Mynet | Blog Anasayfa | Email
Favorilerime Ekle | Giriş

Aşk

14 Nis

301′de Köşk Çarkı

301′de Köşk Çarkı

301'de Köşk Çarkı

301. Madde Bu Hafta Meclis Adalet Komisyonu’nda Görüşülecek. Adalet Bakanı Şahin Kovuşturma Yetkisinin Cumhurbaşkanı’ndan Alınıp Adalet Bakanlığı’na Bırakılacağı Sinyalini Verdi.

301. madde bu hafta Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Adalet Bakanı Şahin kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanı’ndan alınıp Adalet Bakanlığı’na bırakılacağı sinyalini verdi. Şahin "Bununla ilgili Cumhurbaşkanı’nın ’Anayasa’dan kaynaklanan bir görevi yok’ iddiasında bulunanlar var" dedi.

ADALET Bakanı Mehmet Ali Şahin, Meclis Adalet Komisyonu’nda bu hafta görüşülmesi beklenen TCK’nın 301. maddesiyle ilgili kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanlığı’ndan alınacağı ve yeniden Adalet Bakanlığı’na verilebileceği sinyalini verdi.

Bu hafta Meclis’teki Adalet Komisyonu çalışmalarına hükümeti temsilen katılacağını belirten Şahin, Haber 24’te yaptığı değerlendirmede komisyonda muhalefet partilerinin de destek ve talepleri doğrultusunda 301. maddeyle ilgili düzenlemelerin yeniden ele alınacağını kaydetti. Kovuşturma yetkisinin Cumhurbaşkanı’na bırakılması konusunda ise Şahin, "Bununla ilgili Cumhurbaşkanı’nın ’Anayasa’dan kaynaklanan bir görevi yok’ iddiasında bulunanlar var. Bazı önemli dosyalarla ilgili cumhurbaşkanın iznine tabi durumlar da var. Adalet Bakanlığı’nın yetkili olduğu maddeler de var. Bu konuda teklif hazırlanırken arkadaşlarıma yönlendirmede bulunmadım" dedi. Şahin, ön izin yetkisinde Cumhurbaşkanı Gül’e "emrivaki" yapıldığı yorumlarına karşı "Sayın Cumhurbaşkanımıza ’böyle bir düzenleme yapılıyor, yetkisini size veriyoruz’ denince, karşı çıkmamış" diye konuştu. Daha sonra yeni düzenlemelerin de yapılacağını bildiren Şahin, "Kapsamı genişleyecek. Biraz sabırlı olunması gerekir. Çünkü biz yeniliklere hemen adapte olamıyoruz" dedi.

8 KEZ DEĞİŞTİ Şahin, 301 ile ilgili çalışmaların ilk önce Adalet Bakanlığı tarafından ele alındığını ve bu süreçte sivil toplu örgütleriyle de bir araya geldiklerini söyledi. Bu çalışmalara Başbakan Tayyip Erdoğan’ında katıldığını belirten Şahin, "301’de nasıl bir değişiklik yaparız ona baktık. Değişiklik taslağı üzerinde çalıştık Adalet bakanlığı olarak. Daha sonra parti içindeki arkadaşlarımızın katkısıyla da Meclis’e teklif olarak sunuldu" diye konuştu. Şahin, 301. maddenin ise bugüne kadar 8 kez değiştiğini ifade etti.

AKP HAK ETMEDİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AKP’ye açılan kapatma davasını değerlendiren Şahin, "Ben iktidar partisinin böyle bir davayı hak etmediğini düşünüyorum. Ne yapmış AKP, yüksek öğretim kurumlarında ’hiç kimse eğitim öğretim hakkında mahrum olamaz’ demiş ve bu konuda anayasal değişiklik yapılmış.’İslam dini kadınların başını örtmeyi emreder’ diye bir değişiklik olsaydı o zaman laiklik tehlikeye girerdi" dedi. ANKARA

Şahin ile anlaşamadı

TCK’nın 301. maddesiyle ilgili çalışmalarda Adalet Bakanı Şahin ile Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek arasında "kovuşturma yetkisinin kime verileceği" konusunda görüş ayrılığı yaşanmıştı. AKP Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın imzasını taşıyan teklifte 301. maddeyle ilgili düzenlemede kovuşturma yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na veriliyor. Adalet Bakanı Şahin ise bu düzenlemeye şiddetle karşı çıkmış, yetkinin Adalet Bakanlığı’nda kalmasını istemişti. 

bugün gönderiyor

CHP’li TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu’nun geçen hafta komisyona göndermediği teklif, Çin ziyaretinden dönen TBMM Başkanı Köksal Toptan tarafından bugün havale ediliyor. Teklif, içtüzük gereği 48 saatin ardından çarşamba gününden itibaren komisyonda görüşülebilecek. 301. maddenin yanı sıra "Temel milli yararlar" başlıklı 305. maddeyi de değiştiren teklifle ilgili tartışmalar komisyonda karara bağlanacak. 14.04.2008

14 Nis

Baykal Kime Benzetildi?

