar… Ne emeklerle göğe serilen yıldızlar saçlarına dökülmüştür. Göz pınarları çağlamış, yürek çöllenmiştir artık. Kesin dönüş yollarında deliliktir hala sevmek, dilindeki nakaratla haykıran yürek kendine varmak üzeredir.
Bilmez günlerden nedir…
Bir soru cevap bulur hazin hazin
- Ey sevda, söyle hayat nerdedir ?

__________________
Bilseydim gülümsemek bu kadar çok sana yakışıyor
Doğduğum günden bu yana hiç gülmezdim, biriktirir yüzüne serpiştirirdim ..
Irmaklarına su, gününe ışık, Suskunluğuna sessizlik
Ne ararsan onu olmaya hazır bir yürek
Inan yakışmayan hiç birşey yok ..
sevda yürekli kalemine yüregine saglık
3 Mayıs 2008 Cumartesi






Hüzünler yağar gecelerime.
Ben, bir garip ben olurum,
Sığamam odalara,
taş duvarlar üzerime üzerime gelir.
Ruhum durmaz bedenimde,
hücrelerim yaşamaz.
Kurumuş dallara döner yüreğim,
susuz çöllere…
Gece böyle bitemez, ben ölürüm,
Ölürüm gitme, kal biraz daha…
KAL BİRAZ DAHA…
hıçkırık kalemine yüregine saglık
3 Mayıs 2008 Cumartesi
Yıktığımız tabuların,düşüncelerin enkazında mı bırakacaksın beni!..
Bunca zaman titreşen parmaklarının anlamı varmıydı.Yada sana armağan ettiğim iç dünyamda mı kayboldun.Kalabalıkmı geldi sana hayallerim.
Yapma sevdiğim!
İncitme canımı.Yarım bir aşkla zehir verme kanıma.Kuşatan sevgin ezik inceliğime savaş açmasın.Gidişin gölgenide götürür…Oysa ben hayaline bile razıyken; Çoğul olarak ayrılma bedenimden.Gidiyorsanda sen git.Kendin kalsın bende…
N’olur sevdiğim!
Bu bir yalvarma değil.İnsanın içi acıyor eksildiğinde.Sen öyle seyler üretmezdin beyninde.Kim soktu aklına kanıtlanmamış ifadeleri.Damgaladın kalbime acınası kanunlarını.Aşşağılatma bedenini ne olur.Sen sende kalsın.Bana ver kendini..
Kırma sevdiğim!
Gün gelir belki alır güneşten ışıklarını verdiğim gül.Kırma sevdiğim.Bükme boynunu narin çiçeğin.Seni saygılı bilirim.Gel kendin ol.Yakarış etme ziyankar ruhlara.Alçaltma bedenini…
Olsun sevdiğim!
Her ne kadarda yanlışta olsa, geri dönmende gurur payı vardır.Gurur sana yakışmaz bilirim.Hatanı anladığında dudaklarına dokun.Hissedeceksin sözlerimi.Git diyecektir kendin.O na git!..Kırıcı deneyimine saygılıyım.Ama kırılmadım sevdiğim.
Hoşgeldin
Çabuk geldin sevdiğim.Sana aşık olmakta ne kadar haklıyım değilmi?Biliyorsun kendini!
Utanacak bişey yok,saklama gözlerini.Bakışlarımla senden intikam alacak değilim.Baska bir yürekte sevda araman başa döndürmez bizi.Sevgim azalırdı, getirmeseydin kendini.Daha da bir büyüdünkü gözümde.Sen bile şaşkınsın.
Yine akşamlarımız olacak.Kar yiyeceksin avuçlarımdan titreyerek.Kıvılcımlar saçacak gözlerin geceye.Gökyüzü kapanacak kipriklerinden.Simsiyah bir aydınlıkla açacaksın ruhumu.
Birden olmayacak ;
Yavaş yavaş
Sevdiğim…

__________________
// aynalarda parmak izin var… kırıklar sarılır deselerde sarılmadı sarılmıyor yar..//
HER YOLUN SONU SENİN HABERİN YADA SORMA ANLATAMAZ DİLİ YOK KADERİN ..
hüzünçüçeği kaleminize ve yüreginize saglık
3 Mayıs 2008 Cumartesi
Duygusuz Aşıklara




Sevginin Değerini Bilelim Lütfen
Net Love kalemine ve yüregine sağlık