Baykal Kime Benzetildi?

Baykal Kime Benzetildi?

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bir süre önce Başbakan Tayyip Erdoğan’a, kendisini hapisten kaçırmaya çalışanlara rağmen baldıran zehri içen Sokrates’i örnek gösteren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yüklendi.

Karaman Yunus Emre Konferans Salonu’nda düzenlenen AKP Yerel Yönetim Şûrası’na katılan Bakan Çelik, Baykal’ı Meletus’a benzeterek "Deniz Baykal, Türk siyasetinin Meletus’udur. Meletus kimdir biliyor musunuz? Sokrates’i idama götürmek için iftira atan kişidir. Baykal da böyle biridir" dedi.

NE DEMİŞTİ? CHP Lideri Baykal, geçen hafta partisinin grup toplantısında "Sokrates, haksız bir şekilde idama mahkûm edildiğinde, yakınları, ’Seni kaçıralım’ teklifi götürüyor. Sokrates, ’Devletimin kanunlarının uygulanmasına karşı çıkmam’ diyerek, baldıran zehrini içiyor. Bizimki gidiyor, Cheney’e ağlaşıyor" demişti. 14.04.2008

14 Nis

Piyasalar AKP’nin Atacağı Adımları Bekliyor

Piyasalar AKP’nin Atacağı Adımları Bekliyor

Piyasalar AKP'nin Atacağı Adımları Bekliyor

Türkiye Piyasalarının Önümüzdeki Hafta Önemli Ölçüde AKP’nin Aldığı Önlemlere İlişkin Atacağı Adımları Beklediğini, Bundan Sonra Piyasaların Rahatlamasını Buna Bağlı Olduğu İfade Edildi.

Türkiye piyasalarının önümüzdeki hafta önemli ölçüde AKP’nin aldığı önlemlere ilişkin atacağı adımları beklediğini, bundan sonra piyasaların rahatlamasını buna bağlı olduğu ifade edildi.

Uzmanlar, Türkiye piyasalarının önümüzdeki hafta önemli ölçüde AKP’nin aldığı önlemlere ilişkin atacağı adımları beklediğini belirtirken, bundan sonra hükümetin ve AKP’nin atacağı adımların piyasaların rahatlamasını sağlayabileceği görüşünü dile getirdiler.

Piyasa uzmanlarının ekonomide önümüzdeki haftaya ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Acar Yatırım Araştırma Müdürü Zeynel Abidin Balcı:

“Dışarıda son günlerde başlayan bir tepki hareketi var. Bu hareketin nedeni, ‘krizinde en kötü en dip göründü’ anlayışı, yorumu öne çıktı ve tepki alımları geldi. Amerika’dan gelen datalar, beklentiler çok olumsuz gelmiyor. FED’in para satış ihalesinde bankalardan yeterli talep gelmedi. 50 milyarlık bir nakit gelecekti piyasaya 33 milyar dolarda kaldı. Bankalar arası para ihtiyacının olmadığını görüşünü ortaya çıkardı. Bunlar kısa vadeli, tepki alımına neden oluşturuyor, bunların orta dönemli toparlanmaya yol açması bu aşamada zor. Piyasaları biraz daha yukarı iter.

İç gündemde ise; AKP’nin kapatılması davası ve S and P’nin Türkiye’yi nefatif izlemeye alması, yükselen enflasyon, cari açık sorun ola geldi. Bunlara rağmen bizim piyasaya da para girişi var. Para girişi bağlı tepki hareketi, dışarıda da ‘en kötü görüldü’ anlayışının verdiği bir durum var. Bir parça para girişi var ama beklenti yok. Bir süre bu daha devam eder.

Önümüzdeki hafta Amerika’dan banka bilançoları gelecek, en kötü görülüp görülmediğini piyasalar görecek. Bilançolar beklentilerin altında gelirse, karamsar hava hakim olabilir, tepki alımları buraya kadar gelebilir. Olumlu bilanço görürsek, iç ve dış piyasalarda tepki hareketini biraz daha yukarı taşıyabiliriz. Tepki hareketi, dip oluşumu bitmiş değil.”

PİYASALARIN TEDİRGİNLİĞİ ARTACAK

Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert:

“Yurtiçinde siyasi taraf soğudu. Siyasi anlamda önemli gündem yok gibi görünüyor. Bundan sonra hükümetin ve AKP’nin atacağı adımlar piyasaların rahatlamasını sağlayabilir. Yurtdışında stres aynen devam ediyor. Amerika’da büyük şirketlerin bilanço dönemleri başladı. Bugün ilk bilançolar gelmeye başladı. Bunların çoğunluğunun geçen yıla göre düşüş olması bekleniyor. Beklentilerden kötü gelecek bilançolar uluslararası piyasalarda tedirginliği artıracak. Bunların içeriyi etkilememesi kaçınılmaz.

İçerdeki makro değişiklikler, enflasyon ve diğer beklentilerde olumlu tablo görünmüyor. Dünyada gelişen ülkelerde, İzlanda’da faiz artırım süreci başladı. Türkiye’ye girecek olan paranın bir süreliğine beklemede kalacağı mümkün, bu da kur üzerinde baskı yaratabilir.”

GÜNLÜK OYNAMALAR OLMAYABİLİR

TEB Yatırım Başekonomisti Sertan Kargın:

“Bu hafta piyasaların bu hafta, AKP’nin aldığı kararları bekleniyordu. Önümüzdeki hafta ise piyasalar AKP’nin çizdiği yol planının uygulamalarının nasıl olacağı bekliyor. SSGSS sona doğru geliniyor, önümüzdeki hafta 301’in Meclis’e getirileceği söyleniliyor. Piyasa bu yöndeki haber akımlarını izleyebilir. Bu önemli tansiyon düşürücü bir manevra olarak hükümet, daha fazla demokratikleşme ve daha fazla Türkiye’nin AB ile yakınlaşmasını sağlayacak adımları atma yönünde bir strateji izledi. Şimdi bunların ilk testini olabilirse önümüzdeki hafta göreceğiz. Meclis’te neler olacak, hükümet 301. maddeyi getirecek mi?. Hükümet burada yalnız başına değil, konsensüsle yapmayı istiyor, bu da bulunmadı. Piyasa bunları da bekliyor. Politik arenadaki konsensüs arayışlarının takvim gereği ilk adımının alınma ihtimalinin olduğu bir haftaya giriliyor.

Önümüzdeki hafta Amerika’da banka bilançoları açıklanacak. Dışarıda önümüzdeki hafta itibariyle piyasaları derinden etkileyecek hareket olmayacak. Türkiye’deki borsa ve finansal piyasalar ucuz ve yabancılar bir miktar ilgi gösterdi. Ama ortada siyasi kriz var. Bu ciddi ölçüde engelliyor. Global ekonomiye ilişkin IMF’nin uyarıları ve endişeleri var. Orada da bir sıkıntı var. Politik ve dış dinamiklerden kaynaklanan dinamiklerden kaynaklanan riskler piyasaların elini kolunu bağlıyor. Bu ortamda piyasadan dramatik getiriler beklemek mümkün değil, ancak günlük oynamalar olabiliyor.”

14 Nis

Barzani: Türkiye ile İlişkiler İyi Olacak

Barzani: Türkiye ile İlişkiler İyi Olacak

Türkiye ile İlişkiler İyi Olacak

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani, Dün Akşam Saatlerinde Erbil’de Bazı Yerel Yöneticilerle Gerçekleştirdiği Görüşmede, Türkiye ile Olan İlişkilerin Düzelmesinden Yana Olduğunu Söyledi.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, dün akşam saatlerinde Erbil’de bazı yerel yöneticilerle gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye ile olan ilişkilerin düzelmesinden yana olduğunu söyledi.

Önümüzdeki günlerde Arap ülkelerini kapsayacak yurt dışı gezisi için hazırlık yapan Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) lideri ve bölgesel yönetimin başkanı Barzani, dün akşam saatlerinde Erbil’in Salahattin kasabasındaki karargahında bazı yerel yöneticilerle bir araya geldi. Barzani, görüşme sonunda yaptığı açıklamada, "Komşu ülkelerle olan ilişkilerimiz gayet güzel. ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri ile olan ilişkilerimiz ise çok iyi durumda. Türkiye ile olan ilişkilerimizin de yakında düzeleceğini ve iyi olacağını tahmin ediyorum" dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in Mart ayında Kuzey Irak’a gerçekleştirdiği temaslara da değinen Mesud Barzani, "Sayın Dick Cheney’in bu ziyareti, tarihi öneme sahip bir ziyaretti. ABD Başkanı George Bush‘un beni telefonla araması iki taraf arasında artık birçok ortak noktanın oluştuğunu göstermektedir. Telefon görüşmesi sırasında ayrıca Kürtlerin oynadığı rol takdir edilmiştir" dedi.

Dün merkezi hükümetle yerel Kürt heyeti arasında başkent Bağdat’ta gerçekleşen görüşmelere değinmeyen Kürt lider, merkezi hükümetin, bölgesel yönetim dışındaki Peşmerge güçlerinin dağıtılacağının belirtilmesine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmadı.

Irak merkezi hükümetiyle, Kuzeydeki yerel Kürt federasyonu yetkilileri arasında iki gündür süren görüşmelerde, ağırlıklı olarak Kürt milislerin statüsü tartışılmış, Irak Başbakanı Nuri el-Maliki, söz konusu güvenlik güçlerini üç vilayette "eyalet muhafızı" olarak değerlendirmişti.

Merkezi hükümetten bir yetkili ise, taraflar arasındaki görüşmede Barzani’nin kontrolü dışındaki Peşmerge güçlerinin dağıtılacağının da masaya yatırıldığını duyurdu.

Barzani’nin önümüzdeki hafta gerçekleştireceği dış gezide hangi Arap ülkelerine gideceği ise açıklanmadı.

(SK-NO-İB-ÖK-D) (İhlas Haber Ajansı) 13.04.2008

14 Nis

Cepte Çekmeyen Yer Kalmıyor

Cepte Çekmeyen Yer Kalmıyor

Cepte Çekmeyen Yer Kalmıyor

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ın, Gsm Operatörlerinin Nüfusu 500′ün Altındaki Yerleşim Yerlerinin Kapsama Alanı Altına Alnıyor Demesini Değerlendirdi.

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, GSM operatörlerinin nüfusu 500’ün altındaki yerleşim yerlerini de kapsama alanı altına almaları için yapacakları yatırımların Evrensel Hizmet Foınu’ndan karşılanacağını açıkladığını söyledi.

Operatörlerden sözlü olarak 2009’un sonuna kadar 500 ve üzerindeki yerleşim yerleri için kapsama sözünü aldıklarını açıklayan Acarer "Operatörler ile bu konuda bir dizi toplantı yapıldı. Yeni nesil mobil hizmetlerinin ülkemize girmesi için, öncelikle halen var olan nesilde kapsama sorununun aşılması ve temel haberleşme hizmetlerinin herkese sağlanması gerektiğinin üzerinde de önemle duruyoruz."

TÜKETİMDEN ÜRETİME: Acarer telekomünikasyon sektörünün tüketici konumundan üretici konumuna getirilmesinin öncelikli hedefleri içinde bulunduğunu belirtti. E-postanın mucidi dünyaca Amerikalı ünlü Profesör Leonard Kleinrock’u ve Georgiatech Üniversitesi broadband Kürsüsü Başkanı Prof. İlhan Fuat Akyıldız da 8-9 Mayıs’ta düzenlenecek ve Ulaştırma Bakanlığı ile Telekomünikasyon Kurumu’nun desteklediği SüperCom Fuarı için İstanbul’a gelecek. Hilton Convention Center’da gerçekleşecek platformda sektörde Türkiye’nin gelecek 10 yılı tartışmaya açılacak. Ayrıca, Wimax, Iptv, 3G ile multimedya bilgi güvenliği gibi sektörün en önemli günden maddelerini oluşturan konular ile özellikle AR-GE’de Türkiye’nin geldiği nokta telekom dünyası politikaları forumunda masaya yatırılacak. Organizasyonda Tayfun Acarer ve 2’nci Başkan Galip Zerey, DPT Müsteşar Yardımcısı Halil İbrahim Akça, Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany, Turkcell CEO’su Süreyya Ciliv, Vodafone CEO’su Atilla Vitai, Avea CEO’su Cüneyt Türktan ve T-Tnet CEO’su Tahsin Yılmaz gibi isimler de konuşmacı olarak yer alacak.

GENİŞ BANT TEKNOLOJİSİ: Tayfun Acarer, "Bu yıl sektörümüzde mayısta çok ciddi bir etkinlik olduğunu görüyoruz. SuperCom’08 İstanbul Telekomunikasyon İhtisas Fuarı’nı önemsiyoruz. Uzun zaman sonra genişbant konusunda bu kadar kapsamlı ve deneyimli profesyonel katılımcılar var. Bu anlamda sektörümüzün buluşma adresi olacak çok önemli bir organizasyon" dedi. Önümüzdeki iki yıl içinde İstanbul’u, Avrupa’nın ve tüm bölge ülkelerinin buluşma noktası haline getirmeyi hedefleyen ve ana sponsorluğunu Türk Telekom’un üstendiği SuperCom’da, Turkcell resmi sponsor, Huawei konferans sponsoru, Vodafone banket sponsoru olarak yer alırken, destek sponsorluğunu da Avea, TTnet, Intel, Ericsson, Motorola, Tellcom, Gantek, ZTE, Alcatel gibi kuruluşlar üstlendi

14 Nis

Erdoğan: Demokrasi Dinamik Bir Süreç

Erdoğan: Demokrasi Dinamik Bir Süreç

Erdoğan: Demokrasi Dinamik Bir Süreç

Başbakan Erdoğan, Demokrasinin Sürekli Kendini Yenileyen Dinamik Bir Süreç Olduğunu, Statik, Durağan Bir Anlayışla Tanımlanmasının Mümkün Olmadığını Belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasinin sürekli kendini yenileyen dinamik bir süreç olduğunu, statik, durağan bir anlayışla tanımlanmasının mümkün olmadığını belirterek, "Demokrasinin kökleşmesi ve yerleşmesi öncelikle toplumsal dinamiklere dayanmalıdır" dedi.

Katar’da bulunan Erdoğan, onur konuğu olarak katıldığı 8. Doha Demokrasi, Kalkınma ve Serbest Ticaret Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, her ülkenin kendi tarihi, kültürü ve ekonomik gelişmişlik düzeyi çerçevesinde demokrasi tecrübelerinin farklılık taşıyabileceğini ve bu sürece katkılarının olabileceğini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

"… Halkının çoğunluğu Müslüman bir ülke olan ve AB ile katılım müzakereleri sürdüren Türkiye, çağdaş demokratik sistemi başarıyla sürdürmektedir. Aynı zamanda Türkiye, Anayasasında da ifade edildiği gibi demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı dikkate aldığımızda Türkiye; demokrasisi ve demokratikleşme mücadelesi eskiye dayanan, bu konuda önemli tecrübeler elde etmiş bir ülkedir. Hiç kuşkusuz bu süreç kolay bir süreç olmamıştır. Kimi zaman demokratikleşme sürecinde sancılar yaşadığımız bilinen bir gerçektir. Ancak nihai noktada Türkiye, süreç içinde demokratikleşme mücadelesinden taviz vermemiş demokrasisinin standartlarını her geçen gün daha ileriyle taşımıştır."

Konuşmasında medeniyetler ittifakı konusuna da değinen Erdoğan, "İslamafobia’nın bu kadar yaygınlaştığı, hatta bazı ülkelerde paranoyaya dönüştüğü bir dönemde Türkiye, medeniyetler çatışması tezine bir antitez oluşturmanın gayreti içinde olmuştur" dedi.

Erdoğan, terörizme ilişkin olarak da "Terörizm artık küresel bir boyut kazanmıştır. Uluslararası bir boyut kazanmaya devam ediyor. Artık hiçbir ülkenin ‘terörizm bana dokunmaz’ diyerek kendisini soyutlama imkanı kalmamıştır. Bir ABD‘yi, İspanya’yı, İngiltere’yi, Türkiye’yi tehdit eden terörist faaliyetlerin yarın başka ülkeleri tehdit etmeyeceğini kimse garanti edemez" diye konuştu. (Anadolu Ajansı) 13.04.2008

14 Nis

Hava Nasıl Olacak?

Trakya, Orta Karadeniz’in İç Kesimleri ile İç Anadolu’nun Kuzeydoğusunda Kısa Süreli ve Yerel Olmak Üzere Sağanak Yağış Geçişlerinin Görüleceği Tahmin Ediliyor.

Yurdun kuzey kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu geçeceği ve Trakya, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile İç Anadolu’nun kuzeydoğusunda kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağış geçişlerinin görüleceği tahmin ediliyor.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı yurdun kuzeybatı kesimlerinde 2 ila 4 derece azalacak, Akdeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun doğusu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 1 ila 3 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı, yurdun güneydoğu kesimlerinde kuzey ve kuzeybatı, kuzeybatı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif arasıra orta kuvvette, zamanla Marmara’da kuvvetlice esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra kuzeydoğu çevreleri kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 27 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 19 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 29 Adana: Parçalı az bulutlu 31 Antalya: Parçalı bulutlu 27 Samsun: Parçalı çok bulutlu 28 Trabzon: Parçalı çok bulutlu 24 Erzurum: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu 20 Diyarbakır: Parçalı az bulutlu 30

Yurtta Hava Durumu

 

Tahminlere Göre, Yurdun Kuzeydoğu Kesimlerinde Öğle Saatlerinden Sonra Kısa Süreli ve Yerel Olmak Üzere Yağış Geçişleri Görülecek.

Tahminlere göre, yurdun kuzeydoğu kesimlerinde öğle saatlerinden sonra kısa süreli ve yerel olmak üzere yağış geçişleri görülecek.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı iç ve batı bölgelerde hissedilir derecede (4 ila 6 derece) olmak üzere tüm yurtta artacak. Rüzgar, genellikle batı ve güneybatı, yarın (cumartesi) zamanla doğu kesimlerde kuzeybatı yönlerden orta kuvvette esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı bulutlu 26 İstanbul: Parçalı bulutlu 24 İzmir: Parçalı ve az bulutlu 28 Adana: Parçalı bulutlu 28 Antalya: Parçalı bulutlu 25 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 19 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 16 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra kısa süreli sağanak yağışlı 13 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 23

İhlas Haber Ajansı

 

19 Mar

Bu akşam Mevlid Kandili

ANKARA - Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, mesajında “Milletin ve bütün İslam aleminin her yıl yeni bir heyecanla Allah’ın bütün insanlığa rahmet elçisi olarak gönderdiği ve peygamberler zincirinin son halkası olan Hazreti Muhammed’in getirmiş olduğu ilahi mesajı anlama, ortaya koymuş olduğu eşsiz örnek ahlakını özümseme, O’na duyulan engin ve içten sevgiyi gönüllerden sözlere ve toplumsal bilince aktarma düşüncesiyle asırlardır O’nun dünyaya gelişinin Mevlid Kandili olarak kutlandığını” ifadelerine yer verdi.

Yüce Allah’ın, insanlığa lütuf ve merhametinin bir tecellisi olarak, insanı insan yapan bütün değerlerin ve ahlaki erdemlerin kendisinde topladığı Hazreti Muhammed’i son peygamber olarak gönderdiğini belirten Bardakoğlu, “Allah, inananlara, kendi içlerinden onlara ayetlerini okuyan, onları temize çıkaran ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir elçi göndermekle iyilik yapmıştır. Oysa onlar önceleri apaçık şaşkınlık içinde idiler’ (Al-i İmran, 3/164) mealindeki ayet de bu ilahi ikramı ifade eder” dedi.

Hazreti Peygamber’i en iyi bir biçimde tanıtan Kuran’ın, onun hayatını yaşanabilir en güzel model olarak takdim ettiğini ve kendisinin örnek alınmasını istediğini vurgulayan Bardakoğlu, Hazreti Peygamber’in, “bizim içimizden bize gelmiş” (Tevbe, 9/128) ve “alemlere rahmet olarak” (Enbiya, 21/107) gönderilmiş bir elçi olduğunu ifade etti.

Hz. Peygamber’in İçimizden biri olmasının, “O’nun örnek olmasının imkanına işaret için olduğunu, ancak, örnek almak için örnek alınacak şeyin doğru anlaşılması gerektiğini, doğru bilgi olmadan anlamaktan söz edilemeyeceğini” belirten Bardakoğlu, şunları kaydetti:

“O’nu sevmek ve örnek almak, yalın bir taklit ve sünnetinin belirli şekillere hapsedilmesi değil, sünnetinin ve siretinin bütün yönleriyle tanınması, insanlığın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrının güncelleştirilerek hayatımıza yansıtılması, güzel ahlakının ve öğretilerinin davranışlarımızın mihveri ve rehberi yapılmasıdır.

O Rahmet Peygamberi, ‘İman etmedikçe cennete giremezseniz. Birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş olamazsınız’ buyurarak, birbirimizi sevmeyi imanın bir gereği olarak ifade etmiş, sevgi ve imanı toplumsal barışın temel direği yapmıştır. O, bütün hayatı boyunca, bizlere Yüce Yaratıcı’ya iman edip O’nu içtenlikle sevmeyi, O’na bağlanarak ibadetlerle hayatımızı anlamlı kılmayı, dürüstlüğü, emaneti korumayı, insan haklarına uymayı, zayıf ve muhtaçlara yardım etmeyi, yetim ve kimsesiz çocuklara kol kanat germeyi, herkesin ve her şeyin hakkını gözetmeyi, komşuluk ve akrabalık bağlarına riayet etmeyi, kimseyi kırmamayı, iyilikte yarışmayı, yararlı insan olmayı öğütlemiştir.”

Bardakoğlu, Mevlid Kandili’nin, “Hazreti Peygamber’in sunduğu bütün değerleri ve yol gösterici öğütlerini anlama ve bu anlayışla yaşama ve yenilenme zamanı” olduğuna işaret ederek, bu değerleri fark etmek ve onları bir davranış bilincine ve yaşanan bir hayat haline getirebilmenin, dindarlığın temel hedefi olması gerektiğini bildirdi.

07 Ara

SABOTAJMI ? KAZAMI ? TORYUM !

Uçaktaki 6 nükleer fizikçi
Uçaktaki nükleer fizikçiler ÇOK ÖNEMLİ bir projede çalışıyordu. Bu durum senaryo yarattı. Isparta’da düşen uçağın yolcuları arasında çok önemli 6 isim vardı. Bu kişiler Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bilim adamlarıydı.

Nükleer fizikçiler, Isparta’da yapılan kongreye gidiyorlardı. Nükleer Fizik Kongresi, gelen acı haber ile ertelendi. Uçak kazasında yaşamını yitiren 6 nükleer fizikçiden 3′ü Boğaziçi Üniversitesi’nde, 3′ü ise Doğuş Üniversitesi’nde görev yapıyordu. Yaşamını yitiren 6 fizikçiden 2’si alanlarında uzman olan profesörlerdi.

Kazada yaşamını yitiren fizikçilerin isimleri;

Boğaziçi Üniversitesi: Profesör Doktor Engin Arık
                                 Arş.Görv. Özgen Beroldoğan
                                 Yük. Lisans. Öğrencisi Engin Abat

Doğuş Üniversitesi  : Profesör Doktor Şenel Boydağ,
                                Doç.Dr. İskender Hikmet
                                Arş.Görv. Mustafa Fidan


ÖNEMLİ BİR PROJEDE ÇALIŞIYORLARDI
İstanbul-Isparta seferini yaparken iniş sırasında düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybeden 6 bilim adamının 2 yıl önce başlatılan ve DPT tarafından desteklenen ”Türk Hızlandırıcı Merkezi Teknik Tasarımı Ve Test Laboratuvarları” projesinde görevli oldukları bildirildi…
Projede, Ankara, Gazi, Boğaziçi, İstanbul, Uludağ, Erciyes, Niğde, Dumlupınar ve Süleyman Demirel Üniversitelerinden 25 öğretim üyesi ile toplam 75 araştırmacı yer alıyor. Projede, malzeme bilimi, biyoteknoloji ve tıp gibi alanlarda yeni teknolojilerin kullanıldığı bir Ar-Ge alt yapısı oluşturmak amaçlanıyor. Geçen yıl başlatılan ve 2010 yılında tamamlanması öngörülen projede, Ulusal Hızlandırıcı Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün de kurulması hedefleniyor.

PROF. DR. ENGİN ARIK, CERN’DE GÖZLEMCİYDİ

İstanbul’da, 14 Ekim 1948′de doğan Prof. Dr. Arık, İstanbul Üniversitesi Fizik-Matematik Bölümünden 1969 yılında mezun olduktan sonra Pittsburgh Üniversitesinde fizik alanında master ve doktora yaptı.

Londra Üniversitesinde 1976-1979 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalışan Arık, 1979 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik bölümüne geçti. Arık, 1983 yılında Boğaziçi Üniversitesinden ayrılarak 2 yıl Control Data Firmasında uzman olarak çalıştı.

Viyana Üniversitesinde 1997-2000 yılları arasında görev alan Arık, 1985 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümünde Öğretim Üyesi olarak görev yapıyordu.

Engin Arık, ”Deneysel Yüksek Enerji Fiziği” alanında yaptığı çalışmalarla 1981 yılında doçent, 1988 yılında profesör oldu.

Prof. Dr. Engin Arık, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu nükleer araştırma merkezi ”European Organization for Nuclear Research (CERN)”deki ”Atlas Deneyi”nde çalışıyordu. CERN’de yürütülen ”Atlas” deneyine, Ankara ve Boğaziçi üniversiteleri ”gözlemci” statüsünde katılıyor.


Bu kaza onu susturmak için mi?
Ölen profesör Türkiye’nin bir servete sahip olduğunu söylemişti. O servet neydi? Bu kaza onu susturmak için mi?
İstanbul-Isparta seferini yaparken düşen uçakta hayatını kaybeden Boğaziçi Üniversitesi Profesörü Dr. Engin Arık ‘toryumlu nükleer santral’ araştırmalarını destekliyordu! Arık, Türkiye’deki Toryum rezervleri ve bu rezervlerin hayati önemi konusunda çarpıcı açıklamalar da yapmıştı. Toryum’un bir servet olduğunun ve Türkiye’nin sonsuz bir enerji kaynağına sahip olduğunu ısrarla söyleyen Arık’ın bir kazada ölmesi kafalarda ciddi soru işaretleri yarattı. Çünkü Arık’ın söylediklerinin doğru olması Türkiye’nin ciddi bir güce erişmesi manasına geliyor ki bu da birçok çevrenin isteyeceği bir şey değil…

Peki Arık’ın bahsettiği Toryum nedir? İşteArık’ın ağzından Toryum serveti:

SONSUZ BİR ENERJİ KAYNAĞI

“Servetin üstünde oturuyoruz da haberimiz yok. Türkiye’nin sahip olduğu düşünülen toryum rezervi enerji üretimi açısından, 120 trilyon dolarlık petrole eşdeğer 120 trilyon dolar, ABD’nin 2001 yılı milli gelirinin 12 katına eşdeğer. Türkiye için sonsuz bir enerji kaynağı anlamına geliyor. Türkiye’ye bir servet kazandırabilir. Türkiye’nin 2005′e kadar toryumlu nükleer santral araştırması için 40-50 milyon dolara ihtiyacı var. 2006-2010 yılları arasında deneme reaktörü kurulması için ise 1 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor.

BU TEKNOLOJİYİ ÖĞRENMELİYİZ

“Toryum, enerji bağımsızlığımızı sağlayacak. Bizim için en önemli şey, bu teknolojiyi öğrenmemiz. Şu 1-2 yıl içinde ciddi şekilde üzerinde çalışmamız lazım. 2005 yılına kadar toryumla çalışan nükleer reaktör prototipi üretebilecek bilgiye ulaşmış elemana sahip olabiliriz. Bunun için gereken yatırım 40-50 milyon dolar. 2006-2010 yılları arasındaki ikinci aşamada ise 1 Gigawatt’lık bir deneme reaktörü kurulması için, 1 milyar dolar civarında bir yatırım gerekiyor"

07 Ara

SaDeCE 4,5 DaKiKa DaHa ErKeN İnMeK İçİnMi

SaDeCE 4,5 DaKiKa DaHa ErKeN İnMeK İçİnMi

 

 

Kestirmeden iniş ancak gündüz yapılır

Sadık GÜLEÇ HABER MERKEZİ
Isparta’daki faciaya pilotun "kestirmeden inmesinin" yol açtığı iddialarını bir kaptan pilot değerlendirdi: Bu manevra gündüz yapılır, gece çok riskli olur..
 
Isparta’daki uçak kazasına pilotun "short cut" yani "kestirmeden" inmek istemesinin neden olduğu iddiasını halen görevde olan bir kaptan pilot değerlendirdi. İsminin açıklanmasını istemeyen kaptan pilot "Pilot ’short cut’ yapmış olabilir" diye konuştu. SABAH’a konuşan tecrübeli kaptan pilot, pilotların çalışma koşullarını ve neden "short cut" yaptıklarını anlattı. İşte "Pilotlar vicdanları ile cüzdanları arasına sıkışıyor. Elbette insan hatası olacaktır. Uçağa bomba konması gibi çok uç bir durum olmadığı sürece, tek başına teknolojik bir hatadan dolayı kaza olmaz" diye konuşan kaptan pilotun çarpıcı değerlendirmeleri:

ÖZEL ŞİRKETLER TEŞVİK EDİYOR
"Pilot short cut yapmış olabilir. Gündüz yapması gereken bir manevrayı gece yapmaya kalkmıştır. Pisti gördüğünden dolayı bunu denemiş olabilir. Dolayısıyla piste konsantre olup, tepenin yüksekliğini göz ardı edip o tepeye vurmuş olabilir. Short cut aslında görerek iniş demek. Ama gece koşullarında pek uygulanmaz. Özel şirketler daha çok short cut yapmaya pilotları teşvik eder. Ama short cut risklidir. Şirketler ve sivil havacılık yöneticileri tarafından birçok kural ihlal ediliyor. Bu da bu ihlallerden birisidir. Kazanılan 4 dakikada yakıt tasarrufu yapılıyor, uçak gecikme yapmıyor böylece şirket kara geçiyor." Özel havayolu şirketlerinde denetimlerin daha yetersiz olduğunu söyleyen kaptan pilot, çalışma koşullarının ağır olduğunu ileri sürüyor: "Çalışma limiti 14 saattir. Atlasjet’in bunu sorumlu kaptan pilot kararıyla 16 saate çıkardığı yığınla örnek vardır. Uçuş limiti aylık 110 saattir, Atlasjet’te bu limiti geçen kaç pilot vardır? 16 saat çalışmak zorunda olduğunuz bir günde 15′inci saatte bu inişi yapıyorsanız, bunun üstüne bir de bir yıllık kronik yorgunluk varsa, bu size bir sürü hata yaptırır."

ABD’Lİ HEYETTEN İNCELEME
Bu arada Isparta’da düşen Atlasjet’e ait uçağın imalatçısı McDonnell Douglas firmasından gelen yetkililer, enkazda incelemelerde bulundu. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’na inmek üzereyken düşen Atlasjet’e ait yolcu uçağının enkazının olduğu bölgeye gelen heyet, yaklaşık 1.5 saat inceleme yaptı. MD firmasının 3′ü ABD’li, 2’si Japon 5 yetkilisi ile sigorta şirketinden 1 görevlisinin incelemesine, 1 Türk yetkili de eşlik etti. Heyet incelemeyi tamamladığı sırada, heyete eşlik eden Türk görevli, bölgeden ayrılan heyeti görüntüleyen İhlas Haber Ajansı Antalya Muhabiri Sabri Çağlar’a tepki gösterdi

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 ...
Mynet Blog WordpressMU alt yapısını kullanmaktadır.